Hamzaçebi: Hükümet vergileri artırmak zorunda

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin büyümek için cari açık vermek zorunda olmadığını belirtirken uygulanan politikada yanlışlık olduğunu bu yüzden vergilerin artırılacağını açıkladı.

Hamzaçebi: Hükümet vergileri artırmak zorunda
Hamzaçebi: Hükümet vergileri artırmak zorunda
GİRİŞ 25.05.2011 22:06 GÜNCELLEME 25.05.2011 22:06
Bu Habere 6 Yorum Yapılmış

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ile birlikte Merter Sanayici ve İşadamları Derneğini (MESİAD) ziyaret eden Hamzaçebi, devleti değil, bireysel özgürlükleri öne çıkaran bir anayasa hazırlanmasının önemine işaret ederek, anayasaların sadece devletin organlarının işleyişini göstermediğini, devlete karşı bireyin özgürlüklerini öne alan metinler olduğunu söyledi.

Hamzaçebi, bireysel özgürlüklerin temelinde de kuvvetler ayrılığının bulunduğunu vurgulayarak, bugün kuvvetler ayrılığını yerleştirme uğruna birçok düzenleme yapıldığını, ancak insanların düne kıyasla daha özgür olduğunu söylemenin mümkün olmadığını kaydetti.

Akif Hamzaçebi, 1982 Anayasasının iyi bir anayasa olmadığını, buna karşın AK Parti'nin yaptığı değişikliklerle de özgürlükçü bir anayasaya sahip olunduğunu söylemenin mümkün olmadığını ifade etti.

-''BARAJ ÖNERİMİZ YÜZDE 5''-

Seçim barajının düşürülmesi gerektiğini belirten CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, ''Seçim demokrasilerin asgari şartıdır, ama yeterli şartı değildir. Seçimlerde oluşan parlamento, toplumun idaresini yansıtmıyorsa, meşru olduğunu söylemek mümkün değildir. Böyle bir parlamentonun çıkardığı önemli yasaları meşru kabul etmek mümkün değildir. Seçmenin yüzde 18'i parlamentoda temsil edilmiyor. Barajın olduğu sistemde yüzde 100 temsil söz konusu değildir. Yüzde 10 baraj olağanüstü yüksek. Önerimiz yüzde 5'tir, tartışılabilir'' diye konuştu.

İki seçim arası dönemde merkezi ve yerel yönetimlerin denetlenmesinin önemine dikkati çeken Hamzaçebi, ''Vatandaş denetliyorsa, karar sürecine görüşünü yansıtıyorsa, o yönetimleri meşru kabul edebiliriz. Ancak Türkiye'de bu meşruiyetin sağlandığını, AKP döneminde sağlandığını kabul etmek mümkün değildir. Burada gerçekten özgürlükçü bir anayasaya önem veriyoruz, topluma taahhüt ediyoruz'' dedi.

Hükümetin ekonomi politikalarını doğru bulmadıklarını belirten Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Cari açık yıl sonunda 60 milyar dolar olacak. Bu, Türkiye ekonomisinin karşılaştığı en büyük cari açık. Merkez Bankası önlemlerinin de şu ana kadar herhangi bir etkisi olduğunu görmedik, ama umarız etkisi olur. Cari açık bir ekonominin tasarruf açığını gösterir. Demek ki hükümet tasarruf etmiyor. Ekonomi büyüyor, 'Büyümek için cari açık vermeye mecburuz' deniyor. Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Türkiye büyümek için cari açık vermek zorunda değildir. Demek ki uygulanan politikada yanlışlık var. Bu politikanın temelleri 2000 yılında atıldı. Bu politika krizden çıkış politikasıydı. 2000 yılı öncesinde işsizlik oranı yüzde 6, 2000'li yıllarda yüzde 8, bugün 11,9. Eğer bir politika işsizliği artıyorsa, bu politikayı doğru olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bir politika cari açık yaratan bir büyüme stratejisine dayanıyorsa, bu doğru değildir. Şimdi böyle bir politika uygulanıyor. Ekonomide tasarruf edemiyorsak, sıcak para gelişine bağımlıysak bizim yürümemiz mümkün değil. Böyle devam ederse, yapılacak olan vergileri artırmaktır. Türkiye'nin iç tasarruflarını artıracağız, bireysel emeklilik sisteminin tasarruflarını artıracağız.''

-''EKONOMİ HASTA''-

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran da partisinin halkın her kesimine eşit mesafede olduğunu ve her bireyin sorununu kendi sorunu gibi algıladığını ifade ederek, halkı bütün olarak gördüklerini ve kimseyi ötekileştirmediklerini söyledi.

