ABD'nin Suriye planı: Tom Barrack'ın belgesi ortaya çıktı! 4 yıl içinde merkez olacak
Tom Barrack'ın Suriye'yi enerji hatları merkezi haline getirecek 3 aşamalı geniş planı ortaya çıktı. Plan kapsamında Suriye'den Türkiye ve Avrupa'ya ihracat boru hatları döşenmesi ön görülüyor.
Al Majalla, ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack tarafından hazırlanan kapsamlı bir planın belgesini yayınladı. Projenin, 2026'da başlayıp 2030'a kadar aşamalı bir şekilde Suriye'yi çeşitli enerji hatlarının merkezi haline getirme amacı taşıdığı bildirildi.
30 MİLYAR DOLARA MAL OLACAK
Suriye'nin kuzeydoğusunda yer alan ve toplam uzunluğu 1000 kilometreden fazla olan boru ağının tamamen yenilenmesi gerekiyor. Projenin 3 aşamadan oluştuğu ve toplamda 30 milyar dolar maliyete sahip olduğu kaydedildi. Barrack'ın büyük Suriye projesinin aşamaları şöyle:
-
Birinci aşama, ilk bir yıl içinde düşük maliyetli kuyu bakımı ve temel altyapı onarımlarını içeriyor.
-
İkinci aşamada 2027-2028 arasında, su enjeksiyon sistemleri ve yapay kaldırma teknolojileri kurulacak. Boru hatları rehabilite edilecek ve Homs ile Banias rafinerileri modernize edilecek. Bununla kalmayıp 150.000 varil kapasiteli yeni bir rafineri faaliyete geçirilecek.
-
Üçüncü aşamada 2028-2030 arasında, sahalar tamamen yeniden geliştirilecek, açık deniz arama altyapısı inşa edilecek ve Türkiye ve Avrupa'ya doğalgaz ihracat boru hattı önerilecek.
Amerikan planı önce acil bir aşamayla başlayacak. Güvenilir bankacılık kanalları oluşturma, uluslararası tahkimi benimseme, şeffaf denizcilik lisansları, uluslararası finansal çerçeve gibi konular halledilecek. Bu kapsamda ilk 90 gün içinde öncelikler belirlenecek: Kurumsal koordinasyon, yasal kısıtlamaların hafifletilmesi, saha değerlendirmeleri ve yatırım çekmek için sözleşmeler değerlendirilecek.
ABD'nin planına göre, bu proje hayata geçtiğinde günlük enerji kapasitesi en az 380 bin varile çıkacak.

ENERJİ ŞİRKETLERİYLE GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR
Suriye'de trilyonlarca metreküp keşfedilmemiş doğalgaz rezervi olduğu düşünülüyor. Bu tahminler ışığında petrol ve doğalgaz arama lisanları verilmesi için büyük uluslararası enerji şirketleriyle görüşmeler devam ediyor.
Geçtiğimiz yılın sonunda Suriye Petrol Şirketi, doğalgaz sektörünü geliştirmek ve mevcut sahalardan üretimi artırmak amacıyla Amerikan şirketleri ConocoPhillips ve Novatera ile bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca BAE'li şirket Dana Gas ile de benzer bir anlaşma yaptı.
Şubat ayında da Suriye Petrol Şirketi enerji arama çalışmaları için Amerikan şirketi Chevron ve Katar şirketi Power International Holding ile bir mutabakat imzaladı. Aynı ay içinde Amerikan şirketleri Baker Hughes, Hunt Energy ve Argent LNG; ve Suudi şirketler Taqa ve ACWA Power ise Suriye'nin kuzeydoğusunda petrol ve doğalgaz aramak ve üretmek üzere bir şirketler birliği (konsorsiyum) kuracaklarını duyurdu.
Suriye Petrol Şirketi, 5 Nisan'da Suudi Arabistanlı şirket Adis ile geliştirme çalışmaları ile yeni arama kuyularının açılmasını içeren bir sözleşme imzaladı. Söz konusu anlaşmalar dahilinde en az 4 ya da 5 arama sahası kurulması planlanıyor.
Öte yandan Suriye Petrol Şirketi'nin Rus ve Çin şirketleriyle de görüşmeleri sürüyor. Suriye hükümetinin, özellikle petrol ve doğalgaz gelirleri sayesinde kamu gelirlerinde yaklaşık yüzde 150 oranıyla bir artış beklendiği kaydedildi.
"İRAN HAREKATI KİLİT BİR FAKTÖR OLDU"
Suriye petrolünün, İran savaşını takip eden süreçte bölgedeki istikrarsız jeopolitik değişimler nedeniyle önemini artırdığı vurgulandı. ABD'nin İran'a yönelik Destansı Öfke operasyonları, Suriye'nin enerji merkezi haline gelmesinde kilit bir faktör olarak belirtildi.
Hürmüz Boğazı kapatılması ve Babül Mendep'teki tehdit, alışılagelen sınır geçişlerini güvensiz hale getirdiği için karar vericilerin kuzeye yöneldiği kaydedildi. Suriye'de henüz altyapının tam olmaması, yapısal ve toplumsal tehditlerin varlığına rağmen Suriye, stratejik konumu göz önüne alındığında Avrupa'ya enerji ulaştıracak geçerli bir karayolu güzergahını temsil ediyor.
Suriye'nin bir yandan Irak ve Körfez ülkeleri, diğer yandan Türkiye ve Avrupa'ya açılan konumu enerji taşımacılığında öne çıkıyor.

KATAR-TÜRKİYE BORU HATTI YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Suriye'de 61 yıllık Baas Rejiminin devrilmesinin ardından 2009'da rafa kaldırılan "Katar-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı" yeniden gündeme geldi.
SETA Vakfı araştırmacısı Büşra Zeynep Özdemir, AA'ya verdiği demeçte Katar'ın doğal gaz açısından oldukça önemli bir ülke olduğunu belirterek, kapladığı küçük alana karşılık Rusya ve İran'ın ardından yaklaşık 25 trilyon metreküple dünyanın en büyük üçüncü ispatlanmış doğal gaz rezervine sahip olduğunu kaydetti.
Katar'ın Rusya'nın ardından dünyanın en fazla doğal gaz ihraç eden ikinci ülkesi olduğunu anımsatan Özdemir, ülkenin bunu ağırlıklı olarak sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) formunda gerçekleştirdiğini anlattı.
Özdemir, Katar'ın 2004'te faaliyete alınan Dolphin Gas projesinin gaz ihraç ettiği tek boru hattı olduğunun altını çizerek, bu hattın toplam uzunluğunun 370 kilometreyi bulduğunu ifade etti.