Odatv'de Küçük ve Şık birbirine düştü

İstanbul Adalet Sarayı'ndaki özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Odatv soruşturmasında Yalçın Küçük ve Ahmet Şık birbirine düştü.

Odatv'de Küçük ve Şık birbirine düştü
Odatv'de Küçük ve Şık birbirine düştü
GİRİŞ 27.12.2011 15:10 GÜNCELLEME 27.12.2011 15:10

Ergenekon soruşturması kapsamında Odatv'de yapılan aramalar sonrasında gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın'ın da aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 14 sanık hakkında açılan davanın 3. duruşması başladı.

İstanbul Adalet Sarayı'ndaki özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Prof. Dr. Yalçın Küçük, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Soner Yalçın, Şükrü Doğan Yurdakul, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Muhammet Sait Çakır, Coşkun Musluk, Müyesser Uğur ile tutuksuz sanık İklim Ayfer Kaleli katıldı. Diğer tutuksuz sanık Ahmet Mümtaz İdil ise sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya gelmedi. Davanın tutuklu sanıklarından Kaşif Kozinoğlu ise cezaevinde rahatsızlanarak 12 Kasım'da hayatını kaybetmişti.

Şık-Küçük tartışması

Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci, yarın duruşma yapılmayacağını belirterek, ''Bir aksilik çıkmazsa perşembe ve cuma günleri devam edeceğiz'' dedi.

Sanık avukatlarından bazıları, çarşamba günü de duruşmanın yapılmasını istedi. Bunun üzerine söz alan sanık Yalçın Küçük, ''Biz çarşamba günü duruşma yapılmasını istemiyoruz'' diye konuştu.

Araya giren sanık Ahmet Şık ise Yalçın Küçük'e hitaben, ''Kendi adına konuş. 'Biz' deme 'Ben' de'' dedi.

Yalçın Küçük de sinirlenerek Şık'ın üzerine yürümek istedi. Araya giren görevlilerin durdurduğu Küçük, Şık'a hitaben ''İstediğim gibi konuşurum, karışamazsın'' karşılığını verdi.

Ahmet Şık da bunun üzerine ''terbiyesiz'' dedi. Yalçın Küçük de ''Terbiyesiz sensin. Otur yerine'' diye cevap verdi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Ekinci, sanıkları kendi aralarında tartışmamaları için uyararak, ''Burası mahkeme söz isteyeceksiniz'' dedi.

Söz alan sanık Ahmet Şık, hızlı yargılamanın yapılmasını ve çarşamba günü duruşmaların olmasını talep etti.

Tekrar söz alan sanık Yalçın Küçük, ''Biz'' sözünün Türk ve Osmanlıca dil kurallarına göre kibarlık maksadıyla kullandığını belirterek, ''Biz demek tevazu göstermektir. Ben duruşmanın çarşamba günü yapılmasını istemiyorum'' dedi.

Duruşmada söz alan diğer tutuklu sanık Hanefi Avcı da iddianamenin hızlı okunmasını istedi.

Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Çarşamba günü ara veriyoruz ancak yatmıyoruz. Bu mahkemeye malumunuz yeni atandım. 2 ayda 80 dava açılmış, sadece bu dava görülmüyor. Bizim de amacımız hızlı yargılamanın yapılmasıdır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Bu konuda siz de bize yardımcı olmanız gerekir'' şeklinde konuştu.

Duruşma, TRT spikerlerinin iddianameyi okumasıyla devam ediyor.

Bu arada, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ve CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner de duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.

Ceza istemleri

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hazırlanan iddianamede, Yalçın Küçük'ün ''silahlı örgüt kurmak ve yönetmek'', ''kaos ortamı oluşturmak amacıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek'', ''devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin ekmek'', ''yasaklanan bilgileri temin etmek'', ''adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek'' suçlarından ve ''örgüt yöneticisi sıfatıyla diğer şüphelilerin işlemiş olduğu özel hayatın gizliliğini ihlal etmek'' suçundan 21 yıldan 43 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Soner Yalçın'ın ''silahlı örgüte üye olmak'', ''kaos ortamı oluşturmak amacıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek'', ''devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etmek'', ''yasaklanan bilgileri temin etmek'', ''adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek'', ''özel hayatın gizliğini ihlal etmek'' ve ''kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek'' suçlarından 14 ile 36,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, gazeteci Ahmet Şık ile eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın ''silahlı örgüte yardım etmek'' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Kaşif Kozinoğlu'nun ''silahlı örgüte üye olmak'', ''devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etmek'' ve ''yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçlarından 11,5 yıldan 26 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Nedim Şener'in de ''silahlı örgüte yardım etmek'' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor.

İddianamede, diğer sanıkların da benzer suçlara ilişkin olarak 7,5 ila 23 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılması isteniyor.

KAYNAK: AA
YORUMLAR 4
  • Mehmet YAZICI 14 yıl önce Şikayet Et
    Bunların kralının değeri. Bir kuzu butunun eti alındaıktan sonra kalan kemiğin değeri kadardır işte o kemiği kapmak için birbirlerini anında satarlar.
    Cevapla
  • masum bilen 14 yıl önce Şikayet Et
    BUNLAR BÖYLE İŞTE. Dışarıdan bakıldığında birliktelikli görünürler.Ancak gerçekte ise biribirleri ile düşmandırlar.Çünkü birliktelikleri kirli çıkar üzeredir.Çıkarları çakıştığı an biribirine terbiyesiz diyecek kadar çukurlaşırlari Hepside birer piyon veya rol verilmiş artisttirler.Kavgaları ise rollerinde başarısızlıktandır
    Cevapla
  • kenan9 14 yıl önce Şikayet Et
    yiyin birbirinizi. hakim bunlara iyibir ceza verirde akılları başlarına gelir inşallah
    Cevapla
  • ÖMER HÜSEYİNOĞLU 14 yıl önce Şikayet Et
    SELAAAAAM .......... Bunların dostluğu çıkar ilişkileri bitene kadardır,ucu dünya menfaatine dayanan bütün dostluklar gibi.Aklımın almadığı acaba çakma vatanseverler ultra-mega milliyetçiler şimdi hangi tarafı tutacak.Apoya ve Pkk'ya selaaam gönderen bu ...n arkasından epeyce yol almışlardı.Onun yargılanmasına epeyce içerlemişlerdi.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Yılmaz Özdil: Madalya verilebilir! Suriye planı tereyağından kıl çeker gibi yapılmış
Erdoğan ve Trump'tan 'çok önemli' görüşme! Trump'tan sürpriz Türkiye ve Suriye açıklaması