Davutoğlu: Ermeni iddiaları ilişkilere darbe vuruyor

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ABD Temsilciler Meclisi gündemine alınmayan Ermeni iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Davutoğlu yapılanların ilişkilere zarar vereceğini belirtti.

Davutoğlu: Ermeni iddiaları ilişkilere darbe vuruyor
Davutoğlu: Ermeni iddiaları ilişkilere darbe vuruyor
GİRİŞ 23.12.2010 12:32 GÜNCELLEME 23.12.2010 12:32

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 1915 olaylarındaki Ermeni iddilarına ilişkin tasarının, ABD Temsilciler Meclisi'nin gündemine gelmemesine ilgili olarak, ''Dün ABD Kongresi'nde Türkiye-Amerika ilişkilerine ve Türk-Ermeni ilişkilerine, Kafkasya'daki dengelere darbe vurabilecek bir gelişmenin olmamasından memnuniyet duyuyoruz. Gerçekten dün sağduyu bir kez daha hakim olmuştur'' dedi.

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 11. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, Ermeni iddilarına ilişkin tasarının ABD Temsilciler Meclisi'nin gündemine gelmemesiyle ilgili soru üzerine, son birkaç gün içinde ABD Kongresi'ndeki gelişmeler dolayısıyla yoğun bir çalışma ve faaliyet içinde bulunduklarını söyledi.

Gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

''Dün ABD Kongresi'nde Türkiye-Amerika ilişkilerine ve Türk-Ermeni ilişkilerine, Kafkasya'daki dengelere darbe vurabilecek bir gelişmenin olmamasından memnuniyet duyuyoruz. Bu yöndeki çabaları dolayısıyla Amerikan yönetimine, Sayın Obama'ya, Sayın Clinton'a ve diğer yetkililere teşekkür ediyoruz. Gerçekten dün sağduyu bir kez daha hakim olmuştur. Ama bu tecrübe de göstermiştir ki tarihi olayların siyasi makamlarca değerlendirilmesi ilkesel olarak yanlış bir tutumdur. Türkiye'nin bu konudaki tutumu da son derece açıktır. Tarihi olaylarla ilgili her türlü yüzleşmeye, her türlü çalışmaya hazırız. Türkiye ile Ermenistan arasında, Türklerle Ermeniler arasında tarihi bir uzlaşma sağlanması için de bütün çalışmalara hazırız. Ama bu tarihi olayların ülkemize dönük bir şantaj aracı gibi kullanılması, Türk-Amerikan ilişkileri üzerinde bir demoklesin kılıcı gibi sallanıyor olması kabul edilebilir bir durum değildir.

Son 3-4 gün içinde isterdik ki Amerikalı yetkililerle, muhataplarımızla muhtemel bir krizi önlemek için değil, pozitif diplomatik çabalar için çalışıyor olalım. Görüldüğü gibi bu çabalar, bu tür girişimler son derece gereksiz bir enerji ve zaman kaybına yol açmaktadır. Artık zaman diyalog zamanıdır, görüşme, konuşma, anlaşma zamanıdır. Karşılıklı bir şekilde bu çabaları yoğunlaştırıp hem bölgemizde hem bütün dünyamızda barışı ve diyalogu egemen kılmak durumundayız. Bu yol tercih edilmeden, kongreler, hiç bu konudan haberi olmayan temsilciler üzerinden Türkiye üzerine baskı kurma çabalarının neticesiz kalacağını ve bu yöndeki çabaların hem Türk-Amerikan ilişkilerine hem Türk-Ermeni ilişkilerine büyük zarar vereceğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Ümit ederiz ki önümüzdeki günlerde bu tür girişimler tekrar gündeme gelmez. Bu aklıselim hakim olmaya devam eder. Ve bütün bu alanlarda pozitif gündemle çalışırız.''

''SADECE TÜRKİYE İLE ERMENİSTAN ARASINDA DEĞİL, ERMENİSTAN İLE AZERBAYCAN ARASINDA DA İLİŞKİLERİN NORMALLEŞTİRİLMESİNİ İSTİYORUZ''

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ilkesi temelinde Karabağ sorununa bir çözüm bulunmasını savunduğunu ve Güney Kafkasya'ya bu çözüm çerçevesinde barış ve huzurun gelmesini istediğini belirterek, ''Sadece Türkiye ile Ermenistan arasında değil, Ermenistan ile Azerbaycan arasında da ilişkilerin normalleştirilmesini istiyoruz'' dedi.

Davutoğlu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 11. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye ile ABD arasında çok yoğun ve pozitif gündemi olan ilişkiler bulunduğunu ve bu konulara yoğunlaştıklarını, bölgede küresel alanda birlikte gerçekleştirecekleri model ortaklığın yol açacağı pozitif gelişmeleri konuştuklarını ifade eden Davutoğlu, ''Bu tür negatif girişimleri engellemek yerine yine aynı şekilde ümit ederiz ki, Türkiye-Ermeni ilişkileri barışçıl bir çerçevede gerçekleşir. Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerine barışçıl yollarla çözüm bulunur ve barış egemen olur. Bu dönemin işaretleri bunlardır. Tekrar bu aklıselimin egemen olması dolayısıyla memnuniyetimi ifade ediyorum ve önümüzdeki günlerde, aylarda, yıllarda da daima aklıselim ile davranılması konusundaki ümidimi bir kez daha teyiden vurgulamak istiyorum'' diye konuştu.

''Türkiye'ye yönelik bu baskılar, Türkiye'nin Karabağ konusundaki tutumunu değiştirecek mi?'' şeklindeki bir soru üzerine, bu alanda da ilkesel bir tutum benimsediklerini kaydeden Davutoğlu, ''Türkiye, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ilkesi temelinde Karabağ sorununa bir çözüm bulunmasını savunmaktadır ve bu uluslararası ilişkiler normudur. Aynı şekilde Türkiye, bu çözüm çerçevesinde güney Kafkasya'ya barış ve huzurun gelmesini istemektedir. Ermenistan'la ilişkilerini normalleştirmek arzusundadır. Sadece Türkiye ile Ermenistan arasında değil, Ermenistan ile Azerbaycan arasında da ilişkilerin normalleştirilmesini istiyoruz'' değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, bunların uluslararası normlara uygun bir şekilde yürütülmesi gereğinin altını çizerek, üçüncü taraflar üzerinden de nerede olursa olsun baskıya, şantaja, tarihi yanlış yorumlara dayalı yöntemlerin uygulanmaması gerektiğini söyledi.

Ermenistan'la protokollere yönelik bir soruya verdiği yanıtta Davutoğlu, bu protokolleri, iki ülke ilişkilerinin normalleştirilmesi ve Güney Kafkasya'ya barışın egemen kılınması perspektifiyle imzaladıklarını dile getirdi.

Davutoğlu, ''Bu yönde de bu sürecin devam ettiğini düşünüyoruz. Bu süreç devam edecektir. Ta ki Kafkas milletleri, halkları birbirlerine saygı içinde barışı egemen kılsınlar. Bu yöndeki çabalarımız sürecek. Dolayısıyla Kafkasya'daki her türlü barışçıl sürece de destek vermeye devam edeceğiz'' dedi.

''SPORTİF FAALİYETLER KARDEŞLİĞİN, BARIŞIN EGEMEN OLMASI GEREKEN FAALİYETLER... ARTIK BU KÜLTÜRÜN YERLEŞMİŞ OLMASINI BEKLERDİK. DÜNYANIN HER YERİNDE VE KIBRIS RUM KESİMİ'NDE DE... AMA GÖRÜNEN O Kİ, BU BARIŞ KÜLTÜRÜ HALA KIBRIS RUM YÖNETİMİ'NE GEREKTİĞİ KADAR YERLEŞMEMİŞ''

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Pınar Karşıyaka basketbol takımının Kıbrıs Rum Kesimi'nde Apoel ile karşılaşmasının ardından saldırıya uğramasıyla ilgili olarak, ''Olayların kısa sürede bu kadar büyümesi gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığını açık bir şekilde gösteriyor. Görünen o ki, barış kültürü hala Kıbrıs Rum yönetimine gerektiği kadar yerleşmemiş'' dedi.

Davutoğlu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 11. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında basın mensuplarının çeşitli konulardaki sorularını yanıtladı.

Kıbrıs Rum Kesiminde Pınar Karşıyaka takımının saldırıya uğramasının sonrasında Rum kesiminden de resmi tepkilerin geldiğini ve oyuncuların geç müdahale edildiğini söylediklerini ifade eden bir gazetecinin, ''Tepkiler çerçevesinde siz Rum kesiminin gösterdiği hassasiyeti yeterli buluyor musunuz?'' yönündeki sorusunu Davutoğlu, şöyle yanıtladı:

''Olayların kısa sürede bu kadar büyümesi, gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığını açık bir şekilde gösteriyor. Bizim müdahalemiz ise hemen anında olmuştur. Bizzat ben kafile yetkilileriyle telefonla görüştüm. Sporcularımızın sağlık durumlarıyla ilgili güvenlikle ilgili tedbir almak için uluslararası girişimlerde bulunduk. Sayın Başbakanımızı bilgilendirdik. Her düzeyde çok yoğun bir temas içinde olduk. Birleşmiş Milletler'i harekete geçirdik.

Tabii sportif faaliyetler kardeşliğin, barışın egemen olması gereken faaliyetler... Dünyanın her yerinde ve Kıbrıs Rum kesiminde de artık bu kültürün yerleşmiş olmasını beklerdik. Ama görünen o ki, bu barış kültürü hala Kıbrıs Rum yönetimine gerektiği kadar yerleşmemiş. Güvenliği bu şekilde ihmal eden bir ortamın oluşması, Kıbrıs Rum yönetiminin çağdaş standartlar bağlamında da bu standartlara ulaşamadığını gösteriyor. New York'ta da Birleşmiş Milletler nezdinde girişimlerde bulunmuştuk. Bunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu affedilebilir bir durum değildir. Kıbrıs Rum yönetiminden holiganları ve şiddeti kınayan açıklamalar olmuştur. Ancak bu açıklamalar dışında da tedbir alınmasını beklerdik. Ve bundan sonra da tabii, bu tutumların uluslararası alanda gerek sportif, gerek uluslararası spor kuruluşlarında, gerekse diğer makamlar nezdinde takibini sürdüreceğiz.''

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın dün sporcuları karşıladığını dile getiren Davutoğlu, ''Biz hükümet olarak her zaman bu tür durumlarda sporcularımızın, vatandaşlarımızın yanında olacağız'' dedi.

Davutoğlu, olayın ardından hem BM hem de AB nezdinde çok etkin bir şekilde anında müdahale ettiklerini belirterek, ''O gece bir kulağımız Washington'daydı, diğer kulağımız da Lefkoşa'daydı. Her ikisini de takip ettik. Hamdolsun sporcularımız sağ salim ülkemize dönmüşlerdir. Hamdolsun ki Washington'da bizi üzecek bir gelişme yaşanmamıştır. Kararlı bir şekilde olayların takip edilmesi suretiyle nasıl olumlu sonuçlar alınacağının güzel bir göstergesi olmuştur. Bundan sonra da bunları yakinen takip etmeye devam edeceğiz'' diye konuştu.

-TÜRKİYE-İRAN-AZERBAYCAN TOPLANTISI-

Bir gazetecinin, bu sabah İran ve Azerbaycan dışişleri bakanları ile yapılan kahvaltının amacının ne olduğunu sorması üzerine de Davutoğlu, dün kapsamlı bir şekilde ECO'nun yeniden yapılandırılması konusunu ele aldıklarını, bugün de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün EİT (ECO) üyesi ülke liderleriyle benzer şekilde konuşacağını belirtti.

Davutoğlu, EİT'in jeopolitik ve jeoekonomik açıdan dünyanın en önemli coğrafyasına hitap eden ve bütün orta Asya, Batı Asya, Kafkasya ve Ortadoğu'ya kadar uzanan bir bölge olduğunu vurgulayarak, toplantıya ilişkin şu bilgileri verdi: ''Bu çerçevede dün yaptığımız toplantıda bu ECO alanının 3'lü, 4'lü işbirliği alanlarıyla, işbirliği çerçeveleriyle desteklenmesi görüşünü gündeme getirmiştik.''

Birbirine komşu 3 ülkenin, Nahcıvan'da neredeyse 10-15 kilometrelik alan içinde birbirleriyle kesiştiğini hatırlatan Davutoğlu, "Dolayısıyla biz sabah Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ve İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi ile bir araya geldik. Ve ortak yapılabilecek çalışmaları gözden geçirdik. Aslında bu bir zamandır düşündüğümüz bir çalışmaydı. Bugün ECO vesilesiyle bunu gerçekleştirmiş olduk. Bundan sonra da bu işbirliği projelerine ikili, üçlü, dörtlü düzeyde geliştirerek, ekonomik ilişkiler üzerinden bölgemizde kardeş halkların kaynaşmasına ağırlık vermeye devam edeceğiz'' dedi.

-''TÜRKİYE'NİN EVSAHİPLİĞİ KONUSUNDA MUTABIK KALDIK''-

Davutoğlu, bir gazetecinin ''Türkiye ocak ayının sonunda İran konusunda evsahipliği yapacak. Ev sahipliğinden çok arabuluculuk gibi bir konu gündeme geldi mi?'' yönündeki sorusuna, müzakerelerin 5 1 ile İran arasında yürütüleceğini ve geçen sene Tahran Deklarasyonunda durumun farklı olduğunu söyledi.

Orada müzakere sürecine Türkiye'nin müdahil olması için Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun resmi talebi olduğunu hatırlatan Davutoğlu, iki tarafın da Türkiye'nin katkısını istediğini, o çerçevede Tahran Anlaşmasına giden süreçte olumlu yönde aktif bir müdahalede bulunduklarını dile getirdi.

Bakan Davutoğlu, ''Bu sefer iki taraf Türkiye'nin evsahipliğinde mutabık kaldık. Biz evsahipliği yapacağız. Ancak tabii İstanbul'un güzelliğini bu evsahipliğine zemin teşkil etmesi dışında, Türkiye'nin özel konumunun da bu evsahipliğinde hissesi vardır. İki taraf, hangi konuda olursa olsun mutabık bir biçimde Türkiye'nin desteğini isterse biz bu desteği vermeye her zaman hazırız'' diye konuştu.

Bu toplantıların Cenevre'de olumlu bir havada başladığını anlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu olumlu havanın devamı doğrultusunda da ön hazırlıkların yapılması bağlamında, dün Salihi ile görüştüm. Birkaç gün önce de İran'ın nükleer başmüzakerecisi Said Celili'nin yardımcısı Ali Bageri ile görüşmüştüm. Zaten Cenevre toplantısı sonrasında AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile kapsamlı bir telefon görüşmemiz olmuştu. Tekrar görüşmelerimiz sürecek.

Bizim bütün hedefimiz çok açıktır. Dünyanın nükleer tehditlerden arındırılması, bölgemizin arındırılması ve nükleer teknolojinin barışçıl kullanımı suretiyle bütün bu gerilim alanlarının düşmesini istiyoruz. İnşallah İstanbul toplantısı, böyle bir şeye vesile olur. İstanbul, barış diyarıdır. Tarihte de böyle anılır. İnşallah İstanbul'un bu atmosferinden bu müzakereler de payını alır. Biz elimizden gelen her şeyi yapacağız. Ama rolümüz açık, burada evsahibiyiz. Taraflar talep ettiğinde her türlü desteği veririz.''

TÜRKİYE-AZERBAYCAN-İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLARI ÜÇLÜ TOPLANTISI

Türkiye-Azerbaycan-İran Dışişleri Bakanları üçlü toplantısında, hedeflere erişilmesi amacıyla toprak bütünlüğü ilkesi temelinde bölgedeki çözülmemiş ihtilafların barışçıl çözümü için uygun ortamın hazırlanmasına ihtiyaç olduğu belirtilerek, terörizm, örgütlü suç ve silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı dahil, bölgesel ve küresel düzeydeki ortak ilgi sahalarındaki konuları tartışmak üzere Türkiye, İran ve Azerbaycan arasında Dışişleri Bakanı seviyesinde düzenli danışmalara devam edilmesi kararlaştırıldı.

Çırağan Sarayı'nda yapılan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 11. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Mammadyarov ve geçici İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi'nin, Kafkasya'daki meseleler dahil ortak ilgi alanlarına giren çeşitli konuları ele almak üzere biraraya geldikleri belirtildi.

Üçlü toplantıdan sonra yapılan ortak yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Bakanlar, Türkiye, İran ve Azerbaycan arasındaki ortak tarih, miras, kültür ve medeniyette derin kökleri bulunan güçlü bağların idrakiyle, üç ülke ve halkları arasındaki ilişkinin emsalsiz doğasını vurgulayarak, Türkiye, İran ve Azerbaycan arasında yoğunlaştırılmış işbirliğinin geniş bir yelpazede dostluk bağlarını pekiştirecek ilave fırsatlar sunduğuna ve bunun hem kendilerinin hem tüm bölgenin yararına olduğuna kani olarak, tüm sahalarda ilişkilerinin istikrarlı şekilde gelişmesinden duydukları memnuniyeti ifade ederek ve ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınma yoluyla ortak refahı temin edecek sahalar dahil aralarındaki işbirliğini derinleştirme yollarını araştırmaya hazır olduklarını vurgulayarak, bölgesel ve küresel düzeyde barış ve refahı artırma yönündeki ortak arzularını ve bu hedefe ulaşılması için birlikte çalışmak yönündeki güçlü iradelerini yineleyerek, bölgedeki çözülmemiş ihtilafların barışçıl çözümünün kalıcı ve sağlam temellere dayalı barış ve istikrar için uygun ortamı geliştireceğini müdrik olarak, bölgede ve ötesinde barış ve istikrar için sınama teşkil eden ve ayrıca halklarının refahına yönelik hamleleri engelleyen terörizm, örgütlü suç ve silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ile mücadele konusundaki güçlü kararlılıklarının altını çizerek, bu sınamalara mukabelede başarılı olunması için gayretlerin birleştirilmesi lüzumunu belirterek, üç ülke arasında her düzeyde danışma ve işbirliğinin artırılmasının bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesine somut şekilde etki edeceğine kani olarak, aşağıdaki hususlarda mutabık kalmışlardır:

Yukarıda kayıtlı erdemli hedeflere erişilmesi amacıyla toprak bütünlüğü ilkesi temelinde bölgedeki çözülmemiş ihtilafların barışçıl çözümü için uygun ortamın hazırlanmasına ihtiyaç olduğu, terörizm, örgütlü suç ve silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı dahil, bölgesel ve küresel düzeydeki ortak ilgi sahalarındaki konuları tartışmak üzere Türkiye, İran ve Azerbaycan arasında Dışişleri Bakanı seviyesinde düzenli danışmalara devam edilmesi, ticaret yatırım, ulaştırma, enerji, turizm ve çevre dahil, ancak sadece bu sahalarla sınırlı olmayacak şekilde ortak refah için üçlü gayretlerin güçlendirilmesi amacıyla ortak işbirliği projeleri geliştirilmesinin değerlendirilmesi için, bakanlar düzenli olarak üçlü toplantılar yapmayı kararlaştırmışlardır. Bir sonraki toplantı İran İslam Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilecektir.''

KAYNAK: AA
YORUMLAR 1
  • ahmet okutan 15 yıl önce Şikayet Et
    ERMENİ AÇILIMI TÜRK MİLLETİNE DARBE OLMUŞTUR. ABD ile ilşkileriniz bozulmaz.Obama mecliste konuşurken ayakta alkışladınız.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
ABD'den ilk açıklama: El Mencho'nun ölümü harika bir gelişme
Trump'ın evine saldırı girişimi! ABD Gizli Servisi'nden açıklama: Bir kişi öldürüldü