28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle öğretmen olma hayalini gerçekleştiremedi

28 Şubat sürecinde Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü 3. sınıf öğrencisi olan Yaşar, "Öğretmen olmayı çok istiyordum. Çocuklarla ilgilenmek, onlara bir şey verebilmek en büyük hayalimdi. Bu hayalimi çaldılar." dedi.

28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle öğretmen olma hayalini gerçekleştiremedi
28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle öğretmen olma hayalini gerçekleştiremedi
GİRİŞ 28.02.2021 03:34 GÜNCELLEME 28.02.2021 03:34
Bu Habere 2 Yorum Yapılmış

28 Şubat Kadın Platformu Diyarbakır Temsilcisi Aysel Yaşar, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü 3. sınıf öğrencisiyken bazı hocalarının başörtüsünden dolayı kendilerini derse almamaya başladığını aktaran Yaşar, girdikleri derslerden çıkarıldıklarını söyledi.

FETÖ'cü öğrencilerin talimatla başörtülerini açması ve o dönem bölgede olağanüstü hal uygulanması nedeniyle bu duruma yeterince direnemediklerini belirten Yaşar, okula alınmadıkları için eğitimlerini bırakmak zorunda kaldıklarını kaydetti.

Allah rızası için örtündüklerinden dolayı başörtülerini açmadıklarını ifade eden Yaşar, şöyle konuştu:

"Ben başımda Kur'an-ı Kerim'den bir ayet taşıyorum. Ben onu asla ayaklar altına alıp ezdirmem. Dünyalık bir şey uğruna ben onu açmam, çiğnetmem. Bu benim inancımın gereğidir. Bu şekilde siyasi bir örgütün kolu olmadığımızı da ispatladık. Kimin siyasi amaçlar için bir şeyler yaptığı, kimin yapmadığı zaten anlaşıldı. Bugün FETÖ'nün yüzünün tam olarak net şekilde ortaya çıkması da bazı şeylerin göstergesidir."

Darbenin dış güdümlü bir proje olduğunu belirten Yaşar, 28 Şubat ile Türkiye'deki gençlerin yozlaşmasının, inançsız ve gayesiz şekilde yetişmesinin amaçlandığını aktardı.

14 yıl sonra üniversiteye dönebildi

Üniversiteye ancak 2011'de 3 çocuk annesiyken dönebildiğini aktaran Yaşar, aradan geçen yıllar nedeniyle ders konularının neredeyse hiçbirini hatırlayamadığını ifade etti.

"Kimyanın birçok konusunu unutmuştum. O acı hayatı kafamızdan sürekli resetlemeye çalışıyorduk. Rüyamda okula gittiğimi görüyordum. O bile kabus gibi geliyordu. Okula hiç dönebileceğimi sanmıyordum Hamdolsun 'bin yıl sürecek' dediler, bin yıl sürmedi." diyen Yaşar, AK Parti hükümetlerinin yaptığı değişikliklerle başörtülü insanların okumasının önünün açıldığını dile getirdi.

O dönem üniversite sayısının az, kazanmanın da çok zor ancak atanmanın kolay olduğunu ifade eden Yaşar, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ben kimya bölümünü bitirdiğim zaman kimyager, hem kimya hem de ilkokul öğretmeni olabiliyordum. O dönem atanma gibi bir sorunumuz yoktu. Bu hayalimiz, gerçekleşmedi. Öğretmen olmayı çok istiyordum. Çocuklarla ilgilenmek, onlara bir şey verebilmek en büyük hayalimdi. Bu hayalimi çaldılar. Bu idealist bir insan için çok acıdır. 2000'li yılların başında öğretmen olacaktım ve bir mesleğim olacaktı. Belki maddi olarak da rahat bir hayat yaşayacaktım."

Üniversiteden 2014'te 40 yaşında mezun olduğunu bildiren Yaşar, 3 çocuk annesi olarak okul döneminde zorluk yaşadığını kaydetti.

Yaşar, "Kendimize bakacak halimiz yokken okula gitmek zorundaydım. Allah razı olsun arkadaşlık kurduğum inançlı kardeşlerim bana destek oldular. Çocuklarıma bakıcı tuttular ve 3 yıl o şekilde okula gittim." ifadelerini kullandı.

"Öğretmenliğin o izzetini yaşayamadım"

28 Şubat nedeniyle sıkıntı yaşayan, zulüm gören, mağdur edilen ve işten ayrılanların işlerine geri dönebildiğini kaydeden Yaşar, şöyle konuştu:

"O dönemde öğrencilikten atılıp sonra okulunu bitiren kardeşlerimiz için bir sıkıntı var. Bu sıkıntının da giderilmesini istiyorum. O dönemde beraber olduğumuz sınıf arkadaşlarımızla her türlü hakta eşitlenmek istiyoruz. Okuldan atıldığımız ya da ayrılmak zorunda kaldığımız dönemlerde öğretmen olabilmenin şartı neyse bugün de aynı şartların bize sağlanmasını istiyoruz. Hamdolsun bin yıl sürmedi ve okullarımıza dönebildik ama bunun gerisinin de gelmesini istiyoruz. Öğretmenlik hayalimiz gerçekleştirilsin, yapılamayacak bir şey değil. Bu mağduriyeti yaşayan insan sayısı çok fazla değil. Çalıştığım her işte vasıfsız eleman olarak görülüyordum. Öğretmenliğin o izzetini yaşayamadım. O da bana büyük bir dert oldu."

Çocuklarına sahip çıkan bir anne olarak onların, maddi manevi bütün sorumluluğunu aldığını aktaran Yaşar, evlatlarını inançlı, dürüst, kendilerine ve topluma faydalı bireyler olarak yetiştirmeyi amaçladığını dile getirdi.

28 Şubat'ı her platformda anlattığını ve anlatmaya devam edeceğini söyleyen Yaşar, şu ifadelerini kullandı:

"Gençlerimizin o dönem bizi okula almayan bu CHP zihniyeti ve onun gibi zihniyetleri çok iyi tanıması istiyorum, inancımızın, başörtümüzün ne kadar değerli olduğunu bilip inançlarını o şekilde, kıymetli bir şekilde yaşamaları gerekiyor. Ömrüm yettiğince her platformda 28 Şubat'ı anlatacağım. İnsanların o dönem yaşadıkları sıkıntıları, başörtülü okumanın ne kadar zor kazanıldığını bilip başörtülerine sımsıkı sarılmayı ve hakkını vermelerini istiyorum."

 

KAYNAK: AA
YAZDIR
YORUMLAR 2
  • CAN BAR 1 ay önce Şikayet Et
    Tam da o dönemde öğretmen olmuş labaratuvarda namaz kılıyorum diye HİZBULLAHÇI olma soruşturması geçirmiş biri olarak çekilen zulümlere şahit olmuş birisiyim Bırakın başörtülü girmeyi gümüş yüzük takıyorum diye ZINDIKLAR tarafından konuşturlumuyorduk bile.Oysaki bu zındıklar göğüslerinde SEFA SİRMEN tarafından dağıtılan MAVİ NAZAR BONCUĞU ROZETLERLE okula girip meydan okuyorlardı Allah REİS ten razı olsun Ama şimdi zaman zaman toplantılarda karşılaştığımız o ZINDIKLAR sesini çıkaramıyor çıkardıklarında da o günlerin hıncını alırxasına ağızlarının payını veriyorum
    Cevapla
  • Memoral 1 ay önce Şikayet Et
    Boşver sen Allah rızası için başını kapattın o yeter. Değil öğretmen profesör olsan da yalan dünyada değmez.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Son dakika: 19 Nisan koronavirüs tablosu! Vaka, Hasta, ölü sayısı ve son durum açıklandı
R.Madrid, M. City ve Chelsea, Devler Ligi'nden men ediliyor