Taşgetiren: Tepkiler toplumsal zemine oturmadı

Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi Grubu Başkanı Ahmet Taşgetiren, çözüm süreci ile ilgili olarak, "Tepkilerin yoğun toplumsal bir zemine oturduğu kanaatinde değiliz. Daha çok organize tepkilerle karşı karşıya kalıyoruz" dedi.

Taşgetiren: Tepkiler toplumsal zemine oturmadı
Taşgetiren: Tepkiler toplumsal zemine oturmadı
GİRİŞ 08.05.2013 14:20 GÜNCELLEME 08.05.2013 14:20

Taşgetiren ve grup üyeleri Cemal Uşşak, Hilal Kaplan, Doğu Ergil, Erol Göka, Beril Dedeoğlu, Vahap Coşkun ve Celalettin Can, Makine Kimya Endüstrisi lokalinde gazetecilerle bir araya geldi.

Taşgetiren, burada yaptığı konuşmada, Kırıkkale'nin ziyaret ettikleri 12. il olduğunu söyledi. Akil İnsanları Heyeti'nin geçtiği her yerin hareketlendiğini ifade eden Taşgetiren, şöyle konuştu:

"Bunu doğrusu benimsediğimiz söylenemez. Ama her nedense bizim de farkında olmadığımız şekilde akil insanların çalışmaları olağanüstü bir ilgi, hassasiyet ve yer yer tepki oluşturuyor. Tepkilerin yoğun toplumsal bir zemine oturduğu kanaatinde değiliz. Daha çok organize tepkilerle karşı karşıya kalıyoruz. Hepimiz medyanın içindeyiz. Türkiye'de tanımadığımız bir zemin değil. Bunları da olağan karşılıyoruz."

İnsanların süreçle ilgili duygu, düşünce ve önerilerini tespit eden bir misyonları olduğunu belirten Taşgetiren, 30 yıldır yaşanan ve içine kanın karıştığı, karanlık oyunların karıştığı bir sürecin, anormal bir yapının bitirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Taşgetiren, "Bu coğrafya yeniden harmanlanıyor, karılıyor. Bu harmanlanma süreci içinde Türkiye'nin hem kendi konumunu güçlendirmesi hem de dünyada daha etkin bir ülke haline gelebilmesi imkanı var" diye konuştu.

Türkiye'nin, sancılarından kurtulmaya ve devlet toplum ilişkilerini yeniden düzenlenmeye çalıştığına işaret eden Taşgetiren, "Bizi böyle bir Heyet'e çağıranlar açısından konmuş bir yol haritası yok. 'Şöyle yapacaksınız, şöyle konuşacaksınız' diye bir yol haritası yok. Buradaki arkadaşlarımız sizlerin tanıdığı insanlar" ifadelerini kullandı.

Grup Üyesi Prof. Dr. Doğu Ergil de uzlaşma ve barış sürecinin şartlarının, yeni bir hukuk sistemi, daha demokratik bir düzen ve bu demokratik düzeni garantileyecek olan herkesin kendini içinde gördüğü bir anayasa olduğunu söyledi.

PKK ile barış diye bir şeyin söz konusu olmadığını vurgulayan Ergil, "PKK'yı üretmiş olan düzeni ortadan kaldıracak yeni bir sistemin oturtulması ve bu yapının kendi aramızda, bu ülkenin vatandaşları arasındaki müzakeresi diye bir şey var. O yüzden PKK'yı merkeze alan bir mantıkla bakmayalım bu olaya. Barışma kendi içimizde olacak bir süreç" dedi.

"Şehit ailelerinden menfi bir duygu yok"

Gittikleri her ilde, hatta bazı ilçelerde şehit ailelerini ziyaret ettiklerini anlatan Ergil, çözüm sürecinin büyük destek gördüğünü dile getirdi.

Ergil, şunları kaydetti:

"Gittiğimiz illerde bir ya da iki şehit ailemizi ziyaret ediyoruz. Hepsi 'bu ülkede barış, huzur ve sükun istiyoruz' diyorlar. Konda'nın yaptığı son araştırmada, bu ülkenin yüzde 90'ı bu sorunu herkesin sorunu olarak görüyor. Yüzde 80'i de hepimizin bu sürece katkıda bulunmasını bir yurttaşlık sorumluluğu olarak görüyor. Bu çok önemli. Sadece bir beklenti değil, bu işe katılma bilinci var. Şehit aileleri ziyaretlerinde son derece duygusal anlar yaşadık. Laik bir kesimden gelip şehit ailesine baş sağlığı diledikten sonra ne yapacağını bilmeyen bir iklimin insanıyım ben.

Elimi ayağımı nereye koyacağımı bilmiyordum heyecandan. İçimizden iki kişi şehidimize dua okuyalım diyerek, dua okudular. 'Bu kayıp sadece bizim ailemizin değildir. Bütün ülkenin kaybıdır. Çocuklarımızı kaybettik. Ama başkalarının çocuklarının kaybedilmemesi için ne yapılacaksa lütfen yapalım, beraber yapalım' diyorlar. Şehit ailelerinden bir engel gelmesi, bir menfi duygu ortaya çıkması gibi hiç bir şey yok. Bir tane bile olmadı. Her ilde bir ya da birden fazla asker ya da polis şehit ailesini ziyaret ettik."

KAYNAK: AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Rumların dava hamlesi ne anlama geliyor? 'Hiçbir şey elde edemezler'
Son Dakika: Çirkin Türkiye hareketi! Geri adım atmak zorunda kaldılar