Milyonların aklında aynı soru: "Oturduğum ev güvenli mi?" İşte test süreci böyle işliyor!

Kahramanmaraş'ta meydana gelen iki bağımsız depremin akabinde vatandaşlar, evlerinin güvenilir olup olmadığını öğrenebilmek için ilgili kurumlara müracaatlarda bulunuyor. Bu meşakkatli süreci İTÜ'den Prof. Dr. Yüksel, Haber7'ye anlattı.

GİRİŞ 22.02.2023 11:14 GÜNCELLEME 22.02.2023 18:06
Bu Habere 21 Yorum Yapılmış

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı ekipler, 6 Şubat'tan bu yana Kahramanmaraş depreminden etkilenen 11 şehirdeki çalışmalarını sürdürüyor. Şimdiye kadar ekipler tarafından bölgede hasar görmüş binaların ve bağımsız birimlerin kayıtları oluşturuldu.

Bu yöndeki işlemlerin devam ettiği biliniyor. Diğer taraftan yurdun dört bir yanındaki yurttaşlar 'risk tespit çalışmaları' yapabilmek için bağlı bulundukları şehirlerdeki yetkili mercilerle ve Bakanlık'la irtibata geçmiş halde.

Meskende yapılan bir hasar tespit çalışması

Milyonlarca vatandaş, "Oturduğum ev güvenli mi?" sorusuna gönüllerini rahat ettirebilecek bir cevap arıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi'nin de megakent özelinde bu çalışmaları yürüttüğü biliniyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) Prof. Dr. Ercan Yüksel, bu noktada merak edilen tüm noktaları Haber7 okurları için paylaştı.

Prof. Dr. Ercan Yüksel

İşte, meşakkatli test sürecinin aşamaları ve Prof. Dr. Yüksel'in açıklamaları:

HABER7: Risk tespiti testi nasıl işliyor?

YÜKSEL: Riskli yapı testiyle ilgili iki farklı yol izlenebiliyor. Bunlardan birincisi, binanın mevcut deprem güvenliğini anlamak ve ondan sonra atılacak olan adımlara karar vermek bakımından bina yönetiminin, üniversitelere veya bu noktada faaliyet gösteren firmalara başvuru yapmasıyla süreç başlıyor. 

Süreç içerisinde öncelikle binanın taşıyıcı sistem projelerinin bulunması ve bulunan evrakların yerinde nasıl uygulandığının tespit edilmesi gerekli. Bazen farklı boyutlarda uygulandığını biliyoruz. Dolayısıyla öncelikle taşıyıcı sistem projesinin yerine uygunluğunun tespiti gerekiyor.

Betonarme yapılar için ikinci önemli aşama, yerinde gerçekleşen beton dayanımının belirlenmesi için yeterli sayıda örnek alınması gereklidir. Bunlar karot olarak adlandırılıyor. Öngörülen sayıda karot alınıp laboratuvarda incelendikten sonra gerçekçi bir veriye ulaşılıyor.

Bunun paralelinde kullanılan donatıların yerinde sayımı ve varsa korozyon durumunun netleştirilmesi gerekli. Eğer zemin etüdü gereksinimi varsa bir de bu çalışma yapılıyor. Bu birinci yoldu.

İkinci yol ise eğer bina sahiplerinin kentsel dönüşüm imkanını kullanma niyetleri varsa bu defa Bakanlığa bağlı bürolarla çalışmaları gerekiyor. İçerik olarak benzerlikler var fakat evraklar hazırlandıktan sonra Bakanlığın gerekli bilgileri sisteme yüklemesi gerekiyor. Burada hangi kararın alınacağı bina sahibine bağlı.

HABER7: Bu çalışmalar ne kadar zaman alıyor?

YÜKSELNormal 5-6 katlı bir apartman binası için başvuru yapıldıktan sonraki çalışmalar yaklaşık 1 hafta içerisinde sonuçlandırılabiliyor.

HABER7Test sırasında olası riskler neler?

