'Deli Yürek Boomerang' gerçek oldu
Batman'da Nevruz kutlamalarında PKK propagandası yapmaktan yakalanan Hüseyin Bulut'un CIA ajanı çıkması, akıllara Deli Yürek Boomerang filmini getirdi
Nevruz kutlamalarında, İslam inancını ve Bediüzzaman Said-i Nursi'nin düşüncelerini çarpıtarak, terör örgütünün propagandasında kullanan Hüseyin Bulut'un, CIA Ajanları ile görüştüğü Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde yer aldı.
İddianamede, PKK'lı imam Hüseyin Bulut'un, Kürtçe bilen CIA Ajanı Barbara Anne Lakeberg ile Batman'da biraraya geldiği ve Irak'ın kuzeyinde insan haklarına yönelik açılan derneğinin benzerinin Diyarbakır'da açılması için ajan Lakeberg'in Hüseyin Bulut'tan yardım istediği belirtilmişti. İmam Lakeberg'den yazılı bir de mektup alan Bulut'un daha sonra DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız ve Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan'la 16 Mart 2008 tarihinde buluştuğu bilgisi de iddianamede geçti.
Dini istismar ederek terör örgütünün propagandasını yapan Hüseyin Bulut karakterinin benzeri, Deli Yürek Boomerang filminde 'Kuzey Dakotali David' karakteriyle canlandırılmıştı. Filmde, Gaffar Okan suikastına karıştığı ortaya çıkan ve Diyarbakır'da bölge halkının yıllarca Kasap Hasan diye bildiği kişinin daha sonra gerçekte Kuzey Dakotalı David olduğu anlaşılmıştı.
Filmin kahramanı olan ve geçmişte Diyarbakır'da askerliğini yapan Yusuf Miroğlu'na (Kenan İmirzalıoğlu) ile eski komutanı Bozo'nun (Selçuk Yöntem) söylediği şu sözler, çarpıcı ifadeler olarak zihinlere kazınmıştı:
'Burası Mezopotamya. İlk kardeş kanı burada aktı. Kabil, Habil'i burada öldürdü. Bu topraklarda herkes mazlum. Yıllarca devletin gülümseyen yüzünü görmemiş buradaki insanlar. 100 milyar dolarlık eroin, esrar rantından faydalanmak, uranyuma el koymak için burada gizli servisler fink atıyor. Biz nice koynunda haç taşıyan Dakotalı imam gördük buralarda.' Yusuf Miroğlu'nun 'Dakotalı İmam mı?' sorusu üzerine Bozo'nun yanıtı ise şöyle olmuştu:
'Yıllar önce gelip yerleşiyorlar bu bölgeye. Biz burada PKK'ya yardım eden, boynunda haç taşıyan çok Dakotalı imam gördük. Bunlar da ABD derin devletinin yetiştirdiği kozmik bilgilerle donatılmış askerlerden sadece biri. Bunların yüzü bizim Kürtlerin yüzüne çok benzer. Ana dili gibi Kürtçe konuşurlar. Lehçe farklılıklarını kullanacak kadar iyidirler. Onun için dün savaştığımız Abdullah'tı, bugün Hizbullah. Abdullah'la işleri bitince paketleyip bize teslim ettiler, şimdi Hizbullah'ı başımıza bela ediyorlar.'
CIA Ajanı Kuzey Dakotalı David'in aynı zamanda Hizbullah'ın Diyarbakır Bölge Sorumlusu olarak yansıtıldığı filmdeki 'Şeref Komutan' karakteri de oldukça konuşulmuştu. Albay Şeref adında bir komutan, kendi ekenomik çıkarları için ABD'lilerle işbirliği yaptığının ve vatanını sattığını anlaşılması üzerine ordudan atılmış ve 'Şerefsiz Şeref' ismiyle anılır olmuştu. Deli Yürek Boomerang filminin senaristi ve yönetmeni olan Osman Sınav, 'PKK'lı İmam" olayını, öngörülerinin gerçekleşmesi şeklinde görüyor. Bu olayı ilk kez Zaman'dan duyan Sınav, 'Filmin senaryosunu yazarken, orada görev yapmış komutanlarla yapılmış röportajlardan yararlandık.' diyor. Sınav, geçmiş yllarda örgüt üyesi oldukları gerekçesiyle evleri basılan sözde imamlardan Hristiyanlığa yönelik kitaplar çıktığını hatırlatıyor.
