Hocalı katliamı soykırım olarak tanındı

Endonezya'daki İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği toplantısında hocalı katliamının "soykırım niteliğinde" olduğu kararı alındı.

  • GİRİŞ01.02.2012 07:15
  • GÜNCELLEME01.02.2012 07:15
Hocalı katliamı soykırım olarak tanındı

51 ülkenin parlamento temsilcileri, İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu'nun (İİT-GF) teklifiyle Endonezya'da İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği (İİT-PB) toplantısında Hocalı katliamını ''soykırım niteliğinde'' ibaresini kullanarak tanıma kararı aldı.

İİT-PB;nın Endonezya;nın Palembang kentinde düzenlenen 7'nci toplantısında 51 İİT üyesi ülke, Hocalı katliamının ''soykırım niteliğinde'' olduğunu söyleyen bir cümleyi “Ermenistan Cumhuriyeti;nin Azerbaycan Cumhuriyeti;ne karşı saldırısı"yla ilgili geleneksel kararına ilave etti.

Kararın aldığı son şekilde, 51 üye ülkenin, Hocalı'da yaşanan ''soykırım niteliğindeki katliamın'' 20'nci yılı olan 2012'den itibaren 26 Şubat'ı ''uygun şekilde tanımaları'' ve suçun işlenmesinden sorumlu kişilerin cezalandırılmaları çağrısı da yapılıyor. Kararda şöyle deniliyor:

“Konferans ... üye parlamentolara (trajedinin 20'nci yılı olan) 2012'den başlayarak Azeri sivillere karşı Ermenistan kuvvetleri tarafından (Azerbaycan Cumhuriyeti) Hocalı kasabasında yapılan soykırım niteliğindeki katliamın uygun şekilde tanınması ve Hocalı katliamını yapanların adalete teslim edilmesi çağrısında bulunuyor''

Kararın alınmasında etkin rol oynayan İİT-GF Başkanı Büyükelçi Elşad İskenderov, AA muhabirine yaptığı açıklamada Ermenistan'ın Hocalı'da gerçekleştirdiği katliamın uluslararası bir platformda kabul edilmesinin, Fransız Parlamentosunda kabul edilen Ermeni teklifiyle aynı döneme gelmesinin manidar olduğunu söyledi. Fransız Parlamentosunun kararını ''ırkçı" ve ''dayatmacı'' olarak niteleyen İskenderov, ''Bu kararın dünya tarafından kabul edilmesi mümkün değil. Nitekim İİT-PB'nin Hocalı kararı da göstermiştir ki dünya tarihi Fransız reçetelerini hazmedemiyor'' dedi.

İskenderov, İİT-PB'de alınan Ermenistan'ın Hocalı katliamıyla ilgili kararın İİT-GF Genel Koordinatörü Leyla Aliyeva;nın 2009'da başlattığı ''Hocalı için adalet'' kampanyasının bir sonucu olduğunu ifade etti.

Kararın önemine dikkat çeken Elşad İskenderov ''Bu kararla birlikte ilk kez Hocalı trajedisini uluslararası belgelerde 'soykırım'la eşitleyen politik ve hukuki bir temel atılmıştır.

İİT-PB'nin dünya parlamentolarının dörtte birini içerdiği göz önüne alınırsa, bu kararın Hocalı trajedisinin Ermeni milliyetçilerinin Azerbaycan halkına karşı uyguladıkları soykırım politikasını belgeleyen önemli bir aşamayı temsil ettiği söylenebilir. Ayrıca bu kararla birlikte soykırım kurbanlarının adalete ulaşabilmesi için gereken politik ön koşullar da sağlanmıştır" dedi.

Hocalı Katliamı

Dağlık Karabağ'ın Hocalı kasabasında, 26 Şubat 1992 yılında Ermenistan Silahlı Kuvvetlerine bağlı güçlerin düzenlediği saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 613 sivil katledilmişti.

KAYNAKAA

Yorumlar36

  • Mehmet Bodur 4 yıl önce Şikayet Et
    İNSANLARA İNSANLIĞINI HATIRLATACAK SOSYAL PROJELER LAZIM.... Ama bunu kim yapacak, nasıl yapacak?
    Cevapla
  • darbeleredurde 4 yıl önce Şikayet Et
    insanın varolduğu her yerde zulüm vardır. müslümanların olduğu tüm bölgelere baktığımızda zulmün had safhada olduğunu görüyoruz.empati yaptığımda korkaklıkla suçladığım insanlarıda anlayabiliyorum.terörist gitmiş dayamış silahı,yardım etmezsen ölürsün ki zaman zaman gözdağı verme adına öldürmüş.asker-polis gitmiş yardım edersin ..demiş,yerine göre suçlu suçsuz haketmediği veya ettiği muamelelerde bulunmuş.teröristten yana tavır koymayanları devlet koruyamamış vs iki ucu pis değnek gibi.hatta görüştüğüm 5-6 imanlı düzgün insan vardı ve asla istihbarat amaçlı değildi görüşmelerim.kendilerini koruyabilecekleri kimi imkanları sağladım.bir tanesi hiç unutmam beni öldürecekler diyordu sırf onun için timle onun yaşadığı evin civarlarında sıkça gezinirdik.bir gün şiddetli silah sesleri geldi o taraftan biz yetişesiye kadar iş bitmişti.karısı ve iki çocuğuyla rahmetli olmuşlardı.karşı taraftan 3 kişiyide kendisi öldürmüştü.o olayın etkisini hala üzerimden atamadım hep kendimi suçladım.kısaca 1. derece suçlu tc ve derin yapısı.
    Cevapla
  • Mehmet Bodur 4 yıl önce Şikayet Et
    NETİCEDE HALKIMIZ PEK CESUR DEĞİL... Kendilerine Kuzey Kore modelini reva gören bir yapının farkında değiller. Olanlar da korkuyor. Türkçüler ve ulusalcılar ileri denilen (denilen diyorum, ileri demiyorum) elli yıl gerideler. Lakin bazıları bunların da elli yıl gerisinde...otuzların chp'sine destek oluyorlar. Burada Türkiyelilerin diğer insanlarının da vebali var. Bir kişiyi denize itersen o da ne bulursa sarılır. Güven her şeyde çok önemlidir. Kaybedilen güveni kazanmak çok zordur. Şimdi Türkiye tam demokratik olursa ve bu arkadaşlar buna tam inandırılabilirse yıllar alsa da güven tesis edilebilir. Yeri geliyor ben bile bu ülkede kendimi güvende hissetmiyorum. Acaba linçcilerin, katliamcıların, acımasız insanların yaşadığı bir ülkede mi yaşıyorum diye sorduğum çok oluyor kendime. Sonra dünyaya bakıyorum; acaba adam gibi bir ülke var mı diye düşünüyorum.
    Cevapla
  • darbeleredurde 4 yıl önce Şikayet Et
    kültürünü savunana kürtçü demem normalde. diyorum ya bazen aşırı tahriklerle istemedende olsa maksadı aştığımız oluyor.o yapıdan çok fazlaca etkilendiğimi düşünmüyorum.mesela ben bu yapının içine dahil olmadan önce kürtlerin kürtçe konuşmasından yanaydım.yapı içine girince şırnaktan başladım kürtçe konuştuğu için,kürtçe kaset dinlediği için kimseye dalmadım.kendi aramızda bu konuyu çok tartışırdık ve benim gibi düşünen sayısı çok azken zamanla çoğaldı.aslında çoğu çekindiği için düşündüğünü söyleyemiyordu.öyle noktaya gelindi ki hiç bişey bulamadılar atatürke hakaretten işlem yapmaya kalktılar.diyarbakırlı bir arkadaşı haksız yere harcamaya kalktılar tek ben çıktım lehine ifade verdim ve organize ederek 2 kişinin daha lehinde ifade vermesini sağladım.yani haklarıyla ilgili kızgınlığım yok adam devlete veryansın ediyor ki bazen haklılar ama terör örgütü aleyhine tek kelime edemiyor.böyle adamları kaale almam ve gözümde kürtçüdür değilse bile aciz bir korkak.sanalda bile düşüncelerini ifade etmekten aciz birilerinden ne çıkar ?
    Cevapla
  • Mehmet Bodur 4 yıl önce Şikayet Et
    BEN HEP ŞUNU DERİM.... Bir yapıya girdiğinde o yapıyı değiştirme imkanın yok ise, ve o yapı yanlışlarla dolu ise, ve o yapı bir şekilde seni mağdur ve mazlum edecekse, ve o yapı psikolojini değiştirecekse, o yapıya hiç girme. Futbol oynayınca ezileceksem, yenileceksem futbol oynamam. O kişiye gel kurallarını benim koyduğum şu oyunu oynayalım derim. Senin o yerlerde gerektiği gibi davrandığından zaten şüphem olmadı. Lakin körle yatan şaşı kalkar. Niçin girdin o yapıya onu merak ediyorum. Belli ki kısmen de olsa etkilenmişsin. Adam kültürünü savunuyor, sen ona kürtçü diyorsun. Ben almanyada yaşayan Türk olsaydım, Almanyanın kurulmasında katkım olsaydı, Almanlardan hep dayak yeseydim, itilip kakılsaydım, ben türküm dediğimde o da ne ki deselerdi şöyle düşünürdüm: demek ki benim almanyalı sayılmam mümkün değil. Zaten benimle kafa da buluyorlar sizin hiç devletiniz olmadı ki? O zaman benim bir devletim olmalı demek ki. Ben aynen böyle düşünürdüm.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

GÜNDEM

EKONOMİ

SPOR

DÜNYA

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun