AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Kırmızı çizgimiz ihlal edilmiştir

AK Parti Sözcüsü Çelik, "Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Bahçeli’ye yönelik bu ifadeleri lanetliyoruz. Onların hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir ve bu kırmızı çizgi açıkça ihlal edilmiştir." dedi.

GİRİŞ 26.01.2026 16:32 GÜNCELLEME 26.01.2026 19:43
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Çelik, MKYK toplantısında Suriye'deki insani yardım faaliyetlerini ve yeni kararnameyi olumlu bulduğunu belirtti. Aynı zamanda, CHP'li belediyelerin denetim dışı faaliyetlerini eleştirerek, terörsüz Türkiye ve bölge vurgusu yaptı.
  • Çelik, Suriye'deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan yeni kararnamenin önemine dikkat çekti ve terör örgütleriyle mücadelede kararlılık vurgusu yaptı.
  • Çelik, İsrail'in giriş yasağına tepki göstererek, Gazze'nin bir emlak değil, bir vatan olduğunu ifade etti ve Türkiye'nin insani yardım faaliyetlerinin devam edeceğini açıkladı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısı sürerken yaptığı açıklamada gündemi değerlendirdi. Aynularab'a insani yardım gönderildiğini belirten Çelik, Suriye'deki yeni kararnameyi olumlu bulduklarını söyledi. Çelik ayrıca İsrail'in yasak kararına ve Gazze ile ilgili 'emlak' yaklaşımlarına sert tepki gösterdi.

Sözcü Çelik, konuşmasında şunları söyledi;

"KIRMIZI ÇİZGİ AÇIKÇA İHLAL EDİLMİŞTİR"

Herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Ancak şunu net bir şekilde ifade etmek isterim arkadaşlar: Sayın Cumhurbaşkanımız, burada Başbakanlığı döneminden itibaren Suriyeli Kürt kardeşlerimize nasıl sahip çıktığını açıkça anlatmıştır. Bugün çok konuşanların büyük bölümü, o dönemlerde siyaset meydanında dahi yoktu. Aynı şekilde, son süreçte Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla ortaya konulan “terörsüz Türkiye, terörsüz bölge” vizyonu çerçevesinde sergilenen yüksek basiret ve fedakârlığı herkes görmüştür. Ancak şimdi çıkıp bu isimlerin Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik kullandığı ifadeler son derece ahlak dışıdır. Bakın, net bir şey söylemek isterim arkadaşlar; bu cümleyi kurmak istemesem de, bu konuda sık sık dile getirilmesi gereken bir husus vardır:

Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik bu ifadeleri lanetliyoruz. Onların hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir ve bu kırmızı çizgi açıkça ihlal edilmiştir. Bu ihlali yapanlar, daha düne kadar “terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedefi konusunda hem Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet iradesini hem de Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısını defalarca vurguluyorlardı.

Bugün ise “Kürtlere sahip çıkıyorum” söylemi altında, esas ajandası terör örgütlerine sahip çıkmak olanların Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Devlet Bahçeli’yi bu ifadelerle hedef alması, en büyük Kürt düşmanlığıdır. Bunun arkasına “Kürtlerin kazanımlarını savunuyoruz, Kürtlerin değerlerini ve kimliğini savunuyoruz” gibi cümleler eklenmesi ise açıkça yalandır. Bu kırmızı çizgi ihlal edilmemeliydi.

CHP'Lİ BELEDİYELERE DENETİM ELEŞTİRİSİ

AK Parti Sözcüsü Çelik, "CHP’li belediyeler, yasal bir boşluktan faydalanarak bu yapıları “çocuk oyun evi” ya da “etkinlik alanı” adı altında Millî Eğitim Bakanlığı ve Aile Bakanlığı denetiminin dışına çıkarmıştır" dedi.

AYNULARAB'A İNSANİ YARDIM KORİDORU

Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab'a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi.

AK PARTİ'YE YENİ KATILIMLAR

Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE BÖLGE VURGUSU

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı.

SURİYE'DE TERÖRLE MÜCADELE STRATEJİSİ

Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu.

SURİYE'DEKİ YENİ KARARNAME VE KÜRT HAKLARI

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi.

"GERÇEK KAZANIM TERÖRDEN KURTULMAKTIR"

Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı.

AVRUPA VE NEOLİBERAL DÜZEN ELEŞTİRİSİ

Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

İRAN'DAKİ GELİŞMELER VE DIŞ MÜDAHALE UYARISI

İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi.

"GAZZE BİR EMLAK DEĞİL, VATANDIR"

Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi.

YARDIMLAR KESİNTİSİZ SÜRECEK

Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi.

DEM PARTİ'NİN İDDİALARINA SERT YANIT

DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi.

PROVOKASYONLARA KARŞI DİKKAT ÇAĞRISI

DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi.

İSRAİL'İN GİRİŞ YASAĞI İDDİALARINA TEPKİ

İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu.

GÖRÜŞME TAKVİMİ BULUNMUYOR

DEM Parti heyetinin Aynularab'a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.

KAYNAK: İHA
Ayşe Çolpan Tan Haber7.com - Editör
Haber 7 - Ayşe Çolpan Tan

Editör Hakkında

1990 yılında İstanbul’da doğdu. Meslek hayatına Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi’nde Gazetecilik bölümü okuyarak başladı. İlk stajını Hürriyet Gazetesi’nde yaptı. Üniversiteyi ise İstanbul Üniversitesi Radyo Televizyon Yayımcılığı bölümünde tamamladı. 2009 yılında Milliyet Gazetesi’nde internet haberciliğine başladı. 15 senelik kariyerinde çok sayıda gazete, haber portalı ve televizyon bulunmaktadır. Meslek hayatına Haber7.com’da “Gündem Editörü” olarak devam etmektedir. Evli ve 2 çocuk annesidir.
YORUMLAR 9
  • Kürt oğlu kürt 16 dakika önce Şikayet Et
    İsrail'e guvenipte yola cikanlar hezimete ugriyacaklar biz Türkiye'nin sonuna kadar yani da olan kurtleriz bu böyle biline
    Cevapla
  • Memet Doğan 29 dakika önce Şikayet Et
    Biz de İsrail, SDG ve işbirlikçilerini lanetliyoruz. Reisimiz ve Bahçeli'nin yanındayız.
    Cevapla
  • ilahi adalet 1 saat önce Şikayet Et
    Dem parti rengini belli etti, gereği yapılmalı kapatılmalıdır
    Cevapla
  • vatandas 1 saat önce Şikayet Et
    pkkl8lari avrupa alsun... orda faaliyetlerine devam edebilirler...
    Cevapla
  • Önce VATAN. 1 saat önce Şikayet Et
    Al bayrağımız rengini Türk Ulusunu oluşturan bütün milletlerin Şehitlerinden almıştır.Mukaddesat ,Kıble,Vatan birdir.Soylarımız gibi Vatan uğruna dökülen kanlarınızda birbirine karışmış,yoğrulmuştur.Onun için Ulusu oluşturan bütün milletler özbe öz kardeştir.Hiçbirinin diğerinden üstünlüğü yoktur.Diller ve kültürler zenginliktir,renktir,güzelliktir.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
İsrail havlu attı! PKK’nın hamisi çaresizliğe teslim: ‘Türkiye karşısında şansımız yok’
Diyarbakır Emniyeti'ne saldırı girişiminde 13 gözaltı