II. Abdülhamit'in parmak testi

2. Abdülhamit'in "başparmağının ucu, işaret parmağının orta boğumundan uzun kişilerin cinayete eğilimli" olduğuna inandığı iddia edildi. Abdülhamit tezini ispat etmek için bütün kanlı katillerin el fotoğrafını çektirmiş.

II. Abdülhamit'in parmak testi
II. Abdülhamit'in parmak testi
GİRİŞ 29.05.2006 10:55 GÜNCELLEME 29.05.2006 10:55

Özel doktoru Atıf Hüseyin Bey, TTK arşivinde yer alan hatıralarında 2. Abdülhamit'in "başparmağının ucu, işaret parmağının orta boğumundan uzun kişilerin cinayete eğilimli" olduğuna inandığını belirtiyor.


Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim
üyesi Doç. Dr. Metin Hülagü, 2. Abdülhamit 'in doktoru Atıf Hüseyin
Bey'in Türk Tarih Kurumu (TTK) arşivindeki 12 küçük defterde yer alan
anılarını, "Sultan 2. Abdülhamit'in Sürgün Günleri, Atıf Hüseyin Beyin Hatıraları" adıyla yayınladı.


Doç. Dr. Metin Hülagü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doktoru
Atıf Hüseyin Bey'in anılarında, 2. Abdülhamit'e ilişkin ilginç bilgiler verildiğini söyledi.
    Osmanlı hanedanının yaşamında, kafes hayatı ve kardeş katli gibi
sıkıntılar bulunduğunu hatırlatan Hülagü, Abdülhamit'in yetiştiği
ortam nedeniyle şüpheci bir insan olduğunu belirtti. Bu sıkıntılar
nedeniyle şehzadelerin hatta, padişahların çoğunun bazı ruhi
dengesizlikleri bulunduğunu kaydeden Hülagü, "Ölüm korkusu
yaşadıkları için şüpheci ve endişeli olduklarını" söyledi. Hülagü,
şunları kaydetti:
    "Abdülhamit de herkesten şüpheleniyor ve o nedenle de çok
tedbirli. O dönemdeki Ermeni olayları da bunu tahrik etmiş görünüyor.
2. Abdülhamit'in sürgün günlerinde, 1909'da iktidardan uzaklaştırılıp
Selanik'e götürülmesi sırasında emrine verilen doktorun Abdülhamit'le
ilgili hatıralarında bu konuya yer veriliyor.
    Atıf Hüseyin Bey, hatıralarında Abdülhamit'in okuduğu romanlardan
birinde 'başparmağının ucu, işaret parmağının orta boğumundan uzun
kişilerin cinayete eğilimli" olduğunu okuduğunu kendisine ilettiğini
anlatıyor. Atıf Hüseyin Bey, ayrıca Abdülhamit'in bunun için
hapishanedeki cinayet mahkumlarının fotoğraflarını çektirdiğini ve bu
görüşün doğru olduğunu gördüğünü belirttiğini söylüyor. Bu anılara
göre, Abdülhamit'in kişilerin simalarından, yapılarından, el, kol
yapılarından, o insanların ruh halini veya fikri yapılarını anlamaya
çalışan bir bakışı var."
    Doç. Dr. Hülagü, Dr. Atıf Hüseyin Bey'in hatıralarının, 2.
Abdülhamit'in kızı Ayşe Sultan'ın hatıralarıyla örtüştüğünü de
kaydetti. 
   
    -2. ABDÜLHAMİT VE FOTOĞRAFÇILIK-
   
    Öte yandan, Mehmet Bahadır Dördüncü tarafından hazırlanan ve Yitik
Hazine Yayınları'ndan piyasaya çıkan "2. Abdülhamit, Yıldız Albümleri
Mekke-Medine" adlı kitapta da 2. Abdülhamit'in fotoğraf merakıyla
ilgili ilginç bilgilere yer veriliyor.
    Osmanlıda fotoğrafçılığın en büyük destekleyicisinin Sultan 2.
Abdülhamit olduğu belirtilen kitapta, dünya dengelerinin tamamen
Osmanlıların aleyhine döndüğü bir devirde tahta çıkan sultanın,
"Devlet-i Aliye" topraklarında gerçekleşen bütün hadiseleri
öğrenmesi için fotoğrafı bir anlamda saray dışının aynası olarak
kullandığı ifade ediliyor. "Fotoğraflar sayesinde hükümdarın,
Mısır'dan Balkanlara, Arabistan'dan Kafkaslara kadar geniş bir
coğrafyayı tanıma imkanına sahip olduğu" kaydedilen yazıda,
Abdülhamit'in "Her resim bir fikirdir. Bir resim yüz sayfalık yazı
ile ifade olunamayacak siyasi, hissi manaları telkin eder. Onun için
ben, tahrir-i mündericattan (yazılı bilgilerden) ziyade resimlerden
istifade ederim" sözüne de yer veriliyor.
    2. Abdülhamit'in aynı zamanda büyük bir insan sarrafı
(fizyonomist) olarak kabul edildiğine işaret edilen yazıda,
"İddialara göre tahta çıkışının 25. yılında hapishanelerdeki
mahkumların fotoğraflarını çektirmiş, altına mahkumiyet sebeplerini
yazdırmış ve bu fotoğraflardan seçtiği mahkumlar için af çıkarmıştır.
Yine iddialara göre, askeri okula kayıt olacak çocukları da
fotoğraflardan seçmiştir" deniliyor.
   
    -ÖZEL DOKTORU ANLATIYOR...-
   
    Yazıda, 2. Abdülhamit'in özel doktoru Hüseyin Atıf Bey'in,
"padişahın suçlu resimlerini inceledikten sonra parmak uzunluklarına
göre kişilerin cinayet işlemeye eğilimli olup olmadıkları görüşünü bu
fotoğraflarla ispatladığına" ilişkin şu sözlerine yer veriliyor:
    "Sözü canilere getirdi: 'Bir İngilizce kitabın tercümesini okumuş
idim. Çünkü vaka-yı cinaiyeye (cinayet vakalarına) merakım vardır. O
kitapta canilerin ekserisinin başparmağının ucu şahadet parmağının
ortadaki boğumunu geçiyor, çok uzun oluyor. Elleri yabani bir hayvan
pençesi şeklini alıyor diye görmüş idim. Merak bu ya, o zaman
emrettim. Hapishanelerde ne kadar kanlı katil varsa hepsinin
fotoğraflarını aldırdım. Filhakika başparmak hemen hepsinde uzun idi.
Hem de her şeyi benziyor. Lakin eller her şahısta başta şekilde
oluyor. Avrupa'da bundan bi'l-istifade canilerin resimlerinden
bi't-tatbik erbab-i ceraimi (suçluları) yakalıyorlar' gibi hikayelerde
bulundu."
    2. Abdülhamit döneminde çekilen ve "Yıldız Albümleri" olarak
anılan toplam 911 albümde 36 bine yakın fotoğraf yer alıyor.
Albümlerin önemli bir kısmı, Mühendishane-i Berri-i Hümayun'dan mezun olan gençlerin çektiği fotoğraflardan oluşuyor.
    Kendisi de bizzat fotoğraf çeken 2. Abdülhamit döneminde
fotoğrafçılığın büyük bir gelişme gösterdiği belirtiliyor.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Hindistan'da dehşet anları: Otomobil ile beton duvar arasına can verdi
Bahis soruşturmasında Fenerbahçeli İsmail Yüksek için karar verildi