Washington’da temas: İsrail ve Lübnan'ın oturduğu masadan savaş mı barış mı çıkacak?
Washington’da planlanan İsrail-Lübnan görüşmesi, ABD’nin Netanyahu hükümetine artan ateşkes baskısının sonucu olarak görülüyor. Doğrudan temas iddiası dikkat çekerken, kritik zirvenin bölgenin kaderini etkilemesi bekleniyor.
- ABD, İsrail hükümetine yönelik baskılarını artırarak, Salı günü İsrail ve Lübnan arasında doğrudan barış görüşmeleri yapılacağını duyurdu. Bu görüşmelerin amacı, devam eden çatışmaları durduracak bir ateşkes anlaşması zeminini hazırlamak.
- İsrail'in ABD Büyükelçisi, iki ülkenin temsilcilerinin doğrudan masaya oturacağını ve görüşmelerin ABD Dışişleri Bakanlığı'nın himayesinde gerçekleşeceğini açıkladı. Netanyahu, Hizbullah'ı silahsızlandırmak ve barış anlaşması için müzakerelere en kısa sürede başlayacaklarını belirtti.
Haber7-ÖZEL
Orta Doğu ateş çemberinden geçerken, diplomatik kulisler tarihin en kritik görüşmelerinden birine tanıklık etmeye hazırlanıyor. Bölgede tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde, Washington DC merkezli çok konuşulacak bir hamle geldi. Salı günü yapılması planlanan İsrail ve Lübnan arasındaki doğrudan temaslar, dünya kamuoyunda büyük bir merak ve kuşkuyla karşılanırken, bu hamlenin arkasındaki asıl aktörün kim olduğu netleşmeye başladı.
![]()
ABD BASKI KURUYOR: NETANYAHU KISKACA ALINDI!
Beyaz Saray, ateşkesin sağlanması için Benjamin Netanyahu hükümetini adeta kıskaca almış durumda. Bölgedeki çatışmaların yayılma riski her geçen saniye artarken, ABD yönetiminin İsrail üzerinde kurduğu baskı artık gizlenemez bir boyuta ulaştı. Times of Israel tarafından aktarılan bilgilere göre, bu görüşmenin, Trump yönetiminin Kudüs'e barış görüşmelerine başlaması ve Hizbullah'a yönelik saldırıları azaltması yönünde baskı yaptığı yönündeki haberlerin ardından gerçekleşeceğini belirtti. Washington yönetimi Salı günü için hazırlıklarını tamamladı. Doğrudan İsrail ve Lübnan temsilcilerini karşı karşıya getirecek olan bu görüşmelerin temel hedefi, aylardır süren kanlı süreci durduracak bir ateşkes anlaşmasına zemin hazırlamak. Ancak bu görüşme sıradan bir diplomatik buluşma değil; ABD’nin İsrail’e yönelik ısrarlı ve sert ateşkes baskısının somut bir yansıması olarak görülüyor.
![]()
İSRAİL’İN ABD BÜYÜKELÇİSİ DUYURDU
İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter, "Bugün Washington'da İsrail ve Lübnan büyükelçileri ile ABD'nin Lübnan büyükelçisi arasında, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın himayesinde yapılan görüşmede, İsrail önümüzdeki Salı günü resmi barış görüşmelerine başlama konusunda anlaştı" ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı Netanyahu'dan görüşmeyle ilgili resmi bir açıklama gelmedi. Ancak başbakan bir gün önce İsrail'in Hizbullah'ı silahsızlandırmak ve iki ülke arasında tam bir barış anlaşmasına varmak amacıyla Lübnan ile "en kısa sürede" müzakerelere başlayacağını ifade etmişti.

DOĞRUDAN TEMAS KURULACAK
Görüşmenin en dikkat çekici yanı ise iki ülkenin, yani İsrail ve Lübnan’ın temsilcilerinin aracıları devreden çıkararak doğrudan masaya oturacak olması iddiası. Genellikle Birleşmiş Milletler veya üçüncü ülkelerin mekik diplomasisiyle yürütülen süreçlerin aksine, bu kez Washington’ın doğrudan kontrolünde bir masa kuruluyor. Beyaz Saray, İsrail’in saldırılarını durdurması ve Lübnan sınırındaki gerilimin kalıcı olarak sonlandırılması için elindeki tüm kozları masaya sürmüş durumda. Bu durum, Netanyahu hükümetinin Washington’dan gelen telkinlere karşı ne kadar direnebileceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
BEDAVA TAVİZ VERMEYİN
Hizbullah lideri Naim Kasım Lübnan hükümetine karşı partisinin El-Manar TV kanalında yayınlanan yazılı mesajında, "Önceki duruma geri dönülmesini kabul etmeyeceğiz ve yetkilileri bedava taviz vermeyi bırakmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.
![]()
ABD İTİBARINI KURTARMAYA ÇALIŞIYOR
Rakamlar ve sahadaki veriler çatışmanın yıkıcı boyutunu gözler önüne sererken, diplomatik masadan çıkacak kararın bölgenin kaderini belirleyeceği öngörülüyor. Washington’da gerçekleşecek bu kritik Salı randevusu, sadece bir ateşkes arayışı değil, aynı zamanda ABD’nin Orta Doğu politikasındaki nüfuzunu yeniden tesis etme çabası olarak yorumlanıyor. İsrail’in bu baskıya nasıl bir cevap vereceği ve Lübnan tarafının masadaki taleplerinin neler olacağı ise hala büyük bir gizemini koruyor. Dünya, Washington’dan gelecek o kritik açıklamayı bekliyor.