Said Nursi'yi Yaşayan Adam: Namazla hazırlandım
Hür Adam filminin çekimleri aşamasında Said Nursi'yi canlandıracak olması yüzünden bazı çevreler tarafından eleştirilen Mürşit Ağa Bağ otoritelerden tam not aldı. Bağ'ın rolüne hazırlanış şekli ise bir hayli dikkat çekici
Ersin Çelik'in haberi
Said Nursi’nin hayatının anlatıldığı ‘Hür Adam’ filminin başrol oyuncusu Mürşit Ağa Bağ adeta "rolünü yaşayan adam" oldu.
Filmde canlandırdığı Said Nursi’ye fiziki olduğu kadar karakter olarak da benzemeye çalıştığını kaydeden Mürşit Ağa Bağ, “Fiziksel anlamda yaşadıklarını hissetmek için ben de yemek yemedim. Uzun süreler aç kaldım. Sabahlara kadar namaz kılarmış. Onu da yaptım.” dedi.
7 Ocak 2011’de gösterime girecek olan ve dün yapılan basın gösteriminden sonra Haber 7’ye konuşan Bağ, rolüne nasıl hazırlandığını anlattı. Ağa Bağ, Said Nursi hakkında düşüncelerini de açıkladı.
CANLANDIRMAK KOLAY OLMADI
Bediüzzaman Said Nursi gibi birisini canlandırmak kolay olmadı. Her rolü oynarım. Korkmam da. Eleştiriler her halükarda olacaktır. Ben elimden gelen her şeyi yaptım. Film dikkatle izlenirse ve genel anlamda hata aramak için didiklenmezse verdiği mesajlar doğru anlaşılır.
ÇOK ZEKİ BİR İNSAN
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bir kere çok zeki bir insan. Çileli bir hayatı var. Böyle bir şahsiyetin yaşamını perdeye yansıtmak da kolay değil. Hayatının belli bölümleri zaten ayrı ayrı film konusu.
KONSERVATUAR SINAVINDAN DAHA FAZLA HEYECANLANDIM
Ben de ilk defa toplu halde izledim. Kendimi çok önemli bir sınava girecekmiş gibi hissettim ve heyecanlandım. Konservatuar sınavı benim için çok önemliydi ve bu kadar heyecanlanmamıştım. Said Nursi’nin filmde de geçen, “Bir çınarın yaprakları gibi bir birimize kenetlenmeliyiz” mesajı iyi benimsenmeli, toplum olarak doğru anlaşılmalı.
ŞEYH SAİD AYRIMI YAPILIR
Bu filmi izleyenler en azından, Kürt isyanı olarak bilinen ayaklanmayı başlatan Şeyh Sait’le, Said Nursi’nin ayrı ayrı kişiler olduğunu öğrenecekler. Halan daha aynı insanlar olduğunu bilenler hatta gazetelerde yazıp çizenler var. Halk bu ayrımı bilsin yeter.
SABAHLARA KADAR NAMAZ KILDIM, AÇ KALDIM
Rolü aldıktan sonra hayatını inceledim ve kendisi gibi olmaya da çalıştım. Tanımaya çalıştım. Bol bol kitap okudum. Şeklen çok aradım, nasıl yürürdü. Nasıl elini koyardı. Bunları araştırdım. Sadece bir iki cümlesini duyabildiğimiz bir ses kaydı vardı. Ancak yakın çevresinin anlatımlarıyla hazırlandım. Fiziksel anlamda yaşadıklarını hissetmek için ben de yemek yemedim. Uzun süreler aç kaldım. Sabahlara kadar namaz kılarmış. Bunu da yaptım. Sabaha kadar oturup namaz kıldım. Güzel bir histi, güzel bir deneyimdi. Oyunculukta olması gereken de bu zaten. Oynayacağınız role hazırlanmanız gerekiyor. Said Nursi az yemek yemiş. Zaten kendisine fiziki olarak benzemek için zayıflamam gerekiyordu. Çekimler sürecinde 18 kilo verdim. Bu sürede nefsimi kontrol edebilmeyi de öğrendim. Böyle bir kazancım oldu.
