İslam alimlerinden ortak açıklama: Gazze'deki soykırımı durdurun
Dünya Müslüman Alimler Birliği ile İslam Alimleri Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği Uluslararası İslam Birliği Konferansı’nın sonuç bildirgesi, Ayasofya-i Kebir Camii önünde açıklandı. Bildirgede Gazze'deki soykırımın durdurulması istendi.
Uluslararası İslam Birliği Konferansı Dünya Müslüman Alimler Birliği ve İslam Alimleri Vakfı işbirliğiyle, 28-30 Ekim tarihlerinde İstanbul'daki Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlendi. Bildirgenin Arapça metnini Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği okurken, Türkçe kısmını ise Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar okudu.
İslam Alimleri Gazze’deki soykırımın durdurulmasını, Batı Şeria’daki öldürme ve hak ihlallerine son verilmesini, esirlerin ve başta Mescid-i Aksâ olmak üzere kutsal mekânların korunmasını ve işgal altındaki Filistin topraklarında işgalin sona erdirilmesini istedi.
Konferansın sonuç bildirgesi şu şekilde:
ÜMMETİN BİRLİĞİ VE BERABERLİĞİ VURGULANDI
Yüce Allah’ın “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; ayrılığa düşmeyin.” (Âl-i İmrân, 3/103) buyruğundan hareketle; İslam ümmetinin birliği ile adalet, merhamet, yardımlaşma ve mazlumlara destek esaslarına dayanan medeniyet ve insanlık misyonuna ilişkin sorumluluğumuzun bilinciyle, Dünya Müslüman Âlimler Birliği ve İslam Âlimleri Vakfı, düzenleyici kuruluşlarla iş birliği içerisinde, “Vasat Ümmetin Birliği: Değişmez İlkelerden Birlik Misakına” başlıklı konferansı 28–30 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirmiştir. Konferansa çeşitli ülkelerden âlimler, mütefekkirler, kurumsal ve siyasi temsilciler ile ümmetin meseleleriyle ilgilenen şahsiyetler katılmıştır. Konferans; iş birliği ve bütünleşme imkânlarını zayıflatan fikrî, siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunların ve ayrışmaların yaşandığı bir dönemde düzenlenmiş; birlik yönündeki genel çağrılardan kalıcı mutabakatlara ve uygulanabilir projelere geçilmesinin gerekliliğini vurgulamıştır. Katılımcılar, ilmî oturumlar, müzakereler ve çalıştayların ardından aşağıdaki hususları ilan etmektedir:

Birinci: Ümmetin birliği ve ortak değişmez esasları
Ümmetin birliği, şer‘î açıdan temel bir gaye ve medeniyet bakımından zorunluluktur. Bu birlik, meşru mezhebî, fikrî ve içtihadî çeşitliliğin ortadan kaldırılması değil; ortak değerlerin güçlendirilmesi, ihtilafların hikmet, ilim ve adalet çerçevesinde yönetilmesi, üstün ortak menfaatlerin gözetilmesi, taassup, aşırılık ve bölünmenin reddedilmesi anlamına gelir. Birlik, kendi içine kapanmayı değil; yeryüzünün imarı, iyiliğin yaygınlaştırılması, mazlumların desteklenmesi ve dünya barışının sağlanması amacıyla milletler ve toplumlarla tanışma ve iş birliğine açılmayı esas alır. Bu hedef, geçici buluşmaların ötesinde sabır, hikmet, kardeşlik, diyalog, istişare, güven ve sürekli kurumsal iş birliği gerektiren aşamalı bir süreçtir.
ORTAK SORUMLULUK VE BÜTÜNLEŞMENİN ÖNEMİ
İkinci: Vasat Ümmet Misakı ve değişmez esaslarla değişken hususların birbirinden ayrılmasına ilişkin fıkhî yaklaşım
Konferans; dinin temel esaslarını korumak, meşru içtihada alan açmak ve yeni gelişmelere esnek biçimde yaklaşmak amacıyla, kat‘î şer‘î sabiteler ile içtihada açık değişken hususların usulüne uygun biçimde birbirinden ayrılmasını vurgular. Bu yaklaşım, ifrat ve tefritten uzak durmayı; üzerinde uzlaşılan konularda iş birliği yapmayı ve ihtilaf edilen meselelerde şer‘î ve ilmî ölçüler çerçevesinde karşılıklı anlayış ve mazeret kabulünü esas alır. Konferans, “Vasat Ümmet Misakı: Sabiteler ve Değişkenler” taslağını benimseyerek katılımcıların değerlendirmeleri doğrultusunda, değişmez ilkeler ile içtihat ve tecdid arasındaki ilişkiyi düzenleyen kapsayıcı bir mutabakat metnine dönüştürülmesini öngörür; âlimleri, düşünürleri, yöneticileri ve İslami kurumları bu metnin geliştirilmesine ve amaçlarının yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmaya davet eder.

