ABD-İran arasında ateşkes sonrası derin kaygılar: Zafer mi fırtına öncesi sessizlik mi?

Pakistan arabuluculuğunda sağlanan İran-ABD ateşkesi, Tahran'da zafer olarak karşılansa da, "parmak tetikte" söylemleri ve müzakere şartları, barışa ne kadar yaklaşıldığını sorgulamaya neden oluyor.

GİRİŞ 10.04.2026 11:15 GÜNCELLEME 10.04.2026 12:28
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • İran, Pakistan arabuluculuğunda ABD ile sağlanan 14 günlük ateşkesi "Trump’ın aşağılayıcı geri çekilmesi" olarak nitelendirirken, bu durumu büyük bir zafer olarak sundu.
  • Tahran, müzakerelerde kendi kurallarını dayatmayı planlarken, ateşkesin çatışmada elde edilen kazanımları erittiği düşünülüyor ve İran'ın stratejik konumunun zayıfladığına dair endişeler var.
  • İran basınında ateşkesin bir barış hamlesi olmadığı, aksine ABD'nin yeniden toparlanması için bir fırsat olarak değerlendirildiği ifade ediliyor. Ayrıca, ateşkes ihlalleri ve misilleme saldırıları devam ediyor.

Haber7-ÖZEL

İran, Pakistan arabuluculuğunda ABD ile sağlanan 14 günlük ateşkesi "Trump’ın aşağılayıcı geri çekilmesi" olarak ilan ederken, Tahran koridorlarından yükselen "tetiğe parmak basıyorum" sesleri bölgede barışın değil, daha büyük bir fırtınanın habercisi mi olduğu sorusunu gündeme getirdi.

Orta Doğu’da 40 günü aşan ve bölgeyi savaşın eşiğine getiren çatışmaların ardından, Pakistan’ın arabuluculuğuyla İran ve ABD arasında iki haftalık stratejik bir ateşkes sağlandı. Tahran yönetimi, bu gelişmeyi jet hızıyla "büyük bir zafer" olarak dünya kamuoyuna servis ederken, devlet televizyonları anlaşmayı Trump’ın aşağılayıcı geri çekilmesi ve Washington’ın İran şartlarına zorlanması olarak nitelendirdi.

ABD başkanı Donald Trump

STRATEJİK ZAFER Mİ, TUZAK MI?

İslamabad’da bu hafta sonu başlaması beklenen müzakereler öncesinde Tahran, masaya kendi kurallarıyla oturacağının sinyalini verdi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, sürekli uranyum zenginleştirme, savaş tazminatı ve bölgesel duruşun resmen tanınmasını içeren 10 maddelik planın müzakerelerin temeli olacağında ısrarcı. Ancak bu zafer anlatısı sistemin içindeki şahinleri tatmin etmeye yetmiyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının İran'ın elindeki en büyük kozu heba ettiği anlamına geldiği savunuyor. İran’da bir yorumcunun, "Boğazı iki haftalığına açmak stratejik bir hata" uyarısı, küresel enerji piyasaları üzerindeki baskının azalmasının Tahran’ın pazarlık gücünü kıracağı endişesini özetliyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu

ŞAHİNLER AYAKTA! “PARMAK TETİKTEN KALKMAYACAK”

Ateşkesin, çatışma sırasında elde edilen kazanımları erittiğini düşünenlerin sayısı azımsanamayacak kadar çok. İran Yüksek Lideri Mücteba Hamenei’nin en üst düzey askeri danışmanı Mühsen Rızaey, çatışmalardan elde edeceklerinin savaşın kaderini belirleyeceğini şöyle ifade etti: "İran tüm çıkarlarını güvence altına alana kadar o parmak tetikten kalkmayacak"

Bu söylem, sadece bir askeri hazır bulunma durumu değil, aynı zamanda diplomatik masaya duyulan derin güvensizliğin ifade edilmesi anlamına geliyor. Özellikle aşırı sağcı yayın organlarında, "Şehit liderimizin naaşı henüz gömülmedi, katilleri hala yaşıyor ve Siyonist rejim henüz yok edilmedi" şeklindeki çıkışlar, ateşkesin ideolojik bir yenilgi olarak görüldüğünün de kanıtı niteliğinde.

ABD ve İsrail'in İran saldırıları

BU BİR BARIŞ HAMLESİ DEĞİL

İran basınında dini lidere yakınlığıyla bilinen Kayhan gazetesinin genel yayın yönetmeni Hüseyin Şariatmadari, ateşkes ilanından hemen önce yaptığı analizle fitili ateşledi. ABD’nin taahhütlerine uyacağına dair "hiçbir garanti" olmadığını savunan Şariatmadari, müzakereleri "düşmanın yeniden toparlanması için bir fırsat" olarak tanımladı. Şariatmadari’ye göre bu bir barış hamlesi değil, Washington’un savaş alanını kendi lehine yeniden kurmak için başvurduğu taktiksel bir duraklama.

ATEŞKES İHLALLERİ, MİSİLLEME SALDIRILARI

Yetkililer İslamabad’da masa kurmaya hazırlanırken, sahada silahlar tam anlamıyla susmuş değil. İran medyası, Lavan rafinerisine yönelik saldırıları ateşkes ihlali olarak duyururken, bölgedeki ABD varlıklarına yönelik misilleme saldırıları da devam ediyor. Öte yandan Tahran, İsrail’in Lübnan’da Hizbullah’a yönelik saldırılarını durdurmaması halinde müzakereleri boykot edeceğini açıklayarak rest çekti. Washington’un uranyum stoklarının teslim edilmesi talebine ise Tahran’ın cevabı, "Müzakere edilemez bir egemenlik hakkı” şeklinde oldu.

KAYNAK: HABER7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mücahit Çetin

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎
YORUMLAR 5
  • abdullah 27 dakika önce Şikayet Et
    Abd ve israil bize saldırmış olsaydı, o beğenmediğimiz iran erkek gibi Türkiye nin arkasında dururdu . İran 20 yıldan fazladır , gerek hizbullah ,gerek yemendeki husuler adı altında israilin yayılmacı politikasının önündeki tek engelmiş. helal olsun kıskanılacak bir destan yazdılar
    Cevapla
  • Extra 42 dakika önce Şikayet Et
    O arada Lübnan saldırılarına ağırlık vermesi de bunun tuzak olduğunun kanıtı. Zaman ve alan kazanmak istediler.
    Cevapla
  • Extra 44 dakika önce Şikayet Et
    Bence İsrail'in savunma stokları tükeniyordu. Zaman kazandırdılar. Bu büyük bir tuzaktı.
    Cevapla
  • Misafir1 56 dakika önce Şikayet Et
    10 tane bile savaş uçagin olsaydi iran sana saldira bilirmiydi siyonis köpekler
    Cevapla
  • Misafir 1 saat önce Şikayet Et
    Abd nin işi bitik. amma iranın maşaalhı var bitmeyen güç vardır şükürler olsun.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Bolu’da 'kurban bağışı' skandalı! Paralar toplandı, tek bir kurban bile kesilmedi
İsrail'den son dakika Lübnan kararı! Netanyahu ateşkesten vazgeçti