Erdoğan: Asimilasyon insanlık suçu

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, terörle mücadeleye verdiği önemin aynısını Avrupalı dostlarından da beklediğini vurguladı. Başbakan, 'Almanya'daki Türklerin entegrasyonuna evet, asimilasyona hayır' sözlerini yineledi.

Erdoğan: Asimilasyon insanlık suçu
Erdoğan: Asimilasyon insanlık suçu
GİRİŞ 12.02.2008 13:23 GÜNCELLEME 12.02.2008 13:23

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, terörle mücadeleye verdiği önemin ve katkının aynısını Avrupalı dostlarından da beklediğini vurgulayarak, "Bazı ülkelerin bu konudaki samimiyetsiz tavırları bizi çok üzüyor. Siz hem bir örgütü 'terörist' ilan edeceksiniz, hem eli kanlı katilleri serbest bırakacaksınız. Diyoruz ki eğer bu tutumunuz böyle devam ederse bilesiniz ki aynıyla bunun mukabelesini görürsünüz" dedi.


Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmaya, Almanya ziyareti hakkında bilgi vererek başladı. Bu ziyaret sırasında Almanya Başbakanı Angela Merkel ile ikili ilişkileri, Türkiye'nin AB üyelik müzakereleri ile bölgesel ve uluslararası konuları görüştüklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi: "Bu görüşmelerin önümüzdeki dönemde iki ülke ilişkilerine yeni açılımlar getireceği umut ediyorum. Halen 3 milyon civarında insanımız Almanya'da yaşıyor. Bu gerçek, iki ülke ilişkilerini klasik diplomatik standartların ötesine taşıyor. Türkiye'deki Alman yatırımcıların sayısının her geçen gün artması ki şu anda 3 bin civarında Alman yatırımcı mevcut. Dış ticaret hacmimizde Almanya'nın birinci sırada yer alması, geçen yıl 4 milyon 200 bin Alman vatandaşının Türkiye'ye turist olarak gelmesi gibi bir çok sebep ülkelerimizi birbirine daha da yakınlaştırıyor. Almanya ve Türkiye, birbirini iyi anlaması, yakınlığını koruması gereken iki ülke. Şu bir gerçek ki vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik pozisyonları, Almanya ile ilişkilerimiz üzerinde belirleyici bir etkiye sahip. Almanya şimdiye kadar verdiği destekle AB ile ilişkilerimizin seyrinde olumlu bir rol üstlendi. Sayın Merkel'e bu tutumun devamı yönündeki beklentilerimizi aktardık, Türkiye'nin müzakere süreciyle ilgili kaydettiği gelişmeleri detaylarıyla paylaştık. Bu arada uluslararası terörizme karşı ortak hareket etmenin gerekliliğini de bir kere daha önemle vurguladık. Türkiye, terörle mücadeleye verdiği önemin ve katkının aynısını Avrupalı dostlarından da beklemektedir. Bazı ülkelerin bu konudaki samimiyetsiz tavırları bizi çok üzüyor. Siz hem bir örgütü 'terörist' ilan edeceksiniz, hem eli kanlı katilleri serbest bırakacaksınız. Türkiye'ye iade etmeyeceksiniz, buna da yargının bağımsızlığıyla bir yaklaşım göstereceksiniz. Türkiye'ye böyle bir konu geldiği zaman, Türkiye 'yargı bağımsızlığı' dediği zaman kıyamet koparacaksınız. Bunları anlamak mümkün değil. Ve diyoruz ki eğer bu tutumunuz böyle devam ederse bilesiniz ki aynıyla bunun mukabelesini görürsünüz."


-"TÜRKİYE ÖNEMSENEN BİR ÜLKE"-


Gittiği ülkelerde Türkiye'nin uluslararası meselelere yaklaşımını en güçlü biçimde ifade etmeyi gerekli gördüğünü kaydeden Başbakan Erdoğan, "Memnuniyetle ifade etmeliyim ki Türkiye, Ortadoğu'dan Balkanlar'a kadar bir çok bölgede yaşanan gelişmelerde görüşü merak edilen, önemsenen, katkısı istenen bir ülke konumundadır" diye konuştu.


Almanya ziyareti kapsamında 44. Münih Güvenlik Konferansı'na da ana konuşmacı olarak katıldığını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gerek orada yaptığım konuşmada, gerek yaptığımız ikili görüşmelerde, bölgesel ve küresel konularla ilgili düşüncelerimizi ifade etme imkanı bulduk. Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili beklentilerimizi, Türkiye'nin tam üyeliğinin AB'nin geleceği ve dünya barışı için ne kadar önemli olduğunu bir kere daha vurguladık. Bugün, Avrupa'da yaşayan 5 milyon civarında vatandaşıyla Türkiye, zaten Avrupa'nın önemli bir unsurudur. Avrupa kıtası bugün çok toplumlu, çok inançlı, çok kültürlü bir nüfus yapısına sahiptir. Bütün bu farklılıkları bir arada yaşatacak insani değerlerin ve medeni tecrübenin önemi büyüktür. Türkiye, sahip olduğu tarihi birikimle AB için çok önemli, çok değerli bir ortak olma niteliğine sahiptir. Bu gerçeğin AB ideallerinin yaşatılması bakımından da mutlaka dikkate alınması, hatırlanması gerekmektedir. Almanya'da bulunduğumuz süre içinde Türkiye'nin dünya barışı için, küresel güvenlik için gereken her adımı atmaya hazır olduğunu, şimdiye kadar yaptıklarıyla da bunu gösterdiğini en açık biçimde ortaya koyduk."


 -"ASİMİLASYON"-


Başbakan Erdoğan, Köln'de Almanya'da yaşayan vatandaşlarla, dernek başkanlarıyla kendilerini çok sevindiren, çok heyecanlandıran bir toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatarak, "Köln Arena'yı dolduran 20 bin civarındaki vatandaşımızla kucaklaştık, hasret giderdik. Aramızda mesafeler olsa da bu milletin bütün fertlerinin birbirine kalbi bir yakınlık içinde olduğunu bir kere daha gördük" dedi.


Bu heyecan ve kaynaşmanın, Türk toplumunun dostluk, kardeşlik ve bir arada yaşama iradesini en üst düzeyde ortaya koyduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Almanya'daki vatandaşlarımızın durumlarıyla ilgili meseleleri de Sayın Merkel'le ayrıntılı olarak değerlendirme imkanı bulduk. Almanya'daki Türk toplumunun konumunun her alanda iyileşmesi ve gelişmesi bizi sevindiriyor. Almanya'daki Türkler, Alman toplumuna entegre olabildikleri oranda konumlarını geliştiriyorlar. Bu yüzden temel yaklaşımımız, Almanya'daki soydaş ve vatandaşlarımızın Alman sistemine entegre olmaları, 'Yabancı', 'Göçmen', 'Öteki' gibi değil, toplumun esas unsuru olarak kendilerini görmeleridir. Almanya'da yaşayan kardeşlerimiz, şimdiye kadar Almanya'nın kalkınmasına katkı sağladıkları gibi, kendi kimliklerini korumayı da başardılar. Bu vesileyle asimilasyona karşı olduğumuzu, asimilasyon ile entegrasyonu birbirinden kesin çizgilerle ayırmamız gerektiğini orada ifade ettim. Burada bir kez daha ifade etmek istiyorum; asimilasyon bir insanlık suçudur. Bu böyle bilinmelidir. Burada Sayın Merkel ile farklı düşünüyor olabiliriz ama benim düşüncem bu... Ve çok açık, net söylüyorum: Hiçbir zaman Türk toplumunu asimile etme gayreti içerisine kimse giremez. Ama Entegrasyon noktasında ne gerekiyorsa biz bunu yapmaya hazırız."


-"ENTEGRASYONA ÖNEM VERİYORUZ"-


 Entegrasyona direnmeyi, sosyal ve siyasal platformda geri planda durmayı, üçüncü nesle ulaşan Türk vatandaşlarına faydalı bulmadığının altını çizen Başbakan Erdoğan, bu bakımdan entegrasyonu önemsediğini söyledi. Türk vatandaşlarının iyi eğitim almaları, kendilerini iyi yetiştirmeleri, yaşadıkları toplumda aktif ve önemli roller üstlenmelerinin önemine işaret eden Başbakan Erdoğan, "Bizim ısrarla vurguladığımız şudur: Entegrasyonun şartı, yaşadığı toplumun dilini gayet iyi öğrenmektir. İyi dil öğrenmenin şartı ise ana dilini iyi bilmektir. Mesela, iyi Almanca konuşamayan oradaki kardeşlerimle bir araya geldiğimizde bakıyorum ki iyi Türkçe de konuşamıyor. Evet burada bir sıkıntı var. Öyleyse önce kendi anadilini iyi öğrenecek, bunun ardından da ikinci bir dili öğrenme imkanını halledecektir" diye konuştu.


Almanya'da bazı medya kuruluşlarının, Türkçe eğitim yönündeki beklentilerini, entegrasyon çabalarına ters bir durum gibi algılayarak, bazı eleştiriler getirdiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Oysa bizim söylediğimiz çok açıktır: Almanya'daki Türkler ana dillerini iyi bilmeli, Almanca'yı da mutlaka iyi konuşur duruma gelmelidir. Herhalde hiç kimse, kimseden ana dilini unutmasını, ana dilini öğrenmemesini isteme hakkına sahip değildir. Biz, Türk toplumunun Almanya'ya entegrasyonuna büyük önem veriyor ve bunun için her türlü çalışmaya katkıda bulunabileceğimizi söylüyoruz. Türkiye'de nasıl Alman dilinde eğitim veren okullar varsa ve yakın zamanda bir veya iki tane Alman üniversitesi kurulması planlanıyorsa, 'Almanya'da da hem Türkçe, hem Almanca eğitim veren kuruluşlar niçin olmasın' derken aynı samimi düşünceyi dile getirdik. Ama Türkiye'ye döndükten sonra ve son gün anladım ki bunlar, bunu anlamamakta direniyorlar. Niye direniyorsunuz? Bundan niye korkuyorsunuz? Bundan daha tabii ne olabilir? Bunu farklı noktalara çekmek, kimseye bir yarar sağlamaz."


