Oscar ödüllü Filistinli yönetmenin ailesi İsrail askerlerinin saldırısına uğradı
İşgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yaşayan Oscar ödüllü Filistinli yönetmen Hamdan Ballal'ın ailesi İsrail askerlerinin ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırısına uğradı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinin güneyindeki Mesafir Yatta'da, Filistinliler, topraklarını gasbeden İsraillilerin ve askerlerin sık sık saldırılarına uğruyor.
O saldırılardan biri Filistinlilerin işgal altındaki yaşam mücadelesini konu alan Oscar ödüllü "No Other Land" filminin yönetmenlerinden Hamdan Ballal'ın ailesine düzenlendi.
Yahudi yerleşimcilerin çağırdığı İsrail askerleri, Hamdan Ballal'ın kardeşi Muhammed Ballal ve ailesini darbetti.
Ballal kardeşler, saldırı anını ve bölgede Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarını AA'ya anlattı.
"O ESNADA ÖLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜŞ"
Pazar günü, çobanlık yapan Yahudi yerleşimcilerin koyun gütmek bahanesiyle evlerinin önüne kadar geldiğini söyleyen Hamdan, yerleşimcilerin İsrail askerlerini aradığını ve gelen iki askerin yerleşimcilerle konuştuktan sonra kardeşinden kimlik istediğini kaydetti.
Hamdan, kimliğini evden getirebileceğini söylemesine rağmen askerlerin kardeşinin boğazını sıktığını vurguladı.
Askerlerin boğazını sıkması nedeniyle bir müddet nefessiz kalan kardeşinin durumuna dair “O esnada öleceğini düşünmüş.” diyen Hamdan, askerler bıraktıktan sonra kardeşinin hemen hastaneye kaldırıldığını aktardı.
"Hastaneye götürüldüğünde çok kötü durumda ve nefes alamıyordu. Oksijenle müdahale ettiler. Birkaç saat sonra kendine geldi." diyen Hamdan, eve döndükten sonra askerlerin tekrar gelerek iki kardeşini ve bir kuzenini alıkoyup Susya askeri karakoluna götürdüğünü söyledi.
Gözaltına alınan kardeşleri ve kuzeninin 3 saat boyunca elleri arkadan kelepçeli ve gözleri bağlı karakolda tutulduğunu belirten Hamdan, sonrasında Yahudi yerleşimcilerin sık kullandığı ve Filistinliler için tehlikeli olan bir yola bırakıldıklarını aktardı.
Hamdan, "O sürede biz çok endişelendik. Başlarına bir şey gelmesinden korktuk. Şansları yoldan geçen birinin onları görmesi ve aracına alarak buraya getirmesi oldu." dedi.
SALDIRILAR SÜRÜYOR
Hamdan, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin koyun otlatma bahanesiyle sürekli evin yakınlarına gelerek hayvanlarına ve ağaçlara zarar verdiğini söyledi.
Hayatlarının Yahudi yerleşimci saldırıları nedeniyle son dönemde çok zorlaştığına işaret eden ve yerleşimcilerin sık sık evlerinin yakınlarına gelerek “Eğer burayı terk etmezseniz gece geleceğiz evinizi mahvedeceğiz" tehditleri savurduğunu belirten Hamdan, İsrail işgalinin karanlık yüzünü uluslararası kamuoyuna duyurmasından ötürü ailesinin cezalandırıldığına dikkati çekti.
Hamdan, geleceğe ilişkin ne düşündüğü sorusuna ise şu şekilde cevap verdi:
"Bütün Filistinliler, bir gün özgürlüklerini kazanacakları umuduna sahip. Fakat Gazze’deki soykırım ve Batı Şeria’da yaşananlardan sonra kimsenin bunları durdurmaya çalışıyor olmaması, bizim geleceğe ilişkin umudumuzun azalmasına neden oluyor.”
Hamdan, İsrail hükümeti ve yerleşimci örgütler tarafından desteklenen kişilerin kendilerini tehdit etmelerinin korkmalarına neden olduğunu fakat gidecek başka yerleri olmadığını söyledi.
İsrail askerlerinin saldırısına uğrayan Muhammed Ballal da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sistematik saldırılarına maruz kaldıklarını ifade ederek saldırıların yemek yedikleri esnada yerleşimciler tarafından çağrılan İsrail askerleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.
Muhammed, boğazının sıkıldığı ve darbedildiği saldırı anını şöyle anlattı:
“Herkesin kimliğini istedi. 'Çoğu küçük çocuklar' dedim. Sonra bana bağırmaya, vurmaya başladı. 'Burası yerleşimcilere ait burada duramazsın' dedi. Sonra silahını çıkarıp beni vurmaya çalıştı. Videosu var. Ben de eşyalarımı alıp kaçtım.”
"Zor nefes alıyordum ve vücudumun her yeri ağrıyordu, darp izleri vardı. Rapor da aldım. Sonra 2 gün evde kaldım ve bugün geri döndüm.” diyen Muhammed, bu tür olayların her gün yaşandığına ve İsrail askerinin bu konuda hiçbir şey yapmadığına hatta yerleşimcilere destek verdiğine işaret etti.
İşgal altındaki Batı Şeria'da yer alan Mesafir Yatta'da Filsitinlilerin İsrail ordusunun uyguladığı yıkım ve sürgün politikasına karşı gösterdiği mücadeleyi anlatan "Başka Toprak Yok", 2025 yılında "En İyi Belgesel Oscarı"nı kazanmıştı.