İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı istifa etti

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Cem Karakeçili, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Keçili, "Her şey için minnettarım. Tüm İyi Parti ailesine teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

GİRİŞ 26.02.2024 10:27 GÜNCELLEME 26.02.2024 12:28
Bu Habere 10 Yorum Yapılmış

İyi Parti’de istifa rüzgarı devam ediyor. Bu sefer üst kademeden ayrılık haberi geldi. İyi Parti Genel Yönetimler Başkan Yardımcısı Cem Karakeçili, istifa ettiğini duyurdu.

"HER VEDA ZORDUR"

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Karakeçili "Her veda zordur çünkü zor zamanlarda, doğru amaçlarla, güzel duygularla, cesur insanlarla iyi günler geçirdim. Her şey için minnettarım tüm İyi Parti ailesine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Karakeçili’nin istifa açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Gençlik yıllarımdan beri içinde bulunduğum siyaset camiasında, başta rahmetli babamdan; ANAP ve DP’de genel başkan yardımcısı sıfatımla birlikte çalışma şansı elde ettiğim değerli genel başkanlardan; sokakta, tarlada, yağmurda, sıcakta, beraberce ter akıttığımız her kademeden partili kardeşimden birçok şey öğrendim. Hepsine minnettar ve müteşekkirim. Siyasete dair tüm bu öğrendiklerimi alt alta yazıp topladığımda ise şu yargıya ulaşabiliyorum: “Siyaset, bir ekip çalışmasıdır. Amacı çatışmaları ve çıkarları uzlaştırılmak olan bir sanattır. Bu uzlaşı da merkezde ve makulde buluşmaktır; Merkezi ve makulü inşa etmektir.

Haliyle, siyasal partiler de siyaset sanatını icra etmek üzere, ortak fikirlere ve ideallere sahip ancak farklı yetenekleri olan insanları bir araya getiren orkestralara benzerler. Genel başkanlar ise koordinasyonu, uzlaşmayı, dengeyi ve düzeni sağlayan orkestra şefleridir.

Ancak Genel Başkan Sn. Meral Akşener, oldukça bilgili bir siyasetçi, fazlasıyla tecrübeli bir orkestra şefi olmasına rağmen, en iyi bildiğini zannettiğimiz enstrümanlara ısrarla yanlış parçalar icra ettirmekte, en iyi bildiğini var saydığımız notalara da sürekli yanlış basmaktadır. Gelinen noktada partinin idaresi: Tokmağın birinin, davulunsa başkasının elinde olduğu, siyasal bir gürültü kaynağına dönüşmüştür. Bu hazin durumu üzüntüyle izleyen partimizin milyonlarca seçmeni ise davul ve tokmak arasında sıkışıp kalmıştır.Çünkü partide olan bitenler, “siyasette yapılabilecek makul hatalar” sınırını çoktan aşmış, akılla kavranabilecek düzeyinse çoktan dışına çıkmıştır. Hatalarda ısrarın asıl sonucu ise İyi Parti’nin Türkiye’ye iyi geleceğine emin olduğum büyük bir orkestra olma hedefinden tamamen ayrılmasıdır. Bu yüzdendir ki parti, günden güne erimektedir. Bu erime, sadece rakamsal değildir. Partinin siyasi koordinatlarının erozyonudur. Partiyi bir zamanlar %15’lerin üzerine çıkartan, her görüşten böylesine değerli ve hassas bir seçmen kitlesinin bugün seçeneksiz ve umutsuz kalmasıdır.Mesele genel seçimin kaybedilmesine bağlı olarak, partinin yaşadığı iç buhran durumuyla açıklanamaz. Yahut ana muhalefet partisiyle bir zamanlar yapılmış olan İttifakın sona ermesi de bunu anlatmaya yetmez. Mesele, çok zor koşullarda kurulan ve kuruluşunun her aşamasında umut ve cesareti israrla bünyesinde taşıyarak büyüyen bir siyasal hareketin göz göre göre felakete sürüklenmesidir. Mesele, alınan kararların partinin geleceğini karartacak denli yoğunlaşarak, Ülke siyasetini, bir Çıkmaza sokmasıdır. Tüm itirazlara, hatta feryatlara rağmen de bu yoldan dönmemeye adeta yemin edilmiş olmasıdır. Mesele, “Hür ve müstakil” sloganıyla perdelenmiş olan akıl ve zihin dağınıklığının seçmenimize karşı yapılan sistematik bir sorumsuzluk ve umursamazlık boyutuna ulaşmasıdır.

Hatırlatmak gerekir ki 2020 kurultayından itibaren, “başka bir milliyetçilik mümkün diyebilen bir parti ortaya çıkmıştı. “Hür ve müstakil” bahanesinden önce, “hürriyet” diyebilen bir siyaset kurulabilmişti. Diyarbakır’da da Edirne’de de aynı dille konuşabilen, Türk milletine, Cumhuriyetin kurucu ve kapsayıcı diliyle hitap edebilen gerçek bir seçenek oluşmuştu. Dili, inancı, oy tercihi ne olursa olsun “İki yumruk arasında” kalan herkesi kucaklayabilen yeni bir merkez inşa edilmişti.

