Glokal İş ve Fikir İnsanları Platformu'nda 'Üniversite-Sanayi İşbirliği' zirvesi
Glokal İş ve Fikir İnsanları Platformu 17. Toplantısını Kenan Doğru ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirdi.
Glokal İş ve Fikir İnsanları Platformu 17. Toplantısını Kenan Doğru ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirdi. Üniversite-sanayi işbirliğinin konu edildiği toplantıya iş ve fikir dünyasından 30 kadar isim katıldı. Toplantıda; yükseköğretimin niteliği, mesleki eğitim ve gençlerin istihdamı gibi temel meseleler uzman isimler tarafından farklı yönleriyle ele alındı.
Toplantıda söz alan isimlerin değerlendirmeleri şu başlıklar altında öne çıktı:
EKREM KAP: BİLİMSEL ÇALIŞMALAR EKONOMİK KARŞILIK BULMALI
Üniversitelerin reel sektörle ilişkilerinin güçlendirilmesi ve bilimsel çalışmaların ekonomik karşılık bulması gerektiğini ifade eden Glokal İş ve Fikir İnsanları Platformu Başkanı Ekrem Kap, ortak platformların kurulmasının önemine dikkat çekti. Amerikan usulü tartışma, Barça usulü çalışma ve ahilik usulü paylaşmanın önemini vurgulayan Kap, başarılı modellerin Türkiye şartlarına uygun şekilde değerlendirilmesini önerdi. Ayrıca iş gücünün dönüşümüne ve hiyerarşik bir eğitim sistemine ihtiyaç olduğunu belirterek üniversitelerin meslek liselerini sahiplenmesi gerektiğini dile getirdi.
MEHMET YAŞAR BAHÇİVAN: SÜRDÜRÜLEBİLİR İLETİŞİM KURULAMIYOR
Mehmet Yaşar Bahçivan, üniversiteler ile iş dünyası arasında yeterli ve sürdürülebilir bir iletişim kurulamadığına işaret etti. Geçmişte yapılan girişimlerin istenen sonucu vermediğini belirten Bahçivan, farklı dinamikleri buluşturmaya yönelik çalışmaların yeterince karşılık bulmadığını ve üniversite-sanayi işbirliğinin son derece kıymetli olduğunu aktardı.

İBRAHİM KELEŞ: BİLGİ, EKONOMİK DEĞERE DÖNÜŞMELİ
Üniversiteler ve sanayiciler arasındaki iletişim sorununa dikkat çeken Stratejist İbrahim Keleş, üniversitelerin kendi içlerinde dahi yeterli koordinasyonu sağlayamadıklarını belirtti. Üniversitenin bilgi ürettiğini, sanayicinin ise bunu ekonomik değere dönüştürecek imkâna sahip olduğunu vurgulayan Keleş, akademik birikim ile sanayicinin uygulama deneyiminin birbirini tamamlaması gerektiğinin altını çizdi. Emekli albay olan Keleş, askeriyedeki subay ve astsubay planlamasını örnek göstererek üniversitelerin bölüm ve öğrenci kontenjanı planlamasını reel ihtiyaçlara göre yapması gerektiğini ifade etti.
PROF. DR. MURAT KASIMOĞLU: SÜREKLİ İŞBİRLİKLERİ VE FRAUNHOFER MODELİ ÖRNEK OLABİLİR
Türk şirketlerinin büyümesinde ihracatın temel unsurlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Kasımoğlu, üniversitelerdeki bilimsel ve teknolojik üretimin sanayi ile buluşturulmasının ülke ekonomisini güçlendireceğini ifade etti. Kurumların yalnızca dönemsel temaslarla değil, sürekli işbirlikleriyle bir araya gelmesi gerektiğini söyleyen Kasımoğlu, Almanya'daki Fraunhofer modelini örnek olarak sundu.

PROF. DR. RAHMİ DENİZ ÖZBAY: ÜRETİM KÜLTÜRÜ ERKEN YAŞTA VERİLMELİ
Mesleki eğitimin geleceği üzerine konuşan Prof. Dr. Rahmi Deniz Özbay, çocukların erken yaşlardan itibaren mesleki becerilerle tanıştırılarak üretim kültürünün geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Gençlerin sadece diploma almak için değil; üretmek ve çalışmak için yetiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özbay, mesleki eğitimde özel sektör, eğitimciler ve kamunun ortak sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Üniversitelerden mavi yaka yetişmeyeceğinin altını çizen Prof. Dr. Özbay, ara elaman ihtiyacı için mikro eğitim merkezleri kurulabileceğini belirttikten sonra, katma değerli ürün üretimi ve personel yetiştirilmesi için yatırım yapmak isteyen tüm iş insanlarının İstanbul Ticaret Üniversitesi'ne davet etti.
PROF. DR. MEHMET MELEMEN: DİPLOMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Üniversite diplomasının tek başına mesleki yeterlilik sağlamadığını ve mezunların uygulama deneyimi eksikliğine dikkat çeken Prof.Dr. Mehmet Melemen, eğitimin pratik çalışmalarla desteklenmesinin zorunlu olduğunu aktardı. Prof. Dr. Melemen, öğrencilere teorik eğitimin yanında doğrudan iş hayatında deneyim kazandırmayı amaçlayan 3+1 eğitim modelinin faydalarına vurgu yaptı.
