Eski bakan Denizolgun'un şüpheli ölümünde tutuklanan doktor hakim karşısında

Eski Ulaştırma Bakanı Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin yalan tanıklık suçlamasıyla tutuklanan Doktor Nurettin Demirkol ilk kez hakim karşısına çıktı. İddianamede sanığın ifadeleri ile HTS kayıtları arasındaki çelişkiler yer aldı.

Eski bakan Denizolgun'un şüpheli ölümünde tutuklanan doktor hakim karşısında
Eski bakan Denizolgun'un şüpheli ölümünde tutuklanan doktor hakim karşısında
GİRİŞ 27.10.2026 13:51 GÜNCELLEME 27.10.2026 14:12

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin, 'yalan tanıklık' suçundan tutuklanan Doktor Nurettin Demirkol ilk kez hakim karşısına çıktı.

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünde flaş gelişme: Doktorun ihbarı ortaya çıktıArif Ahmet Denizolgun’un ölümünde flaş gelişme: Doktorun ihbarı ortaya çıktı

"YALAN TANIKLIK" SUÇUNDAN İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz Çiftliği'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin tutuklanan Doktor Nurettin Demirkol, "yalan tanıklık" suçundan ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Demirkol ile tarafların avukatları hazır bulundu. Yargılama, kimlik tespiti yapılan sanık, mesleğinin doktor olduğunu ve aylık gelirinin 200 bin lira olduğunu belirtti. Ayrıca, sanık avukatları duruşmanın izleyiciye ve basın mensuplarına kapalı olarak yapılmasını talep etti. Mahkeme ise bu talebi reddetti. Kimlik tespitinin ardından duruşma, sanık savunması ile devam ediyor.

"MAKTULÜN YÜZÜNDE VE VÜCUDUNDA KAN GÖRMEDİM" ÇELİŞKİSİ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nurettin Demirkol'un Beykoz'da özel bir hastanede dahiliye uzmanı olarak çalıştığı, Demirkol'un maktul Denizolgun'un özel doktoru olduğu aktarıldı. Şüphelinin 26 Ağustos 2026 tarihinde 'tanık' sıfatıyla verdiği ifadesi de iddianamede yer aldı. İddianamede Demirkol'un savcılıkta verdiği ifadede maktulün özel doktoru olmadığını, çiftliğe gittiğinde Murat B. ve yabancı uyruklu şahsın olduğunu, maktulün yüzünde ve vücudunda kan görmediğini, maktulün ölümüne ilişkin şüpheli değerlendirmesi yapmadığını belirttiği anlatıldı. Maktulün yüzünde kan görmediğini beyan etmesine rağmen sanığın ölü muayene tutanağında ağzından kan sızdığını beyan ettiği aktarıldı.

İddianamede, şüphelinin üzerine atılı suçu inkar yönünde savunma yaptığı, iddialarının soyut ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu nedenle itibar edilmediği, şüphelinin olay günü polisleri kimin aradığını bilmediğini beyan etmesine rağmen polisleri kendisinin aradığının 155 acil çağrı ihbarı çözüm tutanağı ve olay yerine intikal eden polis memurunun beyanı ile sabit olduğu belirtildi. İddianamede, sanığın maktulün özel doktoru olmadığı, maktulün ölümünü şüpheli değerlendirmediğini beyan etmesine rağmen olay yerine intikal eden polis memuruna, olay yeri inceleme memuruna ve 155 acil çağrı ihbarında kendisini maktulün özel doktoru olarak tanıttığı ve ölümü şüpheli değerlendirdiği ifade edildi. Sanığın maktulün yüzünde kan görmediğini beyan etmesine rağmen ölü muayene tutanağında ağzından kan sızdığı, bilirkişi doktorunun maktulün yüz kısmının kanlı olduğunu beyan ettiği bilgisi iddianamede yer aldı.

HTS KAYITLARI İFADELERİ YALANLADI

Hazırlanan iddianamede, sanığın olay günü Kısıklı'daki ikametinde olduğunu beyan etmesine rağmen HTS kayıtlarında Kısıklı'da baz kaydı bulunmadığı belirtildi. İddianamede, sanığın çiftliğe gittiğinde maktulü ölü olarak bulduğunu beyan ettiği ancak HTS kayıtlarında sanığın hastaneyle ardışık arama kaydının bulunduğu, bu durumun çelişki oluşturduğu aktarıldı. İddianamede, sanığın çiftliğe gitmesinden yaklaşık 1 saat sonra polislerin geldiğini beyan ettiği ancak çiftlikteki ilk baz kaydının saat 22.15 olmasına rağmen, 155 ihbarının saat 00.30'da olduğu belirtildi. Şüphelinin çiftlikte sadece Murat B. ve yabancı uyruklu şahsın olduğunu beyan ettiğinin aktarıldığı iddianamede, olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda Hilmi Tuna Kuriş ve Alihan Kuriş'in de olay yerinde olduğunun sabit olduğu bilgisi yer aldı. İddianamede, sanığın yanında başka şahıslar olduğu ve Hilmi Tuna Kuriş'in çiftlik bazının sanıktan önce olduğu, aralarında ardışık görüşme kayıtları bulunduğu, sanık Demirkol'un olay yerinde başkaca şahısların olmadığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu aktarıldı. İddianamede, sanık Ahmet Gökçen'in Adli Tıp Kurumunda olmadığını beyan etmesine rağmen alınan HTS kayıtları doğrultusunda Gökçen'in kurumda olduğu da anlatıldı.

4 YILA KADAR HAPİS CEZASI TALEBİ

Hazırlanan iddianamede, sanık Nurettin Demirkol hakkında, 'yalan tanıklık' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

KAYNAK: İHA
Ahmet Aydemir Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ahmet Aydemir

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi, “Gazetecilik” bölümünden mezun oldu. Gündem, siyaset, yaşam, magazin, spor ve SEO editörlüğü yaptı. Meslek hayatına Ocak 2024’ten beri Haber7’de devam ediyor.
YORUMLAR 1
  • medo 44 dakika önce Şikayet Et
    Ya gönüllü, ya tehditle, şantajla veya başka bir sebeple işin içinde belli ki. Birileri kulağına birşeyler fısıldamıştır, onlardan ümüdi kesinceye kadar bir hücreye kapatın belki o zaman dili çözülür.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
İletişim Başkanı Duran: Toplumsal kırılganlıklar üzerinden siyaset bizi geleceğe taşımaz
İtalyanlar 'vahşi batı' dedi, İngilizler kavgayı yazdı! Derbi dünya basınında ses getirdi