YÜKSELHer alanda olduğu gibi yetkin mühendislik firmalarına ulaşmak burada önemli. Eğer birinci yol izlenecekse, işi yapacak kurumun seçilmesi büyük önem taşıyor. İkinci yöntemde de Bakanlık nezdinde görevlendirilmiş firmalar olacağı için oradaki kontrol süreci biraz daha fazla ve iyi diyebilirim.

HABER7Bu tarz bir işlemin maliyeti ne kadar?

YÜKSELMaliyet bina büyüklüğüne ve kat sayısına göre değişiyor. Bununla ilgili olarak İTÜ Rektörlüğü de bir hazırlık içerisinde. Büyük olasılıkla bir iki gün içerisinde web sitesi üzerinden paylaşılacaktır diye düşünüyorum.

HABER7Test sonucu olumsuz gelirse bina için yıkım kararı çıkar mı?

YÜKSEL: Üniversiteler sadece çalışma yapabilir ve bu sadece bilgilendirme mahiyetindedir. Bina sahiplerinin merakını giderme açısından yapılır. Eğer mal sahibi kentsel dönüşüme başvurmak istiyorsa ikinci yönteme, yani Bakanlık modeline yönelmelidir. Eğer binanızın deprem güvenliği yoksa yıkım veya güçlendirme kararına başvurulmalı.

HABER7İstanbul'da riskli statüde olduğu düşünülen tahmini kaç bina ve bağımsız birim var?

YÜKSELBina sayısı olarak milyon mertebesindeki rakamlardan bahsediliyor. 1 milyon 200 bin blok mevcut. Yapılan son değerlendirmelere göre bunların 80-100 bin adedinin riskli statüde olduğu tahmin ediliyor. 

HABER7Maraş depremlerinden sonra risk tespit testi isteyenlerde bir artış yaşandı mı?

YÜKSELBirkaç yüz kat... Evet... Şu anda günde yaklaşık 250-300 telefon alıyoruz... Ve yüzlerce başvuru var... İnsanlar diken üstünde... İstanbul'da da Türkiye'de de maalesef böyle...

KAYNAK: HABER7
Ramazan Dengiz Haber7.com - Editör
Haber 7 - Ramazan Dengiz
YORUMLAR 21
  • Hans 1 yıl önce Şikayet Et
    Önce insanımız imana dayanıklı olsun gerisi vallahi kendinden gelir biri çıksın desin bunu Reise,! Ana okulundan din şartı getir ve Serriati..
    Cevapla
  • Vatandas 1 yıl önce Şikayet Et
    Maras depremi gosterdiki depreme dayanikli ev yok isnistalar kaideyi bozmaz o depreme dayanacak bina yok gibi sonucta beton sert ve kirilgan malzeme biz onun hareket etmesini istiyoruz sallanti arttikca beton ve demir birbirinden ayriliyor istisnalar kaideyi bozmaz oyle olsaydi sehirler yeniden yapilmazdi bir katli binalara ihtiyac var oda artik beton olmasin
    Cevapla
  • Dem 1 yıl önce Şikayet Et
    En tehlikeli deprem bölgelerinden olan Kocaeli'de okullar depreme dayanıklı mı bilmiyoruz. bir araştırma henüz görmedik. İstanbul ve İzmir bütün okulları denetledi
    Cevapla
  • Bayraktar 1 yıl önce Şikayet Et
    Hükümet kentsel dönüşüm projesi kapsamında muhalefeti dinlemeden hareket etmeli.
    Cevapla
  • birisi 1 yıl önce Şikayet Et
    istanbul dakiler şu anda yıkılmamış bir harabe de yaşıyorlar... Bugün deprem olsa ne yapacaklar ??? Millet depremde binaların yıkılıp altında kalmak için istanbul ve izmir bölgesinde bekliyor... Herkes uyarıyor... buralarda büyük deprem olacak diye... kimse uyarıları dinleyip bu bölgelerden ayrılmıyor... Remen ölmeyi, ailesinin göçük altında kalmasını bekliyor...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
İsrail'den Gazze'de iki yeni katliam: En az 42 şehit
İsrail askerlerinden Filistinli yaralılara ve şehitlerin cenazesine işkence...