20 bin engelli özel eğitimden mahrum

Faruk Sevindi, devlete maliyeti azaltmak için her yıl ihtiyacı olduğu halde 20 bine yakın çocuğun özel eğitime gönderilmediğini söyledi.

20 bin engelli özel eğitimden mahrum
20 bin engelli özel eğitimden mahrum
GİRİŞ 23.02.2015 14:24 GÜNCELLEME 23.02.2015 16:24
Bu Habere 5 Yorum Yapılmış

Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nin( RAM)özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarına önyargılı olduklarını aktaran Sevindi, sağlık kurumlarından yüzde 20 yani özel eğitim için gerekli özür duruma sahip olan bireylerin RAM tarafından yönlendirilmesinin yapılmadığını aktardı. Bunda devlete maliyet oluşturmama politikasının yattığını söyleyen Sevindi,  konuyla ilgili olarak şöyle konuştu;

“Sağlık raporuna göre özel eğitim alması gereken her yıl yaklaşık 20 bin öğrenci RAM tarafından özel eğitim almasını uygun görülmüyor. Bundaki neden ise maliyet kısıtlaması çünkü bir öğrencinin devlete maliyete 434 TL”

Damar Tanıma bu haliyle özel eğitimde uygulanabilir bir sistem değil

Özel eğitim öğrencilerinin ve bu öğrencilerinin eğitim gördüğü özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin sorunlarını anlatan Tüm Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Sevindi, şu an 17 ilde uygulamada olan ve 1 Nisan ve 1 Mayıs itibariyle Türkiye genelinde uygulamaya geçirilmesi düşünülen sayısallaştırılmış kimlik doğrulama (damar tanıma) sisteminin bu haliyle yanlış olduğunu söyledi. Çünkü “Mevzuat ve program içerikleri sağlıklı yapılamadığından, sertıfıkasyonların yetersiz olması ve yeterı kadar uygulama ornegı ulasmadan yapılmaya calısıldıgı ıcın. Bizler kurumlar olarak her türlü dirsek temasına açığız birlikte engelli öğrencilerimizin topluma kazandırılmasında çok daha güzel çok daha verimli eğitim ve rahabilitasyon koşulları oluşturacağımıza inanıyoruz. Dedi.

  Öğrenci başına devletten 434 lira aldıklarını verdikleri eğitim ücretiz olduğunu belirten Sevindi, kimlik doğrulama sistemi ile MEB’in sadece verilen kaynağın yerine ulaşıp ulaşmadığını takip ettiğini, hizmet kazanımları ile ilgilenmediğini ifade etti.

Engelli öğrenci gelemediği günü telafi edemiyor

Her öğrenci gibi engelli, özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerinde devamsızlık yapabileceğini aktaran Sevindi,  “Çocuklar kimi zaman gelmiyor ancak bu hiç gelmedikleri anlamına gelmiyor. Bu nedenle biz telafi sisteminin açılmasını istiyoruz. Yani öğrenci gelmediği günün telafisini o ay içinde alabilmeli. Bakanlığın uygun gördüğü telafi süresi sınırlı. Yani pazartesi eğitime gelmediyse öğrencinin cumartesiye kadar telafi hakkı var ancak çocuk cumartesi gelmezse telafi hakkı yok” Oysa telafilerinin o ay dışında takip eden aylarda da verilebilmesi çocukların eğitimlerinden geri kalmaları için çok önemli. Bu çocuklar hassas ve her gün eğitim için hazır ruh yapısında olamıyorlar.

Dikkat edilmesi gereken nokta öğrencilerin eğitimlerinin kazanım odaklı hale getirilmesi.  Eğitim modülleri esnek ve çocukların ihtiyacına göre de değil. Engel durumu ve ihtiyaçları göz ardı edilerek tüm çocukların her ay en az 2 seanslarına zihinsel engelliler sınıf öğretmenlerinin girme zorunluluğu var. BU zorunluluk öğrencin gerçek ihtiyaçlarının karşılanmasını engelliyor. Seansa girecek özel eğitim ve rehabilitasyon personeli özel eğitim ilkelerine ve bireyin günceli ihtiyaçları esas alınmalı. Ancak son alınan bir kararla alandaki öğretmenlerin geniş alanda eğitim almasını sağlayan bir sertifikasyon program düzenledi. Bu adımla MEB alan ya da mevzuat dayatmadan vazgeçmiş oldu.

 RAM öğrenci ile birlikte bize o öğrenciye verilecek programı da belirliyor. Ancak bu moduller standartlaştırılmış halde. RAM senede bir gün ve 15 dakika görerek öğrencinin nasıl bir eğitim alacağını karar veriyor ve biz onlar nasıl bir modül isterse onu uygulamak zorundayız. Oysaki öğrencinin neye ihtiyacı var ne yok biz görüyoruz. Ayda 8 saat biz bu öğrencilerle birlikte olunca neye ihtiyaç duyduklarını daha doğru tespit edebiliyoruz.”

Ulusal düzeyde bir sistem oluşturulmalını istiyoruz. Kazanım odaklı. Her çocuk  belli kazanımlar belirlenmeli. Çocuğun yapabildiği  alanlar  belirlenmeli ki yapamadığı konular ortaya çıksın ve yapılması gerekenler sıralansın. Tüm bu veriler ise MEB’in MEBBİS sistemi içinde yer almalı. Böylece MEB çocuğun gelip gelmediğine odaklanmak yerine MEBBİS üzerinden hizmetin çocuğa ulaşıp ulaşamadığına bakabilsin”

 Sayın Cumhurbaşkanımız  Recep Tayyip Erdoğan’ın vicdani duyarlılığı sayesinde özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarında eğitm alan öğrenci sayısı 2005’te 60’bin iken bugün 300 bin öğrenciye ulaştı. Çünkü sosyal güvenlik zorunluluğu vardı. Sonrasında bu kapsam genişletildi. Sosyal güvenciniz olmadan da çocuklar buradan hizmet alabiliyor. 2005’ten bu yana hizmet alan öğrenci sayısı ise 200 bin. 40 bin çalışanı var. Öğrencilere ayda 8 ve 12 saat eğitim veriliyor ücretini ise devlet karşılıyor.

Tüm Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumları Derneği  Başkanı Faruk Sevindi “Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nabi Avcı’ya teşekkür etmek isterim konuya cok duyarlı. Sıstemın verımli hale gelebilmesi için her türlü öneriye açık bu konuda sık sık kendisiyle bir araya geliyoruz.”   

Özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarında eğitim alan öğrencilerimizden başarı hikayelerimiz o kadar çok ki bunları sevinçle paylaşmak istiyoruz. Ama aileler hala bu konuda mahremiyet duygusundalar, bu da özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarının şeffaflığı ve başarıları ile  umuyorum aşılacaktır.

ETİKETLER
mağdur
YAZDIR
YORUMLAR 5
  • Öğretmen 5 yıl önce Şikayet Et
    Hiçbir çocuğun mağdu olacağı yok. Bu işi konuşan tamamen tüccarlar. İşinize öyle geliyor. Damar okuma gelince kimseye baskı yapıp, gelmeyen öğrenciye geldi diyerek evrak düzenleyemeyecek, paraları helal kazanamayacaksınız. Zorunuza giden bu. 70 milyonun hakkı için kaç defa konuştunuz da engelli çocuklarımızın adlarını o ağızlarınıza alıyorsunuz ?
    Cevapla
  • fztkenan 5 yıl önce Şikayet Et
    Damar okumanın hiç bir uygulanabilir yanı olmamasına rağmen uygulanmaya çalışılması özel eğitim sektörünü tamamen bitirmeye yönelik bir çalışmadır. umarım bu uygulamayı zorla hayata geçirenlerin engelli çocuğu yada spastik çocuğu olmaz her seferkinde çocuğu tedaviye görüştüreceği zaman kendi işini bırakıp 0-7 yaş arasındaki çocuğu yerine kendi elin okutursa o zaman bu ne zülümdür demeye başlar
    Cevapla
  • ömer 5 yıl önce Şikayet Et
    konuşmaya gelince ne güzel konuşuyorsunuz. sizin üyeniz olan kurumlar hep dört dörtlük, hiç ückağıt yapmazlar, normal çocuklara anlaştıkları kişiler kanalıyla rapor çıkarmazlr, 100km mesafede oturan öğrencileri derse geliyor diye göstermezler, zihinsel engelli cocugu olan velilerin zaaflarını, acziyetlerini istismar edipbizetüt merkeziyiz demezler bunlar işe yaramazsa para ve farklı maddi yardmlar önererek aklını çelip o çocukların üzerinden rant devşirmezler. çalışanlarının tamamı melek gibi insanlar olup cennetliktir(?) zaten yaptıklrı işin kazancı çok az(!) olup bu işi sevabını düşünerek yaparlar. içlerinde elbet bu tanıma uymayanlar vardır. Anladın sen...
    Cevapla
  • hüseyin şeker 6 yıl önce Şikayet Et
    Damar okumanın hiç bir uygulanabilir yanı olmamasına rağmen uygulanmaya çalışılması özel eğitim sektörünü tamamen bitirmeye yönelik bir çalışmadır vicdan sahibi herkesin buna karşı sesini yükseltmesi gerekiyor.
    Cevapla
  • Kubilay öz 6 yıl önce Şikayet Et
    Normal öğrenciler dahi okula devam tam yapamazken engelli bireyden bunu tam uygulamasını istemek haksızlık
    Cevapla
DİĞER HABERLER
"Aşılamada ilk 25'te bile değiliz" diyen Ayşenur Arslan özür dilemek zorunda kaldı
HDP'liler için hazırlanan fezlekeler Meclis'te! Erdoğan ve Şentop'tan açıklama