Gagavuzya’nın seçilmiş lideri Gutul, cezaevinde Moldova’nın siyasi baskısını kitaplaştırdı
Gagavuzya Özerk Bölgesi Başkanı Evghenia Gutul, 300 günlük tutukluluğu süresince yazdığı 30 mektubu "Gutul Davası: Siyasi Zulmün Anatomisi" adıyla kitaplaştırdı. Uluslararası hukuk çevrelerinde yankı uyandıran eser, Moldova'daki siyasi yargı uygulamalarını ve insan hakları ihlallerini birinci elden ortaya koyuyor.
Türkiye'nin desteğiyle kurulan Gagavuzya Özerk Bölgesi'nin demokratik seçimle göreve gelen başkanı Evghenia Gutul, 300 güne yaklaşan tutukluluğunun içinden sesini duyurdu: Cezaevinde kaleme aldığı 30 mektup "Gutul Davası: Siyasi Zulmün Anatomisi" adıyla kitap olarak yayımlandı. Eser, Gagavuzya ile Moldova'nın Kişinev merkezli yönetimi arasındaki gerilimin seyrini, tutuklanma sürecini ve hücre hapsine açılan kapıdaki siyasi baskıları birinci ağızdan aktarıyor. Kitap Türkçe, İngilizce ve Rusça olmak üzere üç dilde www.egutul.com adresinden ücretsiz sunuluyor.
Gagavuzya Özerk Bölgesi'nin seçilmiş meşru lideri Evghenia Gutul 2023 Başkanlık seçimini kazandıktan sonra Kişinev yönetiminin yetki devri talebini reddetti. Bunun üzerine merkezi yönetim bölge üzerindeki baskıyı kademeli olarak artırdı; ardından birbiri ardına açılan ceza davaları geldi. Tüm bu süreç 5 Ağustos 2025'te Kişinev mahkemesinin 7 yıllık hapis kararıyla bir evreyi kapattı.

Uluslararası hukukçulardan sert tepki
Kitabın kamuoyuna sunulması uluslararası hukuk çevrelerinde anında yankı uyandırdı. İspanyol avukat Gonzalo Boye eseri "Moldova'daki siyasi baskının hazır delili" olarak nitelendirerek değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Uydurulmuş bu davanın yapısı ve Evghenia Gutul'un tutulduğu koşullar, herhangi bir Avrupalı insan hakları savunucusunu derinden sarsar. Meşru seçilmiş bir siyasetçiyi ve iki çocuk annesini tamamen asılsız suçlamalarla insanlık dışı hücre hapsi koşullarında tutmak adalet değil; bir ceza operasyonu ve açık siyasi intikam eylemidir. 'Gutul Davası: Siyasi Zulmün Anatomisi', uluslararası kurumların dikkatle incelemesi gereken kritik bir belgedir.”
Avrupa değerlerini hatırlama çağrısı
Kitap özellikle Moldova'nın iç siyasetindeki çelişkili pratikleri odağa alıyor. Gutul, AB aday statüsündeki Moldova'da baskının Gagavuzya sınırlarını aşarak ülke geneline yayıldığını vurgularken, yetkililerin dilinden düşürmediği "Avrupa değerleri" söyleminin sahada nasıl ihlal edildiğini somut verilerle ortaya koyuyor.

Gagavuzya'nın özerk statüsünün Kişinev eliyle nasıl adım adım tahrip edildiğini belgeleyen Gutul şu uyarıyı yapıyor: "Sandu yönetimindeki Moldova, tüm Avrupa için bir alarm zilidir. 'Avrupa değerleri' söyleminin ulusal egemenliği yok etmek, halkı yoksullaştırmak ve muhaliflere yönelik siyasi baskıyı meşrulaştırmak için nasıl araçsallaştırılabildiğini gözler önüne seriyor.”
Hukuki süreç de sorgulanıyor
Gutul, mektuplarında yargılama sürecini hukuki bir perspektifle de irdeler; usul ihlallerini ve biçimsel duruşmaları belgeler; mahkumiyetin önceden yazılmış bir senaryo olduğunu savunur. Uluslararası hukukçular bu iddiayı pek çok hukuki normu ihlal sayarak kayıt altına aldıkları bulgularla destekliyor. Bağımsız gözlemciler açısından sonuç nettir: süreç, başından beri siyasi güdümlüydü.
Avrupa Parlamentosu'na, gazetecilere ve sivil topluma çağrı
Gutul, mektuplarında Avrupa Parlamentosu üyelerini, bağımsız gazetecileri ve sivil toplum temsilcilerini hedef alarak Moldova'daki gelişmelere egemen anlatının dışında bir bakış açısı sunuyor. Bağımsız medyanın susturulduğu, seçim özgürlüğünün fiilen işlevsiz kılındığı, muhalefete para cezasıyla baskı uygulandığı ve yargı ile kolluk güçlerinin siyasi iktidarın enstrümanına dönüştürüldüğü bir sistemi tanıklık ederek aktarıyor.
Mektuplar, siyasi ve hukuki analizin yanı sıra derin bir insani boyut da taşıyor. En küçüğü üç yaşında olan çocuklarından uzak kalan Gutul, bu zorunlu ayrılığın getirdiği acıyı ve hücre hapsinin yıpratıcı psikolojik etkisini içtenlikle dile getiriyor.
"Bir kadının cezaevinde dayanamayacağını, boyun eğeceğini, yetkisinden vazgeçeceğini ve kendisine oy verenlere ihanet edeceğini sanıyorlar. Halkım yüzyıllar boyunca başkalarının teslim olduğu yerde ayakta kaldı. Taşı sıkıştırıp su çıkardık, daha fazlası yokken. Bu bizim karakterimiz. Ben de boyun eğmeyeceğim" diyor Gutul.
Sessiz kalmayın çağrısı
Gagavuzya Başkanı hem yurttaşlarını hem uluslararası kamuoyunu bu meselede harekete geçmeye çağırıyor. Mektupların yaygınlaştırılmasını, platformlarda tartışılmasını ve Gagavuzya'daki durumun gündemde tutulmasını talep ediyor.
Kitaba ve Gutul'un açıklamalarının tümüne www.egutul.com adresinden ücretsiz erişilebilir.