Silivri'de skandal olay! Ruşen Çakır'dan anahtar pişkinliği: 'Bana ne, gel Maslak'tan al'
Avukat Baver Karakuş, Silivri'de müvekkilini ziyaret ettiği esnada cezaevi girişinde bıraktığı otomobilinin anahtarını gazeteci Ruşen Çakır'ın aldığını, bir daha da geri getirmediğini iddia etti.
Avukat Baver Karakuş, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşadığı olayı sosyal medya hesabından ayrıntılarıyla anlattı.
Avukat Baver Karakuş, Silivri Cezaevi'nde araç anahtarını yanlışlıkla alan Gazeteci Ruşen Çakır'ın, hatasını telafi etmek yerine "Banane, gel Maslak'tan al" diyerek kendisini saatlerce soğukta beklettiğini açıkladı.
Avukat Baver Karakuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (Silivri) yaşadığı ve başrolünde Gazeteci Ruşen Çakır'ın olduğu mağduriyeti dile getirdi. Karakuş, cezaevi girişindeki X-Ray cihazına bıraktığı araç anahtarının Ruşen Çakır tarafından alındığını, durumun anlaşılmasına rağmen Çakır'ın anahtarı geri getirmeyi reddettiğini öne sürdü.

KAMERA KAYITLARI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
Olay, Avukat Karakuş'un müvekkil görüşmesi için gittiği Silivri 9 No'lu Cezaevi'nde meydana geldi. Prosedür gereği araç anahtarını X-Ray cihazının üzerine bırakan Karakuş, görüşme bitiminde saat 17.00 sularında çıkış yaptığında anahtarını yerinde bulamadı. Montu, telefonu, cüzdanı ve tüm eşyaları kilitli aracında kalan avukat, dondurucu soğukta cezaevi yönetiminden yardım istedi. Yapılan detaylı aramalar sonuç vermeyince güvenlik kamerası kayıtları incelendi.
Görüntülerde, Karakuş'tan sonra geçiş yapan Gazeteci Ruşen Çakır'ın, yanında Gazeteci İsmail Saymaz varken X-Ray cihazı üzerindeki anahtarı alıp gittiği tespit edildi.
MUSTAFA BALBAY DEVREYE GİRDİ
Soğuk havada iki küçük çocuğu olduğunu belirterek çaresizce bekleyen Karakuş, o sırada cezaevinden çıkan bir heyeti fark etti. Heyetin içinde CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın olduğunu gören avukat, durumu anlatarak yardım istedi. Balbay, Ruşen Çakır'ı telefonla arayarak durumu sordu.
İddiaya göre telefon görüşmesinde Çakır, üzerinde yabancı bir anahtar olduğunu kabul etti. Anahtarı İsmail Saymaz'ın sanarak aldığını, ancak Saymaz'ın olmadığını söylemesi üzerine yoluna devam ettiğini belirtti.
"BANANE, ÇOK İSTİYORSA GELSİN KANALDAN ALSIN"
Mustafa Balbay'ın, avukatın montsuz ve parasız bir şekilde dondurucu soğukta mahsur kaldığını, anahtarın acilen geri getirilmesi gerektiğini söylemesi üzerine Ruşen Çakır'ın verdiği yanıt şok etkisi yarattı. Karakuş'un aktardığına göre Çakır, "Banane. Maslak'tayım, çok istiyorsa gelsin buradan, kanaldan alsın" ifadelerini kullandı.
Balbay'ın "Kameralarda aldığın görünüyor, getirmelisin" ısrarına rağmen Çakır'ın "Getirmem, uğraşamam, sakın numaramı da verme" diyerek telefonu kapattığı iddia edildi.
4 SAAT BOYUNCA BUZ GİBİ HAVADA BEKLEDİ
Avukat Karakuş, montunun, parasının, kartlarının ve telefonlarının aracında kaldığını, Silivri’de eksi derecede havada yaklaşık 4 saat boyunca beklemek zorunda kaldığını söyledi. Evde 1 ve 3 yaşlarında iki küçük çocuğunun olduğunu özellikle vurguladığını belirten Karakuş, buna rağmen herhangi bir özür ya da çözüm sunulmadığını dile getirdi.
Karakuş, Silivri'de aracının anahtarlarını alıp giden Ruşen Çakır ile arasında geçen olayı sosyal medya hesabından şu sözlerle paylaştı:
Avukat Baver Karakuş, Silivri'de aracının anahtarlarını alıp giden ve geri getirmeye tenezzül etmeyen Ruşen Çakır ile arasında geçen olayı sosyal medya hesabından paylaştı:
Marmara Kapalı Ceza infaz Kurumu 9 No’lu (Silivri) Cezaevinde Mercedes arabamın anahtarı çalındı. 3 saat boyunca eksi derecede soğukta nasıl mahsur kaldım oynat bakalım misali okuyun bakalım.
Çarşamba günü Marmara Ceza İnfaz Kurumu 9 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevindeydim. En son X-Ray noktasında görevli memur; “Araç anahtarı içeri alınmaz.” dedi. Normalde de X-ray üstüne koyuyoruz. İçeri geçiyoruz.
Aracımın anahtarını X-Ray cihazının üstüne koydum, müvekkillerimle görüşmelerimi yapmaya gittim.
Saat 17.00’de çıktım. Anahtarımı almak için döndüm. Ve anahtarım yok. Bildiğin anahtarım yok. Şoktayım.
Her yer arandı. Dip köşe, alt-üst, sağ-sol. Ve asla anahtarım yok. Mesai bitmiş. Dışarısı buz. Montum arabada. Sonunda rica minnet yalvar yakar kameralara bakıldı.
Kamera kayıtlarında şu net biçimde görülüyor.
Ben çıktıktan sonra, İsmail Saymaz diye birinin yanında Ruşen Çakır denilen şahıs X-Ray’in üzerinden benim anahtarımı alıp gidiyor.
Çantam arabada, telefonlarım arabada, param, kartlarım her şeyim arabada. Silivri buz gibi, bildiğin ellerim buz falan. İki küçük çocuğum var (1 ve 3 yaşında)
Tam bu sırada “başkanım, vekilim” sesleriyle bir grup çıkıyor. Dedim aha vallahi bunlar da CHP’li. Kesin birbirlerini tanıyorlardır. Seslendim.
“Pardon beyefendi bakar mısınız dedim?” “Buyrun” dedi.
“Ruşen Çakır denilen bir şahıs varmış. Tanıyor musunuz?” dedim.
Neden dedi, başladım durumumu anlatmaya, herhalde bilmeden aldı. Kendi aracının anahtarıyla karıştırdı, rica etsem arar mısınız dedim.
Sonra CHP İzmir Milletvekili olduğunu ve adının da Mustafa Balbay olduğunu öğrendiğim milletvekili Ruşen Çakır’ı aradı.
Mustafa Balbay sormaya başladı;
“Sende başka yabancı bir anahtar var mı Ruşen” dedi.
Ruşen Çakır gayet rahat bir şekilde “Evet” dedi.
Peki neden aldın? Ve geri getirmedin.
“Çıkarken aldım İsmail Saymaz'ın zannettim. Aşağı inince ona uzattım al diye sonra o da benim değil diyince devam ettim gittik.”
Peki kadın burda anahtarsız, parasız, montsuz, havada buz gibi biliyorsun. Nasıl olacak? Dedi Balbay.
Çakır “Banane. Maslaktayım, çok istiyorsa gelsin burdan alsın kanaldan.” dedi
“Olur mu öyle şey kameralardan aldığın görünüyor. Getirmelisin.”
Getirmem. Uğraşamam sakın numaramı da verme dedi.
Silivri’de anahtarsız ve parasız, kartsız, montsuz kalan ben, Maslak’a gideceğim,
anahtarımı kendisinden rica ederek alacağım, sonra tekrar Silivri’ye döneceğim. Arabamı alacağım.
oradan da tekrar evime gideceğim. Güler misin ağlar mısın?
Üstelik telefon numarası da vermiyor. Bir taksiciye verecekmiş, taksici beni bulacakmış.
Gel gör ki her gün ekranlarda, köşe yazılarında, hak-hukuk-adalet isteyen bu şahıslar;
bir kadının o soğukta, evde 2 küçük çocuğum var demesine rağmen,
bırakın bir kusura bakma demeyi, ayaklarına köle gibi çağırıp, rezilliklerini kapatmak yerine kendilerini padişah zannediyorlar.
4 saat boyunca anahtar bekliyorum. İsmail Saymaz komik bir şekilde bana kanal çalışanının numarasını veriyor. “Siz birilerinden arayıp ulaşın diyorlar.”
Anahtar nihayet geliyor. Saat 21.00’den sonra.
Şimdi soruyorum; “Hak, hukuk, adalet” diye bağıranlar,
bir kadını bu durumda bırakırken hiç mi utanmıyor?
-
Düzceli 13 dakika önce Şikayet EtEvet CHP lilerin hak hukuk adalet anlayışı tamda bu.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Bamsi 21 dakika önce Şikayet EtBu zihniyet utanmazBeğen
-
Misafir 34 dakika önce Şikayet EtBunlardan merhamet beklemek beyhudeBeğen Toplam 2 beğeni
-
Talat DÖNMEZ 55 dakika önce Şikayet EtKatranı kaynatırsan olmaz şeker neslini sevdiğim nesline çeker. Zihniyet meselesi.Beğen Toplam 7 beğeni
-
mustafa 58 dakika önce Şikayet Etkendine ait olmayan bir şeyi almak hırsızlıktır ama insan buna alışınca bunu da normal gibi görür.Beğen Toplam 4 beğeni