Bilal Erdoğan'dan çocuk edebiyatı vurgusu: 21. yüzyıla damgasını vuracak
YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, çocuk edebiyatı yarışmasının ödül töreninde, “21. yüzyıla damgasını vuracak nesil, işte bu yeni metinler ve o metinlerin oluşturduğu içeriklerle yetişecekler.” dedi.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) ile Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) iş birliğinde düzenlenen “Köklerden Geleceğe: Çocuk Edebiyatında Yeniden Yazım Hikâye Yarışması”nın ödül töreni gerçekleştirildi.
Yarışma, geleneksel kültürel mirasın çocuk edebiyatı aracılığıyla gelecek kuşaklara taşınmasını ve yeniden yazım yoluyla özgün hikâyelerin ortaya çıkmasını amaçladı. YETEV Türk Müziği İlkokulu Cinuçen Tanrıkorur Konser Salonu’nda gerçekleştirilen törene YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, YETEV Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş, akademisyenler ve sanatseverler katıldı. Program, protokol konuşmalarının ardından Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça Müzik Topluluğu öğrencilerinin konseri ve ödül takdimiyle devam etti.

"YETEV 15 YILLIK EĞİTİM VAKFININ MÜCESSEM HALİDİR”
Programda konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, “YETEV olarak aslında 15 yıllık bir eğitim vakfının bugünkü mücessem haliyiz diyebiliriz. Hem İrfan Okullarının, hem Palet Okullarının, hem Yenidoğu Okullarının bir araya gelmesiyle yeni ‘Türkiye Eğitim Vakfı’ meydana geldi ve bugün bütün okullarımıza YETEV Okulları olarak adlandırıyoruz. Tabii ki eğitime dair birçok projemiz var. Okullarımızda uyguladığımız, bize özgün, Türkiye'de ya ilk olan ya en iyi olarak uygulanan uygulamalarımız ve çalışmalarımız var. Bir neslin yetişmesi derdiyle yola çıktık. 1951 yılında İlim Yayma Cemiyeti'ni kuranlar Türkiye'de bir kültürün, bir kimliğin yaşatılması için adım atmışlar, 75’inci yılını bugün kutluyoruz. İlim Yayma Vakfı'nı kuranlar 'Güzel insan yetiştirmek için' demişler, memleket dahilinde ve haricinde ilmin yayılmasını kendilerine hedef almışlar. Bütün bunlar böyle kadim bir gelenek ki işte yeni nesiller kültürümüzden, kimliğimizden, inancımızdan uzaklaşmasınlar diye dertlenmişler ve çalışmışlar. YETEV de aslında o zincirin son halkalarından bir tanesi. Ve her bir çocuğumuz kendi toprağından beslenerek büyüsün, dalları böylesine uzaklara ulaşsın arzusuyla yürümeye devam ediyoruz. 500'ün üzerinde öğretmenimizle, eğitim kadromuzla bunun derdini yaşamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

ERDOĞAN: “YURT İÇİNDE, YURT DIŞINDA BAŞARILI, İHTİYAÇ SAHİBİ ÖĞRENCİLERİ DESTEKLEMEYE GAYRET GÖSTERİYORUZ”
Vakfın eğitim kadrosuyla birlikte çocukların gelişimini desteklemek üzere farklı alanlarda çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Erdoğan, YETEV Türk Müziği İlkokulu’nun bu çalışmalar arasında özel bir yere sahip olduğunu belirtti.