Gelinen nokta ise, “Bu kurşunlar mı bize dur diyecek?”, “Uğur Mumcu’lar, Gaffar Okkan’lar, Sinan Ateş’ler durdu mu?” diye konuşan Akşener’den, “eskiden siyasi cinayetler mertçe işlenirdi” diyebilen bir zihin dünyasına geçilmesidir. Birkaç ay öncesine kadar Cumhurbaşkanı olması niyetiyle masa devrilen İmamoğlu için, “gözü başka mevkilerde olanlar bu şehri yönetemez” denilmesidir. Ankara’da ise “hür ve müstakil” iddiasının, tüm siyasi yaşamını CHP’de geçirmiş bir adayla neticelenmesidir. Birçok il ve ilçede de benzer durumlar, herkesin malumudur. Eğer İyi  Parti üzerine oynanan bir oyun ve yapılan bir operasyon varsa, burada aranmalıdır.

Dolayısıyla operasyon denen şey, kökleri dışarıda aranmasına gerek olmayacak kadar içeridedir, bünyededir ve alenidir. Ancak yetkili hiç kimse bu hastalığı kabul etmemekte, bu konudaki uyarılarıysa düşmanlık ve ihanet olarak addetmektedir. Teşhisin ve haliyle tedavinin yapılma imkanının kalmaması ise mevcut koşullarda İyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığın nihai sonucunun beklendiği umutsuz bir kabullenişi göstermektedir. Buraya kadar anlattığım ve paylaştığım hazin durum, İyi Parti’de görev yapmama artık izin vermemektedir.

Çünkü benim bildiğim ve anladığım siyaset, çatışmaları ve çıkarları uzlaştırma sanatı olan siyasettir. Savaş ve düşmanlık siyaseti değildir. Çünkü savaş bir siyaset biçimi değildir. Benim anladığım siyaset, sorunlara çözüm bulma sanatıdır, sorumsuzca sorun oluşturmak değildir. Çünkü sorumsuzluk bir siyaset biçimi değildir. Benim anladığım siyaset, gerçekçi hedeflere tutarlı şekilde ve sabırla yürümektir. İddia ve hedeflerden durduk yere vazgeçmek değildir. Çünkü iddiasızlık bir siyaset biçimi değildir. Benim anladığım siyaset, kaybetmek ve kaybettirmek için değil, kazanmak ve kazandırmak için yapılan siyasettir. Çünkü kaybettirmek, bir siyaset biçimi değildir.
Bu vesileyle partideki yerel yönetimler başkan yardımcılığı görevimden istifa ediyorum ve parti üyeliğinden ayrılıyorum.

Merkezde ve makulde buluşmayı umut eden Türk Milletine, Saygılarımla arz ederim.

 

ÖzgürBayrak Haber7.com - Editor
Haber 7 - ÖzgürBayrak

Editör Hakkında

Ankara'da doğan Özgür Bayrak, ilk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi "Gazetecilik" bölümünden mezun oldu. Üniversite döneminde çeşitli yerel gazetelerde muhabir ve editör olarak görev aldı. Star.com'da internet editörü olarak stajını tamamladıktan sonra Medya Takip Merkezi'nde 3 yıl boyunca Gündem, Siyaset, Spor, Ekonomi kategorilerinde haber ve SEO içerikleriyle birlikte galeri ve video hazırladı. 2019'un Şubat ayından bu yana ise Haber7.com'da Gündem Editörü olarak habercilik kariyerine devam etmektedir.
YORUMLAR 10
  • Mehmet 3 ay önce Şikayet Et
    Ne oldu chp ve hdp ile ortaklık yaparken sesin çıkmıyordu o zaman susuyordun şimdi müstakil seçime girmesi sizi neden bu kadar rahatsız etti anlamadım
    Cevapla
  • alparslan 3 ay önce Şikayet Et
    Siyasetten anladığı CHP'ye payanda olmak anlaşılan. İki yumruk arasında sıkışmış millete alteenatif olmak nerede kalıyor o zaman. CHPKK ile birlikte olup doğuda ve batıda aynı dili nasıl konuşacaksın. Parti içinde farklı görüşler olur da bir siyasetçinin istifa açıklaması kendi içinde bu kadar çelişkili olur mu?
    Cevapla
  • Mehmet Şahin 3 ay önce Şikayet Et
    Baba mirasıyla yürüyor, nereye kadar sürecek bakalım.
    Cevapla
  • Mustafa 3 ay önce Şikayet Et
    O da anladı son seçimleri olduğunu
    Cevapla
  • Vatandaş 3 ay önce Şikayet Et
    İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Cem Karakeçili, DEM lenerek istifa etti. Bu şahsın ve akrabalarının Ekrem İMAMOĞLU ve İBB ile ticari ilişkileri araştırılsın. Bakalım altından ne çıkacak.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
ABD’den yeni katliam desteği! En büyük silah satışının önü açıldı
Yazlıkta fiyat artış şampiyonu belli oldu! İşte yazlık fiyatları...