Anabasis Kuzey Rotası: On binlerin izinde 4 şehri birleştiren yeni seyahat rotası

Erzurum’dan Trabzon’a uzanan Anabasis Kuzey Rotası; kaleleri, antik kentleri, manastırları, yer altı şehirleri ve doğal güzellikleriyle Anadolu’nun tarihî mirasını keşfetmek isteyenlere yeni bir seyahat alternatifi sunuyor.

GİRİŞ 16.10.2026 09:58 GÜNCELLEME 16.10.2026 10:04

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen Kadim Şehirler Yolu projesinin üçüncü rotası, dört günde dört şehrin kültürel ve doğal zenginliklerini bir araya getiriyor. 

Anadolu’nun tarihî yollarını, kültürel mirasını ve doğal güzelliklerini bir araya getiren Kadim Şehirler Yolu projesi yeni bir güzergâhla genişliyor. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) yürütücülüğünde hazırlanan Kadim Şehirler Yolu: Anabasis (On Binlerin Dönüşü) Kuzey Rotası, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon’u kapsıyor. Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e uzanan rota; tarihî yapıları, arkeolojik alanları, inanç merkezlerini ve doğa deneyimlerini aynı seyahat programında buluşturuyor.

İç turizmi desteklemek ve Anadolu’nun farklı destinasyonlarını tematik güzergâhlarla tanıtmak amacıyla 2026 yılında başlatılan Kadim Şehirler Yolu projesi, seyahat acenteleri aracılığıyla yeni tur paketlerinin geliştirilmesini ve destinasyonlar arasında sürdürülebilir ziyaretçi hareketliliği oluşturulmasını hedefliyor. Projenin ilk rotası Batman-Şırnak hattında, ikinci rotası ise Aksaray, Niğde ve Kayseri’yi kapsayan “Bilinmeyen Kapadokya” güzergâhında hayata geçirildi. Anabasis Kuzey Rotası ise bu yolculuğa Doğu Anadolu ile Karadeniz arasındaki tarihî geçiş hatlarını ekliyor. 

ANABASİS: ON BİNLERİN KARADENİZ’E UZANAN YOLCULUĞU 

Anabasis Kuzey Rotası, adını Antik Yunan komutan ve yazar Ksenofon’un kaleme aldığı tarihî eserden alıyor. MÖ 401 yılında Pers tahtını ele geçirmek isteyen Genç Kyros’un ordusunda yer alan yaklaşık 10 bin Yunan paralı askerin hikâyesini anlatan eser, komutanlarının savaşta hayatını kaybetmesinin ardından askerlerin yurtlarına dönüş mücadelesini konu alıyor. 

Ksenofon’un önderliğinde düşman topraklarından, sert kış koşullarından ve sarp dağlardan geçerek kuzeye ilerleyen askerler, sonunda Karadeniz kıyılarına ulaşıyor. Askerlerin denizi gördüklerinde söylediği “Thalassa! Thalassa!” yani “Deniz! Deniz!” nidası, bu tarihî yolculuğun en bilinen anlarından biri olarak öne çıkıyor. Trabzon çevresiyle ilişkilendirilen bu anlatı, yeni rotanın tarihsel çerçevesini oluşturuyor. 

Anabasis Kuzey Rotası da bu hikâyeyi bölgenin kültürel ve doğal mirasıyla birleştirerek ziyaretçilere tarih, doğa ve keşif odaklı bir seyahat deneyimi sunmayı amaçlıyor. 

ERZURUM’DA NARMAN PERİBACALARI VE ORTA ÇAĞ MİRASI 

Dört günlük seyahatin ilk durağı Erzurum oluyor. Yolculuk, kırmızı kaya oluşumlarıyla dikkat çeken Narman Peribacaları’nda başlıyor. “Kırmızı Periler Diyarı” olarak da bilinen bu doğal alan, rüzgâr ve yağışın aşındırdığı tortul kayaçların oluşturduğu sıra dışı manzarasıyla öne çıkıyor. 

