Bazı 'kurbanlar' on yıllar geçse de unutulmaz: Demokrasi tarihimizin kara lekesi 27 Mayıs

27 Mayıs 1960 askeri darbesi Türk demokrasi hayatında koca bir leke olarak geçmiş bir kara gündür. 27 Mayıs bu sene Kurban Bayramı'nın ilk gününde 66. yılını geride bıraktı.

GİRİŞ 27.05.2026 12:00 GÜNCELLEME 27.05.2026 13:39
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Türk demokrasi tarihinin kara lekesi olarak hatırlanan 27 Mayıs darbesinin üzerinden 66 yıl geçti.
  • Darbeyi takip eden süreçte Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildi.
  • 27 Mayıs bu sene Kurban Bayramı'nın ilk gününde 66. yılını geride bıraktı.

Başta "Arapça Ezan" yasağının kaldırılması gibi kararlar ile ideolojik olarak cumhuriyet ilkelerine ihanet edildiği düşüncesi ortaya çıkmıştı.

CHP'nin serbest seçimlerde başarılı olabileceğinden ümidi kesen genç subaylar rahatsızdı.

Bu yüzden 1954 yılından itibaren DP iktidarını devirmek için ordu içerisinde birbirinden habersiz birçok gizli komite kurulmuştu.

27 MAYIS 1960 DARBESİ

1950'den itibaren seçimleri düzenli olarak kazanan DP, 10 yıl boyunca iktidarda kaldı.

Şehit Başbakan Adnan Menderes, Ankara Esenboğa Havalimanı'nda, Şehit Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte, 11 Ağustos 1958

Bu süreçte, erken seçim ve yoğun muhalefete rağmen, Adnan Menderes'in başbakanlığında kurulan son hükümet; 27 Mayıs 1960'ta ordunun yönetime el koymasıyla devrildi.

ARAPÇA EZAN'LA BAŞLAYAN SÜREÇ

Fakat Adnan Mendres Hükümeti'ne karşı ordu içinden gelen hoşnutsuzluğun asıl sebebi ise başkaydı.

DP iktidarının, TBMM'deki sayısal üstünlüğün verdiği güçle muhalefete karşı uyguladığı hoşgörüsüz tavır, başka partiye oy verdiği için Kırşehir'in ilçe yapılmasıyla doruğa çıkmıştı.

Tüm bunlara başta "Arapça Ezan" yasağının kaldırılması gibi kararlar da eklenince, ideolojik olarak cumhuriyet ilkelerine ihanet  edildiği düşüncesi ortaya çıkmıştı.

CHP'nin serbest seçimlerde başarılı olabileceğinden ümidi kesen  genç subaylar  rahatsızdı. Bu yüzden 1954 yılından itibaren DP iktidarını devirmek için ordu içerisinde birbirinden habersiz birçok gizli komite kurulmuştu.

Darbeden sonra "Milli Birlik Komitesi" üyelerinden olacak bu genç subaylar, komiteleri birleştirerek İttihatçıvari bir tarzda silah üzerine el basmış ve darbe yapmaya yemin etmişti.

İllegal bu yapılanmalar mutakabata vardıktan sonra fırsat kollamaya başlamış, ülke hızla kutuplaşmaya, provakasyonlarla kaosa doğru sürüklenirken darbe için şartlar olgunlaşmıştı.

GİZLİ ELLERDEN 6-7 EYLÜL OLAYLARI TEZGAHI

1961'de, Yassıada'da kurulan askeri mahkemede yargılanan Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edildi.

Menderes'in yönetimindeki DP'nin iktidarı sırasında 1955'te gerçekleşen, 6-7 Eylül olayları da yaşandı.

27 Mayıs sabahı gerçekleşen darbenin kısa bir kronolojisi şöyle:

CEMAL GÜRSEL'E İKİ AY ZORUNLU İZİN

1 Mayıs'taki sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerinde kalan İstanbullara rağmen, dışarıda iki protesto gösterisi düzenlendi.

Başbakan Menderes, radyodan bir açıklama yaparak "Memleketimiz ne bir ihtilal karşısındadır, ne de ihtilalin sözde haklı sebepleri bu ülkede mevcuttur" dedi.

Darbeci Orgeneral Cemal Gürsel

Bunalımın aşılması için cumhurbaşkanının istifasını isteyen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel'e iki ay zorunlu izin verildi ve izin sonunda emekliye ayrılacağı bildirildi.

ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ PROVOKE EDİLDİ

5 Mayıs'ta Ankara Kızılay Meydanı'nda üniversite gençliği büyük bir protesto gösterisi düzenledi. Göstericilere hitap etmek isteyen Menderes itilip kakıldı.

İSMET İNÖNÜ DARBEYE ZEMİN HAZIRLADI

6 Mayıs'ta İsmet İnönü NATO ülkeleri gazetecileriyle bir basın toplantısı düzenledi ve serbest seçimle iktidarın değişmesini istedi.

Bu sırada gezilerine devam eden Adnan Menderes 15 Mayıs'ta İzmir'de, 17 Mayıs'ta Manisa'da konuştu.

Darbeci Orgeneral Cemal Gürsel, İsmet İnönü ile birlikte.

21 Mayıs'ta Harp Okulu öğrencileri sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bunun üzerine, Menderes, Yunanistan gezisini iptal etti.

24 MAYIS'TA CHP ORDUYLA EL ELE

22 Mayıs'ta Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı haberleşmeye sansür koydu. Gece 20:00'den sabah 05:00'e kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

24 Mayıs günü muhalefet meclisi terk etti ve mecliste konuşmalar yasaklandı.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu açıklamak için yurt genelinde gezilere çıkan Menderes, 25 Mayıs'ta Eskişehir'de bir açıklama yaptı.

Tahkikat Komisyonu'nun üç ay sürecek çalışmasını kısa sürede bitireceğini belirtti. Tahkikat Komisyonu, Nisan 1960'da oluşturuldu ve mecliste İsmet İnönü'nün kuvvetli tepkisiyle karşılaştı.

GENELKURMAY BAŞKANI ERDELHUN GÖZALTINA ALINDI

Komisyon üyeleri, askeri adli amirler ile sorgu ve sulh hakimlerine verilen yetkilerin tamamına sahip olarak, soruşturmanın yürütülmesi için her türlü yayını yasaklama hakkına sahipti.

Soruşturmaya itiraz edenlerin hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngören komisyon, Menderes'in çalışmalarını erken bitireceğini açıkladığı komisyon. (Aynı komisyon üyeleri, darbe sonrası Bakanlar kurulu üyeleriyle birlikte Harp Okulu'na götürüldü. Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun da gözetim alındı.)

Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun

27 Mayıs günü Menderes Kütahya yolunda tutuklandı ve Ankara'ya getirildi.

ORDU YÖNETİME EL KOYDU

27 Mayıs saat 04:36'da Ankara Radyosu'ndan yapılan bir anonsla ordunun yönetime el koyduğu bildirildi.

Başlangıçta kısa bir süre belirsizlik olsa da, bir süre sonra ihtilalcilerin İstanbul ve Ankara'da yönetime el koydukları anlaşıldı.

Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve o sırada Eskişehir'den Kütahya'ya geçen Başbakan Menderes gözaltına alındı.

Girişimin lideri ilan edilen Orgeneral Cemal Gürsel, saat 16:00'da radyoya bir açıklamada daha bulundu ve ihtilal süresince meclis yerine yasama organı şeklinde çalışması için kurulan Milli Birlik Komitesi'nin üyelerini açıkladı. Yeni bir anayasa hazırlanması istedi.

28 Mayıs'ta Milli Birlik Hükümeti kuruldu.

30 Mayıs'ta İçişleri Bakanı Namık Gedik canına kıydı.

Eski İçişleri Bakanı Namık Gedik

Ekim 1960'ta başlayan Yassıada duruşmalarında, Demokrat Parti yöneticileri yargılanmaya başladı.

14 Ekim'de gerçekleşen ilk davada konuşan Adnan Menderes'in ardından öğleden sonra gerçekleşen celsede konuşan eski cumhurbaşkanı Celal Bayar, Afganistan kralının kendisine görevi sırasında hediye ettiği Afgan tazısını bin liraya bir iktisadi devlet teşebbüsüne neden sattığını açıkladı.

Sebep olarak "çeşme yaptırmasını" gösteren Bayar'ın davası, anayasayı ihlal davasına bağlandı.

Merhum Cumhurbaşkanı Celal Bayar, İstanbul'da.

Bayar ayrıca, Kurtuluş Savaşı'ndan kaçmak ve İstanbul'daki 6-7 Eylül olaylarından sorumlu tutularak, Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü ve eski İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay'la birlikte yargılandı. Gizli yapılmasına karar verilen bu dava sonunda ilk celse tamamlandı.

Davalar sürerken Milli Birlik komitesi tasfiye edildi ve İkinci Gürsel Hükümeti kuruldu.

İDAM KARARLARI

Bu sırada Yassıada duruşmalarına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı İnönü'ye Topkapı olayları sırasında düzenlenen suikast girişimi davasıyla devam edildi.

Dava sonunda, anayasa ihlaliyle suçlanan Celal Bayar ve Adnan Menderes'in de aralarında bulunduğu 15 kişinin idamı istendi. Duruşmalar sırasında kalp krizi geçiren Lütfi Kırdar öldü.

