İsrail'in Filistinli tutsaklara timsahlı işkence planı ve nefretinin tarihi arka planı

Aşırı sağcı Bakan Itamar Ben-Gvir'in, Filistinli siyasi esirlerin tutulduğu hapishanelerin etrafına Nil timsahlarıyla dolu hendekler kazılması yönündeki skandal planı, siyonist zihniyetin vahşetini bir kez daha gözler önüne serdi.

İsrail'in Filistinli tutsaklara timsahlı işkence planı ve nefretinin tarihi arka planı
İsrail'in Filistinli tutsaklara timsahlı işkence planı ve nefretinin tarihi arka planı
GİRİŞ 31.07.2026 11:02 GÜNCELLEME 31.07.2026 11:03

Filistin halkına yönelik soykırım ve tehcir politikalarını her geçen gün daha da barbarca yöntemlerle derinleştiren terör rejimi İsrail, bu kez akılalmaz bir vahşet planıyla gündemde. Siyonist rejimin aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinli siyasi esirlerin üzerlerinde psikolojik terör estirmek amacıyla hapishane çevrelerine Nil timsahları yerleştirileceğini duyurmuştu. Dünyanın gözü önünde işlenen soykırıma somut adımlar atılmaması yetmezmiş gibi üstüne insanlık onurunu ayaklar altına alan bu adım, haddini bilmez İsrail yönetiminin Filistinlileri on yıllardır sistematik olarak "hayvan" şeklinde nitelendiren ırkçı ve aşağılayıcı dilinin en somut ve karanlık yansıması olarak değerlendiriliyor.

İsrailli aşırı sağcı bakan Ben-Gvir

ZİNDANLARIN ETRAFINA TİMSAH DOLU HENDEKLER

Ben-Gvir'in talimatıyla hayata geçirilmesi planlanan bu korkunç proje, ilk olarak Necef Çölü'nde yer alan ve İsrail'in en büyük cezaevi olan Ketziot Hapishanesi'nde uygulanacak. Birinci İntifada döneminde binlerce Filistinlinin esir tutulduğu ve adeta bir toplama kampı olarak kullanılan bu zindan, şimdi de timsahlı hendeklerle çevrilecek. Planın yasal kılıfını hazırlamak için Çevre Koruma Bakanı Idit Silman devreye girerek Nil timsahını yetiştirilen yabani hayvan statüsüne geçirdi. Böylece, esir tutulan Filistinlilerin etrafına ölümcül sürüngenlerin yerleştirilmesinin önü açıldı. ABD'deki göçmen gözaltı merkezlerinden esinlenerek hazırlanan bu barbarca yöntem, siyonist işgalcilerin insanlık dışı muamelelerinde ulaştığı son noktayı gösteriyor.

İsrail'de yeni gardiyanlar timsahlar olacakİsrail'de yeni gardiyanlar timsahlar olacak

SİYONİST LİDERLERİN TARİHİ NEFRET DİLİ

İsrail'in Filistinlilere yönelik bu insanlık dışı, vahşi yaklaşımı, aslında yeni bir durum değil. Kundaklı bebekleri dev füzelerle acımadan katleden Siyonist yöneticiler, on yıllardır işgal ve katliamlarını meşrulaştırmak için Filistin halkını sistematik olarak aşağılayan benzetmelerle hedef alıyor. Bu ırkçı ve insanlık dışı söylemler, işgal rejiminin en üst düzey yetkilileri tarafından defalarca açıkça dile getirildi.

İnsanlıktan nasibini almamış katil rejimin nefret ve vahşet dilinin tarihsel arka planını özetleyen o skandal ifadeler:

Siyonist ve İsrailli liderler uzun zamandır Filistinlileri "hayvan" olarak nitelendiriyor ve çoğu zaman türlerini de belirtiyorlar.

İsrail'in o dönemki Savunma Bakanı  Yoav Gallant, Gazze’deki soykırımın başlatılmasını haklı çıkarmak için   Filistinlileri "insan hayvanları" olarak nitelendirmişti.

1960'larda ve 1970'lerin başlarında İsrail Savunma Bakanı Moshe Dayan, Filistinlilerin hangi böcek veya memeli türüne daha çok benzediğini seçememiş ve ayrımcılık yapmamak adına onlara "eşek arısı" ve "köpek" demişti.

1980'lere gelindiğinde, İsrail Başbakanı Menachem Begin onları "iki ayaklı canavarlar" olarak nitelendirirken, eski İsrail Genelkurmay Başkanı Rafael Eitan onları tekrar “hamamböcekleri” olarak aşağıladı.

İsrail Başbakanı Yitzhak Shamir ise Filistinli protestocuları “çekirgeler” olarak tanımladı.

2000 yılında Başbakan Ehud Barak Filistinlileri "timsah" olarak tanımlamıştı.

KAYNAK: HABER7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mücahit Çetin

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎
YORUMLAR 5
  • Misafir 2 saat önce Şikayet Et
    Hz Musa'ya gelen Tevratın aslı olsaydı ve ona uysalardı zatrn bu zulümler olmazdı Yahudiler kendi tahrif ettikleri tevrata göre hareket etmelerinden problem çıkıyor
    Cevapla
  • Hakan Y. 2 saat önce Şikayet Et
    Bence bu durumda musevilik dinin bir suçu yok. Musevilik dini yani tevrat kitabının bunu yazdığını sanmıyorum. Burda insanın kendini fesfeseye kaptırması yani şeytana alet olması sözkonusu. Yoksa Allahın hiçbir kitabı bu denli kendi gibi insan olana zulum etmesini teşvik etmiyor hatta tam tersi zulmun ve haksız şiddetin günah oldunu bildiriyor.
    Cevapla
  • Misafir 2 saat önce Şikayet Et
    Tek yol akıl ve bilim, bu zulümden kurtulmanın sadece bunlar. Akıllı siyaset ve ileriye dönük planlamalar ve bu esnada bilimde, eğitimde, teknolojide güçlenmek. Bu zulüm başka türlü bitmez, yahudiler ve siyonizm bugünkü Filistin'i işgal planlarını 1800'lü yıllarda yaptılar ve ona göre çalıştılar. Bugün Almanya'nın bile gücünün yetmeyeceği bir ülke kurdular.
    Cevapla
  • Misafir 2 saat önce Şikayet Et
    Karadeniz'e Çin donanması girsin diyor.Biz hazırız...
    Cevapla
  • tymz 3 saat önce Şikayet Et
    istediğiniz lakabı takın.son gülen iyi güler.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
“Stratejik derinlikten” trajik sona!
100 yıl sonra Kerkük'e dönüş! Türkiye petrol sahalarına ortak oldu!