Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye merkez ülke olma anlayışına vurgu yapmalı!

Küresel ticaretin değişen dengelerinin ele alındığı İstanbul Ticaret Kongresi başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin köprü imajından çıkarak küresel ekonominin güçlü üretim ve lojistik merkezi olacağını belirtti.

GİRİŞ 23.09.2026 18:42 GÜNCELLEME 23.09.2026 18:44

İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Düşünce ve Proje Üretim Akademisi (DÜPA) iş birliğiyle hayata geçirilen İstanbul Ticaret Kongresi başladı. Üç yılda bir periyodik olarak düzenlenmesi planlanan ve bu yıl "Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası" ana temasıyla gerçekleştirilen kongrenin onur konuğu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz oldu.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı ile Dünya Ticaret Örgütü temsilcilerinin de katılım sağladığı programda, küresel ticaretin değişen dengeleri, jeopolitik riskler ve yeşil dönüşüm süreçleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.

"KÜRESEL SAVAŞLAR EKONOMİYİ ÇOK YÖNLÜ ETKİLİYOR"

Küresel ekonomi ve küresel ticaretin son 20 yıllık döneminde krizlerin ve şokların giderek sıklaştığı bir sürece girildiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:

"2026 yılında Rusya-Ukrayna savaşının yeni boyutlar kazanmasının yanı sıra, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın getirdiği enerji şoku, yalnızca enerji fiyatları üzerinden değil; üretim maliyetleri, enflasyon, lojistik, dış ticaret, finansal koşullar ve büyüme kanalları üzerinden de küresel ekonomiyi eş zamanlı olarak etkilemektedir. Dolayısıyla artık küresel ekonomide şokların istisnai değil, neredeyse sürekli olarak yönetilmesi gereken bir unsur haline geldiği bir yapıdan söz ediyoruz. İstikrarlı şekilde istikrarsızlık üreten bir ortamda, uluslararası kurumların ve kuralların giderek zayıfladığı bir dönemdeyiz. Dünya Ticaret Örgütü, 2025 yılında yüzde 4,6 büyüyen küresel mal ticaretinin 2026 yılında yüzde 1,9 büyüyeceğini öngörürken Uluslararası Para Fonu da küresel büyümenin yüzde 3’e gerileyeceğini tahmin etmektedir. Küresel ekonomide ağırlık merkezi gelişmekte olan ülkelere ve özellikle doğuya kayarken rekabet; fiyatın yanı sıra sanayi politikaları, teknoloji ve ölçek ekonomileri üzerinden şekillenmektedir."

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE KESİNTİSİZ BÜYÜME 24 ÇEYREĞE ULAŞTI

Türkiye ekonomisinin zorlu küresel şartlarda üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle diğer ülke ve bölgelere kıyasla daha pozitif ayrışmayı başardığına dikkat çeken Yılmaz, "Gayrisafi yurt içi hasılamız 2025 yılında 1,6 trilyon dolara yükselmiş, 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla da yıllıklandırılmış olarak 1,7 trilyon doları aşmıştır. Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyümüş, böylece kesintisiz büyüme süresi 24 çeyreğe ulaşmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE MERKEZ ÜLKE OLMA ANLAYIŞINA VURGU YAPMALI"

Türkiye'nin coğrafi konumuna ve stratejik hedeflerine değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "İstanbul'dayız ve Asya ile Avrupa'yı birleştiren köprü imajımız var. Bununla bir sorunumuz yok. Köprü olmak her zaman güzeldir. Ancak Türkiye artık köprü olma imajının yanı sıra merkez ülke, yolların kesiştiği bir ülke olma anlayışına daha fazla vurgu yapmalıdır." ifadelerini kullandı.

Kongrenin küresel ticarette dengelerin değiştiği bir dönemde mühim bir buluşma olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Limanlarımızı, lojistik merkezlerimizi, sanayi bölgelerimizi ve demiryolu ağlarımızı bütünleştirerek ülkemizi küresel ekonominin güçlü üretim, lojistik ve ticaret merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin küresel değer zincirindeki konumunu daha güçlü hale getirmek için kararlı politikaları hayata geçireceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kongrede yapılacak değerlendirmelerin bu politikalara önemli girdiler sunmasını temenni ettiğini dile getirdi.

"KÜRESEL TİCARETİN YENİDEN İNŞASI TÜRKİYE OLMADAN EKSİK KALACAKTIR"

Jeopolitik ve jeoekonomik gerilimlerin, korumacı ticaretin ve yüksek gümrük tarifelerinin yaşandığı bir süreçten geçildiğini vurgulayan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ise, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Küresel ticaretin sorumluluk perspektifiyle yeniden inşası Türkiye olmadan eksik kalacaktır. Türkiye, son 25 yılda sağladığı ekonomik istikrarla, sağlam altyapısıyla, nitelikli işgücüyle, ikiz dönüşümdeki kararlılığıyla, savunma sanayiinde elde ettiği güçlü birikimle, yakın tedarik üssü olmasıyla ve lojistik üstünlükleriyle büyük bir avantaja sahip."

Korumacı politikaların yeniden yükselmesinin dünya ticareti için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı verilerine atıfta bulunan Avdagiç, şunları kaydetti:

"Dünya Ticaret Örgütü, küresel GSYİH'nin yüzde 6,9'a kadar azalabileceğini ve ticaretin, en başta yoksul ülkeleri vuracak bir parçalanma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Bugünün tüccarının yalnızca fiyat ve kaliteyle değil finansmana erişim, enerji maliyeti, teslimat güvenilirliği, mevzuata uyum ve bilgi kapasitesiyle de rekabet etmek zorunda olduğunun altını çiziyoruz. Bunları içeren yeni bir rota çizilmesini öneriyoruz."

"İSTİKRARSIZLIK ÜRETEN İSTİKRAR ORTAMI MÜMKÜN"

İstanbul Ticaret Kongresi'nin üniversite ile iş dünyası iş birliğinin sürdürülebilirliğine iyi bir örnek olacağını belirten İstanbul Ticaret Üniversitesi Düşünce ve Proje Üretim Akademisi Müdürü ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nazım Ekren, küresel makroekonomik görünümün birçok belirleyici etki altında şekillendiğini anlattı.

"TİCARET VE İKLİM İLİŞKİSİ MERKEZDE YER ALACAK"

Kongrenin oturumlarında yeşil ve dijital dönüşüm ekseninde küresel ticaretin ele alınacağını belirten Ekren, şöyle konuştu:

"Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın Kasım 2026'da Antalya'da yapılacak 31. toplantısının gündeminde ticaret-iklim ilişkisinin merkezinde yer alması, yapısal gelişmelerin kesiştiği bir dönemde toplanıyor olmasından kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede karbon fiyatlandırma mekanizmaları ile Dünya Ticaret Örgütü'nün ilişkisi, gelişmekte olan ülkeler için adil geçiş finansman garantileri, tedarik zincirlerinde şeffaflık, izlenebilirlik standartları, yeşil teknoloji ticaretinin kolaylaştırılması gündemin ilk sıralarında yer alacak önemli maddeler olarak öne çıkmaktadır."

Yeni ticaret paradigmasının iş dünyasını birçok alanda etkileyeceğini aktaran Ekren, işletmelerin karar verme sürecinde sadece maliyet verimliliğini değil, girdilerin kritik bağımlılık kazanabileceğini de öngörmesi gerektiğini vurguladı. Kamu otoritelerinin ekonomik araçları ulusal güvenlik gerekçesiyle kullanımının kural haline geldiğini hatırlatan Ekren, ekonomik açıklık ile ulusal güvenlik dengesi oluşturma aşamasında devletler arası karşılıklı güven ve müzakere sürecinin kritik rol oynadığını sözlerine ekledi.

Nursena Akbaba Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Nursena Akbaba

Editör Hakkında

1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 2019 yılında Sakarya Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. 2018 yılında Hürriyet Gazetesi ve 2019 yılında TRT'de stajlarını tamamladı. 2021 yılından itibaren Kanal 7 Medya Grubu bünyesinde yer alan Haber7.com'da mesleki hayatına devam etmektedir.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
İstifaya götüren süreç! CHP'den kopuş böyle başladı: İşte bardağı taşıran son damla
SPK tasfiye edilen fondaki yatırımcı sayısını açıkladı!