Diyarbakır’da korkutan tablo

Diyarbakır’da suça sürüklenen çocuk sayısı bir yılda yüzde 118,7 oranında artarak 3 bin 14’e ulaştı. En çok artış gösteren suçları dolandırıcılık, konut dokunulmazlığı ihlal, adliyeye karşı suçlar ve hırsızlık oluşturdu.

GİRİŞ 04.09.2018 13:27 GÜNCELLEME 04.09.2018 13:53
Bu Habere 6 Yorum Yapılmış

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre, Diyarbakır’da 17 yaş altındaki suça sürüklenen çocuk sayısı 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 118,7 oranında artarak 3 bin 14’e yükseldi. Kentte 2017 yılında bir önceki yıla göre, suç türlerine göre dağılımında en fazla artış yüzde bin 50 ile dolandırıcılıkta yaşandı. Do1landırıcılığı yüzde 500 artış ile konut dokunulmazlığını ihlal, yüzde 371 artış ile adliyeye karşı işlenen suçlar, yüzde 170 artış ile hırsızlık, yüzde 157 artış ile görevli memura mukavemet, yüzde 153,6 artış ile yağma, yüzde 144,5 ile uyuşturucu, yüzde 115 artış ile yaralama, yüzde 105,3 artış ile tehdit, yüzde 100 artış ile mal varlığına karşı suçlar, yüzde 67,2 artış ile sahtecilik, yüzde 65,4 artış ile toplumsal olaylar, yüzde 28,6 artış ile öldürme, yüzde 23,6 artış ile cinsel suçlar takip etti. 



HIRSIZLIK İLK SIRADA

Diyarbakır’da 2017 yılında 17 yaş altındaki suça sürüklenen çocukların işlediği suçlara bakıldığında ilk sırayı yüzde 36 ile hırsızlığın aldığı görüldü. Hırsızlığı yüzde 27,5 ile yaralama, yüzde 11,1 ile uyuşturucu, yüzde 3,4 ile sahtecilik, yüzde 2,9 ile toplumsal olaylar, yüzde 2,4 ile yağma, yüzde 2,3 ile cinsel suçlar, yüzde 14,4 ile diğer suçlar takip etti. 

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK KAVRAMI ÖNEMLİ

Suçça sürüklenen çocuk sayısındaki artış ile ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Dicle Üniversitesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, suça sürüklenen çocuk sayısında geçen yıla oranla neredeyse iki kat oranda yaşanan artışın, acil bir durum gibi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Nasıroğlu, “Bu durum dünyada da böyle. Birçok gelişmekte olan toplum, bunlarla ilgili proje yapılıyor, suça sürüklenen çocukları suçtan uzaklaştırmak için çözüm aranıyor. Suça sürüklenen çocuk kavramının kullanılması çok önemli çünkü özellikle 18 yaş altındaki çocuklarda suça sürüklenme tabiri demek çocuğun kendi isteği dışında bir şekilde yönlendirilerek bir şekilde buna yöneldiği anlamına geliyor. Çözüm bu şekilde, bizim hem çocukları suç ortamından uzaklaştırmamız hem de suça sürükleyen kişileri bulup tespit edip çocukları onlardan uzak tutmamız gerekiyor” dedi. 

DÜNYA GENELİNDE BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU

Diyarbakır’daki artışın dünyayı da yansıttığını aktaran Doç. Dr. Nasıroğlu, şöyle devam etti: 
“Oranların değişmekle birlikte bir artışın olduğunu görüyoruz. Bunun sebeplerden bir tanesi ekonomik sebep olarak görünüyor. Bunlar da ailenin çok büyük rolü var. Bir şekilde maddi olarak kötü olduğu düşünen aile, çocuklarından bir şekilde faydalanmak anlamında onları sokağa çıkarttıklarını görüyoruz. Bir diğer sebep göç, göçün arttığı yerlerde suç oranının arttığını da görüyoruz. Yeni gelen göçmen çocuklar ve yetişkinler birçok şeyi kaybetmiş oluyor. Bu da farklı yönlere çekilebiliyor. Bir diğer önemli nokta okullaşma oranının azalmış olması. Okul oranının az olduğu bölgelerde çocukların daha kolay suça yönlendirildiğini görüyoruz. Bir diğer nokta madde kullanımı, çünkü bu çocuklar ne kadar erken yaşta alkol ve maddeye bulaşırlarsa, o kadar daha fazla bu maddeyi elde edebilmek için çaba sarf etmeleri gerekir. Bu sebeple alkol, bağımlılık yapan maddelerin çocuklar arasında yaygınlaşması, göçün artması, ekonomik krizlerin çocuklar üzerindeki etkiler nedeni ile tüm dünyada çocukların suça sürüklenme oranının arttığını görüyoruz. Peki çözüm ne, elbette ki bu sebepleri engellemenin yanında bir de suça sürüklenen çocukları da rehabilite edilmesi gerekiyor. Cezaevlerindeki çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu oranı yüzde 35 ila 60 arasında, toplumdaki bu oran yüzde 5-10 arasında. Bu toplumda genel olarak yüzde 5 olan bir hastalık cezaevlerinde ise yüzde 60’a çıkıyor. Bunun sebebini şöyle anlarız, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu suça sürüklenme açısından risk taşıyor.” 

 

 

YORUMLAR 6
  • zafer gülten 5 yıl önce Şikayet Et
    işlenen suçların çoğu işsizlikten denmişde--daha 1 hafta önce üniversite son sınıfa kadar gelmiş,mezun olursa en az 5-6 bin aylıkla iş bulabilecek bir mesleğe sahip olacak kişinin törörist olduğu yazıyordu. sorun iş ve okuyamamak değil yani...bunlar küçük yaşta aileleri tarafından dolduruluyor,kin ,nefrert,vatan hainliği aşılanıyor.
    Cevapla
  • Mizah 5 yıl önce Şikayet Et
    Uyuşturucu ticareti yapamayınca , hırsızlığa başlamışlar. Bakalım çalışarak helal yoldan para kazanmayı ne zaman öğrenecekler.
    Cevapla
  • fırat 5 yıl önce Şikayet Et
    Bütün bunlar PKK için potansiyel eleman 6-7 ekim olaylarında bunlar başı çekiyorlardı. yoksa onların bilinçli sempatizanı sayısı çok az.
    Cevapla
  • ahmet 5 yıl önce Şikayet Et
    işlenen suçların çoğu işsizlikten şu son 5 yılda suriyeli doldu esnaflar sanayiciler hepsi ucuz işçi diye suriyeli çalıştırıyor kendi vatandaşı kendi gençleri işsiz geziyor (madem kucak açıldı bu insanlara devlet kamplarda baksın vatandaşın içine salarsanız sonuç bu olur)
    Cevapla
  • ali kemal 5 yıl önce Şikayet Et
    bebeleri 8 -10 ve daha fazla-saldım çayıra Mevlam kayıra-(ölede demiryolar)
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
İstanbul 26 ve 27 Mayıs'ta karanlığa gömülecek! İlçe ilçe saat verildi! Vatandaşlara uyarı
THY'den Türkiye'ye bir yılda 18 milyar dolarlık döviz girdisi