Dünyanın en ıssız yerleri: Terk edilmiş şehirler

Geçmişte birçok insanın yaşadığı şehirler ve kasabalar, tarih içerisinde gerçekleşen doğal afetler ya da savaşlar nedeniyle terk edilerek hayalet şehirlere dönüştü. Günümüzde hiçbir hayat belirtisi olmayan bu yerleri turistik ziyaret amacıyla gezebilirsiniz.

Dünyanın en ıssız yerleri: Terk edilmiş şehirler
Dünyanın en ıssız yerleri: Terk edilmiş şehirler
GİRİŞ 22.05.2020 10:50 GÜNCELLEME 22.05.2020 10:52

İnsanoğlu, yüzyıllar boyu dünyanın pek çok bölgesinde kendisine yerleşimler kurdu. Bu yerleşik hayatta tüm ihtiyaçlarını karşılayacak yapılar, eserler inşa etti. Fakat bazı zamanlar oldu ki kendi elleriyle emek vererek büyüttüğü bu şehirleri, köyleri terk etmek zorunda kaldı. Bu terk edişin sebebi, kimi zaman bir doğal afet kimi zaman ise herkesin hayatında büyük yıkımlara neden olan savaşlardı. 

Şimdilerde hayalet şehirler olarak adlandırılan bu terk edilmiş bölgelerin fotoğraflarını gördüğünüzde tüm yaşanmışlıkların izlerine şahit olacaksınız. Bazıları ürkütücü görünse de insanlardan geriye kalan tüm hazineleri gördüğünüzde kendinizi o zamanlara ışınlanmış olarak bulacaksınız. Hiçbir yaşam belirtisi olmasa da hayalet kasabaları turistik ziyaret maksadıyla gezebilirsiniz. İçlerinde Türkiye'nin de bulunduğu terk edilmiş, ıssız köyleri merak ediyorsanız bu yazımız tam size göre.

İşte dünyanın en ıssız yerleri, terk edilmiş hayalet şehirler...

 

 

PRIPYAT- UKRAYNA

Dünyanın yaşadığı en büyük nükleer kaza, 1986 yılında Pripyat'ta gerçekleşti. O dönemlerde aktif olan Çernobil Nükleer Santrali, bakıma alındığı sırada reaktörlerinden biri patladı ve o anda çalışan 31 kişinin ölümüne neden oldu.

İlk anda küçük bir olay gibi görünse de patlama, gelecek yıllarda Türkiye de dahil yakın çevresinde bulunan ülkelerde hastalıklara ve ölümlere yol açtı. Büyük bir radyasyon yayan patlama, yalnızca patladığı anda değil takip eden günlerde de güçlü bir radyasyonla insanların ölümüne sebep olmaya devam etti. Ülkedeki ormanların yüzde 40'ı bile kirlendi. Telafi edilemez bu kaza, şehrin tamamının boşaltılmasına neden oldu ve ortaya hayalet şehir çıktı.

KOLMANSKOP- NAMİBYA

Afrika'nın güney batısında yer alan Kolmanskop, çölün yuttuğu hayalet bir kasaba. 1990'lü yılların başında bir elmas madeni olan Kolmanskop, o dönemde zengin olmak isteyenlerin yatırımlar yaptığı, işletmeler kurduğu kalabalık bir şehirdi. Zaman içerisinde dev komplekslerin yükseldiği bu bölge, Avrupa ülkelerinin gözdesi olmuş ve kısa sürede çölün ortasında küçük bir Avrupa kasabası ortaya çıkmıştı.

Fakat 1. Dünya Savaşı sonrasında elmas taleplerinin azalması ve rezervlerin tükenmesiyle kasabanın ışıltılı hayatı bir anda son buldu. Hal böyle olunca insanlar yavaş yavaş kasabayı terk ettiler ve her yer bomboş kaldı. Son insanların da eşyalarını yüklenip gitmesiyle hayalet kasabaya dönüşen Kolmanskop'u kumlar esir aldı. 

