Topkapı Sarayı'nda korkunç ihmal
Topkapı Sarayı depolarındaki çok sayıda tarihi eserin çürüdüğü ve yıllardır kaderine terk edildiği ortaya çıktı. Bakanlık harekete geçti. İşte Osmanlı mirasının başına gelenler!
Kültür Bakanlığı, Topkapı Sarayı'nın depolarında çürümeye terk edilen paha biçilmez eserler için büyük bir operasyon başlattı. İncelemede 18. yüzyıla ait, Peygamberimiz’in kabrinin kapı perdesinin de kayıp olduğu tespit edildi.

Uzmanlar, İkinci Abdülhamit'in ahşap karyolası, Üçüncü Selim'in çekmeceli dolabı ve tarihi halıların da aralarında bulunduğu eşyaların fotoğraflarını Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'a gönderdi. Koç'un talimatıyla gönderilen iki müfettiş sarayda incelemelerini sürdürüyor.

Dünyanın gözde müzelerinden biri olan Topkapı Sarayı'nın depolarında sahipsizlikten çürüyen tarihi eserler yeni bir skandalı ortaya çıkardı.

Her gün binlerce insanın gezdiği, nadide eserleriyle ziyaretçilerin hayran kaldığı sarayın depoları bir harabeyi andırıyor. Zaman’ın gün yüzüne çıkardığı metruk depolarla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı harekete geçti.

Sarayda yüzlerce yıllık halılar çürümüş ve küflenmiş, kilimler lime lime olmuş. Çini ve porselenler kırık dökük. Osmanlı padişahları ve komutanlarının kullandığı kılıçlar kir ve pas içinde. Nem ve rutubet, depoda saklanan ve yıllardır ihmal edilen eserleri sergilenemez duruma getirmiş. Yağan yağmur, sarayın depolarındaki eserleri çürütmüş. Uzmanların, şimdiye kadar yazdığı ‘depomuzun durumu vahim, acilen tedbir alınması gerekiyor' şeklindeki onlarca rapor, müze müdürlüğü ve Ankara tarafından ciddiye alınmamış. Durumdan haberdar edilen Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, ‘Ben bunun hesabını ne millete ne de Allah'a verebilirim.' diyerek büyük bir operasyon başlattı. Konu ile ilgili gerekli soruşturmayı ve çalışmaları yapması için Ankara'dan üst düzey bürokratları ve müfettişleri görevlendirdi.

Yıllardır ihmal edilen Topkapı Sarayı'ndaki depoların harap haldeki durumunu gören uzmanlar, kendi tabirleriyle ‘harakiri' yapmaya karar verdi ve yazdıkları rapora, depoların durumunu gösteren fotoğrafları da ekleyerek geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'a ulaştırdı. Fotoğraflar karşısında dehşete kapılan Koç, “Bunun hesabını ben bu millete veremem. Hadi bu milleti kandırdık diyelim, öbür dünyada Allah benden hesap sorar.” diyerek saray ile ilgili büyük bir operasyon başlattı. Bu operasyon kapsamında, yaklaşık beş ay önce müze müdürü olarak göreve başlayan Prof. Dr. İlber Ortaylı'yı ‘müze başkanı' yaptı. Koç, müze müdürlüğüne ise yakından tanıdığı bir ismi, Kaş Kaymakamı Nurullah Çakır'ı getirdi.

Yaklaşık 10 gündür müzede incelemelerde bulunan müfettişler, bugüne kadar girilmeyen depolara girdi. Karşılaştıkları manzara, bakanın elindeki fotoğraflardan daha kötüydü. Müze uzmanlarının Ankara'ya gönderdikleri raporlar, sadece sarayın ‘pür melal' halini anlatmıyordu. Sarayda yıllardır yapılmayan envanter kayıtları, sayımlar, kayıp tarihî eserlerle ilgili ‘şok' bilgileri de içeriyordu. Yıllardır hiç girilmeyen bir depoda yapılan devir teslim sayımı sırasında çok değerli bir kumaştan dokunan ve Müslümanlar için manevi değer taşıyan 18. yüzyıla ait, Peygamberimiz’ (sas)’in kabrinin kapı perdesi (Ravza-i Mutahhara kapı perdesi) kayıp olduğu tespit edildi. Yine depoda bulunan bir Kâbe örtüsünün de soluk, yırtık ve kopuk olduğuna dair bir rapor yazıldı. Durum, hemen bakanlığa bildirildi. Yine aynı incelemede Kâbe örtüsü ile birlikte birçok kaftan, kavuk, seccade ve kumaş da yerlerinde yoktu. Çin Porselenleri deposundan da dört eser kayıp.

Bakanlık, Ravza-i Mutahhara kapı perdesi dahil Topkapı Sarayı'nda kaybolan eserler ve harap haldeki tarihi eserler ile ilgili de bir soruşturma başlattı. Dünyanın en iyi korunan müzelerinden biri olduğu söylenen Topkapı Sarayı'nda ne alarmlar çalışıyor ne de kameralar. 1999'da tarihinin en talihsiz hırsızlık olayını yaşayan saraya, 2000 yılında kurulan alarm ve kamera sistemi devre dışı kalmış durumda. Yangın alarmı da çalışmıyor. Bunu bilen hırsızlar, geçtiğimiz haziranda Bağdat Köşkü'nün depolarına kolaylıkla girerek, ‘8 eseri' çalmıştı. Hırsızlar 8 eser çaldı; ancak 9 eser iade etti. Üç gün önce bir caminin avlusuna bırakılan çantanın içinde, Topkapı'dan çalındığı yeni anlaşılan bir eserin daha çıkması, buradaki envanter bilgilerini, sayım sistemini ve güvenlik zafiyetini ortaya koyuyor. Müzenin nem ölçme aleti bulunmadığından hem eserler hem de yapı büyük zarar görüyor.

Bakan: Söyleyecek söz bulamıyorum

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, müzenin durumunu ‘içler acısı’ olarak nitelendirdi. Bakan Koç, söyleyecek söz bulamadığını ifade ederek şöyle konuştu: “Yılların ihmali sonucu Topkapı Sarayı yorgun düşmüş, depoları harap hale gelmiş. Bunu söyleyerek üzerimden sorumluluğu atmak değil niyetim. Neticede biz iktidarız. Millete karşı vazifelerimiz var. Topkapı'yı Türkiye'ye yaraşır bir müze haline getirmek için gece gündüz düşünüyorum. Çok başarılı bir kaymakam olan Nurullah Çakır'ı geçen hafta müze müdürü olarak atadık. Emrine ilk etapta 100 milyar gönderdim. Haftaya da 1 trilyon gönderiyorum. Topkapı baştan sona elden geçirilecek. Depolar modern ve çağdaş bir şekilde düzenlenecek. Eserler yeni baştan sayılacak ve envanter bilgileri fotoğraflarıyla birlikte bilgisayara yüklenecek.”

Kaş Kaymakamı Çakır müdür oldu
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinin ardından atandığı Antalya'nın Kaş ilçesinden geçen hafta Topkapı Sarayı Müzesi'ne müdür olarak atanan kaymakam Nurullah Çakır, Türkiye İdareciler Derneği'nce bu yıl Doğubayazıt'taki görevi sırasında uyguladığı 'kalkınma projeleri' nedeniyle 'Yılın İdarecisi' seçilmişti.