El Kaide'ye en sert tepki Gülen'den

Emniyet İstihbaratı, İstanbul’da 4 ayrı bombalı saldırı gerçekleştiren, Londra’daki patlamaların da sorumluluğunu üstlenen El Kaide’nin Türkiye ayağını raporlaştırdı.

El Kaide'ye en sert tepki Gülen'den
El Kaide'ye en sert tepki Gülen'den
GİRİŞ 13.07.2005 07:40 GÜNCELLEME 13.07.2005 07:40
İstihbarat’ın El Kaide raporu: En sert tepkiyi Gülen gösterdi

400 sayfalık raporda bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış birçok konuya açıklık getiriliyor. Afganistan’daki El Kaide kamplarında eğitim alanların isimleriyle tek tek deşifre edildiği El Kaide raporu kara kaplı bir kitap şeklinde hazırlandı. Raporda, terör örgütünün eylemlerine yönelik en açık kınamanın Fethullah Gülen’den geldiğine dikkat çekiliyor. Kitapta Gülen’in şu sözlerine yer veriliyor: “Dünyada en nefret ettiğim insanlardan bir tanesi Bin Laden’dir. Çünkü Müslümanlığın aydınlık çehresini kirletmiştir. Bir kirli imaj meydana getirmiştir. O korkunç tahribatı bundan sonra biz bütün gücümüzle tamire kalkışsak bile seneler ister. Bin Laden, hissini ve hevesini İslamî mantık yerine koymuş, canavarlık yapıyor. Etrafındaki adamlar da öyle. Türkiye’de öyle düşünen insanlar varsa onlar da canavarlığa kilitlenmiş insanlardır.”

Emniyet istihbaratının raporuna göre eylemler gerçekleştikten sonra 245 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 62’si tutuklandı. Kitapta İstanbul eylemlerinin ardından, 2004 yılı Mart ayında hazırlandığı belirtilen ve televizyon kanallarına gönderilen kasete de açıklık getiriliyor. Kasette ikisi Kalaşnikof marka silahla bekleyen yüzleri örtülü üç şahıs yer alıyor. 30 dakikalık kasette açıklama yapan ve altında Ebu Enes Turki ibaresi yer alan kişinin Habip Akdaş olduğu belirtiliyor. Kasette İstanbul saldırılarını gerçekleştiren örgüt mensuplarının fotoğraflarına da yer veriliyor. Fotoğraflar arasında Irak’ta öldürülen firari sanık Azat Ekinci de yer alıyor.

Rapora göre El Kaide’nin Türkiye yapılanmasının lideri Habip Akdaş. Örgüt üyeleri Türkiye’de eylem fikrini ilk Afganistan’daki kamplarda planladı. Akdaş, Türkiye’den çok sayıda kişiyi Kandahar Muasker Faruk kampına göndererek eğitim almalarını sağladı. Usame bin Ladin de eğitimler boyunca 2 kez kampa geldi. Kampta eğitim alan Hakan Çalışkan, TÜSİAD üyelerine yönelik fidye amaçlı kaçırma eylemlerini gündeme getirdi. Amerika’nın Afganistan’a müdahalesiyle şahıslar Afganistan’dan ayrıldı.

2002 Mart ayında Habip Akdaş ve Gürcan Baç, Adana’da İncirlik Üssü, bir İsrail gemisi ya da ABD ve İsrail konsoloslukları ile sinagoglara yönelik eylem planına koyuldu. 2003 yılı Ekim ayında Habip Akdaş bomba yapımına başladı. Gürcan Baç ve Feridun Uğurlu Antalya’da bulunan İsrail gemisine, Mesut Çabuk, Şişli Beth İsrail Sinagogu’na, İlyas Kuncak da HSCB Bank’a eylem gerçekleştirecekti. Ancak eylem hedefi olan İsrail gemisi Antalya’ya gelmeyince hedef değişti.

Sinagog saldırısında 3,5 ton bomba kullanıldı

15 Kasım 2003’te Beth İsrail ile Neve Şalom Sinagogu eylemleri gerçekleşti. Eylemlerin ardından Feridun Uğurlu ile Yusuf Polat İstanbul’da bir araya geldi. Suat Şarman’ın kullandığı takside Feridun Uğurlu kullanılan bombanın 3,5 ton olduğunu söyledi. Eylemden iki gün sonra 17 Ekim 2003’te İlyas Kuncak evinden “cihada gideceğim” diyerek ayrıldı. 20 Kasım’da İngiliz Başkonsolosluğu ve HSCB Bank’a saldırı düzenlendi. El Kaide’nin Türkiye grubunun lideri Akdaş eylemlerden bir gün önce Mehmet Ali Etiz adına alınmış pasaportla, eylemlerin koordinatörü Gürcan Baç da Abdullah Demir adına düzenlenmiş sahte kimlikle eylemlerden bir gün sonra, Hatay Cilvegözü Kapısı’ndan çıkış yaptı.

Suçlu ve masum ayrımı yapmıyor

Rapor, İstanbul saldırılarının dünyadaki El Kaide eylemleriyle bazı ortak noktalarını da şöyle sıralıyor: El Kaide’nin asıl hedefi ABD ve müttefiki devletler. Örgütün 11 Eylül’de Dünya Ticaret Merkezi’ne saldırılarda olduğu gibi ekonomik hedeflere yönelik eylemleri var. 1998 yılında ABD’nin Nairobi, Kenya ve Tanzanya Dar El Selam’daki elçiliklerine dönük saldırılarda olduğu gibi elçilik ve konsolosluklara dönük eylemleri buluyor. Uluslararası seyahat yapacak örgüt mensuplarının pasaportlarında Afganistan, Pakistan ve İran gibi ülkelere ait vizelerin bulunmamasına özen gösteriyorlar. Eylemler eş zamanlı gerçekleşiyor. Bomba yüklü araçlar tercih ediliyor. Bombalar suni gübreden imal ediliyor. Her eylemden sorumlu biri var ve eylemler öncesi tehdit mesajları açıklanıyor. Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri de Afganistan’daki kamp faaliyetleri.

Öyle ki Afganistan’daki bir kampta Türklerin sayısının fazla olması buraya “Türk kampı” denmesine neden olmuş. Taliban yönetiminin devrilmesine kadar bu kamplarda yüzlerce militan yetiştirmiş. Raporda Afganistan’da dört ayrı kampta eğitim alan 107 Türk’ün isimleri de tek tek sıralanıyor. Afganistan’daki kamplarda eğitim gören Türklerin bir bölümünün ABD’nin Irak’a müdahalesinin ardından bu bölgeye gittiği de raporda yer alıyor. 2003 yılının ilk aylarında Kuzey Irak’ta faaliyet gösteren Ensar-ül İslam saflarında savaşmak amacıyla giden grubun isimleri şöyle sıralanıyor: Yusuf Yahya kod adlı Birol Çoruh, Tarık kod adlı Tarkan Kalaycı, Abdülmelik kod adlı Muhammet Bastın, Abdulmetin kod adlı Metin Bak, Abdurrahman Taşkıran, Muhammed Emin kod adlı Fehmi Koçaklı, İsmail ve Murat kod adlı kişiler.

İstihbarat Daire Başkanlığı’nca hazırlanan rapor, El Kaide adına İstanbul’da gerçekleştirilen 4 ayrı bombalama saldırısına dinî kesimlerin bakış açılarını da ele alıyor. Dinî kesimler raporda; dinî motifli terör örgütleri, radikal dinî kesimlerin yaklaşımları ile tarikat ve dinî akımların yaklaşımları başlıkları altında ayrı ayrı inceleniyor. Raporda, tarikat ve dinî akımlar başlığı altında eylemlerin faillerini ve dayandırıldığı sebepleri de içeren en açık kınamanın Fethullah Gülen’den geldiğine dikkat çekiliyor.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Temel Karamollaoğlu: 6'lı masanın eskisi gibi büyük önemi kalmadı
Son dakika... Başkan Erdoğan'dan "Bir olduk, 21 olduk" paylaşımı