ASELSAN cinayetinde flaş gelişme

12 yıl önce Milli Tank projesinin sunumunu yapacağı gün aracında ölü bulunan ASELSAN mühendisi Başbilen’in cesedini ilk görenlerden Akyol’un ifadesindeki tespitler cinayet ihtimalini güçlendiriyor.

ASELSAN cinayetinde flaş gelişme
ASELSAN cinayetinde flaş gelişme
GİRİŞ 19.03.2018 06:36 GÜNCELLEME 19.03.2018 06:36
Bu Habere 53 Yorum Yapılmış

Milli bir tank projesinde görevliyken şüpheli şekilde hayatını kaybeden ASELSAN mühendisi Hüseyin Başbilen'in cesedinin bulunduğu ana şahit olan bir akrabasının ifadesi ortaya çıktı.

'KOLTUK AYARI ONA GÖRE DEĞİL'

Sinan Akyol ceset bulunduğu anda araç koltuğunun sonuna kadar geri çekilmiş olduğunu Hüseyin'in kısa boylu olması sebebiyle koltuk ayarını hep direksiyona yakın mesafede kullandığını bunun da aracı kesinlikle Hüseyin'in kullanmadığı, onu cesedin bulunduğu Aydınlı köyüne başkasının getirdiği anlamına geldiğini belirtti. İfadedeki bir başka ayrıntı ise kan izleri ve cesedin duruşuna ilişkin. Akyol, "Hüseyin'in kesilen elinin içerisinde hiç kan yoktu. Sağ elinde de kan yoktu. Bundan da kuşkulandım. Hüseyin'in boynu kesik olduğu halde sırtında hiç kan yoktu. Aracın tavan ve yanlarında da kan yoktu. Sadece sol koltuk üstünde bulaşma şeklinde sürtünmeye bağlı kan izi vardı. Kan her tarafa sıçramamıştı. Hüseyin'in araç içinde duruş pozisyonundan da kuşkulandım. Sanki kafası aracın sağ ön koltuğu ile konsül arasına sokulmuş gibiydi" dedi. Başbilen 1997'de ODTÜ'den derece ile mezun olmuş ve ASELSAN'da çalışmaya başlamıştı. Milli projelerde görevlendirilen başarılı mühendis 4 Ağustos 2006 sabahı 07.30'da başlayacak mesaisi için 06.50'de Yenimahalle'deki evinden çıkmış ancak işyerine gitmemişti. 2 ay eşi ve iş arkadaşlarının aradığı Başbilen'in cansız bedeni bir gün sonra evinden 50 km uzaklıktaki Altındağ'a bağlı Aydınlı köyündeki mezarlığın yanında bir tarlada park edilmiş aracında bulundu. Aracın kapıları kilitli el freni çekikti. Kontak anahtarı da üzerindeydi. Fakat garip olan cesedin duruş pozisyonuydu. Başbilen'in kafası sağ yolcu koltuğu tarafında torpido ile koltuk aracına sıkışmış yere yani pasapasa değecek şekildeydi. Ayakları ise havada iki koltuk arasına uzanmıştı. İlk incelemede boynunda ve sol bileğinde kesiler aracın bazı bölgelerinde kanlar vardı. Olay yerine Hüseyin Başbilen'in babası ile ilk giden ise akrabası Sinan Akyol'du.

ASLA KOLTUĞU GERİ ÇEKMEZDİ

Sinan Akyol'un ifadesi Başbilen'in cesedinin bulunduğu anda araçta bir çok sıra dışılık olduğunu ortaya koyuyor. Bu sıra dışı ayrıntılar olayın ihtihar değil cinayet olabileceği şüphesini güçlendiriyor. Sinan Akyol olay gününü şöyle anlatıyor: Ben ölen Hüseyin Başbilen'in eniştesi olurum. Eşim ile Hüseyin amca çocuklarıdır. TIR şoförüyüm. Ağustos 2006'da Rusya'ya gitmiştim. Rusya'dan dönüşte eve vardım. Eşim üzgündü. Bana Hüseyin Başbilen'in iki gündür kayıp olduğunu, aramalara rağmen hiçbir haber alınamadığını söyledi. Birlikte Hüseyin'in amcası Müzevver Başbilen'in evine gittik. Ben daha oturmadan jandarmadan telefon geldi. Hüseyin'in, Aydınlı köyünde bulunduğunu söylemişler. Aydınlı köyü çıkışında biçilmiş buğday tarlalarının arasında Hüseyin'in aracı görünüyordu. Vardığımızda olay mahallinde jandarma, adli tabip ve Cumhuriyet Savcısı vardı. Cumhuriyet savcısının bir yakınını çağırdığını söylediler. Babası gitti. Bende babası ayakta duramayacak halde olduğu için yanında gittim. Ben aracın içine baktığımda Hüseyin'in sağ ön koltukta ayakları yukarıda, başı aşağıda paspasın bulunduğu yere sokulmuş halde gördüm. Şoför koltuğu sonuna kadar geriye itilmişti. Ben bundan kuşkulandım. Hüseyin hiçbir şekilde koltuğu geriye çekmezdi. Direksiyon ile koltuk arasında çok az bir mesafe kalırdı. Koltuğun geriye çekilmiş olduğunu görünce aracı Hüseyin'in kullanmadığına kanaat getirdim. Ben Hüseyin'in araç içinde duruş pozisyonundan da kuşkulandım. Kendiliğinden o şekilde durma imkânının olmadığına kanaat getirdim" dedi.

SAVCI BYLOCK KULLANICISI ÇIKTI

ASELSAN mühendislerinin şüpheli ölümleriyle ilgili soruşturmayı 2011'de eski savcı Murat Demir yürütüyordu. 15 Temmuz sonrası meslekten ihraç edilen Demir'in ByLock kullandığı tespit edildi. Gözaltına alınan Demir, FETÖ mağduru olduğu yönünde ifade vermişti.

 Halim Ünsem Ünal 

 Tarih: 17 Ocak 2007 

 Yer: Gölbaşı (Ankara) ASELSAN'da çalıştıktan sonra 2000'de görevinden ayrılan ODTÜ mezunu elektrik mühendisi Halim Ünsem Ünal, 17 Ocak 2007'de, Eymir Gölü kenarında tek kurşunla vurulmuş şekilde ölü bulundu. Ünal'ın şüpheli ölümünün sırrı hâlâ çözülemedi.



 Evrim Yançeken 

 Tarih: 26 Ocak 2007 

Yer: Batıkent (Ankara) ASELSAN görevlisi ODTÜ mezunu elektrik mühendisi Evrim Yançeken Alihisar Sitesi'ndeki 7. kattaki evinin penceresinden atlayarak intihar ettiği öne sürüldü. Genç mühendisin yüksek lisans tezi nedeniyle psikolojisinin bozulduğu iddia edildi. Şüpheli ölümdeki sır hâlâ çözülemedi.

 Burhaneddin Volkan 

 Tarih: 7 Ekim 2007 

 Yer: Bando Okullar Komutanlığı (Ankara) Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu Burhaneddin Volkan Aselsan'da iki yıl çalıştı. Volkan, askerliğini yaptığı sırada nöbetçi subay odasında ölü bulundu. Şüpheli ölümün sırrı hâlâ çözülemedi. Babası oğlunun cinayete kurban gittiğini söyledi.

Sabah

YAZDIR
YORUMLAR 53
  • Cumali Yakamoz 1 yıl önce Şikayet Et
    şimdi yapılacak şey çok basit eski savcı Murat Demir i gidip konuşturun cezasında indirim den falan bahsedin her şeyi ötsün ve bunu kayda alın tv lerde izletin tüm dünyaya da sipariş edin amerika nın FETÖ nün gerçek kanlı ve kirli yüzünü herkes izlesin bilsin artık
    Cevapla
  • Evladı fatihan 1 yıl önce Şikayet Et
    tüm stratejik bölümlerde görev yapan mühendisler çok iyi korunmalı, korumalı lojmanlarda ikamet etmelidirler
    Cevapla
  • Yusuf Çetin 1 yıl önce Şikayet Et
    ALLAH haklarını bırakmasın. biliyoruz ki bu türkiyenin güçlenmesini istemeyen cia abd işi. ALLAH mekanlarını cennet etsin cinayete kurban giden nekadar vatan evladı varsa.
    Cevapla
  • Abdullah64 1 yıl önce Şikayet Et
    Bir de Ispartada düşen Atlasjet uçağı var. Orda da üç tane kritik isim ölmüştü.
    Cevapla
  • Uzm.Dr. 1 yıl önce Şikayet Et
    7.000 hastaya son kullanma tarihi geçmiş kanserojen radyoaktif madde enjekte edildiğini müfettiş raporu ile ispat eden aynı uzmana DİSİPLİN CEZASI verildi, şirket ile hastahane yönetiminin İYİ İLİŞKİLERİNİ BOZMAKTAN! Veren Prof. hala Bozyaka'da.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Mısır’da 2 mumyanın lahiti açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST İstanbul'da