Türkiye su konusunda hangi adımları atıyor? Bakan Yumaklı, 'eşik olacak' diye duyurdu
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, su konusunun artık teknik değil stratejik bir konu olduğunu söyledi. Türkiye'de yapılacak COP31 toplantısına işaret eden Yumaklı, "Kritik bir eşik olacak" dedi.
- Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su meselesinin artık teknik değil, stratejik bir konu olduğunu vurgulayarak, "2030'da su fakiri ülkeler ligine girebiliriz" dedi.
- Türkiye'nin tohumda kendine yeterli olduğunu belirten Yumaklı, İsrail'den tohum ithal edildiği iddialarını yalanladı.
- Yumaklı ayrıca, Türkiye'nin kırmızı et ihtiyacının yüzde 90'ını karşıladığını belirtti ve yerli hayvancılığı güçlendireceklerini vurguladı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Tarım, su ve üretimi hakkında konuşan Yumaklı, medyada yer alan bazı iddialara da cevap verdi. Aralarında Haber7 Yazarı Ferhat Murat'ın da olduğu gazetecilerle bir araya gelen Yumaklı'nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"TÜRKİYE, İSRAİL'DEN BİR TANE BİLE TOHUM ALMIYOR"
Tohum konusu çok speküle edilen bir konu. Yurtdışından aldığımız tohumları kullanıyoruz, İsrail’den tohum alıyoruz gibi bir çok yalan yanlış bilgi, her defasında açıklamamıza rağmen hala maalesef dolaşıma sokuluyor. Bir kez daha söylüyorum. Türkiye, tohumda kendine yeten, hatta dünyanın bu alanda ilk 10 ülkesinden biridir. İsrail’den de bir tane tohum almamaktadır.
Bakınız, sertifikalı tohum kullanımıyla ilgili geçen senenin rakamları yeni belli oldu. Bu vesileyle ilk kez buradan o rakamları açıklamış olalım. 2025 yılında sertifikalı tohum üretimimiz 1 milyon 300 bin tondan, 1 milyon 350 bin tona, ihracatımız ise 338 milyon dolardan 368 milyon dolara yükseldi. Sertifikalı tohum ihracatı yaptığımız ülke sayısı 103 iken 117’ye çıktı.

"COP31 EŞİK OLACAK"
Su meselesi artık teknik bir başlık değil, stratejik bir konu. Bugün kişi başına yıllık yaklaşık 1313 metreküp kullanılabilir suya sahibiz. Ama mevcut gidişat devam ederse 2030’da 1000 metreküpün altına düşme ihtimalimiz var. Bu da bizi su fakiri ülkeler ligine sokuyor.
O yüzden biz bu işi erken ciddiye aldık. 31 Ocak 2023’te Su Verimliliği Seferberliği’ni başlattık. Deprem nedeniyle bir süre ister istemez yavaşladı ama 2023’ün sonunda çok daha güçlü şekilde yeniden hızlandık. Çünkü bu ertelenecek bir mesele değil.
Şunu da hatırlatmak lazım: İnsanlığın fiilen kullanabildiği su, dünyadaki toplam suyun sadece yüzde 1’i. Yani herkes aynı gerçeğin farkında. Zaten bunu uluslararası toplantılarda da net şekilde görüyoruz.
Berlin’de yapılan Tarım Bakanları Toplantısı’na 60’a yakın ülkeden katılım vardı. Orada bize gelip özellikle “sıfır atık” ve “su verimliliği” politikalarımızı soranlar, tecrübe paylaşmak isteyenler oldu. Bu bizim için çok kıymetliydi.
Önümüzdeki COP31 süreci, bu anlamda bir eşik olacak. Biz burada sadece anlatan değil, tecrübesini paylaşan, birlikte atılacak ortak adımları konuşan bir ülke olacağız. Sıfır Atık ve Su Verimliliği Seferberliği’ni bu noktaya taşımak istiyoruz.
Bu sürecin Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde yürütülmesi, toplumsal farkındalık açısından gerçekten çok büyük bir değer.
Şunu açıkça söyleyebilirim: Bugün dünyada su ve gıda konusu, tüm ülkelerin ilk üç önceliği arasında. Herkes bunu artık bir gelecek meselesi olarak görüyor. Biz de buna göre hareket ediyoruz.

"40 YILDIR KONUŞULUYORDU, BİR YILDIR HAYATTA"
Bu kapsamda çok önemli bir adım attık: Üretim planlamasına geçtik.
Suyu merkeze alan bir sistem kurduk. Türkiye’nin neresinde, neyin, ne kadar üretileceğini planlayan bir yapı bu. 2024 Eylül itibarıyla sistem fiilen çalışmaya başladı.
Ve laf olsun diye değil; tüm desteklerimizi, teşviklerimizi, kredilerimizi bu sisteme entegre ettik.
Yaklaşık 40 yıldır konuşulan üretim planlaması, ilk kez son bir yıldır hayatta.
Sanayi tarafında da önemli bir eşik aşıldı. Sanayi Master Planı açıklandı. Bu planı hazırlarken tarım havzalarını özellikle koruduk. Yani sanayiyle tarımı karşı karşıya getirmeden, birlikte düşünen çok önemli bir çalışma bu.
"TÜRKİYE, ET İHTİYACININ YÜZDE 90'INI KENDİ KARŞILIYOR"
Kırmızı et de aynı tohum gibi dezenformasyonu çok yapılan bir konu. Sanılıyor ki, tükettiğimiz kırmızı etin hepsi ithal ediliyor, bu ülkede hiç üretilmiyor veya hayvancılık yapılmıyor. Bakınız, bugün Türkiye, et ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını kendi karşılıyor. Ama potansiyelimizin bunun da üzerinde olduğunu biliyoruz. Yerli hayvancılığı güçlendirmek, özellikle anaç hayvan sayısını artırmak için Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek, Güçlü Besi Güçlü Üretim gibi projeler geliştirdik. Çok da ilgi gördü ve buzağılar doğmaya, sürüler genişlemeye, aile işletmeleri güçlenmeye başladı. Bizim derdimiz bu potansiyeli doğru projelerle harekete geçirmek. Üretimi güçlendirmek, sürdürülebilir kılmak.
Özetle şunu söyleyeyim:
Üretim kısmı işin kalbi. Su olmadan üretim olmaz, üretim olmadan da gıda güvenliği olmaz. Biz bütün politikalarımızı bu gerçeklik üzerine kuruyoruz.
-
haksev 20 dakika önce Şikayet Etneden tarım bakanlığı üretime yönelmiyor. böylelikle rezervasyon oluşturularak manipülasyonun önüne geçilmiş olunurBeğen
-
seyfullah 25 dakika önce Şikayet Et1 gram et 1₺ sayın bakan ne düşünüyorsunuz İlçelere et ve süt kurumundan et gelmiyor İlçelerde yaşayanlar vatandaş değilmiBeğen Toplam 1 beğeni
-
Misafir 39 dakika önce Şikayet EtLaa ömer 32 yıllık arıtma tesisi tecrübem var ama nükleer tesisini senden duyuyorumBeğen
-
Bekir Çinçin 41 dakika önce Şikayet EtTürkiyenin 3 tarafı deniz suyundan şu elde edilip elktirikte doğal güneş den faydalanıp yapılabilir coğrafya olarak çok iyi bir konumdadır Ama icraata geçmek lazimBeğen
-
Alfa 45 dakika önce Şikayet EtKontrollü Olarak Denize dökülen debi ler geriye doğru engellenebilirse su sıkıntısı azalır diye düşünüyorum. Sularımız boşa Akmamalı.....Beğen Toplam 1 beğeni