Güzergâh, Oltu’nun tarihî dokusu ve Oltu Kalesi ile devam ediyor. Ardından farklı renk katmanlarıyla dikkat çeken Gökkuşağı Tepeleri, Tortum Çayı’na hâkim konumuyla Engüzek Kalesi ve vadinin manzarasını izleme imkânı sunan Pirinkayalar Seyir Terası rotanın durakları arasında yer alıyor. 

Günün öne çıkan tarihî ziyaretlerinden biri ise Uzundere’deki Öşvank Manastırı oluyor. 10. yüzyılda Gürcü Bagratlı Hanedanlığı döneminde inşa edilen yapı; taş işçiliği, kabartmaları ve freskleriyle bölgenin Orta Çağ mimarisini yansıtıyor. İlk günün programı Erzurum’da konaklamayla tamamlanıyor. 

BAYBURT’TA KALELERDEN YER ALTI ŞEHRİNE 

Rotanın ikinci günü Bayburt’ta başlıyor. Çoruh Nehri’ne hâkim kayalıklar üzerinde yükselen Bayburt Kalesi, şehrin tarihî savunma mirasını gözler önüne seriyor.

Bayburt Kalesi

Tarih boyunca birçok kez onarım gören kale, Selçuklu dönemindeki çini süslemeleri nedeniyle tarihî kaynaklarda “Çinimaçin Kalesi” adıyla da anılıyor. Kaleye adını veren çiniler zamanla yok olmuş. Ancak 2017 yılında başlatılan restorasyon ve kazı çalışmaları kapsamında, farklı renk ve boyuttaki çiniler, aslına uygun şekilde yeniden üretilerek yerlerine konuluyor.

Bayburt Kalesi’nin çini süsleme detayları.

Selçuklu dönemine uzanan geçmişiyle Bayburt Ulu Camii de kentin önemli kültürel ve inanç yapıları arasında bulunuyor. 

Bayburt Ulu Camii

Bayburt’un merkezinde yer alan Ulu Camii, Selçuklu dönemine uzanan tarihi ve mimari özellikleriyle kentin kültürel mirası arasında yer alıyor. İlk olarak kervansaray olarak inşa edildiği, daha sonra camiye dönüştürüldüğü belirtilen yapının, II. Gıyaseddin Mesut döneminde (1282-1298) yaptırıldığı kabul ediliyor. Tarih boyunca birçok kez onarım gören cami, farklı dönemlerin izlerini bir arada barındırıyor.

Bayburt Ulu Camii

Bayburt’un ardından Aydıntepe Yeraltı Şehri ziyaret ediliyor. Tüf ana kayanın oyulmasıyla oluşturulan galerilerden, tonozlu odalardan ve geniş mekânlardan meydana gelen yer altı yerleşimi, güzergâhın dikkat çekici duraklarından birini oluşturuyor. 

Günün devamında rota Gümüşhane’de devam ediyor. Şehirde yer alan ve Roma İmparatorluğu’nun doğu sınır savunmasında önemli rol oynayan Satala Antik Kenti, bölgenin askeri tarihine ışık tutuyor.

Gümüşhane Tarihî Süleymaniye Mahallesi

Tarihî Süleymaniye Mahallesi ise eski Gümüşhane’nin çok kültürlü geçmişini, geleneksel yerleşim dokusunu ve madencilik tarihini yansıtıyor. Zengin maden yatakları ve stratejik konumu sayesinde farklı dönemlerde pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Süleymaniye Mahallesi’nde Asurlular, Urartular, Medler, Persler, Makedonlar, Pontus Krallığı, Roma İmparatorluğu, Emeviler, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüş.

Gümüşhane Tarihî Süleymaniye Mahallesi

Süleymaniye Mahallesi, geçmişten günümüze ulaşan mimari eserleriyle de öne çıkıyor. Bölgede cami, kilise, hamam, köprü ve dükkân gibi farklı işlevlere sahip toplam 35 taşınmaz kültür varlığı bulunuyor. Bu yapılar, yerleşimin tarih boyunca geçirdiği değişimi ve farklı kültürlerin bir arada bıraktığı izleri yansıtıyor.

