Perinçek kimdir; kimin adamıdır?

İlhan Selçuk ve Kemal Alemdaroğlu ile gözaltına alınmaları olay olan Perinçek'in, kimi zaman Ergenkoncularla kimi zaman da Öcalan'la sarmaş dolaş resimleri yayınlandı.

Perinçek kimdir; kimin adamıdır?
Perinçek kimdir; kimin adamıdır?
GİRİŞ 23.03.2008 23:43 GÜNCELLEME 23.03.2008 23:43
Bu Habere 83 Yorum Yapılmış

Perinçek denildiği zaman Türkiye'de yeri geldi CIA Ajanı dendi, yeri geldi PKK işbirlikçisi dendi son zamanlarda MHP"den daha milliyetçi bir çizgi izleyerek herkesi şaşırtan bir milliyetçi - sosyalist profili çizen ; fakat söylemleriyle herkese pembe gülücükler saçan bir çizgiye sahip bir politikacı. Onda değişmeyen tek şey her zaman herkesi şaşırtması...

Perinçek'in kısa bir yaşam öyküsü ve siyasi geçmişi

Doğu Perinçek (d. 17 Haziran 1942, Gaziantep, Türkiye), Türk siyasi parti başkanı ve hukuk doktoru.

Yargıtay Başsavcı Yardımcılığı ve dört dönem milletvekillik görevlerinde bulunan, Erzincan Kemaliyeli Sadık Perinçek ve Malatya Darendeli Lebibe Perinçek'in oğlu olan Doğu Perinçek, babasının yedeksubaylık görevi yaptığı sırada Gaziantep'te doğdu.

1968′de Fikir Kulüpleri Federasyonu (Dev-Genç) Genel Başkanlığı yaptı. 1968 gençlik hareketleri sırasında üniversite işgallerinde gençlik hareketinin “resmi” ve “fiili” önderiydi. Arkadaşlarıyla birlikte 1968′de Aydınlık dergisini yayınladı. İşçi-Köylü gazetesini 1969′da yayınlamaya başladı. 21 Mayıs 1969 tarihinde arkadaşlarıyla birlikte yasadışı Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi’ni (TİİKP) kurdu. 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra arandı. Şehirlerde ve Söke yakınlarında, Beşparmak dağlarında faaliyetlerde bulundu. Mayıs 1972′de Ankara’da yakalandı. TCK 141. maddeden iki ayrı davada, hapisanede isyana önderlik iddiasıyla ve mahkemeye hakaretten dört ayrı davada yargılandı. 20 yıl hapis cezasına hükmedildi. Temmuz 1974′te genel afla serbest oldu.

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda Türkiye’yi işgalci olarak niteledi. Ve bu yönde yayın ve eylemler yaptı.

12 Eylül öncesi dönemde Aydınlık gazetesinde yayınladığı ülkücü isimler birkaç gün sonra sol örgütler tarafından infaz edildi. Bu nedenle milliyetçi camia Perinçek’i hiç unutmadı.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra tutuklandı, önce 12 yıla, sonra 8 yıla mahkum edildi. Mart 1985′te serbest kaldı.

1987′de haftalık 2000′e Doğru dergisinin yayınlanmasına önderlik etti. Genel Yayın Yönetmeni ve Başyazarı oldu. Bu dergiye röportaj yapmak için 1989 Ekim ve 1991 Nisan’ında bölücü terör örgütü PKK’nın Bekaa’daki kampına giderek bölücübaşı Abdullah Öcalan’la röportajlar yaptı. Bölücübaşı Öcalan’ın elinden Bekaa Kampı’nda gül alacak kadar samimi fotoğrafları hala hafızalardaki yerini koruyor.

Sahibi olduğu 2000′e Doğru dergisinde ordu aleyhine hazırladığı kapaklarla güvenlik güçlerinin terörle mücadelesine sık sık balta vurdu. O zamanki adı Özel Harp Dairesi olan şimdiki adıyla Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın aleyhine yönelik yayınları ile askerlerin tepkisini çekti.

10 Nisan 1990′da “Sansür Sürgün Kararnamesi”nin çıkarılmasıyla hakkında tutuklama kararı verildi. Temmuzda teslim oldu, Diyarbakır Cezaevi’nde üç ay tutuklu kaldı.

1991 yılında TCK 141. maddesinin kaldırılmasıyla siyasal haklarına kavuştu ve Temmuz ayında Sosyalist Parti 2. Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlığına seçildi. Temmuz 1992′de Sosyalist Parti’nin Anayasa Mahkemesi’nce kapatılması üzerine kurulan İşçi Partisi’ne Genel Başkan seçildi.

1998 yılı Eylül ayının 24. günü, gözaltına alındı. Terör örgütü PKK’ya silah ve para yardımı yapmakla suçlandı. 1991 seçimlerinde TRT’de yapılan Liderler Açık Oturumu’nda yaptığı konuşma nedeniyle Terörle Mücadele Yasası 8. maddeye dayanılarak verilen 14 ay hapis yattı. Perinçek, 8 Ağustos 1999′a kadar 10 ay 10 gün Haymana Cezaevi’nde kaldı.

Geçmiş yıllar İslam hakkındaki söylemi ve yayınladığı eserlerle toplumun tepkisini çeken Perinçek, son yıllarda “Misyonerlik artıyor din elden gidiyor” diyecek kadar değişim yaşadı. Ulusalcı eylem ve hareketlerin ön safındaydı. 2002 yılında Kızılelma Koalisyonu olara bilinen birlikteliğin önderliğini yaptı. Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün Perinçek’in oğlu Mehmet Perinçek ile temas kurarak Kızılelma Koalisyonu’nu kurduğu öne sürüldü.

Ergenekon Operasyonu’nun başlaması ile birlikte sık sık basın toplantısı düzenleyerek böyle bir yapılanmanın olmadığını söyleme gereği duydu. Tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile birlikte Cumhuriyet gazetesinin satın alınması girişimlerinde bulunduğu iddia edildi.

Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu, gazeteci Şule Perinçek ile evli olan Perinçek’in Zeynep, Kiraz, Mehmet ve Sadık Can isminde dört çocuğu var.


PERİNÇEK’İN 2000′E DOĞRU DERGİSİNDEN BİRKAÇ BAŞLIK
2000′e Doğru Dergisi PKK’nın yayın organı mıydı?

Öyle olmadığını söyleyeceksiniz.


Peki neden PKK’nın ‘psikolojik harp merkezi’ gibi çalıştınız?

Sadece soruyoruz: 2000′e Doğru Dergisi’nde bu haberleri neden yaptınız?

-Türk askerleri Cudi de kimyasal silah kullanıyor (23.Temmuz 1989)

-PKK ordulaşıyor: Doktor Baran, komando taburuna meydan okuyor: “Gelin buradayız” diyor. Karakol komutanı erzaklarını PKK ile paylaşıyor.(6 Ağustos 1989)

-”Dağlarda Gerilla barınmayasın” diye Ordu, orman yakıyor (3 Eylül 1989)

-Öldürülen PKK gerillaları efsaneleşiyor, kimse öldüklerine inanmıyor. ( 24 Eylül 1989)

-PKK kamp komutanları anlatıyor: Hedefimiz çocuklar değil (3 Aralık 1989)

-Nusaybin’de Kürt intifadası ( 18 Mart 1990)

-Gerillalar Onbaşı’yı dağa kaldırdı (1 Nisan 1990)

-Hakkari’nin küçük generalleri ( 21 Mayıs 1990)

Bu haberlerin yanı sıra 2000′e Doğru’da, Abdullah Öcalan tıpkı Atatürk’ün Kocatepe’deki fotoğrafına benzetilerek dağda çekilmiş fotoğrafına yer verildi.(22 Ekim 1989)

Ayrıca bugün medyanın gündeminde olan PKK’lı Yücel Halis cezaevinde olduğu 1991 yılında, 2000′e Doğru aracılığıyla dağdaki teröristlere mesajlar gönderdi. ( 1 Eylül 1991)

Uzatmayalım bu durum 20 Ekim 1991 seçimleri öncesine kadar devam etti.

Dergi o dönem Kürtlerin partisi HEP ile ittifak yapabilmek için kolları sıvadı ve haber yapmaya başladı:

-Taban birlik istiyor (25 Ağustos 1991) vs.ZAMAN - samanyoluhaber

21 Mart 2008 tarihinde Haber Servisi tarafından · Türkiye başlığı altında yayımlandı.

2000'li yıllarla beraber Doğu Perinçek, büyük bir değişim göstererk ulusalcı, milliyetçi bir çizgide yer almaya başladı.1980 öncesi her zaman karşı karşıya geldikleri milliyetçi - devletçi görüşlerle kolkola girerek ülke savunmasına geçti.

Perinçek için söylenen ajanlık suçlamaları bu değişimle daha fazla gün yüzüne çıkmaya başladı. Kendisi ise bu söylemlere 'ben devletimin adamıyım' söylemiyle karşılık verdi.

Son günler aslında Perinçek'in nasıl bir siyasi kimliğe ve kimlere hizmet ettiği sorularına cevap niteliğinde.


Perinçek ve PKK

Perinçek, 1989 Ekim ayında ve 1991 Nisan ayında Abdullah Öcalan ile iki kez görüştü. Perinçek, o zaman İP Genel Başkanı değil, 2000’e Doğru dergisinin Genel Yayın Yönetmeni idi. Türkiye’nin hemen hemen bütün önde gelen gazetecileri, Güneri Cıvaoğlu, Fatih Altaylı, Hasan Cemal, Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar ve diğerleri de, Apo ile görüşmeler yaptılar. En son MİT Müsteşarı Emre Taner’in Apo ile görüşmesi basına yansıdı (Hürriyet, ….2005).

Perinçek, Apo ile niçin görüştü?



Perinçek’in amacı, Batı devletlerinin, özellikle ABD’nin Körfez Savaşı öncesi ve başlangıcında, Kürt sorununa müdahale zeminlerini daraltmaktı. Nitekim görüşme bu eksen üzerinde cereyan etmiştir. Görüşmeden sonra yayınlanan çeşitli yazılarda “Apo Perinçekçi olmuş” yorumları yapıldı. Apo’nun bu görüşmelerdeki vurguları şöyleydi: Bende Kürtlük aşkı yok. Türkiye’nin Aydınlanma hareketinin bir parçasıyız. Başlangıçta TC düşmanlığı yok. Bulgaristan’ın Türklere baskısı. Eski Genelkurmay Başkanı Üruğ’a suikast. Mustafa Kemal’in Kürtlere müracaatı. Avrupa bana tapulansa da... Amerika gitsin okyanusun ötesine. Tıpış tıpış Sevr’e yürüyorlar. Amerika varsa özgürlük olamaz. Sevr’in hortlatılmasında AT, Özal ve diğerler var. Evet Keloğlan’la birleşeceğiz, Özgürlüğe sarılan Türkiye özlem. Birliği devrimle gerçekleştirmek vb.

Özetle Perinçek, ABD’nin Yeni Dünya Düzeni projesiyle bölgemizde milliyetleri ve mezhepleri birbirine düşürmek istedikleri koşullarda, Türkiye’nin ve halkın birliğine hizmet eden bir çaba gösterdi. Abdullah Öcalan, yakalandıktan sonra verdiği ifadede görüşmeyi şöyle özetledi: Perinçek, bize ABD’nin ve Avrupa’nın peşinden gitmeyin. Bu yoldan bir yere varamazsınız. PKK’yi dağıtın, Türkiye’nin bütünlüğü içinde yer alın telkinlerinde bulundu (Apo’nun ifadeleri ve Hürriyet, 18 Mart 1999).


APO, Perinçek ile görüşmesini ise şu şekilde anlattı;

“Sayın Doğu Perinçek de buraya geldi. İlk pratik politika önerim şu oldu. Dedim ki, bir devrim merkezi var, onun parlamenter sözcüsü ol. Bu güzel bir şey. Eğer bir parlamenter sözcüsü olsaydı, Kürt-Türk birlikteliği de çok iyi gelişebilirdi. Kim kardeşlik istemiyor. Bize ikide bir milliyetçi diyorsunuz. Seni kendi ülkesinde ve devrimin bir merkezinde milletvekili adayı önerecek kadar Enternasyonalizme yatkınlık gösteren bir hareket mi milliyetçidir, yoksa buna tenezzül etmeyen, kendini çok üstte gören bir anlayışın sahibi mi milliyetçidir? Ve ben fazla anlamlı bulamadım...Tenezzül etmediler.” (Gündem, 3 Mayıs 1993)




Apo'nun yaptığı açıklamalar kamuoyunu pek inandırmadı; çünkü fotoğraflarda verilen pozlar, gazeteci ve röportaj yapan iki kişi arasındaki ilişkiyi aşan pozlardı. Ayrıca önemli bir gelişme de fotoğrafları PKK çekmiş ve yine PKK tarafından MİT'e teslim edilmesiydi. Bu gerçekler bize Perinçek'in Apo tarafından bir süre savunulması daha sonra deşifre edildiğini gösteriyor.


PKK ve Ergenekon arasında gidip gelen PERİNÇEK


Perinçek'in son fotoğraflarında yanında APO ve PKK yoktu; fakat onlarla taban tabana zıt fikirlerle kurulduklarını ifade eden Ergenekon Çetesi lideri Muzaffer Tekin vardı.Perinçek'in bunlarla nasıl bir bağı olabilirdi? Şuan savcılıkta bulunan Perinçek bunları cevaplamakla meşguldür diye düşünüyoruz.

Perinçek ve Tekin aynı karede


Ergenekon terör örgütü kapsamında göz altına alınan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in söz konusu operasyon kapsamında tutuklanan emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin ile birlikteliğini ortaya seren fotoğrafa ulaşıldı.


FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ

Ergenekon terör örgütü üyesi emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin ile dün aynı örgüt operasyonu kapsamında gözaltına alınan Doğu Perinçek’in ortaya çıkan samimi görüntüleri Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesine karşı düzenlenen cumhuriyet mitinglerinde çekildi. 29 Nisan 2007 tahinde Çağlayan meydanında düzenlenen mitingde samimi pozlar veren Perinçek ile Tekin kahkaha atarak bir süre konuştular. Hatırlanacağı gibi bu mitingler, daha önce ortaya çıkan darbe planına ortam hazırlamak için yapılan planın parçası olarak adlandırılmıştı.

PERİNÇEK TEKİN’İ SAVUNMUŞTU

Daha önce Ergenekon’dan tutuklu bulunan Muzaffer Tekin’i tanıdığını belirtip onu savunan Doğu Perinçek’in ortaya çıkan görüntüleri ise İP Genel Başkanı’nın Ergenekon ile ilişkilerine ışık tutacak cinsten. Doğu Perinçek daha önce yaptığı açıklamalarda Danıştay’a ve Cumhuriyet gazetesine saldırılara ilişkin gözaltına alınıp tutuklanan Muzaffer Tekin’i tanıdığını belirterek, onun suçlu olamayacağını savunmuştu. (Vakit)


Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Alemdaroğlu ile yakın dostluğu da bilinen Perinçek'in yakın olduğu isimler, devlet yapısında onarılmayacak kötü izler bırakmış, devlet ile milleti karşı karşıya getirmeye çalışan kişiler olduğu gerçeğini de Perinçek'in kimlerle kimlere hizmet ettiğini de ortaya koymaktadır.



Bu gerçekler Perinçek'in derin devlet ile olan bağlantısını açık bir şekilde ortaya koyarken, yıllardan beri devlet karşıtı olarak görülmesinin , Apo ile çekilen fotoğraflarının ortaya çıkmasının, aslında büyük bir düzmecenin parçası olduğu izlenimini vermkte; fakat bu bilinmezler Türkiye'sinde kimin neye ve kime hizmet ettğini anlamak ve bilmek zor olsa gerek. Birgün 'Abdullah Öcalan' için de aynı satırları yazmayacağıızın garantisi yoktur.


KAYNAK:


YAZDIR
YORUMLAR 83
  • noname 4 yıl önce Şikayet Et
    ergenekocu çeteden fetöye,vizyona bak .d
    Cevapla
  • erol yılmaz 13 yıl önce Şikayet Et
    ha apo ha perinçek . ikisi de aynı gözüküyor
    Cevapla
  • alper tunga 13 yıl önce Şikayet Et
    vaybeee. içki partisinden başka ne beklenirki?
    Cevapla
  • Metin Yazar 13 yıl önce Şikayet Et
    Faruk Öztürk. Keşke derin devlet denen bir şey olsaydı. Hiç olmazsa Türkiye\'nin dış ve iç tehlikelere karşı bir güvencesi olurdu. Derin devlet yok,derin çete var. Derin devlet olsa,anayasal düzeni yikarak,oligarjik bir düzen kurmak isteyen bu çetelere geçit verir miydi? Hem demokrasiye,hem devlete karşı bir kalkışma var. Şu anda devleti hukumet temsil ettiği için saldırılar hükumete yönelik oluyor. Çetelerin hedefi sadece akp değil Gerçek sosyal-demokrat bir parti olsaydı ona da bu saldırıları yaparlardı.
    Cevapla
  • İlksen Tamer 13 yıl önce Şikayet Et
    Ortak Paydaları Nedir?. Nazlı Ilıcak,M.Ali Birand,H.Celal Güzel,Ertuğrul Özkök,Enginar Dıç,Güngör Mengi,Emre Aköz,Nevzat Tarhan, Abdurrahman Dilipak,Cüneyt Zapsu,Egemen Bağış,Hasan Cemal,Merve Kavakçı,Ali Topuz,Mustafa Balbay, Kemal Unakıtan, Güneri Civaoğlu,İhsan Doğramacı,Hüseyin Hatemi ve eşi,Hüsnü Mahalli,Fehmi Koru,Abbas Güçlü,Mehmet Mir Mengi Fırat,Yalçın Doğan, Erkan Mumcu,Oktay Ekşi,Tansu Çiller,Mesut Yılmaz,Deniz Baykal,R.Tayyip Erdoğan Bilin bakalım bunların hepsinin bir ortak noktası var, bulursanız gerçekleri görürsünü
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Beşiktaş'tan deplasmanda kritik galibiyet!
Meteoroloji ve İstanbul Valiliğinden son dakika kar yağışı açıklaması