Üçüncü: Ortak sorumluluk ve kurumsal bütünleşme
Birliğin gerçekleştirilmesi; âlimlerin, düşünürlerin, siyasi liderlerin, ilmî, davet, eğitim ve medya kuruluşlarının rollerinin birbirini tamamladığı ortak bir sorumluluktur. Konferans, farklı mezhep, ekol ve düşünce akımlarına saygı gösteren kuşatıcı bir İslami söylemin ve diyaloğun geliştirilmesini; dağınık girişimlerden deneyim, araştırma, ilmî ve eğitsel programlar ile ortak projelerin paylaşılmasına dayanan kurumsal iş birliğine geçilmesini talep eder. Ayrıca medyanın nefret, kışkırtma ve taassupla mücadelede, müşterek değerleri görünür kılmada ve güven inşa etmedeki rolünü önemle vurgular.
MESCİD-İ AKSA'NIN MERKEZİ KONUMU VURGULANDI
Dördüncü: Siyasi, insani ve ilmî iş birliği ile ümmetin meselelerine sahip çıkılması
Konferans, ümmetin meseleleriyle ilgilenen siyasi liderler ve şahsiyetler arasında sürekli istişare ve eş güdüm mekanizmaları oluşturulmasını; ihtiyaç sahiplerine yardım, mazlumların desteklenmesi, insan onurunun korunması ve yoksulluk, cehalet ile geri kalmışlıkla mücadele için insani ve sosyal çalışmaların yoğunlaştırılmasını talep eder. Mescid-i Aksâ’nın merkezî konumunu vurgulayarak onun davasına sahip çıkılması ve kutsal mekânların meşru ve sorumlu yöntemlerle korunması için çabaların koordine edilmesini gerekli görür. Ayrıca bilimsel araştırmalar ve ansiklopedik çalışmalar alanında ortak projeler başlatılmasını; eğitim, mesleki gelişim ve ilmî buluşma programları düzenlenmesini; terbiye, ıslah, manevi arınma, vasatlık, itidal, ahlak ve yeni nesillerin yetiştirilmesine önem verilmesini ister ve birliğe hizmet eden her türlü çabayı takdir eder.

Beşinci: Birliğe yönelik uygulama mekanizmaları ve projeler
İlkelerden uygulamaya geçmek amacıyla konferans aşağıdaki hususları kararlaştırmıştır:
“Birlik, Birlik Projeleri ve Yeniden Diriliş Araştırmaları Merkezi”nin, araştırmalar ve girişimler için ilmî ve uygulamalı bir çerçeve olarak kurulması.
İslam ülkelerinde görüşlerin yakınlaştırılması ve topluluklarla kurumların çabalarının eş güdüm içerisinde yürütülmesi amacıyla birlik komisyonları oluşturulması.
Karşılıklı anlayış ve diyalog kültürünü geliştirmek üzere ortak ilmî eğitim programları düzenlenmesi.
Her ülkede engelleri tespit ederek uygulanabilir ve izlenebilir çözümler ortaya koyacak çalıştaylar yapılması.
Âlimler, davetçiler ve düşünürler arasındaki iletişimin düzenli buluşmalar ve konferanslarla sürdürülmesi.
Kur’an ve sünnetten ilham alan; doğrudan öğüt vermenin ötesine geçerek inşa ve ıslahı hedefleyen, yenilenebilir ve kuşatıcı bir irşat ve davet projesinin hazırlanması. Bu proje yedi temel esasa dayanacaktır: ölçü ve denge fıkhı ile maslahat ve mefsedetlerin tartılması, basiret ve sonuçları gözetme fıkhı, hikmet, en güzel yöntemle diyalog, güzel öğüt, söz, eylem ve tutumlarda en iyi olanın tercih edilmesi ve değişmez esaslar korunarak söylem, program ve yöntemlerin sürekli yenilenmesi.
PROGRAM ÇIKTILARIN TAKİBİ YAPILACAK
Altıncı: Çıktıların programlara dönüştürülmesi ve uygulamanın takibi
Konferans, başarısının hayata geçirilen projeler ve sürdürülebilir iş birlikleriyle ölçüleceğini vurgular. Müslümanların birliği konusunun eğitim, terbiye, yetiştirme ve davet müfredatında kayda değer bir yer edinmesini; siyasi iş birliği ve İslami ilmî kurumlar arasındaki iş birliği konulu çalıştay çıktılarının amaçları ve öncelikleri belirlenmiş program ve girişimlere dönüştürülmesini ister. Katılımcı kuruluşlar arasında girişim ve tecrübe paylaşımı ile mutabakatların takibi için irtibat kişileri belirlenmesini; istişarenin sürdürülmesini ve sonuçları değerlendirmek, güçlükleri gidermek üzere düzenli toplantılar yapılmasını talep eder.

Yedinci: Mazlum halkların desteklenmesi ve ülkelerin birliğinin korunması
Katılımcılar, ayrışma ve zafiyetin Filistin, Yemen, Sudan ve diğer bölgelerde ümmet halklarının yaşadığı acıları ağırlaştıran başlıca etkenler arasında bulunduğunu vurgular; mazlumlara destek verilmesi, hakların ve kutsal mekânların korunması için ortak bir irade geliştirilmesini ve çabaların koordine edilmesini talep eder. Gazze’deki soykırımın durdurulmasını, Batı Şeria’daki öldürme ve hak ihlallerine son verilmesini, esirlerin ve başta Mescid-i Aksâ olmak üzere kutsal mekânların korunmasını ve işgal altındaki Filistin topraklarında işgalin sona erdirilmesini ister.
Konferans, Yemen halkıyla dayanışmasını; Yemen’in birliği, güvenliği ve istikrarına desteğini ve meşru devlet kurumlarının görevlerini yerine getirerek ülke topraklarının tamamında otoritelerini tesis edebilmelerinin önemini teyit eder. Sudan’la dayanışmasını ve bu ülkenin birliği, egemenliği ve meşru kurumlarına desteğini de vurgulayarak Sudan halkına yönelik insani, maddi ve manevi yardımların artırılmasını; çatışmanın sona erdirilmesi, ülkenin tamamında güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi için çalışılmasını talep eder.
Konferans, Rohingya, Doğu Türkistan ve diğer bölgelerde baskı ve zulme maruz kalan halklarla, herhangi bir suç işlememiş olmalarına rağmen görüşleri nedeniyle hapsedilen bütün düşünce mahkûmlarıyla dayanışmasını yineler; bu kişilerin serbest bırakılmasını, hak ve onurlarının korunmasını ister.

KONFERANS AVRUPA BAŞKENTLERİNDEKİ YAĞMA OLAYLARINI KINADI
Sekizinci: Toplumsal barışın korunması; saldırıların ve nefret söyleminin reddi
Konferans, son dönemde bazı Avrupa başkentlerinde gerçekleştirilen protestolar sırasında kamuya ve özel kişilere ait mülklere yönelik her türlü saldırıyı kınar; bu tür eylemlerin bütün dinlerde yasaklandığını ve kamu güvenliği ile toplumsal barış için tehlike oluşturduğunu vurgular. Aynı zamanda söz konusu olayların Müslümanlara yönelik nefret söylemini körüklemek ve İslamofobiyi güçlendirmek amacıyla istismar edilmesine karşı uyarıda bulunur; hukuka saygı gösterilmesini, hak ve özgürlüklerin korunmasını, barış içinde bir arada yaşama ve karşılıklı saygı ilkelerinin pekiştirilmesini talep eder.
Katılımcılar; Dünya Müslüman Âlimler Birliğine, İslam Âlimleri Vakfına, organizasyonda görev alan kurumlara, katılımcı âlimlere, düşünürlere, yöneticilere ve heyetlere, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve konferansın düzenlenmesi ile başarıya ulaşmasına katkıda bulunan herkese teşekkür eder. Konferansın; ortak değişmez esaslara dayanan, meşru çeşitliliğe saygı gösteren ve mutabakatı ümmet halklarının menfaatlerine ve medeniyet ile insanlık misyonuna hizmet eden kurumsal iş birlikleri ve somut projelere dönüştüren uzun soluklu bir birlik sürecinin önemli adımlarından biri olduğunu teyit eder. Allah’tan Müslümanları hak ve hayır üzerinde birleştirmesini, kalplerini kaynaştırmasını ve kendilerini dinleri ile dünya hayatları bakımından hayırlı olana muvaffak kılmasını niyaz eder.