3 ülkenin sinsi planı Türk duvarına çarptı: Birbirlerine düştüler
Yunanistan, GKRY ve İsrail'i bağlamayı hedefleyen 1,9 milyar euroluk GSI projesi, Türkiye'nin Mavi Vatan'daki kararlı duruşu ve Atina ile Lefkoşa arasındaki finansman krizleri nedeniyle çıkmaza girdi.
- AB destekli 1,9 milyar euroluk Great Sea Interconnector (GSI) projesi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin kararlı tutumu ve bölgedeki jeopolitik gerilimler nedeniyle ciddi bir çıkmaza girdi.
- Yaklaşık 1.200 kilometrelik hattın güzergâhı Türkiye’nin kıta sahanlığı ve MEB iddialarıyla kesişirken, Ankara’nın sahadaki caydırıcılığı projenin uygulanmasını zorlaştırıyor.
- Proje ortakları Yunanistan ve GKRY ise maliyet paylaşımı konusunda anlaşmazlık yaşarken, 1,2 milyar euroluk yükün kimin tarafından karşılanacağı tartışması GSI’yi içeriden de sarsıyor.
Avrupa Birliği'nin Doğu Akdeniz'de Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail elektrik şebekelerini birbirine bağlamayı amaçlayan 1,9 milyar euroluk Great Sea Interconnector (GSI) projesi büyük bir açmaza sürüklendi.
Yaklaşık 1.200 kilometrelik denizaltı kablo hattı, Türkiye'nin bölgedeki meşru deniz yetki alanı hakları ve proje ortakları arasındaki maliyet krizleri sebebiyle peş peşe ağır darbeler alıyor.
Brüksel yönetiminin stratejik bir yatırım olarak gördüğü ve 657 milyon euro kaynak ayırdığı proje, Doğu Akdeniz'in jeopolitik gerçeklerine tosladı.
Projenin önündeki en büyük engel, planlanan güzergahın Türkiye'nin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesinden geçmesi.
Yunanistan, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni öne sürerek Girit ve Çoban (Kassos) adaları üzerinden hak iddia etmeye çalışırken, Ankara bu maksimalist talepleri kesin bir dille reddediyor.

Türkiye, ana karanın kıta sahanlığı ile örtüşen durumlarda adaların otomatik olarak tam deniz yetki alanı yaratamayacağı tezini sahada da kararlılıkla uyguluyor.
Nitekim bu kararlı duruş, 2024 yılında somut bir karşılık buldu. Yunanistan'ın tartışmalı sularda araştırma gemilerini faaliyete geçirme planı, Türk savaş gemilerinin bölgeye intikal etmesiyle durduruldu.

Atina yönetimi, açık deniz araştırma programının bazı bölümlerini ertelemek zorunda kalarak Türkiye'nin sahadaki caydırıcılığını kabullenmiş oldu.
Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini çerçevesinde egemenlik haklarından taviz vermemesi, bölgedeki dengeleri tamamen değiştiriyor.
Öte yandan, proje, kendi içinde de büyük bir finansal çöküş yaşıyor. Yunanistan ve GKRY, milyarlarca euroluk faturanın kimin tarafından ödeneceği konusunda yıllardır süren bir kavganın içinde.
Başlangıçta 2024'te faaliyete geçmesi planlanan projede, maliyetin yüzde 63'ünün (786 milyon euro) GKRY, yüzde 37'sinin (460 milyon euro) ise Yunanistan tarafından karşılanması öngörülüyordu.
Ancak Atina, projenin ana faydalanıcısının GKRY olduğunu savunarak yükü Lefkoşa'ya yıkmaya çalışırken, GKRY tarafı yüksek maliyetlerin halkın sırtına yüklenmeyeceğine dair garanti istiyor.