Daha katılımcı ve çoğulcu demokrasi anlayışını benimsediklerini bildiren Oran, ''Yeni siyaset anlayışımızda daha sık halkla bir araya geliyoruz. Tutmadığınız, sıkmadığınız el sizin olmuyor. Genel başkanımız son bir yıl içinde Türkiye'yi 3 kez turladı. Benim de gitmediğim il kalmadı'' diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin ''hasta'' olduğunu savunan Oran, son yıllardaki hızlı büyümenin halka dokunmadığını kaydetti. Ülkenin büyümede 1982-2002 yıllarında 52. sırada bulunurken bugün 79. sıraya düştüğünü, işsizliğin giderek arttığını ifade eden Oran, büyümenin istihdam yaratmadığını, bireysel borçlanmayı artırdığını, gelir dağılımını adaletsiz hale getirdiğini, bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal dengeyi bozduğunu savundu.

Umut Oran, ''Türkiye ekonomisinin ciddi bakıma ve tedaviye ihtiyacı var. Ülkenin planlamaya, bunun uygulanmasına ve denetlenmesine ihtiyacı var'' dedi.

Ülkeyi ayağa kaldırmak ve iyileştirmek zorunda olduklarını kaydeden Oran, ''Masada dersimizi iyi çalıştık. Sınavlara hazırız. Nereden sorarsanız sorun her şeyi biliyoruz. Sahada da Türkiye'yi adım adım gezdik. Şu anda her kesimle her konuyla ilgili sorunları biliyoruz ve çözümlerimiz var. İktidar olduğumuz zaman, 12 Haziran'da göreve geldiğimiz zaman her arkadaşım kendi alanında ilk 100 gün ne yapacağını biliyor. Seçime iddialı giriyoruz, kendimize ve halkımıza güveniyor ve ilahi adalet olduğuna inanıyoruz'' diye konuştu.

Umut Oran, 12 Haziran seçimlerine adil bir şekilde gidilmediğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Başbakan devletin tüm imkanını kullanıyor, taşımalı kamu personeli ile miting yapıyor. Bize de 'BDP'lilerle miting yapıyor' diyor. Biz halk mitingi yapıyoruz. Biz BDP'nin de AKP'nin de oyuna talibiz. CHP kurultayına gidilirken bir kaset çıktı. Şimdi seçime bir ay kala MHP ile ilgili kaset çıktı. Başbakanın bunlara meydan okuması lazım ve 'Bir an önce çözeceğim' demesi lazım. Başbakan şu anda da hiçbir şey yapmadığı gibi, bunları siyaset malzemesi olarak kullanıyor. Türkiye çok şeylere gebe. Biz yüzde 40 hedef koyduk ve o yönde ilerliyoruz. Orantısız bir güçle mücadele ediyoruz. İktidarı kaybetmemek adına her yolu deneyen, belden aşağı çalışan, her türlü ayak oyununu yapan bir siyasi anlayışla karşı karşıyayız.''

KAYNAK: AA
YORUMLAR 6
  • efe 10 yıl önce Şikayet Et
    adamın kasedi çıktı. dahada popüler oldu.
    Cevapla
  • Abdullah Ozturk 10 yıl önce Şikayet Et
    o zaman,. senin baskan, mazottan dusecegi 2 lirayi basbakanin boynuna asacagim yerine, senin boynuna asacagini soylemeli. baskan gidiyor konyaya, parti gidiyor anyaya.
    Cevapla
  • Abdullah Ozturk 10 yıl önce Şikayet Et
    Yuzde 5 nasil demokratik oluyor?. Diyelim ki bir bolgede sadece bir milletvekili seciliyor. 5 tane aday var. Ilk aday aldi %21, digerleri aldi %20, %20, %20 ve %19. Ne oldu simdi, %21'i alan gitmedi mi meclise? Peki hangi mantikla %21, gerideki %79'dan daha ustun oldu???? Bu mantigin sonu yok. Dolayisiyla %10 baraji demokratik degil diye bir cozum de yoktur. Ama CHP her zaman oldugu gibi ishine geleni konusacaktir. Bugun %5, yarin gucu ele gecirince %10 hatta 15 istemek chp icin hic surpriz bile olmaz.
    Cevapla
  • orhan koksal 10 yıl önce Şikayet Et
    ..... Baraj % 10 az, en az % 15 olmalı. Tabela partileri artık yok olup gitsin. Bir çatı altında mı birleşir ne yaparsa yapsınlar. Gelişmiş ülkelerin kaç tanesinde 50-60 siyasi parti var.
    Cevapla
  • Fehmi DOĞAN 10 yıl önce Şikayet Et
    Bir doğu söz.. 600 lirayı nerden ödiyecek? tabi vergi arttırmakla. işte bu söz doğrudur. ilk icraat halkı vergi ile ezilecek. Baraj ise fasofisodur. Boş bir vaadtır. İktidar olmanın hilesidir. Ondan sonra halkın başına neler getirileceğini bir allah birde halkımız bilir. en iyi karar halk verecek. CHP oyunu arttırmazsa bu halka aptal diyecekler. Cahil diyecekler ve daha daha neler söyleyecekler.Niye taraftarları bundan önce söylemedilermi?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
İBB'nin yüzde 22,47'lik zam talebi reddedildi
AK Parti'den İBB önünde işten çıkarma açıklaması