ÇİZGİMİ DEĞİŞTİRMEM DOĞRU OLMAZ
Zaten bir çizgisi olan oyuncuyum. Bizim camianın genelinde olduğu gibi magazinsel bir yaşam tarzı ve gece hayatım yok. Said Nursi’yi canlandırdıktan sonra çizgimde değişiklik yapmak da doğru olmaz.
ALİ MURAT GÜVEN'DEN TAM NOT
Dün yapılan basın gösteriminden sonra film hakkındaki düşüncelerini açıklayan Yeni Şafak gazetesinin sinema eleştirmeni yazarı Ali Murat Güven, özellikle Said Nursi’yi canlandıran Mürşit Ağa Bağ’ın oyunculuğuna dikkat çekmiş ve adeta rolüyle özdeşleştiğini kaydedettiği oyuncuyu basın mensuplarının önünde tebrik etmişti.
-
İsa Meshi 15 yıl önce Şikayet EtTalihsiz Yorumlar. Abdülhamid Han hiçbir zaman Bediüzzamandan şikayetçi olmayacak ve aksine mahşerde iman ve ittihad-ı islam adına yaptığı hizmetlerden ötürü onu tebrik edecek. Yıllarca bizi üzen Kürt sorununun çözüm reçetesini Abdulhamide o sunmuştu ama kabul görmemiş, tımarhaneye atılmıştı. Bu ise iki alim arasındaki İctihad farkından ibaret. Risale-i Nura düşman olanlar, onda anlatılan Hz. Muhammede, Allaha, Kurana mı düşmanlar? İman düşmanlarıyla bu noktada birleşenler, mahşerde hiç hesap vermeyecekler mi yani?Beğen
-
Tuvad Nıdya 15 yıl önce Şikayet Eteğer bir hata varsa bile. onu ne ben bulabilirim nede aksaraydaki abiler çünkü koskoca saidi nursi hazretlerinin farkedemediği herhangi bir hatayı bulmak bizim ne haddimize...müçtehidin hatasını ancak müçtehid bulabileceği gibi eğer varsa evliyanın hatasınıda ancak onun ayarında başka bir veli bulabilir..diğerlerine susmak ve hüsnü zan etmek düşer..biz hata konusunu risaleleri TEZYİF ETMEK için değil bir varsayım olarak yazdık..hata ile günahı karıştırmamak gerekir,aynı şey değil.alınacak birşey yok..çoğu nurcudan çok okurum risaleBeğen
-
Tuvad Nıdya 15 yıl önce Şikayet Etsayın hamza akbulut. benim demek istediğim tam anlaşılamamış..kastettiğim hata kuranı kerim hariç her kitabta olabilecek türden insanın iman ve itikadına zarar vermeyecek basit görüş hatalarıdır tabi eğer varsa...Hatasızlık ALLAHA MAHSUSTUR..eğer varsa bile o yine saidi nursi gibi zatların bulabileceği türden çok basit hatalardırki bir önem arzetmez..neoharicilerin bulduklarını zannettikleri hatalar ise aslında kendi kısır anlayışlarının ürünü olan yanılgılarıdır..mesela islamda GAYB kavramı ne anlama gelir onu bile bilmezler.Beğen
-
namık kemal 15 yıl önce Şikayet Etgüneş. gözünü kapayan kendine gece yapar...isteyen istediği yorumu yapsın said nursi hakkında. ben onun büyük bir insan olduğuna inanıyorum ve film çıkar çıkmaz ilk fırsatta seyretmeye gideceğim inşallah.Beğen
-
Zafer ŞIK 15 yıl önce Şikayet EtMehmet.... Bediuzzaman hazretlerinin Istanbula gitmesi ile latin harflerinin kabulü arasında 20 yıl var. Tabi Abdülhamidin tahtan indirilmesi arasında da bir o kadar var. Latincenin bu ülkeye geleceğini bilseydi tahtı asla bırakmazdı. Latincenim en büyük düşmanı Abdülhamit olurdu o günleri görseydi eğer. Sen daha Bediuzzamanın Vana niçin üniversite kurmak istediğini bilmiyorsun. Ayrıca o üniversite için daha sonra bütçe ayrıldığını ve temelinin de atıldığını... 1.dünya savaşı patlak verdiğinde yarım kalmıştır.Beğen