CRACO- İTALYA

İlk bakışta antik bir şehre benzeyen Craco, dünyanın en popüler terk edilmiş kasabalarından biri. Büyük kulelerin, kiliselerin ve evlerin inşa edildiği bu kasabanın 19. yüzyılın ortalarında 2 binden fazla vatandaşı vardı. Özellikle depremler başta olmak üzere bir sürü doğal afete maruz kalan Craco halkı, zamanla dayanamayarak güvenli bölgelere göç etme ihtiyacı hissetmişler.

Günümüzde yapıların hemen hepsi sağlam bir şekilde ayakta duran Craco İtalya'nın turist çeken yerlerinden birisi. Binaların hala ayakta durması, kasabayı film yapımcıları için de çekici hale getiriyor. Bu yüzden Craco, pek çok filme de plato olarak ev sahipliği yapmış.

SAN ZHI CITY- TAYVAN

Ufo evler olarak ünlenen San Zhi City'nin evleri, yuvarlak fakat üstten basık yapısıyla bu unvana sahip olmuş.  Hem rengarenk hem de ilginç formdaki bu evlerle dolu şehri asıl tuhaflığı ise hiçbir insan burada yaşamadan hayalet şehre dönüşmüş olması. Kent, Tayvanlılar tarafından batıl inançlarla çevrelenmiş ve bu yüzden kimse girmeye cesaret edemiyor.

Bunun nedenleri olarak kentin inşası sırasında meydana gelen kazalarda ölümlerin olması ve firmaların iflas etmesi gösteriliyor. Kentte bir zamanlar Uzak Doğu kültüründe önemli bir yere sahip olan ejderha heykeli bulunuyormuş ve inşaat için heykelin yıkılması tüm bu olayların başlamasının sebebi olarak kabul ediliyor.

HASHIMA ADASI- JAPONYA

Hashima Adası, şeklinden dolayı verilen bir diğer adıyla Gemi Adası, denizin ortasında kaderine terk edilmiş hayalet bölgelerden biri. 1800'lü yılların sonlarında adadaki kömür yataklarının keşfedilmesiyle büyük bir göç alan adada büyük binalar ve madenler inşa edilmiş. Zamanla madenlerde çalışmak isteyen Japonya halkı, akın akın adaya taşınmaya devam etmiş.

Ne yazık ki yeni keşiflerin olması dünyada büyük değişiklikler yarattığı gibi Hashima Adası'nın kaderini de etkilemiş. Sanayi şirketlerinin, kömür yerine petrolü tercih etmeye başlamasıyla bir zamanlar dünyanın en fazla kömür çıkarılan bu adası işlevini kaybetmiş. Kömür değer kaybettikçe Hashima Adası da ev sahiplerini kaybetmiş ve terk edilmiş ıssız bir şehre dönüşmüş.

MANDU MADHYA PRADESH- HİNDİSTAN

Hindistan'ın kuzeyinde yer alan Mandu, geçmişte bir devlete başkentlik yapacak kadar gelişmiş bir şehirdi fakat yüzyıllardır kimsesiz, boş binalara ev sahipliği yapıyor. Şehirde hala tüm görkemiyle ayakta duran Kraliyet Sarayı ve cami, görenleri şaşkına çeviriyor.

Hindistan'ın her köşesinde görmeye alışkın olduğumuz kubbeli yapıları Mandu'da bulabilirsiniz hem de 400 yıldır kimse yaşamamasına rağmen sağlamlığıyla yıllara meydan okuyorlar. 

KAYAKÖY- TÜRKİYE

Dünyanın her köşesinde olduğu gibi Türkiye'de de bazı terk edilmiş kasabalar ve köyler bulunuyor. Muğla'da bulunan Kayaköy, M.Ö 3 binli yıllara dayanan tarihiyle adeta antik bir kent. Yıllar boyu Türkler ve Rumların bir arada yaşadığı bu köy, barış ve dostluk köyü olarak anılıyor.

Maalesef bu günler de Hayalet köy olarak bilinse de Kayaköy, Antik Likya Uygarlığı'na ait kent üzerine yamaçlarda birbirini kapatmayan taş evlerden meydana getirilmiş şirin bir köy. Bir korku filmi platosuna benzeyen Kayaköy'de küçük bir kilise, şapel, kütüphane ve zanaat atölyelerini hala görmeniz mümkün.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL