Nevruz mitinginde İmralı selamı
Cizre Belediye Başkanı Aydın Budak, merhaba İmralı, merhaba kamışlı, merhaba mahabat, merhaba amed, merhaba Halepçe Nevruz'unuz kutlu olsun.' sözleri ile Öcalan'a selam verdi.
Cizre Belediye Başkanı Aydın Budak, merhaba İmralı, merhaba kamışlı, merhaba mahabat, merhaba amed, merhaba Halepçe Nevruz'unuz kutlu olsun. Abdullah Öcalan’dan alınan numuneler Avrupadaki 3 değişik laboratuarda incelendi ve iddialarda bulundular. Adalet Bakanı Cemil Çiçek kaç gündür Türkiye'den giden doktorların raporlarını da açıklamaya cesaret edemiyor.Biz bu hastalık gerçeğinin mutlaka ortaya çıkarılmasını istiyoruz. İlgililer mi ? yoksa İmralı avukatları mı ? yalan söylüyor ortaya çıkarılsın. sınırlara askerler doldurulmuş, zagroslara, kerküke gitmek istiyorlar. PKK'yı bitirmek istiyorlar. Saddam'ın kimyasallarının gücü bile kürtleri yok etmeye yetmedi. Farzet ki PKK'yı bitirdiniz; peki Öcalan irademizdir diyen 3.5 milyon insanı ne yapacaksınız. Bugün meydanları dolduran milyonlarca insanı ne yapacaksınız. Kürt ve Türklerin arasını bozmaya kimsenin hakkı yok.
ESKİ DEP MİLLETVEKİLİ ORHAN DOĞAN “BARIŞ VE ÖZGÜRLÜĞE OLAN YÜRÜYÜŞÜMÜZ HER GEÇEN GÜN ARTARAK DEVAM EDECEKTİR”
Eski DEP Milletvekili Orhan Doğan ise “ben yıllarca cezaevinde değil, sizin yüreklerinizde yattım. Sizin barışa olan aşkınız memuzin'in aşkı kadar ölümsüzdür. Günlerdir nevruz'u bir gerginliğe dönüştürmek için çok yoğun bir çaba var. Ama bugünden gerginlik ve çatışma bekleyenlere karşı alanlarda yüz binlerce kişi kardeşçe kutlayarak bu çabaları boşa çıkaracaktır. Biz herkesin dünya halklarının nevruzunu kutluyoruz. Geçen gün bir televizyon programına çıkmıştım, Mehmet Ağar sayın Kenan evrene Bitlis paşa ile ilgili yapılan değerlendirmelere katıldığımı söylemiştim. bir arkadaşım bana ya siz Kürtler nasıl Kenan evrenin Mehmet ağarın yada söylediklerine katılırsınız: ona şöyle dedim. dedim ki Kürtler değişiyor Kürtler değişerek Mehmet ağarı da Kenan evreni de devleti değiştiriyor. siz bunu görmüyorsunuz dedim. onlar bugün bizim çizgimize geldi. o yüzden onların söylediklerine katılıyorum.
Kürtler, siyasal amaçlara yaşadığımız çağda silahla şiddetle ulaşamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Bunun için de demokratik kanalların biran önce açılmasını istiyor. Onun için düz ovada siyaset yapsınlar diyenlere de buradan şu mesajı göndermek lazım. ovada olan kente olan anakarada olan Şırnak’ta olan İstanbul da olan siyaset yapamıyor peki dağdaki ovada nasıl siyaset yapsın. Kürtler şiddete ve silaha tapan bir halk değil ki. asırlardır bir arada yaşayan kardeş Türk ve Kürt halkları 10 binlerce yıl daha bir arada yaşamanın demokratik ortamını oluştursunlar. bize diyorlar ki siz bölücüsünüz, siz ayrılıkçısınız, onlara şu mesajı vermek gerekiyor, Biz bu ülkeyi en az sizler kadar seviyoruz. ama bu coğrafyada eşit, özgür ve kardeşçe yaşıyoruz.
Bunun için diyoruz ki ne inkar ne isyan ve bişey daha diyoruz ne isyan ne imha. Önümüzde cumhurbaşkanlığı seçimi var. Aslında Türkiye her cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi hiç bilinmeyen nedenlerle bir gerginlik bir gerilim yaratılmak istenir. Bu sadece bugüne ait bir olay değil. önümüzdeki cumhurbaşkanı seçiminde de Başbakan sayın Recep Tayip Erdoğan'a köşke gidişi önünde hepinizin bildiği engeller var. ben onların içini burada çok açmak istemiyorum. Ama şunu görmek lazım. Başbakanın köşk yolunda kürtleri ve PKK’yi bir kez daha çatışmalı döneme çekerek, çatışmaları yeniden başlatarak, sayın Erdoğan'ın önünü kesmek isteyen güçlü bir akım var.
Biz kürtler olarak asla bu oynanan oyunun oyuncusu ve figüranı olmayacağız. çünkü, bu oyuna PKK'nin de gelmeyeceğini biliyoruz. her türlü çabaya rağmen, ateşkes kararından bu yana yaşanan pek çok olumsuzluğa rağmen, PKK'nin ateşkes kararını sürdüreceğine yürekten inanıyoruz ve bunu bekliyoruz, bunu istiyoruz. Bizim için Cumhurbaşkanın kim olduğu önemli değil, Tayip beyde olabilir, Abdullah bey de olabilir bir başkası da olabilir ama Türkiye halkları açısından önemli olan sizin taleplerinize, sizin özlemlerinize ve beklentilerinize yanıt vermesidir. Halkı kucaklamasıdır.
Cumhurbaşkanından beklenen budur. öyle bir cumhurbaşkanını elbette kürtler kucaklayacaktır. Son günlerde özellikle parti yöneticilerine yönelik çok yoğun bir baskı kampanyası olduğunu biliyoruz. Belki bugün tutuklanmamış olsalardı 32 kadın arkadaşımız da aramazda olacaktı. ama şunu çok iyi biliyoruz, bugünlere gelene kadar parti başkanlarımız tutuklandı, yöneticilerimiz tutuklandı, bir Milletvekili arkadaşımız öldürüldü. Ama kürt halkının barışa olan yürüyüşü asla bitmedi, her gün daha da arttı. Son günlerde bir sayın tartışması var. Sayın Öcalan’dan bahsederken sayın diyenler tutuklanıyor. Geçen gün basın arşivini taradım, bundan 5 gün önceki bir cumhuriyet gazetesi buldum. 2001 yılında sayın Recep Tayip Erdoğan cezaevinden çıkıyor, gazeteciler hemen röportaj yapmak istiyor.
Gazetecilere dert yanıyor sayın Erdoğan ve diyor ki, ben 4 ay içeride yattım, devlette millette benimle ilgilenmedi ama Leyla Zana ve arkadaşları 10 yıl içerde yattı dünya onun için ayağa kalktı. devamla diyor ki, ben içerideyken sayın Öcalan hakkında da dünya ayağa kalktı. Bunu Başbakan söylüyor. Ama ona bişey olmuyor. Ama başka biri sayın dediğinde kıyamet kopuyor. hiç merak etmeyin sizler bu günleri de aşacaksınız.
Son günlerde biliyorsunuz Öcalan’la ilgili iki ayrı rapor var bunlardan bir tanesi kan değerlerinde olmaması gereken ve zehirlenmeye dair emarelerin olduğu bir rapor, bir diğeri de böyle bir şey olmadığına dair bir rapor. iddiaların ikisinin bağımsız oluşturacak bir heyet tarafından başka bir rapor verilirse bizde onlara hesap soracağız ve diyeceğiz ki doğru bişey olmamasına rağmen bu bulgulara nereden ulaştınız. Ama yoksa sizde adli tıptan bu raporu verenlerden hesap sorun. Hükümete çağrıda bulunuyorum bağımsız bir heyet gönderin İmralı da gerekli incelemeleri yapsın ve bunu kamuoyu ile paylaşarak bu gerginliği ortadan kaldırın” dedi
HABER 7 SİİRT