Kaplumbağa Terbiyecisi Osman Hamdi Bey kimdir? Osman Hamdi Bey hayatı ve eserleri...

Kaplumbağa Terbiyecisi olarak bilinen Osman Hamdi Bey, arkeoloji ve müzecilik alanında yaptığı çalışmalarla Osmanlı'nın kültür-sanat anlamında iyi bir nokta gelmesini sağlayan, Osmanlı'nın en önemli sanatçılarından biridir. Peki Osman Hamdi Bey kimdir? İşte Osmanlı'nın son döneminde yetişmiş Osman Hamdi Bey'in hayatı...

Kaplumbağa Terbiyecisi Osman Hamdi Bey kimdir? Osman Hamdi Bey hayatı ve eserleri...
Kaplumbağa Terbiyecisi Osman Hamdi Bey kimdir? Osman Hamdi Bey hayatı ve eserleri...
GİRİŞ 05.04.2021 14:52 GÜNCELLEME 05.04.2021 14:56
Bu Habere 7 Yorum Yapılmış

Osmanlı’nın yetiştirdiği en kıymetli sanatçılarından olan Osman Hamdi Bey, günümüz toplumunda Kaplumbağa Terbiyecisi eserinden dolayı ‘kaplumbağa terbiyecisi’ olarak anılmaktadır. Ressamlığının yanında Türkiye’deki müzecilik hareketini başlatan Osman Hamdi, tarihi eserlerin yurt dışına çıkarılmamasıyla ilgili ilk ve en kapsamlı çalışmaları yapan kişidir. Anadolu’nun muhtelif yerlerinde gerçekleştirdiği kazılarda bulduğu eserlerle günümüzde dahi dünyanın en kıymetli eserlerine sahip İstanbul Arkeoloji Müzelerini kurmuştur. Sanat ve tarih alanlarında en iyi eserleri ortaya koyan Osman Hamdi Bey, Türk müzecilik tarihinin dönüm noktası olarak kabul edilebilir. 

Nizamülmülk kimdir? Nizamülmül nasıl öldü? Nizamülmülk'ün Hasan Sabbah ile mücadelesi...

Osman Hamdi Bey Kimdir? 

Tük müzecilik tarihinin dönüm noktası olarak kabul edilen, döneminin en önemli kazılarını gerçekleştirerek eşsiz eserleri kültürel miras envanterine kazandıran Osman Hamdi Bey, 30 Aralık 1842 yılında dünyaya gelmiştir. Aristokrat bir aileden gelen Osman Hamdi, babası II. Abdülhamit’in Sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa’dır. İlk okul ve orta okul eğitimlerini tamamladıktan sonra hukuk eğitimi almak üzere Mekteb-i Maarif Adliyye’ya başlar. Buradan da Paris’e giden Osman Hamdi Bey, Paris’te hukuk eğitimi yerine dönemin ünlü oryantalist ressamlarından resim eğitimleri almaya başlar. 

12 boyunca Paris’te kalan Osman Hamdi Bey, bir memuriyet görevi için Bağdat’a gider. Bağdat’ta 2 yıl görev yaptıktan sonra İstanbul’a döner ve çeşitli memuriyetlerde görevine devam eder. Ancak uzun yıllar sanatın ve tarihin içinde olan Osman Hamdi Bey, ‘iki karpuz bir koltuğa sığma’ ve ‘uçurtma’ adlı 2 tiyatro metni kaleme alır. 

Eğitim hayatına başladığı günden itibaren sanatın ve resmin içinde yer alan ve bununla birlikte çeşitli sergilere katılan, eğitimler alan Osman Hamdi, edindiği tüm tecrübeleri profesyonel olarak özgürce ifade edebileceği müze müdürlüğü görevine getirilir. Hali hazırda Müze-i Hümayun komisyonunda yer alan Osman Hamdi Bey zamanın müze müdürü vefat edince 1881 yılında müze müdürlüğü görevine getirilir. Müdür olmasıyla birlikte Osmanlı topraklarının farklı yerlerinde arkeolojik kazılara başlar. Kazılarda o kadar çok eser elde eder ki, dönemin müzesi yeterli olmadığından yeni bir müze inşaatına başlanır. 

Osman Hamdi Bey'in Adıyaman Arkeoloji Kazısı

Dönemin en ünlü mimarlarında Alexadre Vallaury tarafından İstanbul Arkeoloji Müzesi inşa edilir. Müzenin planı, Osman Hamdi’nin Sayda Kazılarında bulduğu Ağlayan Kadınlar Lahdinden ilham alınarak yapılır. 

Arkeolog ve müzeci olan Osman Hamdi Bey, Osmanlı topraklarında bulunan eserlerin yurt dışına kaçırılmasını önlemek için ilk ciddi çalışmaları başlatır. 1884 yılında yürürlüğe giren Asa-ı Atika Nizamnamesi ile Osmanlı topraklarında bulunan eserlerin devletin malı olduğunu ve yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğunu yayınlar. 

Sanayi-i Nefise Mektebi ve Osman Hamdi Bey

Günümüzde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak bilinen Sanayi-i Nefise Mektebi, 1882 yılında Osman Hamdi Bey tarafından açılır. Arkeoloji Müzesi ile aynı bahçe içinde yer alan Sanayi-i Nefise Mektebinin müzesiyle aynı bahçe içinde yer almasının gerekçesi ise akademi öğrencilerinin ilham alması ve sanattan uzaklaşmamalarıdır. 

Osman Hamdi Bey Eserleri

Müzeci, arkeolog ve ressam olan Osman Hamdi Bey, müzecilik ve arkeoloji alanında elde ettiği başarıların yanında resimde de eşsiz eserler ortaya koymuştur. Her bir eserinde toplumsal konulara değinen Osman Hamdi Bey, yüzünü batıya çeviren Osmanlı’nın çektiği kültürel ve sosyolojik sancıları ele aldığı Kaplumbağa Terbiyecisi en kıymetli ve ünlü eseridir. Kaplumbağa Terbiyecisi dışında İki Müzisyen Kız, Mimozalı Kadın, Ab-ı Hayat Çeşmesi, Türbe Kapısı, Yeşil Cami Önü…
Kaplumbağa Terbiyecisi ve İki Müzisyen Kız eserleri İstanbul Pera Müzesinde sergilenmektedir. 

Osman Hamdi Bey Vefatı

1910 yılı Şubat ayında vefat eden Osman Hamdi Bey, 68 yıllık ömrüne dünyanın en kıymetli müzelerinden biri olan İstanbul Arkeoloji Müzesini açmayı, kıymetli sanatçılar kazandırmaya devam eden Mimar Sinan Üniversitesini kurmayı ve birbirinden kıymetli resim çalışmalarını kazandırmayı başarmıştır…

YAZDIR
YORUMLAR 7
  • Narin 1 hafta önce Şikayet Et
    Siz osmanli döneminde olsaydiniz bir başkası sizin hakinizda böyle kirici sözler söyleseydi sizin hoşunuza gidermi
    Cevapla
  • kazim peker 1 hafta önce Şikayet Et
    kendisi bi masondur iyi bir musluman dusmanidir,dinlenmesin insallah amin,
    Cevapla
  • Emrah 1 hafta önce Şikayet Et
    Neden öyle diyorsunuz
    Cevapla
  • Elazigli 2 hafta önce Şikayet Et
    Osmanlinin kayibi hanedanlari ve Sehzadeleri avrupada okutmak yani bir sehzade vucudu bizden ama kafasi avrupali onun icin Osmanli yikildi
    Cevapla
  • hüseyin 2 hafta önce Şikayet Et
    abdulhamit e muhalıp eden yanı osmanlıyı yıkanlar bu gün ölen bebeklerin katlidırler yarın ölecek insanlarında katıllerıdır alah onları şu an yargılıyor geregını yapıyor yaşasın cehennem osmanlıyı yıkanlar ıcın
    Cevapla
  • Narin 1 hafta önce Şikayet Et
    Bence öyle söylememmemiz gerekir
    Cevapla
  • Doğan 2 hafta önce Şikayet Et
    Osman Hamdi Bey gerçek bir ressam, büyük bir müzeci lakin kendisine en önemli görevleri, en güzel makamları veren Sultan Abdulhamit'e muhalifliğini affedemiyorum.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle