İngiltere'den son dakika Hürmüz Boğazı duyurusu! Çok sayıda ülke harekete geçti
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, dünya genelindeki ülkelerin Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için "mümkün olan her türlü diplomatik, ekonomik ve koordineli önlemi" almaya kararlı olduğunu bildirdi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper'ın ev sahipliğinde Hürmüz Boğazı'na ilişkin, 40'tan fazla ülkenin yanı sıra Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Avrupa Birliği (AB) dahil uluslararası kuruluşları bir araya getiren çevrim içi toplantı düzenlendi. Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da katıldı.
'İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI'NI KAPATMASI KÜRESEL REFAH İÇİN TEHDİT OLUŞTURMAKTADIR'
Toplantının ardından İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması, küresel refah için doğrudan tehdit oluşturmaktadır." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın, "dünyanın en önemli deniz koridorlarından biri" olduğu ve Afrika'daki tarımı desteklemek için acil ihtiyaç duyulan gübre gibi hayati öneme sahip malzeme ve ürünlerin nakliyesinde kullanıldığı belirtildi.
Hürmüz Boğazı'nın, ülkelere petrol, rafine petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ulaştıran küresel enerji ihracatının başlıca güzergahlarından biri olduğuna değinilen açıklamada, bu malzemelerin, evlere elektrik sağlamak, hava ulaşımını kolaylaştırmak ve uluslararası ticaret ve gıda zincirlerini desteklemek için kullanıldığı aktarıldı.
Açıklamada, bu nedenle, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığındaki aksaklığın, küresel tedarik, fiyatlar ve ekonomik istikrar üzerinde acil ve geniş kapsamlı sonuçlar doğurduğu ve dünyanın dört bir yanındaki topluluklar üzerinde ciddi insani etkiler yarattığına işaret edildi.

'İRAN KÜRESEL EKONOMİYİ REHİN ALMAYA ÇALIŞIYOR'
"İran, Hürmüz Boğazı'nda küresel ekonomiyi rehin almaya çalışıyor." denilen açıklamada, İran'ın amacına ulaşmasına izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.
Bu bağlamda, toplantıya katılan ülkelerin, Hürmüz Boğazı'nın derhal ve koşulsuz olarak yeniden açılmasını ve seyrüsefer özgürlüğü ile deniz hukukunun temel ilkelerine saygı gösterilmesini talep ettikleri aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Toplantıda, olası ortak ve koordineli eylemlerin gerçekleştirilebileceği bir dizi alanı ele aldık: Bunlar, Birleşmiş Milletler (BM) dahil uluslararası diplomatik baskıyı artırarak, İran'a Hürmüz Boğazı'ndan engelsiz geçişe izin vermesi ve buradan geçmek isteyen gemilere geçiş ücreti uygulanmasını tamamen reddetmesi yönünde net ve koordineli mesajlar iletmeyi, boğazın kapalı kalması durumunda İran'a baskı uygulamak amacıyla yaptırımlar gibi koordineli ekonomik ve siyasi tedbirleri değerlendirmeyi, IMO ile işbirliği yaparak boğazda mahsur kalan binlerce gemi ve denizcinin serbest bırakılmasını sağlamayı ve deniz taşımacılığını yeniden canlandırarak, piyasa ve operasyonel güvenin artırılmasına yönelik ortak düzenlemeler ile tutarlı ve zamanında bilgi paylaşımını sağlamak amacıyla nakliye operatörleri ve sektör kuruluşlarıyla işbirliği yapmayı içermektedir."

'MÜMKÜN OLAN HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALMAYA KARARLIYIZ'
Açıklamada, ülkelerin, deniz seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına almak amacıyla, katılımcı ülkelerin uzmanları ve yetkilileri arasında görüşmelerin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldığı belirtilerek "Uluslararası hukukun saygınlığı ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen yeniden açması hayati önem taşımaktadır." denildi.
Bakan Cooper, toplantının ardından basına yaptığı açıklamada, dünya çapındaki ülkelerin Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için "mümkün olan her türlü diplomatik, ekonomik ve koordineli önlemi" almaya kararlı olduklarını söyledi.
Cooper, 40'tan fazla ülkenin bu hayati su yolunun yeniden açılmasını desteklemek üzere bir araya geldiğini belirterek, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının, küresel tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerinde ciddi baskı yarattığını bildirdi.
18 ÜLKEDEN ORTAK AÇIKLAMA
İspanya, Avusturya, Belçika, Hırvatistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Estonya, Finlandiya, İzlanda, İtalya, İrlanda, Letonya, Lüksemburg, Moldova, Norveç, Polonya, San Marino, Slovenya ve İsveç dışişleri bakanları da ortak açıklama yaptı.
Açıklamada, "Orta Doğu'daki çatışmadan duyduğumuz endişeyle, halihazırda toplam nüfusun yaklaşık yüzde 25'ini temsil eden 1,2 milyon yerinden edilmiş kişinin bulunduğu Lübnan'daki dramatik durum ve şiddetin yeniden tırmanmasından duyduğumuz üzüntüyü ifade ediyoruz." denildi.
Lübnan'daki saldırılardan dolayı İsrail'e ve ona karşılık veren Hizbullah'a "derhal şiddete son vermeleri" çağrısı yapan 18 Avrupa ülkesinin dışişleri bakanları, şu ifadeleri kullandı:
"Hizbullah'ın İran'ı desteklemek amacıyla İsrail'e saldırma kararını şiddetle kınıyoruz. Hizbullah, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak İsrail'e karşı tüm düşmanca eylemlerine derhal son vermeli ve silahsızlanmalıdır. İsrail'in uluslararası insancıl hukuka, özellikle de ayrım, orantılılık ve ihtiyat ilkelerine tam olarak saygı gösterme yükümlülüğünü yineliyor ve sivillerin ve sivil nesnelerin korunmasının önemini vurguluyoruz. Sivillere, sağlık personeline, insani yardım çalışanlarına, gazetecilere, sivil altyapıya ve tesislere yönelik saldırılar haksızdır ve kabul edilemez. Hesap verebilirliğin sağlanması için bağımsız soruşturmalar yürütülmesi önemlidir."

Açıklamada, "İsrail'i Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygı duymaya çağırıyoruz ve Hizbullah ve İsrail de dahil olmak üzere tüm tarafları askeri eylemlere son vermeye davet ediyoruz. Ayrıca, etkilenen tüm nüfuslara tam, güvenli ve engelsiz insani yardım erişimi sağlanmasını talep ediyoruz." vurgusu yapıldı.
'İSRAİL'İ DOĞRUDAN MÜZKERE ÇAĞRISINI KABUL ETMEYE ŞİDDETLE DAVET EDİYORUZ'
Lübnan hükümetinin askeri ve güvenlik başta olmak üzere aldığı kararları desteklediklerinin altını çizen 18 Avrupa ülkesi, bu ülkedeki BM barış gücü UNIFIL'e olan desteklerini de yineledi.
Uluslararası topluma Lübnan ve halkına daha fazla destek olmaları çağrısının yapıldığı ortak açıklamada, "İsrail'i, Lübnan yetkililerinin doğrudan müzakere çağrısını kabul etmeye şiddetle davet ediyoruz. Lübnan'da istikrarı destekleme çabaları, Orta Doğu'da kalıcı barış ve güvenlik için elzemdir. Gerilimin azaltılması acilen gereklidir. Diplomasi galip gelmelidir." ifadeleri kullanıldı.
İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NI KAPATMIŞTI
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan gerilim nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.
Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.
Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler halihazırda küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.
-
reis ne derse o 5 dakika önce Şikayet Etisraile yaptırım uygulasınıza...Beğen
-
Âmedi 9 dakika önce Şikayet Etküresel refahı tehdit diyor bide.ülkeleri bombalayan ekonomileri çökerten sizsiniz.bir canlı türü bir bitki türü yok olsa dünya etkilenmiş demektir.saçmalamakta ısrar etmeyin artıkBeğen
-
Âmedi 14 dakika önce Şikayet Etçözüm belli toni.israil ve abdye ordu ve silah yasağı gelecek.yada batı olarak dünyayla ilişkinizi kesin sadece batı olarak yaşayın.dünyanın hiç bir eksiği olmaz fazlası olur.maalesefBeğen
-
MAG/0731 16 dakika önce Şikayet EtSoykırım ve Sömürgecilik yapmazsanız! Herkes mutlu yaşar; Dünya'da herkese yeterince yaşayacak yer var ! SİZ NEYİN PEŞİNDESİNİZ ?Beğen
-
Misafir 24 dakika önce Şikayet EtSoykirimcilar itraile ABD destek verirseniz olacağı budur.beter olunBeğen Toplam 3 beğeni