İsrail askeri ahlaksız savaşı anlattı! Görev belli: Gidin ve istediğiniz alın!

Lübnan'da görev yapan İsrail askerleri, ordunun barbar yöntemlerini anlattı. İsrailli askerlerin baskın yaptıkları köylerden değerli eşyalar çaldığı ve komutanların sınırsız yağmaya izin verdiği aktarıldı.

İsrail askeri ahlaksız savaşı anlattı! Görev belli: Gidin ve istediğiniz alın!
İsrail askeri ahlaksız savaşı anlattı! Görev belli: Gidin ve istediğiniz alın!
GİRİŞ 21.05.2026 15:17 GÜNCELLEME 21.05.2026 15:17

İsrail merkezli yayın organı Haaretz, son iki ayda Lübnan'da görev yapan askerlerle röportaj yaptığını bildirdi. Beş farklı askerin anlatımına yer verilen haberde, İsrail ordusunun insanlık dışı uygulamaları bir kez daha gün yüzüne çıktı. Askerlerin hikayeleri, İsrail ordusunun hiçbir ahlaki ve insani sınır tanımadığını ortaya koyuyor.

"ASKERLER MEMNUN OLSUN DİYE YAĞMAYA GÖZ YUMUYORLAR"

Askerler ateşkesin bir kurgudan ibaret olduğunu söylüyor. Politikacıların zaman kazanmak için ateşkes söylemleri kullandığını, ancak sahadaki gerçekliğin çok farklı olduğunu belirtiyor.

İsrail askerlerinin bütün evleri yağmaladığı, evlerden ve dükkanlardan bir şeyler çalmak için zaman zaman birbirleriyle bile kavga ettikleri bildirildi. Askerlerden biri "Tugay komutanı ziyaret ettiğinde bile yağmaladılar. Göz yumdu." dedi. Ordu yetkililerin, askerleri memnun etmek ve askerlik yapmaya devam etmesini sağlamak için yağmalamalara ses çıkarmadığı kaydedildi.

"GÖREV BELLİ: İSTEDİĞİNİZİ ALIN!"

Yedek piyade tugayında görevli 32 yaşındaki Nadav, havuzlu villalar, lüks arabalar, mücevherlerle dolu zengin köylerde faaliyet gösterdiklerini söyledi. İsrail askerlerinin yağmalama iştahını şu sözlerle anlattı:

"Yöntem sabitti. Her akşam, güneş battıktan sonra, mobil birliğin konvoyu gelirdi. Görevleri bize malzeme getirmekti. Yiyecek, yağ, mühimmat. Neye ihtiyacımız varsa. Ama bir de gayri resmi bir görevleri vardı. Tüm ganimeti dışarı çıkarmak. Tüm ganimeti karargâhın bulunduğu karakola boşaltmak, böylece savaşçılar eve döndüklerinde onları bekleyecekti. Mobil askerler elbette saf değillerdi, aynı miktarda eşyayı kendileri de alırlardı. 'İstediğinizi seçin,' denirdi onlara. Ve ganimette hiç eksiklik yoktu."

Evlere önce "ıslak yöntemle" giriyorlar. Yani; her yere ateş ederek. İçeride kimse olmadığına ikna olduktan sonra asıl görev başlıyor: Değerli eşyalar aramak. Küçük eşyalarla başlayan bu görev zamanla büyümüş ve artık her bulduklarını yükleniyorlarmış: halılar, motosikletler, koltuklar, ısıtıcılar...

Asıl büyük vurgunun dükkanlardan yapıldığını söyleyen İsrailli asker şöyle devam etti:

"30 yaşın üzerindeki askerlerin tartıştığını duyabiliyordunuz: 'Bunu daha önce gördüm', 'Önceki evden zaten çok şey aldınız.' Ama asıl olay evler değil, dükkanlardı. Askerler içeri girip tüm malları, kutular dolusu şekerlemeyi, sigaraları, temizlik malzemelerini, hatta yazı gereçlerini bile alıyorlardı. Biri beyaz okul çantasını aldı. Bir diğeri torna tezgahını aldı. Karakoldaki el sabunu bile Lübnan'dan geliyordu. Her an askerlerin sivil teçhizatla köyde dolaştığını görebiliyordunuz, sanki asıl görev buydu."

Komutanlar ise bu yağmalama işlerine ses çıkarmıyor. Yağmalamada tek bir kural var: "İstediğinizi alabilirsiniz, sadece zarar görmeyin". Aktarılan bilgiye göre; yağmalama kültürü medyada yer aldıktan sonra komutanlar askerlere şu emri vermiş: "Burada olan burada kalır".

"AĞIR ÇATIŞMA FALAN YOK, BOŞ KÖYLERE SADECE YIKMAK İÇİN GİRİYORUZ"

Yedek piyade tugayında görevli 28 yaşındaki Elad ise girdikleri evlerin boş olduğunu, son iki yıldır sadece yıkmak ve yağmalamak için oralara faaliyet düzenlediklerini söyledi. Şu ifadelere yer verildi:

"Haberlerde ağır çatışmalardan ve terörist altyapısının imhasından bahsedilecek, ancak bizim görevimiz tekti: Bir bina bile ayakta bırakmamak, her şeyi yıkmak. Eskiden bir binayı yıkmak için onu 'suçlu' ilan etmeniz, içinde silah bulmanız, teröristlerin varlığını kanıtlamanız gerekiyordu. Ama bugün sadece yıkıyorlar, hatta okulları, klinikleri bile, sadece mezarlığa dokunmadık."

Yıkma işleminin orduya çok pahalıya mal olduğu; bu yüzden artık ücret karşılığında yıkım ekipleri kiraladıkları aktarıldı. Bu kişilerin siviller olduğu; bazen günlük bazen de yıktıkları bina sayısı karşılığı ücret aldıkları bildirildi. Orduda görev almamış bu kişilerin bedeviler ya da dürzilerden ayrılıkçı yerleşimciler olduğu söylendi.

"DOKTORA GİTMEME İZİN VERMEDİLER"

Patlamalardan birinde kulağında çınlama olduğunu söyleyen 19 yaşındaki İsrailli asker Tomer, "Patlamalardan birinden sonra kulaklarımda çınlama vardı, doktora bile gitmeme izin vermediler. Doğrusu söylemeliyim ki, sahada hissettiğimiz en büyük duygu çaresizlik" dedi.

Haberde geçen isimlerin takma isimler olduğu ve fotoğraftaki kişilerle bağlantısı olmadığı kaydedildi.

KAYNAK: HABER7
Meryem Üstün Haber7.com - Editör
Haber 7 - Meryem Üstün

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünü bitirdi ve İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi'nde Felsefe yüksek lisansını tamamladı. Ekim 2023'ten beri Haber7 bünyesinde internet editörü olarak çalışmaktadır.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
İhbarlar artık dijitalleşiyor: 10 saniyelik videolarla bildirim dönemi
Ynet: İsrail, İstanbul Başkonsolosluğu'nu kapatmayı düşünüyor