Akit'e konuşan Paşa'dan çarpıcı açıklama
Beşir Atalay ve Vecdi Gönül'ün görevden aldığı komutanları iade kararı tartışılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin Başkanı Tuğgeneral Arslan Akit'e çok çarpıcı açıklamalar yaptı.
Yener Dönmez'in haberi
Akit’e konuşan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Tuğgeneral Abdullah Arslan, yargıdaki çift başlılıktan duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, “Son kararları AYİM vermesin. Bir üst mahkeme olsun” dedi.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Başkanı Tuğgeneral Abdullah Arslan, Akit’e konuştu. AYİM Başkanı, kamuoyunda “üç general davası” olarak bilinen Tümgeneral Halil Helvacıoğlu, Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu’nun, terfilerini gerçekleştirmedikleri gerekçesiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay aleyhine açtıkları ayrı ayrı 40 bin lira manevi ve 9.5 aylık maaş karşılığı 2 bin 100 liralık maddi tazminat davasının seyriyle ilgili çarpıcı bilgiler verdi. Söz konusu dava, generaller tarafından bakanlar ve Başbakan’a açılması nedeniyle hukuk tarihinde bir ilk olma özelliğini taşıyor. AYİM, daha önce 3 generalin açığa alınabileceğini ancak terfi etmeleri gerektiği yönünde karar almıştı.
MERAKLA BEKLENEN KARAR OCAK AYININ SONUNDA
Hem askeri yargı hem de söz konusu dava ile ilgili ilginç açıklamalar yapan AYİM Başkanı Tuğgeneral Abdullah Arslan, kamuoyunca merakla beklenen davanın Ocak ayının ikinci yarısında karara bağlanacağını söyledi. Kararı 10 kişilik genel kurulun vereceğini belirten Arslan, “Yeni adli yıla hiçbir dosyayı bırakmak istemiyoruz. Dolayısıyla söz konusu dava da en geç Ocak ayının ikinci yarısında kesin olarak hükme bağlanmış olacak. Bu tip davalarda karar genelde oybirliğiyle alınıyor. Daha önce de buna benzer çok sayıda dava oldu. Yani idareye karşı açılan davalar. Ancak bu dava general düzeyinde olduğu için bir ilk. Ama AYİM üyelerinin hiçbirisi etki altında kalmadan karar verir. Müdahale etmek isteyenler olsa da bundan etkilenmeyiz. Daha önce hiçbir etki altında kalınmadan verilmiş pek çok karar var” dedi.
“‘BİR ÜST MERCİ OLSUN’ DİYE HEP SÖYLEDİM”
AYİM’in verdiği kararların kesin hüküm taşıdığını ve bir üst mahkemenin olmayışını hep eleştirdiğini kaydeden Arslan, “Ben bu sistemi hep eleştirdim. ‘Bir üst mahkeme olsun’ istedim. Ama hiç kimseye laf dinletemedim. Geçen yıl açıkça Meclis Başkanı’na anlattık. Yargıda birlik, bütünlük olsun istedik. Çift başlılık ortadan kalksın, tartışmalar bitsin istedik. Ama olmadı. Biz kanun yapıcı olmadığımız için elimizden bir şey gelmiyor. Ancak fikirlerimizi söylüyoruz. Diğer taraftan mevcut kanunlara göre hüküm vermek ve o kanunları uygulamak durumundayız. Ama benim şahsi arzum hukukta birliğin oluşturulmasıdır. Bütün hukukçular yargıda birlik olsun isterler” şeklinde konuştu.
“YAŞ KARARLARI YANLIŞTI”
İnsanlara yaptırım uygulayıp, sonrasında o insanların neyle suçlandığını dahi bilmemelerinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Arslan, “Ben şahsım adına YAŞ kararlarıyla insanların haklarının ellerinden alınmasını hep eleştirdim. İnsanların neyle suçlandığını dahi bilmemeleri kabul edilemez. Hele bunun yargıya açık olmaması hiç kabul edilemez. Yapılan yeni kanunla bunlar düzeltildi” ifadelerini kullandı.
“TASLAK ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ”
Yargıda çift başlılığın ve aksaklıkların ortadan kaldırılması için kendilerinin de bir taslak üzerinde çalıştıklarını ve Meclis Başkanı’na sunacaklarını kaydeden Arslan, “Mevcut duruma bizim de eleştirilerimiz var. Ancak biz mevcut yasaları uygulamak durumundayız. Aksayan durumları değiştirecek olan Meclis’tir. Biz bu konuda ısrarla değiştirilmesini istedik. Mevcut düzenlemenin aksayan yönlerini anlattık” diye konuştu.
“28 ŞUBAT DÖNEMİNDE KUVVET KOMUTANLARI ASKERİ YARGIYA MÜDAHALE ETMEK İSTEDİ”
28 Şubat döneminde de bir albay olarak askeri yargıda görev aldığını kaydeden Arslan, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi’nin yargıya müdahale etmek istediklerini anlattı. Arslan, şöyle konuştu: “AYİM olarak 28 Şubat’ın en debdebeli günlerinde bile hukukun dışına çıkmadık. Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi yargıya müdahale etmek istediler. Başka müdahale etmek isteyenler de oldu. O zaman kuvvet komutanları bize yazılı notlar gönderiyorlardı. Bazı kişilerin irticacı olduğu filan belirtiliyordu o notlarda. Açıkça müdahale edilmek isteniyordu. Ama biz onları dikkate almadan hukukun gereğini yerine getirdik.”
Yeni Akit
-
efe 14 yıl önce Şikayet Etmilletin adamlarının tek bir hatası var oda. iktidarı alamamaları.bu bana yeter demeleri.oysa bu bakış açısı,ALLAHa şart koşmaktır.zenginlikte böyle adam bana bu kadar yeter ben bunun sefasını rahatını süreyim diyor.oysa helalinden kazanabilceği kadar kazanıp,meydanı ite kopuğa bırakmaması gerekir.ve makam olsun mülk olsun kalbine sokmaması gerekir.Beğen
-
Hakan Can 14 yıl önce Şikayet EtNe Kadar Samimi Olduğunu Göstersin Sayın Paşam... YAŞ Kararlarıyla TSK'dan ihraç edilmeler yanlıştı diyor sayın Paşam. 6191 sayılı kanunla YAŞ mağdurlarına iade-i itibar yapıldı. Ancak YAŞ mağdurlarıyla fiili olarak aynı durumda olan kararname mağdurlarının başvuruları Milli Savunma Bakanı'nca reddedildi ve itiraz mercii olarak da AYİM gösterildi. Ve şu an birçoğu AYİM'e itirazda bulunmuş durumda ve dosyaları sayın Paşamın önlerinde. Kararname mağdurlarının YAŞ mağdurlarından tek farkı AYİM'e itiraz haklarının bulunmasıydı yani yargıya açık olmalarıydı. Şimdi Kuvvet Komutanının verdiği bir kararı AYİM nasıl iptal edebilir bir düşünün. Sayın Paşam resmi olarak açıklasın. Kararname ile ilişiği kesilip de kaç kişi AYİM'e itiraz etmiş ve bir tane itirazı kabul edilmiş kimse var mıdır? AYİM idari kararlarla ilgili kendi kanununda belirtildiği gibi kesinlikle yerindelik denetimi yapamıyor, esasa giremiyor. Yakında kararname mağdurlarının davaları sonuçlanacak. O zaman sayın Paşam’ın açıklamalarının samimiyeti belli olacaktır.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Ahmet Yılmaz 14 yıl önce Şikayet EtIslahat. Askeri teşkilata yeniden köklü bir ıslahat yapılarak görev ve yetkileri belirlensin.Her şeyden önemlisi askere yetenek kazandıran çalışmalar yapılsın. Daha sonra kadro ve rütbe sayıları azal tılsın(tuğ,tüm,or).Asker ülkesini sev sin ve onu müdafaa etsin. Asker her şeyden önce teknik ve taktik beyne sa hip olsun v.b.Beğen