-ALMANYA'DAKİ YANGIN-


Başbakan Erdoğan,, ziyaretinin hemen öncesinde Ludwigshafen'de 5'i çocuk, 9 Türkün hayatını kaybetmesinin, ziyaretine ayrı bir anlam kazandırdığını ifade ederek, "Hepimizin yüreğini yandı, hepimiz derin acılar yaşadık" dedi.


Almanya ziyaretinin ilk gününde olay yerine giderek yanan binada incelemelerde bulunduğunu, gönderdikleri 4 Türk emniyet görevlisinden bilgi aldıklarını, vatandaşların acısını paylaştıklarını, hastanedeki bazı yaralıları ziyaret ettiklerini anlatan Erdoğan, Pazar günü gönderdikleri özel uçakla cenazelerin Gaziantep'e getirildiğini hatırlattı. Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu'nun cenaze sahipleri ve yakınlarına refakat ettiğini bildiren Başbakan Erdoğan, "Dün Gaziantep'te gerçekleştirilen cenaze törenlerinden sonra kardeşlerimizi ebediyete uğurladık. Bir kez daha hepsine Allah'tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun" diye konuştu. (

YORUMLAR 7
  • servet zeybek 18 yıl önce Şikayet Et
    garibim türkler 2. müslüman, masum kanı dökmede ancak gavurlar elinize su dökebilir.siz de bu toprakların sahibisiniz.kim türk kürt diye tc haklarından mahrum edilmiş.aynı okullarda okuduruz, aynı yerde çalışırız,aynı şeylere güler, aynı şeylere ağlarız. hepsinde önemlisi aynı dindeniz.daha ne olsun.benim sözüm kürt olduğunu iddia eden ve vatandaşlarımı zehirleyen aslında çoğu da dinsiz, kızılbaş olan kendilerini kamufle etmek için kürt kılığına girmiş siyonist uşaklardır.bunların bir kısmı da ermeni kökenli asıl çoğunluk dış
    Cevapla
  • servet zeybek 18 yıl önce Şikayet Et
    garibim türkler. göçmen türkler içimizdeki bazı satılmışlar gibi yerleştikleri ülkeden toprak mı istemişler,terör örgütü kurup kan mı dökmüşler?ne yapmışlar.onlar zaten başka bir vatandan gelmişler. zaten biz buraya ait değiliz, yabancıyız diyorlar.kanlarının canlarının bağlı olduğu bir vatanları var.tabiki varlıklarını unutmamak için diğer yabancılara tanınan hakların kendilerine de tanınmasın istiyorlar o kadar.kendini ayrı sayan zavallı kandırılmışlar!sizin tavrınızla almayadaki türklerin tavrı bir mi?terör desen alası.
    Cevapla
  • Doğan Barış 18 yıl önce Şikayet Et
    vay vay vay diyenede bakın.... o zaman insanlık suçunun en büyüğünü t.c işlemiştir...
    Cevapla
  • Mustafa Guler 18 yıl önce Şikayet Et
    Turkiye deki herkes Insan kabul edilmeli. zaten herkesin Turk kabul etmeklen, asimilasyon tamamlanmadan sonucunu kabul goruyorsun ;) olay orda.. baskasinki asimilasyonda bizimki dagli turku sehirli etmek gibi gelebilir bazi mantiklara, ben ingilterede yasiyorum ve devlet insanlari (biz turkler ve kurtlerde olmaz uzere)anadillerini okumak icin tesvik ediyor, hatta kurslara fonlar ayiriyor!!
    Cevapla
  • Türker Öztürk 18 yıl önce Şikayet Et
    Asimilasyoncu geldi hanıııııııııııım!!!. Asimilasyonun nasıl başarılamadığını,becerilemediğini en iyi içimizdeki bazı ırkçı kafalar bilir.80 yıldır yapılamayanı şimdi bizim en hassas damarımız olan dinimizden yararlanarak yapmaya çalışıyorlar.kardeşliğe evet ama asimilasyona hayır.Asimilasyon kötü ise neden yapıyorsun demezlar mi adama?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
ABD istihbaratından itiraf gibi İran raporu: Vurulan silolar yeniden operasyonel oluyor
Sebze ve meyvedeki oyun pahalıya patladı: 183 işletmeye milyonlarca lira ceza!