Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizim tek derdimiz var; ihracat, ihracat, ihracat

Son Dakika haberi; Cumhurbaşkanı Erdoğan Eğitime Destek Kampanyası ödül töreninde üretimin önemine vurgu yaparak "Bizim tek derdimiz var; ihracat, ihracat, ihracat ve bunu başaracağız." dedi.

GİRİŞ 03.12.2021 20:28 GÜNCELLEME 03.12.2021 21:12
Bu Habere 85 Yorum Yapılmış

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gaziantep'in Kurtuluşunun 100. Yılında 100 Hayırsever Eğitime Destek Kampanyası Ödül Töreni"nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizim tek derdimiz var; ihracat, ihracat, ihracat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, "Sadece nefsi için çalışmak, biriktirmek, bunu toplumu ve bireyleri sömürerek yani zulmederek yapmak, Allah muhafaza bizi çok tehlikeli yerlere sürükler." diye konuştu.

"Para, mal, güç yerli yerine konduğunda orada adalet, huzur, güven, güzellik olur.  Aynı imkanlar yanlış ellere geçtiğinde orada zulüm, huzursuzluk olur." diyen Erdoğan, "Derslik sayımızı 343 binden 601 bine yükselttik. Yaptığımız 714 bin yeni öğretmen atamasıyla eğitim öğretimin kesintisiz yapılmasını temin ettik." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah devlet-millet iş birliğiyle ülkemizi her alanda olduğu gibi eğitim öğretimde de hedeflerine ulaştıracağız." ifadesinde bulundu.

"Bütün mesele inanmaktır, azmetmektir, ondan sonra da vatanını, milletini Allah için sevmektir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün pek çok ülkenin nüfusundan çok daha fazla öğrenciye sahip, her alanda ihtiyacını karşılayacak pırıl pırıl insan kaynağına sahip bir Türkiye var." dedi.

BİZİM TEK DERDİMİZ VAR. İHRACAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim tek derdimiz var; ihracat, ihracat, ihracat ve bunu başaracağız." diyerek, "Yatırım, istihdam, üretim, ihracat üzerine kurulu ekonomi politikamızın ete kemiğe bürünmüş halini görmek isteyen gitsin Gaziantep'e baksın." şeklinde konuştu.

“KALKINMANIN TEMEL ŞARTLARINDAN BİRİ DE EĞİTİMLİ, YETİŞMİŞ, KABİLİYETLİ İŞ GÜCÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir şehri düşman işgalinden kurtarmak elbette önemlidir, elbette nesiller boyu hatırlanması, ibret alınması, ders çıkartılması gereken bir hadisedir. Ama kurtuluşu asıl perçinleyen, asıl taçlandıran, asıl gerçek değerine ulaştıran; o şehrin insanıyla, altyapısıyla, üstyapısıyla gelişmesidir, kalkınmasıdır, büyümesidir. Gaziantep işte bunu başarmış bir şehirdir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üstelik Gaziantep bu yolda öyle bir mesafe katetmiştir ki, başarısı sadece kendisiyle sınırlı kalmamış, bölgesinde ve dünyada örnek alınan bir kalkınma modeline dönüşmüştür. Yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla büyüyen Gaziantep gibi şehirlerimizden aldığımız ilhamla, şimdi ülkemizi 81 vilayetinin tamamıyla birlikte aynı hedeflere ulaştırmak için çalışıyoruz. Bu yeni mücadele sürecinde en büyük desteği ve katkıyı yine Gaziantep’ten bekliyoruz.”

Bu başarının gerisindeki asıl kahramanların, Gaziantep’in iş insanları, işçileri, onlara her türlü desteği veren siyasetçileri ve mahalli yöneticileri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her iş gibi, kalkınmanın temel şartlarından biri de eğitimli, yetişmiş, kabiliyetli iş gücüdür.  Bugün burada, şehrimize kazandırdıkları okullar ve eğitim tesisleriyle yetişmiş iş gücümüzün gelişmesine katkıda bulunacak iş insanlarımızla birlikteyiz. Bu iş insanlarımıza, ülkemize, şehrimize, milletimize kazandıracakları okullar ve eğitim tesisleri için şimdiden teşekkür ediyorum. Rabbim işinize, gücünüze, kazancınıza bereket versin.  Böylece, ülkemize ve şehrimize daha çok hayır-hasenat yapabilesiniz” dedi. 

Eskilerin, “Bağış, yağış gibidir” sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kültürümüzde emekle ve üretimle özdeşleştirilen bereket; ihsanla, iyilikle, cömertlikle, kanaatle, infakla yan yana kabul edilir. Biliyorsunuz, bizim medeniyetimizde, Allah rızası için insanlara hayırlı hizmetlerde bulunanlara ‘mübarek’ denir. Sizlerin de, yaptığınız güzel işler ve hizmetlerle, inşallah mallarınızın ve ömrünüzün bereketini çoğaltan mübarekler olduğunuza inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hazreti Mevlana, ‘Adalet bir şeyi yerli yerine koymak, zulüm ise bir şeyi olmaması gereken yere koymaktır’ diyor. Gerçekten de para, mal, güç yerli yerine konduğunda orada adalet olur, orada huzur olur, orada güven olur, orada güzellik olur. Buna karşılık aynı imkânlar yanlış ellere geçtiğinde orada zulüm olur, orada huzursuzluk olur, orada çirkinlikler alır başını gider. Medeniyetimizin ve kültürümüzün paylaşmaya verdiği önemin sebebi, işte bu dengeyi sağlamaktır. Sadece ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ emrini tüm dünyaya hâkim kılabilsek emin olun şu yerküre üzerinde tek bir mağdur kalmaz, tek bir mazlum bulunmaz” değerlendirmesinde bulundu.

“İnsan, varlıkların en şereflisi olma ile hayvandan daha aşağı bir konuma düşme tercihini yapabilme iradesiyle yaratılmış bir canlıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimiz ise bize Kur’an-ı Kerim’de defalarca ‘akletmemizi’ emrediyor, tavsiye ediyor, hatırlatıyor. Dünyadaki tüm önemli düşünürler de insanın en önemli vasfı olarak, doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırt edebilme ve daha önemlisi buna göre tercihte bulunabilme iradesine sahip olmasını gösterirler. Yaratıcısına olan sorumluluklarını bilerek çalışan insanın üretmesi, topluma ve bireylere fayda sağlayacak işler yapması, kendini yüceltmesidir. Buna karşılık sadece ve sadece nefsi için çalışmak, biriktirmek, hele hele bunu toplumu ve bireyleri sömürerek, yani zulmederek yapmak Allah muhafaza, bizi çok tehlikeli yerlere sürükler. İşte bunun için bugünkü törenimizin eğitim alanındaki hayırlara hasredilmiş olmasını ayrıca önemli ve isabetli görüyorum” dedi.

“BÜTÇELERİMİZDE EN BÜYÜK PAYI EĞİTİM-ÖĞRETİME AYIRDIK”

Türkiye’nin kurtuluşunun eğitim-öğretimle, bu şekilde niteliği yükseltilen insanların çalışmasıyla, üretmesiyle, gayretiyle mümkün olduğuna samimiyetle inandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde eğitim-öğretimi önceliklerimizin en başına aldık. Bütçelerimizde en büyük payı hep eğitim-öğretime ayırdık. Kamu kaynakları ve hayırseverlerimiz eliyle okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite, mesleki eğitim seviyesindeki altyapıyı neredeyse baştan sona yeniledik, güçlendirdik. Derslik sayımızı 343 binden 601 bine yükselttik.  Yaptığımız 714 bin yeni öğretmen atamasıyla bu sınıflarda eğitim-öğretimin kesintisiz yapılmasını temin ettik” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlen okullarda görev yapan öğretmenlerin dörtte üçü bizim dönemimizde göreve başladı. Ülkemizin 81 vilayetine yaydığımız yeni üniversitelerle yükseköğretim kurumlarımızın sayısını 76’dan 207’ye, akademik personel sayısını 70 binden 180 bine çıkardık. Bugün artık karşımızda, pek çok ülkenin nüfusundan çok daha fazla öğrenciye sahip, her alanda ihtiyacını karşılayacak pırıl pırıl insan kaynağına sahip bir Türkiye var. Eskiden bizim evlatlarımız yurt dışına eğitime giderdi, şimdi ülkemiz yüz binlerce yabancı öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Mesleki eğitimde son dönemde başlattığımız yeni ve yaygın uygulamalarla, acil ihtiyaç duyulan alanlardan başlayarak iş dünyamızın yetişmiş insan gücü kaynağını karşılayacak adımları da atıyoruz. Sizlerin yapacağınız yeni hayırlarla eğitim davasına sahip çıkmanız, hem ülkenin bu önemli meselesinin çözümüne katkı sağlayacak hem de kendi işlerinizdeki ihtiyacı karşılayacak uzun vadeli bir yatırımdır. İnşallah devlet-millet iş birliğiyle ülkemizi, her alanda olduğu gibi, eğitimde de hedeflerine ulaştıracağız.”