GÜMÜŞHANE’DE SANTA HARABELERİ, TRABZON’DA DAĞ VE DENİZ MANZARALARI 

Üçüncü günün ilk durağı Santa Harabeleri oluyor. Gümüşhane’nin Dumanlı köyü sınırlarında, vadilere yayılan tarihî yerleşim; taş evleri, kiliseleri ve eski yerleşim dokusuyla dikkat çekiyor. Özellikle 16. ve 18. yüzyıllarda madencilik faaliyetleriyle gelişen bölge, kültürel miras ile doğal peyzajı bir arada sunuyor. 

Santa Harabeleri

Gümüşhane’nin tarihi mirasları arasında yer alan Santa Bölgesi, geçmişte madencilik faaliyetleriyle gelişen ve farklı kültürlere ev sahipliği yapan önemli yerleşim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Fatih Sultan Mehmet döneminde, 1461-1476 yılları arasında Trabzon ve Doğu Karadeniz’in diğer bölgeleriyle birlikte Osmanlı topraklarına katılan Santa, özellikle maden kaynakları sayesinde yüzyıllar boyunca ekonomik ve sosyal açıdan gelişim göstermiş.

Santa Harabeleri

Program, tarihî hafızayı yaşatan Harmantepe Şehitliği ile devam ediyor. Ardından Trabzon’a hareket ediliyor ve Madur Dağı güzergâhın doğa durakları arasına katılıyor. 

Trabzon’da doğa ve macera deneyimini bir araya getiren Forapark Dağ Kızağı etkinliği de ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor.

Forapark Dağ Kızağı

TRABZON’DA MAĞARALAR, ŞELALELER VE TARİHÎ YAPILAR 

Anabasis Kuzey Rotası’nın son günü, Trabzon’un doğal güzellikleri ve kültürel mirasıyla şekilleniyor. Düzköy ilçesindeki Çal Mağarası, içerisinden geçen dere, küçük şelaleler ve sarkıt-dikit oluşumlarıyla doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor. 

Güzergâhın devamında Tonya Canikdere Şelalesi’nin doğal manzaraları ve Beşikdüzü Teleferik’in panoramik Karadeniz görüntüleri ziyaretçilere farklı keşif imkânları sunuyor. 

Beşikdüzü Teleferik

Trabzon’un tarihî mirasını tanımak isteyenler için Kızlar Manastırı da rotanın önemli durakları arasında yer alıyor. Boztepe yamacında bulunan manastır kompleksi, kaya kilisesi ve tarihî kalıntılarıyla şehrin inanç ve kültür geçmişine ışık tutuyor. Programın Araklı durağında ise geleneksel konut mimarisini yansıtan Furtuna Konağı ziyaret ediliyor. 

 Furtuna Konağı

Araklı’nın Konakönü Mahallesi’nde yer alan Furtuna Konağı, yaklaşık 100 yıllık geçmişiyle bölgenin geleneksel konut mimarisini yansıtan yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Aile mülkiyetinde bulunan konak, geçmişten bugüne yaşam alanı olarak kullanılıyor.

ANADOLU’NUN TARİHÎ YOLLARINI KEŞFETMEK İSTEYENLERE YENİ ROTA 

Erzurum’dan başlayarak Bayburt ve Gümüşhane üzerinden Trabzon’a ulaşan Anabasis Kuzey Rotası, Anadolu’nun tarihî geçiş güzergâhlarını kültür, arkeoloji ve doğa turizmiyle bir araya getiriyor. Kaleler, antik kentler, manastırlar, yer altı yerleşimleri, mağaralar ve şelalelerle zenginleşen dört günlük program, bölgenin farklı turizm değerlerini tek bir seyahat deneyiminde buluşturuyor. 

Kadim Şehirler Yolu projesi kapsamında geliştirilen rotanın, iç turizm acentelerinin satış kanallarında paket tur olarak sunulması planlanıyor. Böylece Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e uzanan güzergâhın daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesi ve bölgedeki turizm hareketliliğinin desteklenmesi hedefleniyor. 

KAYNAK: HABER7
Özge Çelikbaşlı Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Özge Çelikbaşlı

Editör Hakkında

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Dakikalar artık 61 saniye sürmeyecek: Saat sisteminde devrim! Türkiye'de de kaldırılacak
Husiler Aden'deki sarayı 5 füzeyle hedef aldı! Başbakan ve kabine üyeleri binadaydı