Etkisiz insanların 7 tipik özelliği

Kişisel gelişim uzmanı ve yazar Melih Arat, konuları farklı yönleriyle ele almasıyla bilinen bir isim. Melih Arat, bu kez etkisiz insanların 7 ortak özelliğini yazdı.

Etkisiz insanların 7 tipik özelliği
Etkisiz insanların 7 tipik özelliği
GİRİŞ 01.12.2007 11:50 GÜNCELLEME 01.12.2007 11:50

Amerikalı bir araştırmacı, etkisiz insanların 7 tipik özelliği nedir diye merak etmiş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşmış. Yedi temel özelliğin başlıkları araştırmacıya, başlıkların altındaki açıklamalar da bana ait.

'Tepkiseldirler'
Gelişme ve değişim meydana getirmek yerine, başkalarının yaptıklarına tepki verirler. Bir şeyler olur ve üstüne konuşurlar ya da harekete geçerler. Bu tepkisel yaklaşımlar, önemli ölçüde sorgulanmayan bir kültüre, kısa vadeli çıkarlara dayanır.

'Açık bir hedefle çalışmazlar'
Geleceğe ilişkin açık ve net bir hedefleri bulunmaz. Tepkisel yaklaşımlar aslında, hedefsizliğin bir sonucudur. Vizyon, yapılan işin kendisidir. İşin nasıl yapılacağı, ne olduğundan daha önemlidir. Üstelik 'işi yapmak gerçekten gerekiyor mu' sorusuyla uğraşılmaz, hatta bu soru çoğu zaman akla bile gelmez. Nasıl sorusu, ne ve niçin sorularını önemsizleştirmiştir.

'Acil olan şeyi en önce yaparlar'
Neyin öncelikli olduğunu hiç belirlemediklerinden, öncelikli yapılması gerekenler geniş zaman dilimleri içinde yapılmazlar, vadeleri bittiğinde, artık bu işler acil işlere dönüşür. Tıpkı dersini zamanında çalışmayıp kendini başka şeylerle oyalayan öğrencilere benzerler. İş teslim zamanı (öğrenci örneğinde sınav günü) geldiğinde kriz içine girerler; acilleşen işlere odaklanırlar. Kriz süreci (iş teslim, iş bitirme süreci) bir şekilde sona erip yeni döneme girildiğinde ders alıp geleceği hedefe göre planlamak yerine, rehavet içine girerler. Bu rehavet ortamı içinde geleceğin krizlerini ortaya çıkaracak işleri yaparlar ya da yapmadıkları işler geleceğin krizlerini ortaya çıkarır.

'Kazan / kaybet anlayışı hakimdir'
Kafalarında mutlaka kazanmak anlayışı hakimdir. İşte, apartmanda, siyasette ve diğer ortamlarda, diğerleri her zaman rakiptir. Rakiplerle birlikte kazanmak yerine herkesin kaybetmesi yeğdir. Bu hayatta ya kazanırsınız ya kaybedersiniz. Başka türlüsü olamaz. Birlikte kazanma (win-win) masal kitaplarında anlatılan bir hikayedir.

'İlk önce anlaşılmayı isterler'
Kendileri mutlaka haklı, hatta en haklı olduklarından, önce kendileri konuşmalıdırlar. Diğerleri onların kıymetli mesajlarını anlamalı ve dinlemelidir. Zaten diğerlerinin söyleyecekleri çok da fazla değerli bilgileri yoktur. Kendi söylediklerine odaklı olduklarından hiç kimse birbirini dinlemez ve saatlerce yapılan toplantılardan güçlü olanın kararıyla çıkarlar. Ama herkesin kafasında hâlâ kendi fikri vardır.

'Eğer kazanamıyorsa, taviz verir'
Çok kötü kaybetmektense, az kaybetmeyi tercih ederler. Bu birlikte kazanma anlayışına yakın görülebilir, ama aslında ilgisi yoktur. Kıran kırana bir kazan / kaybet mücadelesinden sonra, hâlâ iki tarafın da kaybettiği 'başarılı' bir modele varılamamışsa, taraflardan birinin kaybettiği ideal modele ulaşılmış demektir. Artık diyalog içinde birlikte kazanma anlayışını gerçekleştirecek zemin kalmamıştır. Taraflardan birinin galibiyeti kabul ediliyorsa, diğer taraf en az zararla durumu kurtarmak için taviz vermeye başlar.

'Değişimden korkar ve iyileştirmelerle ilgilenmez'
Durum ne kadar kötü olursa olsun, ortaya çıkacak bir değişimden sonra durumun daha kötü olmayacağına ilişkin bir garanti yoktur. Değişimden konferanslarda söz etmeyi çok severler, ama kendilerini değiştirmeye ihtiyaçları yoktur. Onlar zaten mükemmeldir. İyileştirmelerle ilgilenmezler; 'damlaya damlaya göl olur' onlara ait bir atasözüdür ve sadece söylendiği dönem için geçerlidir. Büyük bir kriz ortaya çıkmadıkça değişmezler.

Ne dersiniz, bir birey olarak sizde bu özellikler var mı, varsa ne yapmayı düşünüyorsunuz? Ben, kendi hesabıma kara kara düşünüyorum.

YORUMLAR 3
  • Ahmet Yasin 18 yıl önce Şikayet Et
    bırak bu işleri. insanları basma kalıp düşüncelerle sınırlayan bi zihniyet kişisel gelişim.sen şunu yapıyorsan böylesin bunu yapıyorsan böylesin.milletin parasını çarpmak için 50 türlü kişisel gelişim kitabı var.hiç biri de insan olmaktan bahsetmiyor.insanları bencilleştiriyorlar.
    Cevapla
  • halil veli 18 yıl önce Şikayet Et
    . birileri kendi geçmiş tecrübelerinden sonuşlar çıkarıyor ortaya kural diye konuluyor ne kadar yanlış
    Cevapla
  • halil veli 18 yıl önce Şikayet Et
    . her söylenene inanmayın siz ,, bütün bunları yapabiliyor da bu insana hala etkisiz diyorsanız 2 kere düşünün..belliki bu insanların metodu buymuş,,,etkisizlik etkileyememek olarak anlaşılacaksa eğer bu tip insanların yalnız kendi çıkarlarını düşünerek yollarını çizebildiğini görebilmemiz gerekir...madde madde bir sürü bişey saymışsınız etkisiz eleman demişsiniz yahu çevresini kendi çıkarlarını koruyacak şekilde etkilyen insan olmaz mı olamaz mı,,,
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Mustafa Bozbey'in ifadesi ortaya çıktı: Skandallara evlere şenlik savunma!
Kocaeli'de korkunç olay! Freni patlayan kamyon yaşlı adamı ezdi geçti