Şehit Sağlık Bakanı Lütfi Kırdar vefatından üç gün önce ailesine şu mektubu yazmıştı: 'Muhterem eşim, azîz oğlum: İnşallah hep iyisiniz. Ben de iyiyim. Şimdi şu mektubu yazdıktan sonra hazırlanarak vazifeye gideceğim. 'Vazife' diyorum, çünki yazdığınız gibi kabul etmek lâzım. Bu da hizmetlerimizin bir hesap vermesi... Hayırlısı, Allahtandır. Hakikaten vicdanen çok huzurluyum, çok rahatım, çünki hayatımda daima yalnız dürüst değil, aynı zamanda feragatle çalıştım. Bu sıkıntılarımı kadere atfediyorum. Ne olacaksa olsun. Siz de üzülmeyin. Görüşmek için müracaat ettiniz mi? Sizi bir defa daha olsun görmek istiyorum. Bizim Faik Kırdar'dan hiçbir şey yazmadınız. Sıhhati nasıldır? Öperim.'

14 Ekim 1960'ta başlayan Yassıada davaları, 15 Eylül 1961'de karara bağlandı ve toplam 19 dosyada toplanan davalar anayasayı ihlal davasıyla birleştirildi.

592 sanıktan 288'i için idam istendi. 15 sanık idam cezası alırken, 31'i müebbetle cezalandırıldı. 418 sanıkta çeşitli cezalara çarptırıldı.

Şehit Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın son sözleri: 'Karıma ve çocuklarıma söyleyin, suçsuzum. Allah'a ve vicdanıma güveniyorum. Aynı sözleri anneme ve kardeşlerime de söyleyin.'

Cezaları onaylanan Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül günü sabaha karşı idam edildi.

Şehit Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'nun son mektubu: “Sevgili Anneciğim, Emelciğim, Sevinciğim ve Ağabeyciğim, Şimdi Cenabı Hakk’ın huzuruna çıkıyorum. Sakinim, huzur içindeyim. Benim için üzülmeyin. Sizlerin de sakin ve huzur içinde yaşamanız beni daima müsterih edecektir.'

17 Eylül'de, de Adnan Menderes İmralı adasında idam edildi.

İdamların ardından, Ekim ayında seçimler yapılır ve ordu müdahalesiyle Cemal Gürsel cumhurbaşkanı seçilir.

Şehit Başbakan Adnan Menderes'in son mektubu: 'Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız içün sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek içün ortada hiç bir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki milletce kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendilerinizi yine de 1950 de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacak idiniz. Ama şimdi milletle el ele virerek Adnan Menderes'in ölümü ebediyete kadar sizi ta'kib idecek ve bir gün sizi silüp süpürecekdir. Ama buna rağmen merhametim sizlerle beraberdir.'

Kasım ayında da, CHP-AP koalisyonu kurulur. Böylelikle on yıl boyunca iktidarda kalan Demokrat Partili Menderes yönetimi, Türkiye tarihinin ilk askeri müdahalesi sayılan 27 Mayıs ihtilaliyle devrilmiş olur.

İdam kararları tarihe, Türkiye demokrasinin bir utancı olarak geçerken, İngiltere Kraliçesi ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Kennedy'in idamları önleme çabaları da sonuçsuz kalır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk demokrasi tarihinin kara lekelerinden 27 Mayıs 1960'taki darbenin ardından idam edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve İçişleri Bakanı Namık Gedik'in ailelerini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti, 26 Mayıs 2026

KAYNAK: HABER7
Ramazan Dengiz Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ramazan Dengiz
YORUMLAR 6
  • Sadi 19 dakika önce Şikayet Et
    Kırşehirin ilçe yapılması başka partiye oy verdiği için değildir. Bölükbaşı Kırşehirlidir. Halkın Bölükbaşıya oy vermesi beklenen bir şeydir.
    Cevapla
  • Özkan 22 dakika önce Şikayet Et
    Demokrasinin kara.lekwsi degil demokrasinin kendisi zaten tarihimizde bir kara leke biz müslümaniz ve islam hukuku ile yönetilmek istiyoruz ecnebi kanunlari ile degil.
    Cevapla
  • Misafir 36 dakika önce Şikayet Et
    mekânlar ı Cennet olsun, asanların ve astıranlarında mekan cehennem oslun.
    Cevapla
  • Vatansever 55 dakika önce Şikayet Et
    CHP geçmişte ne ise bugünde aynı Allah korusun iktidar olacakları ilk günlerinde aynı şeyleri yapacaklar
    Cevapla
  • Misafir 1 saat önce Şikayet Et
    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olur inşallah
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Altın fiyatlarında jeopolitik risk ve Fed baskısı! Ons ve gram değer kaybediyor
Manipülasyonlar