İstek Vakfı'nın saklamaya çalıştığı iğrenç olayda avukat isyan etti: Görüntüler nerede?

İstek Vakfı'nda 5 yaşındaki kız çocuğuna yönelik cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen yüzme öğretmeninin yargılandığı davayla ilgili çocuğun avukatı açıklama yaptı. Okulun bizzat suç duyurusunda bulunması gerektiğini kaydeden avukat Altınsoy, görüntülerin nerede olduğunu sordu. Okul çocukla ilgili, "Hayal dünyası geniş" açıklaması yapmıştı.

İstek Vakfı'nın saklamaya çalıştığı iğrenç olayda avukat isyan etti: Görüntüler nerede?
İstek Vakfı'nın saklamaya çalıştığı iğrenç olayda avukat isyan etti: Görüntüler nerede?
GİRİŞ 23.01.2020 10:23 GÜNCELLEME 23.01.2020 10:26
Bu Habere 6 Yorum Yapılmış

Kartal’da faaliyet gösteren İstek Vakfı Özel Uluğbey Okulu’nda 5 yaşındaki kız çocuğuna yönelik cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen yüzme öğretmeninin yargılandığı davaya ilişkin süreci mağdur çocuğun avukatı Betül Altınsoy, sosyal medyadan paylaştığı bir video ile anlattı. Altınsoy, “Aslında çok basit bir soru ve çok basit bir cevabı var. 2017 yılı Ekim ayına ilişkin görüntüler nerede? Vakıf bize cevabı vermektense karanlık ve gizemli yanıtlar vermeyi tercih ediyor. Bu şekilde aydınlatamıyoruz mevzuyu” dedi.

 

Kartal’da bulunan İstek Vakfı Özel Uluğbey Okulu’nda 2017 yılında yüzme eğitimi öğretmeni olarak görev yapan S.A.(35), 5 yaşındaki kız çocuğu S.A.A.’ya yönelik cinsel saldırıda bulunduğu gerekçesiyle “çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğu hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından 17 buçuk yıla kadar hapis istemiyle 17 Aralık 2019 tarihinde hakim karşısına çıkmış ve duruşma ertelenmişti. Mağdur çocuk S.A.A.’nın avukatı Betül Altınsoy, sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı bir video ile soruşturma ve dava sürecini detaylarıyla anlattı.

"YÜZME ÖĞRETMENİNİN YÜZÜNÜ KARANLIK ÇİZİYOR"

 

Avukat Betül Altınsoy, “Kızımız, 2017 yılında İstek Vakfı’na ait Özel Uluğbey Anaokulu’nda öğrenime başlıyor. Yaklaşık 1 ay sonra ailesi kendisinde bazı ruhsal değişiklikler olduğunu fark ediyor. Okula gitmek istemiyor, yüzünde tikler oluşuyor, kekelemeye başlıyor, geceleri çığlık atarak uyanıyor. Yani çocukta bir korku belirtisi başlıyor. Bu gibi belirtiler üzerine aile, çocuklarındaki bu değişikliğin neden kaynaklandığını araştırmaya başlıyor. Okuldaki yetkililerle görüşüyorlar, çocuktaki ruhsal çöküntü artarak devam ediyor. Bunun üzerine aile, çocuklarına okulun yıkıldığını söylüyor. Ve bundan sonra çocuk detaylar vermeye başlıyor. Örneğin, çizdiği resimlerde cinsel istismara maruz kaldığına ilişkin bazı figürler çiziyor. Özellikle yüzme öğretmeninin yüzünü karanlık bir şekilde çiziyor” dedi.

OKUL YETKİLİLERİ: ÇOCUĞUN HAYAL DÜNYASI GENİŞ

Tüm bunlardan şüphelenen ailenin 6 Aralık 2017 tarihinde okula yazılı bir başvuru yaptığını anlatan Altınsoy, “Okul yetkilileri çocuğun hayal dünyasının geniş olduğunu söyleyerek, yüzme öğretmenini savunan bir tavır sergilemeye başlıyor. Ailenin kamera kayıtlarını izleme istediğini de reddediyorlar. ‘Ancak savcılık aracılığıyla size görüntüleri izletebiliriz’ diyorlar. Bu kez aile soluğu savcılıkta alıyor. Ailenin başvurusu üzerine savcılık, okuldan 11 Aralık 2017 tarihinde görüntülerin teslimini istiyor. Okul savcılığa görüntüleri teslim etmiyor. Savcılık 27 Aralık 2017 tarihinde görüntülere zorla el koyuyor” şeklinde konuştu.

"GÖRÜNTÜLERE MÜDAHALE EDİLDİĞİNE İLİŞKİN İFADELER VAR"

Vakfın görüntüleri teslim ettiklerini söylediklerini ancak dosyada buna ilişkin herhangi bir evrakın olmadığını kaydeden Altınsoy, “Teslim ettilerse savcılık neden arama ve el koyma kararı uygulasın? Arama ve el koyma kararıyla incelenen görüntülerde de 2017 yılı Ekim ayına ilişkin görüntüler bulunmuyor. Bize 2019 yılının Ağustos ayında istismar eyleminin vuku bulduğu tarihin görüntü kayıtlarının olmadığına ilişkin rapor ulaştı. Bu süreçte de sanık aleyhine bir dava açıldı. Davanın 5 saat boyunca süren ilk duruşmasında bu soruyu tekrar tekrar sorduk. Savcılık ve mahkeme heyetince mevcut durumun araştırılmasını istedik. Milli Eğitim Teftiş Raporu’nda polis gelmeden önce bu görüntü kayıtlarına müdahale edildiğine ilişkin bazı kurum yetkililerinin ifadeleri var” diyerek mahkeme heyetinden kurum yetkililerinin dinlenmesini talep ettiklerini söyledi.

"ÇOK BASİT BİR SORU: GÖRÜNTÜLER NEREDE?"

Görüntü kayıtlarının olmamasına ilişkin savcılık tarafından kurum yetkilileri hakkında ayrı bir soruşturma yürütüldüğünü hatırlatan Altınsoy, “Görüntü kayıtlarının olmadığına ilişkin rapor geldikten sonra savcılık dosyayı ayırarak sanık adına dava açtı istismar eyleminden. Diğer yetkililer hakkında da 2 yıl sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan soruşturma izni istedi. Ve dosyaya soruşturma izni verilmediğine dair bir rapor da geldi. Aslında çok basit bir soru ve çok basit bir cevabı var. 2017 yılı Ekim ayına ilişkin görüntüler nerede? Vakıf bize cevabı vermektense karanlık ve gizemli yanıtlar vermeyi tercih ediyor. Bu şekilde aydınlatamıyoruz mevzuyu” şeklinde konuştu.

"VAKFIN BİZZAT SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMASI LAZIM"

Soruşturma dosyasında ailenin İstek Vakfı logolu araçlarla takip edildiğine ilişkin suç duyuruları olduğunu vurgulayan Altınsoy, “İstek Vakfı, sanığı işten çıkardıklarını söylüyor ama ‘iddia edilen eylem yüzünden çıkardık’ diyorlar. Düzenledikleri veli toplantısında da ‘aslında sanık bunu gerçekleştirmemişti, bakın tutuksuz da yargılandı’ gibi beyanlarda bulunuyorlar. Yani burada çelişki var. Bir taraftan suç gerçekleşmemiş gibi bir intiba uyandırmaya çalışıyorlar, bir taraftan da ‘bu kişiyi işten çıkarttık’ diyorlar. Vakfın ihbar yükümlülüğü sebebiyle zaten bizzat suç duyurusunda bulunması lazım” ifadelerini kullandı.

"ÇOCUĞUN BEYANLARINA İTİBAR EDİLMELİ"

5 yaşındaki çocuğun bilmediği, hayal bile edemeyeceği detaylarla böyle bir konuda yalan söyleyemeyeceğini belirten Altınsoy, “Bu çocuk 3 ayrı tarihte 3 ayrı pedagoga ifade verdi. Başından geçenleri detaylı bir şekilde anlattı. Hepsinde aynı beyanlarda bulundu. Bir çocuk bilmediği, hayal bile edemeyeceği detaylar veriyor. Ve bu detayları hiçbir çelişkiye düşmeden aynı şekilde anlatıyorsa itibar edilmesi gereken beyan bu beyandır. Davanın bu beyan doğrultusunda ilerlemesi gerekir. Ailenin kurumla ve sanıkla çocuklarının derdi dışında bir husumeti yok. 2 yıldır bu sürecin bedelini ödeyen asıl bu aile. Araçlarla takip ettirilen, tehdit ve hakaretlere maruz kalan bu aile, bulundukları şehri değiştirdi. Çocuklarına güvenli bir gelecek kurmak için” dedi.

Avukat Altınsoy, konuşmasının devamında ise “Ben 5 yaşındaki bu çocuğun beyanlarına inanıyorum, ona güveniyorum ve sonuna kadar da dava sürecinde hakkını savunmaya devam edeceğiz” diyerek davanın 13 Mart 2020 tarihinde görülecek ikinci celsesinde çocuğun beyanlarını destekleyen tanıkların dinleneceğini hatırlattı.

KAYNAK: İHA
YAZDIR
YORUMLAR 6
  • snm 8 ay önce Şikayet Et
    böyle bir adilik varsa en kısa sürede yetkililer devreye girmeli. kayyum atasınlar. ortada apaçık bir şiyayet var ...görmezden gelinemiz.
    Cevapla
  • Adem 8 ay önce Şikayet Et
    dini bir vakfa ait bir okulda olsa şimdiye kadar sol cenahta bulunanlar hem okulun hemde vakfın kapatılması için kampanyayı başlamışlardı.2 senedir haber daha yeni gündeme geliyor.
    Cevapla
  • Hakan Günver 8 ay önce Şikayet Et
    Bu olay nasıl örtbas edilebilir? Yazıklar olsun. İstek Vakfı'na devlet el koymalı.
    Cevapla
  • Nazım KARAMEHMET 8 ay önce Şikayet Et
    Dini bir vakıf olup sapma olsaydı yer yerinden oynardı. Hep aynı tepki gösterilmeli.
    Cevapla
  • Nesrin Kurnaz 8 ay önce Şikayet Et
    Bu vakfın tamamen kapatılmasinı gerektirir bir durum vuku bulmus görünüyor. Evet, tabi ki de 5 yaşındaki çocuğun beyanı esas olacaktır, bunun neresinde çelişki varki? Bu vakıf a kayyum atanması isabetli olur, gerçek ortaya çıkarılması için.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Başakşehir'in Şampiyonlar Ligi'ndeki grubu belli oldu
Şehit ismi verilsin mi? diye oylandı, CHP ve HDP el birliği ile reddetti!