'Bu, 90 yıllık bir süreç. Emperyalizmin, Türkiye ve Ortadoğu üzerinde üzerinde belli amaçları var.' ifadesini kullanan ünlü yönetmen Osman Sınav, senaryo aşamasında izledikleri yolda bariz destekler almadıklarını söylerken, izledikleri yolu şöyle tarif ediyor: 'Gazete haberlerini dikkatle incelerseniz ve satır aralarını dikkatlice okursanız, bunları saklayıp, 6 ay önceki bir haberle bitiştirirseniz, dünya politikası hakkında çok rahat fikir sahibi olabilirsiniz.' Film bittikten sonra bazı sahnelerin abartılı olduğu yönünde eleştiriler aldıklarını söyleyen Sınav, zamanla bu eleştirilerin değiştiğinin üzerinde duruyor.
Gazeteci Can Dündar da bu eleştirilere katılıyormuş. Ta ki filmin Kuzey Iraklı bir liderin, ABD Konsolosu'nun ve emekli albay 'Şerefsiz Şeref'in bir araya geldiği sahnenin gerçeğe dönüştüğünü gösteren bir belgenin eline ulaştığı ana kadar. Söz konusu belgenin eline ulaşmasının ardından Can Dündar'ın kendisini aradığını söyleyen Osman Sınav, usta gazetecinin 'Bazı sahnelerin abartılı olduğunu ben de düşünüyordum. Ama o sahnenin benzeri bir olayın belgesi elime ulaşınca fikrim değişti.' cümlesini kurduğunu belirtiyor. Can Dündar, filmden 2 yıl sonra eline ulaşan bu belgeleri, yazı dizisi halinde okurlarıyla da paylaşmıştı.
-
hamza salman 17 yıl önce Şikayet EtEvet cia ajani imam mason veya yahudi komutan acayip bi ülkede yaiyoruz ve hala ayakta kalabiliyoruz allah bu topraklar üzerinde yasayan ve yasamis olan . allah bu topraklar üzerinde yasayan ve yasamis olan evliyaullah ve sahbei kiram yüzühürmetine demek bizi hala aykata tutuyor. birileri islami kusa cevirme pesinde hristiyanlikla islam karisimi bi din ortaya cikarm derdinde ve onun pesine takilan zavalli müslümanlar.Islami kendimiz arastirip ögrenmeyerine tembellige verip hep baskalarinin agzindan ögrenmeyi kolay buldugumuzdan 2 hadis okuyan agliyanin pesine takiliyoruz yazik bu millete karsisindaki sünnetleri de inkar etse vardir bi bildigi diyor.Beğen
-
gokhan baba 17 yıl önce Şikayet Etsait coşkun kardeşim. eğer bilgi ve belge istiyorsan sana mail atabilirim...ama siz daha belgeleri görmeden inkar edersiniz...taassub haramdır unutma..ayrıca bu feto alim falan da değil...kendisinin vaizlik sınavında kelamdan on üzerinden beş aldığını, ayet ve hadis bilgisinde ise kaldığını sölesem..buna da inanmazsın...ama şükür ki belgsi var...diyanet işlerine sor...bu arada sen de aynısını söle...o zaman acemiydi şimdi gelişti de....ya feto olunca nasıl da savunuyorsunuz....Dinimizde diyalog değil TEBLİĞ vardır tebliğ..unutmaBeğen
-
gokhan baba 17 yıl önce Şikayet Etsana da cevap. canım kardeşim..ya fetullah a bişiy denince size bişiy oluyor..ya ben araştırdım..birazda sen araştır..ya ben okudum kitaplarını..az da sen oku...bana göre fetullah bu ülkedeki en büyük misyoner..onun dostları hep papazlar...papazsız hahamsız kaç resmi var..onun akti vatikanla...onun hamisi abd...onun kılavuzu ingiltere....kendisi biraz israili kınasa....hani bi sefer dedi ya ölen yahudi çocuklar için gözüme uyku girmedi diye..bi de filistinli çocuklar için uykusuz kalsa...siz yine inkar edeceksiniz ama olsBeğen
-
sait coskun 17 yıl önce Şikayet EtGökhan Baba ya. Kardeşim iftira atma Kulakdan dolma ne kadar şey varsa söylemssin Gene aynı soruyu sormuşşsun neden ABD de Artık aynı basmakalıp soruları görünce buhranlar geçiriyorum Biraz da benim hakkımda iftira atta günahlarım temizlensin :))Beğen
-
gokhan baba 17 yıl önce Şikayet Etgelelim karadenize. son 10 yılda karadenizden yaylalarda gençler tseçilerek israile gönderildi işçi olarak...yahudilerle evlendirildiler..peki neden karadeniz ve neden yaylalardaki gençler..cevap şudur...onlar ailelerini unutmazlar..karadenizi unutmayacak kadar vefakardır...şimdi doğacak çocuklar yahudi olacak...yahudilikte nesil de anneden geçer babadan değil..yani çocuklar hem yahudi olacak hem de karadeniz esıllı....yarın bi gün o çocuklar gelecek ve babasının dedesinin yerine sahip çıkacak...bizde karadenizli yahudi görcezBeğen