YAZDIR
YORUMLAR 85
  • orhan 1 ay önce Şikayet Et
    yirmi yılın sonunda yeni bir sisteme geçtik allah sonumuzu hayır etsin.
    Cevapla
  • Nadir 1 ay önce Şikayet Et
    Bugünleri de gördük hamdolsun.
    Cevapla
  • erkan 1 ay önce Şikayet Et
    Sadece ihracat demek tehlikeli bir kelime. Önce ÜRETİM ÜRETİM ÜRETİM. İhracat sonuçtur önce sebep ve amaçtır.
    Cevapla
  • Burhan 1 ay önce Şikayet Et
    Üretim olmadan ihracat nasıl olacak?
    Cevapla
  • C.Türk 1 ay önce Şikayet Et
    Türkiye şimdi üretiyor ve Kıtlık içindeki Avruya satıyor..Türkiye çok para kazanacak.. bu pandemi Türkiyeyi ihya edecek...ilk önceleri enflasyon yükselir ama sonrası Aydınlık..çünkü Avrupa ile Türkiyenin durumu tamamen tersine dönüyor...bunu kullanmak lazım.
    Cevapla
  • Hans 1 ay önce Şikayet Et
    Reissss, bizimde tek derdimiz var,, Hak eğitim, ve Şeriat...?
    Cevapla
  • Galip 1 ay önce Şikayet Et
    Ne şeriatı be ,Afganistan'ın İran'ın halini goruyon dimi
    Cevapla
  • Misafir 1 ay önce Şikayet Et
    Sayın Cumhurbaşkanımızda dikkat çektiği gibi tv lerde yorumcular olsun muhalefet olsun ülkemizin ultra zenginlerine paranızı niye faizde tutuyorsunuz fabrika kurup üretim yapıp istihdam sağlayıp aynı zamanda işsizliği azaltmıyorsunuz diye yüklenmiyorlar. Muhalefet devamlı iktidara devlet niye fabrika yapmıyor diye yükleneceğine bu hususta birazda ülkemiz zenginlerine yüklense ne olur yani
    Cevapla
  • Misafir 1 ay önce Şikayet Et
    Gurbetçi kardeşim faiz getirisi ile döviz getirisi aynı şeymiş gibi görünsede aynı şey değildir. Döviz belli bir fiyata gelir ve orada durur faiz haram kılınmış haksız bir kazançtır. Devlette bu yönde haklı bir karar almıştır bekleyelim görelim.
    Cevapla
  • Gurbetci 1 ay önce Şikayet Et
    Merak etme simdide dovizde tutarlar
    Cevapla
  • Misafir 1 ay önce Şikayet Et
    Bu dünya ölümlü dünya yani ölüm bir gerçek zenginler faizde tuttukları paralarla fabrika kursalar işçi çalıştırsalar hem işçileri duasını alırlar hem ülkeye katkı sağlamış olurlar ahirete intikal ettikleri zamanda belki işçilerin devam eden dualarınında faydası olur balık kadir kıymet bilmesede Haluk herşeyi biliyor, faizin haram olduğunu ben müslümanım diyen herkeste biliyor, inanıyor.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Son dakika: 20 Ocak koronavirüs tablosu açıklandı!
Zamanın İBB Başkanı Erdoğan'dan yalan ve iftiraya sığınan İmamoğlu'na ders gibi sözler