Erdoğan, “Ve bu projelerimizden bir tanesi bugün içinde olduğumuz YETEV Türk Müziği İlkokulumuz. ‘Türk müziğine dehaları kazandırabilir miyiz?’ diye Yüce Gümüş kardeşimle yola çıktığımız bir yolda, 9. yılımız. Bunun dışında Kasımpaşa'daki Mustafa Kandıralı Güzel Sanatlar Lisesi'ndeki öğrencileri destekliyoruz ki, benim de kendi mahallem olan Kasımpaşa'daki müzik yeteneği olan gençler okula biraz daha devam etsinler, orada geleceklerini daha güzel bir eğitimle taçlandırılsınlar, Türk müziğini iyi öğrensinler diye bir gayret sarf etmeye devam ediyoruz. Verdiğimiz burslarımız var. Yurt içinde, yurt dışında başarılı, ihtiyaç sahibi öğrencileri desteklemeye gayret gösteriyoruz” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZA YÖNELİK YENİ NESİL İÇERİKLERİN HAZIRLANMASININ DESTEKÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Çocuklara yönelik kültürel içeriklerin zenginleştirilmesini hedeflediklerini belirten Erdoğan, daha önce çocuk şarkıları beste yarışmaları ve çocuk enstrümanları yapım yarışması düzenlediklerini hatırlattı. Hikâye yarışmasının da bu çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu söyleyen Erdoğan, yarışmanın ortaya çıkış sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Burada da çocuklara hitap edecek bir yeniden yazım esasıyla bir hikâye yarışması tertip etmiş olduk. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitemizin Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinin desteğiyle, katkısıyla, -tabii ki fikir onlardan geldi-, biz de dedik ki bir yarışmayı desteklemek, oradaki ödülleri sağlamak herhalde bu işi desteklemenin en kolay yolu bizim açımızdan. Onun için bu tür desteklemelerimize vakıf olarak devam edeceğiz.”
“21'İNCİ YÜZYILIN ÇOCUKLARINA AYNI RUHU AKTARMAK DURUMUNDAYIZ”
Çocukların kendi kültürel değerleriyle bağ kurabilecekleri içeriklerin hazırlanmasının önemine dikkat çeken Erdoğan, geçmişten gelen değerlerin günümüz çocuklarına onların anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini ifade etti. Erdoğan, “Çünkü 21. yüzyılın çocuklarına aynı ruhu, geçmişte ecdadımızın yaşadığı, yaşattığı, Asr-ı Saadet’te Efendimizin önderliğinde yaşananı bugünün şartlarında bir şekilde aktarmak durumundayız, tercüme etmek durumundayız. O ruhu bugünün çocuklarının kabul edeceği şekilde ambalajlamak durumundayız. Onun için çocuklarımıza yönelik yeni nesil içeriklerin hazırlanmasının destekçisi olmaya da devam edeceğiz.” dedi.
Yarışmanın hazırlanmasında emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, çocuk edebiyatına yönelik bu tür çalışmaların gelecek kuşakların yetişmesine katkı sunacağına inandığını belirterek, “İnşallah 21. yüzyıla damgasını vuracak nesil, işte bu yeni metinler ve o metinlerin oluşturduğu içeriklerle yetişecekler ve 21. yüzyıla damgalarını böyle vuracaklar. Ve inşallah buradaki müziğimizi yaşayarak, yaşatarak büyüyen çocuklar, hayallerimizi, hocalarımızın, üstatlarımızın hayallerini gerçekleştirmeye biraz daha yaklaşacaklar, bizleri de yaklaştıracaklar.” ifadelerini kullandı.
FSMVÜ REKTÖRÜ PROF. DR. NEVZAT ŞİMŞEK: “ÖDÜL ALAN ESERLER KİTAPLAŞTIRILDI”
Rektör Şimşek, törende yaptığı konuşmada hikâyelerin farklı kuşaklarla buluştuğunda yeniden hayat bulduğunu belirterek yarışmanın kültürel mirasın aktarılmasına ve çocuk edebiyatına katkısına dikkat çekti. Şimşek, “Bir hikâye kaç kere doğabilir? Tabii ki ilk anlatıldığı gün, ayrıca yıllar sonra, hatta yüzyıllar sonra bir çocuğun elinde yeniden hayat bulduğunda, onun diliyle, onun merakıyla yeniden hayat bulduğunda. Bugün burada hikâyelerimizin yeni kuşaklarla buluşmasını kutlamak için, yeniden hayat bulmasını kutlamak için bir aradayız.” ifadelerini kullandı.
Yarışmanın yalnızca ödül takdiminden ibaret olmadığını, ödül alan eserlerin kitaplaştırılmasıyla somut bir çıktıya dönüştüğünü vurgulayan Şimşek, “Bu buluşmayı ayrıca anlamlı kılan bir husus var. Yarışmamız yalnızca ödüllerin verilmesiyle sonuçlanmıyor. Ödül alan eserler kitaplaştırıldı. Böylece bir çağrıyla başlayan çalışma, çocukların eline ulaşacak esere dönüşmüş oldu. Bu bizim için yarışmanın en kıymetli sonuçlarından biridir.” dedi.
Üniversitelerin bilgi üretmenin yanı sıra bu bilgiyi toplumun hizmetine sunma sorumluluğu taşıdığını belirten Şimşek, yarışmayı akademik birikimin kültür ve eğitim hayatına somut katkı sunduğu bir çalışma olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Çocukların okudukları hikâyelerin, öğrendikleri kelimelerin ve kurdukları hayallerin dünyayı anlama biçimlerini şekillendirdiğini dile getiren Şimşek, çocuk edebiyatının edebiyatın yanı sıra eğitim, dil, kültür ve aile hayatı açısından da önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Yarışmanın başvuru ve değerlendirme sürecine ilişkin bilgi veren Şimşek, toplam 295 başvuru yapıldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
“Ön incelemede 162 metnin yarışma şartlarına uygun olduğu belirlendi. Ardından gerçekleştirilen ön incelemede 80 metin bir sonraki aşamaya geçti. Yapay zekâ kullanımına ilişkin taramanın sonrasında 68 eser seçici kurulun değerlendirmesine sunuldu. 8 kişilik seçici kurulumuz 4 grup halinde çalıştı. Her metin iki ayrı kurul üyesi tarafından değerlendirildi ve her üyemiz 17 metin okumuş oldu. Böylece eserler farklı değerlendiricilerin bakış açılarıyla incelenmiş oldu, ele alınmış oldu. Bu titiz değerlendirmeden sonucunda 7 eser finale kaldı. Final değerlendirmesi seçici kurul toplantısının ardından birincilik, ikincilik, üçüncülük ve jüri özel ödüllerinin sahipleri belirlendi.”
“KÜLTÜREL MİRASIN SÜREKLİLİĞİ, YENİ KUŞAKLARLA BULUŞMASINA BAĞLI”
Yeniden yazımın geçmişte anlatılan hikâyeleri yalnızca tekrar etmek anlamına gelmediğini belirten Şimşek, kültürel mirasın çocukların dünyasına aktarılırken onların dilinin, merakının ve dünyayı kavrayış biçiminin gözetilmesi gerektiğini söyledi. Şimşek, “Çünkü kültürel mirasI yaşatmak onu yalnızca korumakla mümkün değildir. Asıl önemli olan bu mirasın taşıdığı değerleri yeni kuşakların anlayabileceği bir biçimde, kendi dünyalarında anlamlandırabileceği bir biçimde aktarabilmektir. Bir kültürün sürekliliği de geçmişinden devraldığı değerleri yeni kuşaklarla buluşturabilmesine bağlıdır.” dedi.
DÖRT ESER ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen ödül töreninde, yarışmada dereceye giren eser sahiplerine ödülleri takdim edildi.
Yarışmanın birincilik ödülü, “Masalını Kaybeden Şehir” adlı hikâyesiyle Ayşe Şeker Kılıç’a verildi. Kılıç’ın ödülünü YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan takdim etti. İkincilik ödülünü, “Şahmeran” adlı hikâyesiyle Ece Altınok Schneider kazandı. Schneider’in ödülü, FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek tarafından takdim edildi. Üçüncülük ödülü, “Kuşların Yolculuğu” adlı hikâyesiyle Kadriye Zeynep Özgenç’in oldu. Özgenç adına ödülü Sibel Yıldız, FSMVÜ Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Zeynep Kevser Şerefoğlu Danış’ın elinden aldı. Jüri Özel Ödülü ise “Neccar Dede” adlı hikâyesiyle Mehmet Rutkay Açıkgöz’e verildi. Açıkgöz adına ödülü Cennet Sevdi, YETEV Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş’ten aldı.
Ödül töreni, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.