Çölaşan'a göre dağ fare doğurdu

Çölaşan, 'Eğer ‘değişim’ bu hızıyla sürecek olursa, hiç kuşkunuz olmasın ki Erdoğan yakında karşımıza en büyük ‘Kemalist’ olarak çıkacaktır! Sakın şaşırmayın!' dedi.

Çölaşan'a göre dağ fare doğurdu
Çölaşan'a göre dağ fare doğurdu
GİRİŞ 13.08.2005 08:39 GÜNCELLEME 13.08.2005 08:39

Dağ fare doğurdu vallahi ayıp oldu

KOSKOCA Başbakan hepimizde büyük umutlar (!) uyandırsın, taaa Diyarbakır’a gitsin, öğle sıcağında gırtlağını yırtarcasına nutuk atsın!..

Ve karşısında kendisini dinleyen 1.000 kişi ya olsun ya olmasın. Yani ne gereği vardı! O sözleri Ankara’da bir basın toplantısı düzenleyip söyleseydi, ya da bizim meşhur ‘aydın takımıyla’ bir toplantı daha yapıp orada konuşsaydı!..

Dağ fare doğurdu. Olmadı ki, bunca masrafa ve zahmete değmedi ki!

Sevgili okuyucularım, ben Erdoğan’ın önceden çok şişirilen bu Diyarbakır gezisinde en az 50.000 kişi olmasını, orada daha net, somut mesajlar vermesini beklerdim. Oysa masal okudu. Geçmişi eleştirdi, partisinin ve hükümetinin propagandasını yaptı. Sözlerinden anladık ki bütün Türkiye gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun da pek çok sorununu çözmüş, hatta her yer kalkınıp cennete dönüşmüş! Ne rakamlardı onlar! Annelere ayda 17 milyon sağlık yardımı verildiğini bile anlattı. Bozdura bozdura harcasınlar!

***

Bundan üç ay önce Norveç gezisinde ‘Kürt sorunu yoktur’ diyen kişi, şimdi ‘vardır’ diyordu. Hem de ‘Kürt sorunu bütün milletin sorunudur, herkesten önce benim sorunumdur’ diyerek! Demek ki artık hidayete ermişti!

Fakat bir şeye dikkat ediniz: Konuşmasında ‘Türk’ sözcüğü hiç geçmedi.

Kendisini dinleyen yaklaşık 1.000 kişi arasından duyamadığımız bazı müdahaleler oldu. Onlara da ‘Daha ne istiyorsun’ gibi yanıtlar verdi. Kameralar katılımın azlığını ayıp olmasın diye ısrarla göstermiyordu.

Sonracığıma kürsüden bir de şiir okudu. Bu şiiri ‘aydınlarımız’ kendisinin eline Ankara’da tutuşturmuş ve Diyarbakır’da okumasını istemişlerdi. Bu şiirden sonra ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısını da kürsüden mutlaka okur diye bekledik ama okumadı. Halbuki ne hoş olurdu. Leyna Zana ve saz heyeti de kendisine eşlik ederdi.

***

Konuşmasında haykırıyordu: ‘Daha çok demokrasi üreteceğiz. Tek devlet, tek millet, tek bayrak.’

Bu sözler kendisinde ‘olumlu’ bazı gelişmeler olduğunu kanıtlıyor... Çünkü geçmişte tam tersi şeyler söylüyordu. İşte belgeli örneği:

‘Bize göre demokrasi amaç değil, araçtır. Hangi sisteme (örneğin din devletine) gitmek istiyorsanız, bu düzenlerin seçiminde bir araçtır.’

Sonra kendince bazı tanımlamalar yapıyordu. İşte sorulara verdiği yanıt:

- ‘Ülkede yaşayan bazı grup insanlar milli yapı içerisinde kalmak istemezlerse ne olacak?’

- ‘Onun kararını yine halk verecek.’

- ‘Örneğin Kürtler biz ayrı yaşamak istiyoruz diyebilirler.’

- ‘Bu durumda belki Osmanlı EYALET SİSTEMİ benzeri bir şey yapılabilir... Eyaletler tarzı bir sistem içinde olabilir diyorum.’

Geçmişte bunları söyleyen kişi şimdi eyalet sisteminden vazgeçmiş, ‘tek bayrak, tek vatan, tek millet’ diyor! Ohh, ne olumlu bir değişim!.. Kendisini sürekli değişime tabi tutuyor. Norveç’te üç ay önce ‘Kürt sorunu yoktur’ derken şimdi ‘vardır’ diyor. Harika, harika! İnsanoğlu dediğin hep böyle değişmeli, tıpkı Ankara’da karşısına oturttuğu seçmece ‘aydın vatandaşlarımız’ gibi ‘Dün dündür bugün bugündür’ diyebilmeli!

***

Değişmek insanoğluna mahsus bir şey. Recep Tayyip Erdoğan geçmişte başka şeyler de söylüyordu:

‘Ben ‘İslamın’ devlet planı içinde düşünüyorum. En üst belirleyici İslamın ilkeleridir. Her şey ona göre belirlenir.

Türkiye’nin yarınında artık ‘Kemalizm’ veya başka bir ideolojiye yer yoktur. Kemalizmin kendini yeniden üretmesi söz konusu değildir.’

Eğer kendisindeki ‘değişim’ bu hızıyla sürecek olursa, hiç kuşkunuz olmasın ki Erdoğan yakında karşımıza en büyük ‘Kemalist’ olarak çıkacaktır! Sakın şaşırmayın!

Diyarbakır’da dağ fare doğurdu ama hiç değilse Erdoğan’ın değişim sürecini izledik. Buna da şükürler olsun.


EMİN ÇÖLAŞAN - 13.08.2005

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Yeni dönem kabus olabilir! Arda Güler'e "Mourinho" sürprizi
İran'da kirli oyun! Emperyalizmin maşaları kutsal değerlere saldırdı: Camiler alev alev