Duygu dolu anlar: Fransa Meclisi'nden Türkiye'ye 'özel' teşekkür
Soykırımcı İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu'nun Fransız aktivistleri, Fransa Meclisi'nde yaşadıkları işkenceleri anlattı. Aktivistler, kendilerini tahliye eden ve tedavi imkanı sunan Türkiye'ye teşekkür etti.
- Fransa Ulusal Meclisi'nde konuşan Küresel Sumud Filosu'nun Fransız aktivistleri, İsrail gözaltısında fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldıklarını anlatarak yaşadıkları muameleyi “işkence” ve “hayvan muamelesi” sözleriyle tarif etti.
- Aktivistler, tahliye süreçlerinde uçak, ambulans ve sağlık desteği sağlayan Türkiye’ye teşekkür ederek gördükleri ilgiden dolayı duygulandıklarını ifade etti.
- Toplantıda ayrıca Fransa’ya, İsrail ile askeri işbirliği ve anlaşmaları askıya alma çağrısı yapıldı.
Fransa Ulusal Meclisi'nde düzenlenen basın toplantısında, soykırımcı İsrail güçleri tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu'nun Fransız aktivistleri yaşadıkları fiziksel ve psikolojik şiddeti kamuoyuyla paylaştı.
Yeşiller Partisi (EELV) Milletvekili Sabrina Sebaihi'nin girişimiyle Fransa Ulusal Meclisi'nde gerçekleşen toplantıda, aktivistler İsrail'in muamelesini kınarken, tahliye süreçlerini üstlenen Türkiye'ye minnettarlıklarını dile getirdi.
Toplantının açılışında konuşan EELV Milletvekili Cyrielle Chatelain, amacın aktivistlerin yaşadıklarını ve Fransız hükümetinden beklentilerini duyurmak olduğunu belirtti.
Milletvekili Sebaihi ise Fransa'nın yaptırım için Avrupa Birliği'ni beklemek zorunda olmadığını vurgulayarak durumu şu sözlerle ifade etti:
"Fransa, İsrail ile askeri işbirliğini ve silah sevkiyatını tamamen durdurmaya karar verebilir."
Sebaihi ayrıca, aktivistler için tazminat talebiyle Uluslararası Adalet Divanı (UAD) nezdinde şikayetçi olunması gerektiğini kaydetti.

"MASKELERİN DÜŞMESİNİ SAĞLADIK"
Eski Fransız Senatörü ve filo aktivisti Alima Boumediene-Thiery, gözaltı sürecinde soykırımcı askerlerin uyumalarını engellediğini ve fiziksel şiddet uyguladığını aktardı.
İsrail toplumunun tecrit edildikçe paniklediğini savunan Boumediene-Thiery, maruz kaldıkları muameleyi anlattı:
"Bu bir nevi sadist yön, bana göre kaybolmuş, çıldırmış bir toplumun göstergesi. Ablukayı kırmadık belki ancak sessizlik duvarını yıktık. Maskelerin düşmesini sağladık. İsrail'in yüzünün görülmesini ve gerçekte ne olduğunu, şiddetini göstermeyi başardık."

"UÇAKTAN İNİP O HOŞGÖRÜYÜ GÖRÜNCE AĞLADIM"
Filonun bir diğer Fransız aktivisti Sylvie Parmentier, sığınaklarda şiddet gören arkadaşlarının seslerini duymanın çaresizliğini anlattı.
Tahliye süreci için Türkiye'nin uçak, doktor ve ambulans tahsis ettiğini hatırlatan Parmentier, duygularını şu sözlerle aktardı:
"Bizi karşıladılar ve bundan ötürü o kadar duygulandım ki uçaktan inince bize yönelik tüm bu hoşgörüyü görünce ağladım. Dünyayı terk edip başka yeni bir dünyaya gelmiş gibi hissettim. Duygular çok yoğundu. Türk hükümetine bizim için yaptıkları için teşekkür etmek istiyorum."
Parmentier, Türk makamlarının tüm imkanları seferber ettiğini belirterek, Fransız hükümetine İsrail ile olan anlaşmaları askıya alma çağrısında bulundu.

"HAYVAN MUAMELESİ GÖRDÜK"
Aktivistlerden Jihene Hadj Mbarek, İsrail'de yaşadıkları deneyimi insanlık dışı olarak nitelendirdi. İsrail askerlerinin sebepsizce aktivistleri seçip işkence ettiğini belirten Mbarek, şöyle konuştu:
"Hayvan muamelesi gördük, aşağılandık, fiziksel ve psikolojik olarak işkence gördük. Türkiye ise bizlerle ilgilenilmesi için doktor ve hemşirelerin olduğu bir hastanenin tamamını hepimizin kullanımına açtı. Türk vatandaşı olmamamıza rağmen bizimle çok iyi ilgilendiler."
İsrail hapishanelerinde yaklaşık 10 bin Filistinli esirin acı çektiğini vurgulayam Mbarek, cezasızlığın sona ermesi için somut yaptırım kararlarının alınmasını istedi.
"İŞKENCE EDEN VATANDAŞLARIMIZ MASKELİYDİ"
Toplantıda söz alan Meriem Hadjal, kendilerine işkence yapanlar arasında Fransız vatandaşı İsrailli askerlerin bulunduğuna dikkat çekerek, "Bize orada işkence eden vatandaşlarımız maskeliydi. Biz onların yüzünü bilmiyoruz ancak onlar bizim yüzlerimizi biliyor." dedi.

Filonun bir diğer aktivisti Sabrina Azizi ise gözaltı merkezinde hiçbir insancıl davranışla karşılaşmadıklarını belirterek, sürekli hakaret ve fiziksel şiddete maruz kaldıklarını kaydetti.
Sumud'a katılan aktivistlerin anlatımlarıyla Meclis'te duygu dolu anlar yaşandı.
|

-
Kayacık 36 dakika önce Şikayet EtHer şeyi açık açık dile getirdiğiniz için teşekkürler. Bu "Yahudi" denilen millet kendilerini sadece Müslümanlardan değil, bütün insanlardan üstün görüyor. Onlar ağa, diğer insanlar hizmetçi. Bunu batı da anlayacakta, bari geç olmazsa.Beğen Toplam 18 beğeni
