Trump'ın Versay Antlaşması: İsrail'in bölgesel katliamlarına masada ‘DUR’ dedi!

Haaretz gazetesinde yayımlanan analizde, İran’la yapılan anlaşma, "Trump'ın Versay Antlaşması" olarak nitelendirildi. İsrail'in 7 Ekim sonrası yürüttüğü tüm askeri stratejinin kesin bir mağlubiyetle sonuçlandığının kanıtı olduğu vurgulandı

GİRİŞ 19.06.2026 12:10 GÜNCELLEME 19.06.2026 12:14

Haber7-ÖZEL

İsaril’in önde gelen muhalif gazetelerinden Haaretz’de yazan Amos Harel’in analizine göre, Orta Doğu'da kartların yeniden dağıtılmasına yol açan ve ABD'nin bölgedeki askeri hedeflerinden büyük bir geri adımı temsil eden ABD-İran mutabakatı, İsrail siyasetinde ve askeri kanadında şok dalgalarına sebep oldu. Fransa'daki Versay Sarayı'nda mum ışığında atılan imzalar, Tel Aviv'in yıllardır sürdürdüğü "İran'ı askeri güçle durdurma" hayalini suya düşürürken, Siyonist bebek katili Netanyahu'nun siyasi kariyerinin en büyük hezimetlerinden birini tescilledi.

TARİHİ SARAYDA ABD’NİN TESLİMİYET BELGESİ İMZALANDI

ABD Başkanı Donald Trump'ın, G7 zirvesi sırasında Versay Sarayı'nda İran ile imzaladığı 14 maddelik mutabakat zaptı, uluslararası kamuoyunda Birinci Dünya Savaşı'nı bitiren ancak İkinci Dünya Savaşı'na zemin hazırlayan tarihi Versay Antlaşması'na benzetiliyor. Anlaşma kapsamında, ABD ile İran arasında nükleer program ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik 60 günlük bir müzakere süreci başlatıldı. Ancak mutabakatın içeriği, Washington'ın askeri güçle elde edemediği hedeflerden tamamen vazgeçtiğini ve Tahran karşısında büyük bir diplomatik geri çekilme yaşadığını ortaya koyuyor.

İSRAİL'İN SAHA KENARINA İTİLDİ! SADECE ANLAŞMAYI İZLEDİ

Trump’ın masada imzaladığı anlaşma, terör devleti İsrail'in en önemli müttefiki olan ABD ile ittifaklarının pamuk ipliğine bağlı olduğunu gözler önüne serdi. ABD tarafından hazırlanan bu planın detayları, Tel Aviv yönetimine imza töreninden sadece birkaç saat önce iletildi. Görüşmelerin tamamen dışında bırakılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump ile olan yakın ilişkisini yaklaşan seçimlerde bir koz olarak kullanmayı hedeflerken, adeta bir dışlanma ve diplomatik yalnızlık şoku yaşadı. Haaretz yazarı Amos Harel, yaşanan bu gelişmeyi, “Netanyahu'nun siyasi tarihindeki 7 Ekim katliamından sonraki en büyük ikinci fiyasko” olarak nitelendirdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu

LÜBNAN'DAN ZORUNLU GERİ ÇEKİLME VE HİZBULLAH KORUMASI

Mutabakat zaptının en kritik maddelerinden biri, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak durdurulmasını öngörüyor. Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün garanti altına alınması, İsrail ordusunun güney Lübnan'da işgal ettiği bölgeden tamamen çekilmesini zorunlu kılıyor.

Üstelik anlaşma metninde İran'ın balistik füze programına, uranyum zenginleştirme programına veya Hizbullah gibi bölgedeki vekil güçlerine yönelik hiçbir kısıtlama yer almıyor. 440 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum, mutabakat zaptında yalnızca belirsiz bir yanıt sunuyor. Konunun görüşüleceği ve en azından malzemenin “seyreltileceği” belirtiliyor. Bu durum, Tahran'ın bölgedeki nüfuzunu ve askeri varlığını resmi olarak koruma altına alması ve İsrail’i artık kimsenin ciddiye almadığı anlamına geliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan

300 MİLYAR DOLARLIK YENİDEN İNŞA FONU VE YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI

Anlaşmanın mali boyutları da İsrail'de büyük bir öfkeye yol açtı. ABD, İran'ın dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığını serbest bırakmanın yanı sıra, İran’ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir fonun kurulmasına yardımcı olmayı taahhüt etti. Trump yönetimi bu adımı küresel bir ekonomik depresyonu önlemek ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açmak için "büyük bir zafer" olarak sundu. Tahran ise anlaşmayı ABD'nin askeri başarısızlığının tescili ve kendi bölgesel güç konumunun resmiyet kazanması olarak kutluyor.

Harel köşesinde vurguladığı önemli bir detay da, “Trump Perşembe günü, ‘İki yıl daha bomba atabilirdik,’ ancak İran geri atmazdı, boğazlar kapalı kalırdı ve petrol piyasası Trump’ın hayal gücünü harekete geçiren fiyat düşüşünü yaşamazdı. Sözlerinden ima ettiği şey imzalamaktan başka seçeneği olmadığıdır.”

NETANYAHU’NUN YENİ TACI: STRATEJİK MAĞLUBİYET

Haaretz'deki analiz, Trump'ın bu hamlesinin İsrail'in 7 Ekim'den bu yana yürüttüğü tüm askeri harekatları boşa çıkardığını savunuyor. İsrail ordusunun Gazze ve Lübnan'da verdiği ağır kayıplara, gerçekleştirdiği soykırımlara, yıkıcı operasyonlara rağmen, nihai stratejik emeline ulaşmada İran'ın masadan mutlak bir kazanan olarak çıkması, askeri katliamların yanı sıra diplomatik bir yenilgiyle de sonuçlandığını gösteriyor. ABD'nin bölgedeki üslerini boşaltması ve askeri baskıyı sonlandırması, İsrail'i Orta Doğu'da İran ve müttefikleri karşısında tamamen yalnız ve savunmasız bir konumda bırakıyor.

KAYNAK: HABER7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mücahit Çetin

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Son dakika... Netanyahu: Müsamaha yok, Hizbullah'a ağır bedeller ödeteceğiz
Fenerbahçe'de Vedat Muriqi sonrası İsmail Kartal'a Premier Lig'den stoper!