Bu Silsile çok konuşulacak!

İlişkileri ve akrabalıkları sadece bir tesadüften ibaret miydi? Türk siyaset ve cemiyet hayatına damga vuran isimlerin ilişkilerini kronolojiye ve tarihi bağlara dayanarak irdeleyen kitap çok konuşulacak bir iddiayı gündeme getirdi.

  • GİRİŞ21.05.2013 12:57
  • GÜNCELLEME21.05.2013 15:39
Bu Silsile çok konuşulacak!

Etkin Kitaplar Yayınevi'nden çıkan ve Fatih Şahintürk'ün kaleme aldığı Silsile - Sevinin Gizli Kurmayları kitabında birbirinden çarpıcı iddialar yer alıyor. İspanya'dan göçüp İzmir'e yerleşen bu Yahudilerden biri olan Sabetay Sevi'nin medya, ticaret, sanat, fikir, siyaset ve dini hayata ulaşan gizli bağının irdelendiği kitapta, kamuoyunun çok yakından tanıdığı isimlerin Sevi ile bağlantısından söz ediliyor.

15 yy.'da Endülüs Emevi devletinin yıkılışı sonrası Liberya Yarımadasını terketmek zorunda kalan Yahudilerin Osmanlı topraklarına gelişi ve buradaki gizli örgütlenmesine değinilen eserde soybağının sadece bir tesadüften ibaret olmadığı savunuluyor.

Eyüp Sultan mezarlığında bıçaklanarak öldürülen Musevi iş adamı Üzeyir Garih'in aynı mezarlıkta medfun bulunan Nakşibendi Şeyhi Küçük Hüseyin Efendi ile bağlantısı neydi?

Garihler, Mardinler, Ertegünler... Türkiye gerçeğinde ticaret-siyaset-tarikat sarmalında oluşan ilginç ilişkiler yumağının sırrı neydi?

Bu bağlantılar kitabın ana konusunu oluşturuyor.

İşte Kitabın müellifinin ağzından Sevi'nin Gizli Kurmayları'nın çıkış öyküsü:

"İspanya'dan kaçan/kovulan bu Yahudiler, bu olayı unutmamak için, bu göç hareketinin 500. Yıl'ında, 1989 yılında "500.Yıl Vakfı"nı kurdular…

Diğer önemli nokta İspanya'dan göçüp İzmir'e yerleşen bu Yahudilerden biri olan Sabetay Sevi, Musevi inancında önemli bir yeri olan Mesihlik inancından faydalanarak kendini 1666 yılında Mesih ilan etti… Büyük taraftar topladı ve Osmanlı yönetiminin dikkatini çekti.

Topkapı Sarayı olan mücadelesi sonucu "usulen" Müslüman olan ve Mehmet Aziz adını alan Sabetay Sevi, bu tarihten sonra mücadelesini gizli yollardan devam ettirdi ve bağlılarına da aynı yolu salık verdi.

Cemaatini gizli yasalarla yöneten Sabetay Sevi'nin ölümünden sonra Cemaati Karakaşiler, Kapaniler ve Yakubiler olarak üçe bölündü.

Sabetay Sevi'ye inanların yasalarından biri de "Dışarıya kız verme, dışarıdan kız alma" yasası idi. Yani diğer milletlerin ve dinlerin mensuplarıyla karışmama yasasıydı.

Geçtiğimiz yüzyılın başlarına kadar Sabetayistler, bu kurala sadık kaldılar ve endogomi (aile içi evlilikler) yoluyla sıkı bir disiplin altında muhafazakar bir hayat tarzıyla yaşadılar…

Ancak geçtiğimiz yüzyılın başlarından itibaren başlayan modernleşme hareketleriyle rahat nefes aldılar ve bu hareketlere destek verdiler… Hatta destek vermek şöyle dursun, bu hareketlerin bayraktarları oldular…

Başta medya olmak üzere, ticaret, sanat, fikir, siyaset hatta dini hayatımıza kadar tüm alanlara nüfuz ettiler sosyolojik alanda milletten uzak ayrı bir burjuvazi ve sosyete sınıfı oluşturdular...

Ve özellikle son bir buçuk asırdır bu topraklarda meydana gelen hemen hemen tüm toplumsal olaylarda dominant bir rol oynadılar…

Bugüne geldiğimizde, aynı sınıfın çocukları ve torunları da, benzer şekilde, birçok medeniyeti temsil eden değerlerde, basın, sanat ve medyada etkin rol aldıklarını da ve endogomi yasasına sıkı sıkıya bağlı kaldıklarını da söylemeliyim…

Zaman zaman kendi aralarında ters düşseler ve çatışsalar da daima bu klan mensuplarının, bu coğrafya da jet sosyete ve kaymak tabakanın üst düzey temsilcileri ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Milli Gelirini elinde tutan sınıf temsilcileri olduğunu da hatırlatırım…

Bu kitabın adını tasavvufi bir terim olan SİLSİLE adını koydum. Alt başlık olarak da (Sevinin Gizli Kurmayları)

Konusu da endogomi'yi esas alarak, bu sınıf mensuplarının, 3 tarikat liderinin gözünden, bir buçuk asırdır meydana gelen toplumsal olaylardaki etkisini ve müdahalesini anlatma gayretinden oluşmaktadır."

Kitap hakkında teknik bilgi almak ve sipariş şartları için bu linki kullanabilirsiniz

KİTABIN KÜNYESİ

Kitabın Adı: Silsile - Sevinin Gizli Kurmayları

Yazarı: Fatih Şahintürk

Yayınevi: Etkin Kitaplar

Sayfa sayısı: 560 

Türü: Siyaset

Yayın tarihi: Nisan 2013

ISBN: 978-605-5996-53-6

SİLSİLE - SEVİNİN GİZLİ KURMAYLARI KİTABININ ÖNSÖZÜ

Uzun yıllardan beri yazılı ve görsel medyada takip ettiğim ve başta fikir, kültür, sanat, medya, ticaret ve siyaset hayatımız olmak üzere birçok değerimizin temsilcisi sayabileceğimiz önde gelen kişilerin, kendi aralarında yapmış oldukları evlilikler sonucu oluşturdukları akrabalık bağları, bu kitabın oluşmasında bana ilham veren ilk fikir oldu. Bir süre sonra da bu evliliklerin adeta bir kısırdöngü şeklinde kendi aralarında kaldığını ve diğer kesimlere yayılmadığını görünce şaşkınlığım daha da arttı. Bu ailelerin, bir buçuk asır evvel Tanzimat dönemini başlatan devlet adamlarının ve modernleşme hayatımızı başlatan aydınların torunları olması, bu çalışmanın hazırlanması konusunda beni daha da ısrarcı hale getiriyordu. Sonunda bütün bu bilgilerin, birbiriyle halef-selef ilişkisiyle bağlı 3 tarikat liderinin gözünden bir çalışma konusu olabileceğine karar verdim ve bu çalışmayı kaleme almaya başladım. Üstelik bu tarikat liderlerine bağlı olan isimlerinde, aynı şekilde bizim modernleşme, siyaset ve ticaret tarihimizde iz bırakmış kişiler olması, diğer dikkat çekici bir noktaydı. Her ne kadar siyasi veya tarihi bir çalışma gibi görünse de aslında sosyolojik bir çalışmadır. Çünkü kitapta verilmek istenen asıl mesaj, tarihi ve siyasal olaylar değil, bir buçuk asırlık modernleşme çabamızda önde gelen isimlerin, endogomi, yani akrabalık bağlarıdır. Bu akrabalık bağlarının günümüze kadar geldiğini, kitabın içinde yer alan ve akıp giden aile tablolarından takip edeceksiniz. Uzun, karışık, okuyucu açısından yorucu aynı zamanda bir kısırdöngü içinde birbirine bağlı olan bu akrabalık bağlarını, okuyucunun rahat takip edebilmesi için, çoğu yerde aynı isimleri tekrar etmek ve kitabın içinde çok sayıda tablo kullanmak zorunda kaldım. Umarım faydası olmuştur…

Diğer taraftan, kitabın başından itibaren akan isimlere, olaylara ve fikirlere baktığımız zaman, yakın tarihimizde başlayan batılaşma/modernleşme hareketlerinin, bir grup insan tarafından başlatıldığını ve onların kontrolünde kalarak geliştiğini ve bugünlere geldiğini söyleyebiliriz. Evet, bizdeki modernleşme hareketleri, tabandan değil, tavandan başlamıştır ancak ne oranda tabana yayıldığı ve ulus tarafından benimsendiği tartışma konusudur. Aslında tavandan başlatılan ve tabana yayılan bu fikirlerin, aynı isimlerin toplumla arasındaki modernleşme algısındaki farktan dolayı, belli bir değişim ve dönüşümden sonra, aynı kişilerin inisiyatifinde onların istedikleri şekilde geliştiğini ve yayıldığını söyleyebiliriz. Objektif bir gözle bakıldığında modernleşme hayatımıza esas olan bu fikirlerin, modernleşmeden daha çok sekülerize edilmiş bir Greko-Latin medeniyetinin bir uzantısı bir türevi olduğu gerçeğidir.

Bu topraklarda modernleşme hareketini başlatıp günümüze kadar taşıyanlar, birbirleriyle akrabalık bağıyla bağlanmış ve kendi aralarında sosyolojik bir klan oluşturmuştur ve bu sosyolojik güç tabana, yani millete yayılmadığı için azınlık bir klan halini almıştır… Ayrıca, sadece akrabalık kurulmamış, bazı hareketler adeta belli başlı bazı ailelerin tekelinde kalmıştır… Kitabı okurken bu aileleri de yakından tanıyacaksınız…

Dikkat çeken bir hususta, bu modernleşme hareketlerinin, zaman zaman kendi aralarında bir çatışma konusu haline gelmesidir. Yani bu modernleşme hareketlerine direnenler tasfiye edildiği gibi, modernleşmeyi kabul edip usul veya metot farkı gözetenlerde, belli bir zaman sonra çıkar çatışmasının sonunda tasfiye edilmiş, ötekileştirilmişlerdir… Dolayısıyla aslında birbirine taban tabana zıt tarihi ve siyasi olayların ardında aslında aynı ailelerin mensupları olduğu göz ardı edilmemelidir. Sadece modernleşme hareketlerine direnenler değil, kendi klanlarının dışında gelişen her toplumsal olaya ve fikirlere karşı mesafeli ve tepkili olduklarını da söyleyebiliriz…

Kitabın bölümlerini oluşturan ve endogomik bağlar gibi dikkat çeken bir durumda, bu klan mensuplarının bir kısmı, her ne kadar seküler ve athe fikirlerin savunucusu olsalar da aynı klanın diğer üyeleri, belli başlı tarikatların ve dini oluşumların içinde yer almış olmalarıdır. Aynı şekilde bu tarikat mensuplarının aydın, akademisyen, siyasetçi, bürokrat, doktor ve özellikle de asker kökenli olması ve bu isimlerin, toplumun din algısından çok farklı bir inanç ve günlük hayatlarında toplumdan çok farklı bir hayat tarzı benimsemeleri, mensubu olduğu tarikatların birçok fikir, inanç ve geleneklerinin yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacını doğurmaktadır. Dolayısıyla bugün çok popüler olan tasavvuf söylemlerine esas olan tarikat ve cemaatler, geldikleri noktada, çıkış amaçlarından ne kadar saptıklarını ve hangi noktalara geldiklerini yeniden gözden geçirmek zorundalar… Aynı şekilde bu gruplar, mensup oldukları tarikatların içinde yer alan fikirlerin, ne kadar İsrailiyat (Sosyo-Kültürel Judaik-Dejenerasyon) akımından etkilendiğini incelemek ve önlem almak zorundadırlar. Ve aynı tasavvuf akımına ait fikirlerin, bazı dış ve iç güçler tarafından manipüle edilmemesi için, ilişkilerini yeniden kontrol etmek zorundadırlar…

Bu çalışmada verilmek istenen diğer bir mesaj da, aslında bugün gündemde olan birçok fikrin, aslında yeni olmadığı, aynı fikirlerinin benzerlerinin değişik kişiler tarafından savunulduğu görülmektedir. Dolayısıyla başta dini planda reform hareketleri olmak üzere bu fikirlere mensup olanlar veya bu fikirlere sempati duyanlar, bir an evvel kendilerine gelmeli, tarihe bakmalı ve tarihten ibret almak zorundadırlar…

Bu kitabın yazarı olarak okuyucudan tek isteğim, bu sosyolojik klan mensupları ile klana mensup olmadığı halde, klan mensuplarıyla temas kurmak zorunda kalmış kişileri birbirinden ayırmasıdır. İşbirliği yapmak zorunda kalan ile işbirlikçiyi, aynı şekilde kandırılmış olan ile hain olanı ayırt etmek zorundayız… Aynı şekilde olayları ve fikirleri de disipline etmeli, alternatif bakış açısıyla yeniden yorumlamalıyız. Çünkü unutulmamalıdır ki, yüz elli yıldır doğru kabul ettiğimiz birçok isim, olay ve fikir, aynı klanın mensupları tarafından savunulmakta ve bize aktarılmaktadır. Ve yine unutulmamalıdır ki, bu klanın mensupları, devam eden iktidarlarını, maddi güçlerini koruyabilmek ve kendilerinden sonraki nesillere aktarabilmek için zaman zaman farklı çevrelerle, hatta kendileriyle taban tabana zıt fikirlere sahip insanlarla, olaylarla, fikirlerle hatta parti, dernek ve cemaatlerle temas kurabilmektedirler… Belli başlı tarikatlara sızmaları da bunu açıkça göstermektedir…

Yine kitabın hazırlanmasında ihtiyaç duyduğum her türlü bilgi, belge, doküman, fotoğraf ve birçok kitabı temin eden ve bana yazım aşamasında destek olan Miraç Karadağ, Burak Çelik ve Alican Demirci'ye teşekkür ederim. Tabi ki, yine kitabın basılması sırasında bana her türlü kolaylığı gösteren Kayıhan Yayınları'nın sahibi Adem Kuşkulu ağabeye de teşekkür etmem gerekiyor…

Bunun dışında kitap içinde yer alan her türlü isim ve tarih hataları bana aittir… Bunlar için de şimdiden okuyucudan özür dilerim…

                                                                                                      Fatih ŞAHİNTÜRK

                                                                                                          Hasköy, 22 Mart 2013

SİLSİLE (SEVİ'NİN GİZLİ KURMAYLARI) ARKA KAPAK TANITIM YAZISI

- 3 Mart 1924 günü, TBMM'de, Hilafetin kaldırılması için 53 arkadaşıyla beraber önerge veren Urfa Mebusu Şeyh Saffet'in torunu, hangi emekli Hava Kuvvetleri Komutanı'nın kızıyla evliydi?

- Hilton otellerinin varisi ve dünyaca ünlü sosyetik güzel Paris Hilton'un, sol görüşleriyle tanınan ünlü Türk yazar ve aydın akrabası kim?

- Şarkıcı Tuğba Özerk'in, Devlet Bakanlığı yapmış Demokrat Parti İzmir milletvekili ve 27 Mayıs'tan sonra Kurucu Meclis üyeliği yapmış Hukuk profesörü amcaları kimlerdi?

- Dinler arası Diyalogu, 60 sene önce başlatan Nakşî-Halidi Arusi lider kimdi?

- Nakşî-Halidi Küçük Hüseyin Efendi'nin şeyhi ve selefi Feyzullah Efendi, hangi siyasi olaya karışıp, Midilli'ye sürgün edildi?

-Teyzesinin kocası Demokrat Parti milletvekili bir iş adamı olan, diğer teyzesinin oğlu Türkçü olan, üvey teyzesinin kocası da Kontrgerillacı paşa olan Sosyalist yazar-şair kimdi?

- Washington Büyükelçisi Münir Ertegün vasıtasıyla Müslüman olan ABD Başkanı kimdi?

- Lozan görüşmeleri sırasında Türk Heyetinde danışman olarak bulunan Türkiye Musevi Cemaati lideri Hahambaşı Haim Naum'un torunu, bugün hangi Holding Bünyesinde çalışmaktadır?

-01 Aralık 1945 günü gerçekleştirilen Tan Baskını sırasında öğrenci olarak yer alan, geleceğin Cumhurbaşkanı ve Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı kimdi?

- 2003-2005 yılları arasında Üstad-ı Azam Mason olan ancak yolsuzlukları nedeniyle masonlıktan ihraç edilen Kaya Paşakay, hangi İttihatçı Liderin amcasının torunuydu?

- 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde, Battalgazi, Malkoçoğlu gibi yazdığı milliyetçi ve muhafazakâr konulu romanlarla ve fikirleriyle bir nesli etkilemiş uzun yıllar BJK Başkanlığı yapmış ismin, ünlü kokainman manken torunu kim?

- "Bu nesli adam etmek için onu Hıristiyan yapmaktan başka çare yoktur" diyen Osmanlı son dönem devlet adamı ve sadrazam kimdi?

- İttihat ve Terakki Cemiyetinin Turancı kanadının el kitabı olan "Eski ve Yeni Türkler" adlı kitabın yazarı Polonya göçmeni paşa ve ünlü türkçü akrabaları kim?

- Ay-Yıldızlı bayrağı şarklılığın ve gericiliğin sembolü sayan, CHP'nin altı oku'nu Milli Bayrak olmasını isteyen, dünyaca ünlü Musevi Misyoner Okulları, Allience Israelit Universalle mezunu başbakan ve cumhurbaşkanı kim?

- Arusi Tarikatı şeyhlerinden Bedirhani Mustafa Aziz Çınar'ın "Ordumuzun en değerli paşasıdır" dediği, 12 Mart'ın ünlü Kontrgerilacı ve işkenceci Paşası kimdi?

- II. Dünya Savaşı sırasında, Varlık Vergisine yakalanan iş adamları kimler? Kimlerin vergi borcu silindi? Kimler Aşkale'ye yollandı?

- II. Dünya Savaşı sırasında koyu Nazi Almanya'sı taraftarı olan ve Alman İstihbarat Servisi Gestapo tarafından finanse edilen Gazete hangisi ve sahibi kimdi?

-Hangi din âliminin kız kardeşinin oğlu, İstiklal Mahkemesi reislerinden Kel Ali'nin (Çetinkaya) kızıyla evliydi?

- Rahşan Ecevit ile Bülent Ecevit'i Robert Kolejinde tanıştıran, babası İstiklal Mahkemesi Reisi olan gazeteci yazar kim?

- II. Meşrutiyetten sonra, 31 Mart Vakasını bastırmak ve Cennetmekan Sultan II.Abdülhamid Han'ı taht'tan indirmek için, Selanik'ten İstanbul'a gelen Hareket Ordusu'nun isim babası kimdi? Hareket Ordusu'nun komutanları ve ünlü akrabaları kimdi?

- Türk Müzeciliğinin kurucusu kabul edilen, "Kaplumbağa Terbiyecisi" adlı tablonun da altında imzası olan Osman Hamdi Bey'in, 1990 yılında suikast sonucu öldürülen, ünlü MİT Mensubu torunu kimdi?

- Kurtuluş Savaşının önemli isimlerinden Rauf Orbay'ın II. Dünya Savaşı sırasında Londra Büyükelçisi olmasını, Milli Şef İsmet İnönü'den rica eden tarikat lideri kimdi?

- Torunu Vatikan Büyükelçisi olan Mektebi Sultani, yani Galatasaray Lisesi mezunu ve Alliance Israelit Mezunu tarikat lideri kim?

- İttihat ve Terakki döneminde turancı olan, Milli Mücadele döneminde Almanya'da İşçi ve Amele Fırkasını kurup Sosyalist olan, Cumhuriyet döneminde ise Kemalist olan uzun süre Türk Ocağı Başkanlığı yapmış DP Milletvekili edebiyatçı kim?

- 1972 yılında Milli Şef İsmet İnönü'yü devirip, Bülent Ecevit'i CHP Genel Başkanı yapan kadro, neden 30 yıl sonra Ecevit'e sırtını döndü?

- ABD'nin ünlü Think Thank Kuruluşu CSIS'te konferans veren Şeyh Hişam El Kabbani, hangi ünlü nakşi liderin damadıydı?

- Darbelerin finansörü George Soros'un Açık Toplum Enstitüsü'nün (Open Society Institue) Türkiye'deki lideri kim? Açık Toplum Enstitüsüyle eşgüdüm halinde çalışan ve Açık Toplum Enstitüsü tarafından fonlanan Sivil Toplum Kuruluşları hangileriydi?

- ABDnin Türkiye Lobisindeki en güçlü isim olan Coca Cola'nın Ceo'su Muhtar Kent'in, İzmir'in Altay Spor Kurucusu ünlü akrabaları kim?

- 27 Mayıs gece baskını olmasaydı, Başbakan Adnan Menderes, Temmuz ayında hangi ülkeyi ziyaret edip tarihe geçecekti?

- Aktris Hülya Koçyiğit ile söz yazarı müzisyen Şehrazat arasındaki akrabalık bağı neydi?

- 2 Kasım 1918 günü, bir Alman Denizaltısıyla yurtdışına kaçan hangi İttihatçı lider, Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye'ye gelip, 1926 yılında Gazi Paşa Suikast davasından sonra yargılanıp idam edildi?

- Ömer Fevzi Mardin'in ve Ahmet Emin Yalman'ın Şubat-Mart 1949 tarihinde İsviçre'de kurs gördüğü ve tüm dinleri birleştirme yanlısı MRA (Moral Re Armement), Türkiye'de hangi isimle faaliyet gösterdi? MRA'yı kuran Kontrgerillacı Rahip kimdi?

İsimler, Olaylar, Fikirler... Osmanlı Son dönem tarihi ve Cumhuriyet dönemi tarihi hakkında tüm bildiklerinizi unutun... 

1 DAKİKADA 7 GÜNDEM

Etiketler

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun