FETÖ'nün aldattığı yazar Ahmet Turan Alkan hayatını kaybetti
FETÖ'nün kapatılan yayın organı Zaman gazetesinde uzun yıllar yazan ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında tutuklanan Ahmet Turan Alkan, 72 yaşında Bursa’da hayatını kaybetti. Alkan, 2021 yılında Erdoğan ve Bahçeli'den helallik istemişti.
FETÖ’nün aldattığı yazarlardan birisi daha vefat etti. Uzun yıllar Zaman Gazetesi'nde yazarlık yapan, 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar FETÖ’nün gerçek yüzünü göremediğini sonradan itiraf eden Alkan, 72 yaşında hayatını kaybetti.
Ahmet Turan Alkan 2021 yılında yazdığı yazıda, "FETÖ'nün bir terör örgütü olduğuna ancak 15 Temmuz darbesinden sonra görebildim, Erdoğan ve Bahçeli'den helallik diliyorum" açıklamasını yapmıştı.
15 Temmuz hain darbe girişi sonrası tutuklanan Alkan daha sonrasında kendi sitesinde şu yazıyı yayınlamıştı:
"GAZETE YÖNETİCİLERİNİN BİRER İKİŞER YURTDIŞINA 'TÜYMELERİ' BENİ UYARMALIYDI, MEĞER SAHTE YÜZLERİ DE VARMIŞ"
Ve asıl mesele, asıl dramatik viraj. Ülkeyi ve toplumsal huzuru altüst eden fitne-fücur fırıldakları esnasında gazete yöneticilerinin birer ikişer yurtdışına “tüymeleri” beni uyarmalıydı. İtiraf ederim ki uyanamadım. Gazete sayfalarında gayet demokrat ve liberal görünenlerin meğer gizli ajandaları, kağıt üzerindeki iş arkadaşlarımın meğer sahte yüzleri de varmış. Saflığın bu derecesi elbet karşılıksız bırakılamazdı ve bunun cezasını çok ağır ödedim, ödüyorum.
"Reisicumhurumuz ve Bahçeli'den helallik diliyorum"
Yazıyla uğraşanlar bilir; şehvet-i kelâm diye bir budalalık türü vardır. Bir de 'nükte yapma hırsı'. Yazarlık hayatımda bu iki benlik girdabına kapıldığım zamanlar, bu 'şevkle' incittiğim insanlar, zedelediğim şahsiyetler oldu ki bunlar meyanında Reisicumhurumuz ve sayın Devlet Bahçeli de var maalesef. Bunlar bir yazar için zihinde iyi tadlar bırakan şeyler değil; şimdi hatırladıkça hicab ediyor, kendilerinden helallik diliyorum.
"FETÖ’nün bir terör örgütü olduğuna ancak, o melun 15 Temmuz darbesinden sonra görebildim"
FETÖ’nün bir terör örgütü olduğuna ancak, o melun 15 Temmuz darbesinden sonra görebildim ama çok geçti. Olup bitenlerin hemen ardında, kökü ve ucu Atlantik ötesine doğru uzanan, mahiyeti belirsiz, gölgeli insanlardan müteşekkil yarı mistik, alçak ve yılan gibi dessas bir örgüt vardı. Devletin içine yuvalanmış her seviyede binlerce bürokratın varlık sebebi darbeden sonra su yüzüne çıktı, komplo âşikâr oldu.
“Allah karartılarını kaldırsın!' diye ilenmekten nefsimi men edemedim"
FETÖ'nün en büyük fenalığı, yargı kararlarına da yansıdığı gibi, ne yaptığını gayet iyi bilen fesat yönetici ağabey ve imam takımı dışında binlerce masum ve samimi insanın hayatını karartması olmuştur. Bu insanların dramlarıyla her yüz y ze geldiğimde bu deniz anasını andıran paralel örgüte lanet okudum. Mahalli tabirle, “Allah karartılarını kaldırsın!” diye ilenmekten nefsimi men edemedim.
Kendini bir “Sivil toplum hareketi” diye takdim eden FETÖ, tam aksine bütün kurum ve birimleriyle devleti sinsice ele geçirme hesabı yürüten ikiyüzlü ve tehlikeli bir örgüt. Kibirli, dünyaperest, çıkarcı, faydacı ve zalim bir şer şebekesi. Meşru devlet ve hükümet uzuvlarına karşı riyakâr tuzak tertipleyip, Türkiye’yi bazı dış güçlerin hesabına yeniden dizayn ederken suçüstü yakalandılar. Atlantik ötesinden kerâmet umanlar kötü yanılıyor. O cerbezesine güvenen ağlak adamın ve avanesinin artık bu topraklarda geleceği yok. Dış mihrakların pençesinde bir avuç gafil rehine durumundalar.
Peki, şimdi neredeyim? Türkiye ile ilgili hassasiyetlerimde büyük bir değişiklik olmadı. Her Türk, anasından biraz milliyetçi doğar ve milliyetçilik kavrayışı zamanla biraz dönüşürse de Gasset’in hükmünden kurtulamaz. Ünlü filozof şöyle demişti: “Bize gelince, durum pek farklıdır: Millî endişelerden uzaklaşmak isteyen her İspanyol günde on kere onların ağına düşecek, sonunda anlayacaktır ki, Bidasoa ile Cebelitarık arasında doğmuş bir insan için, bir numaralı, dört dörtlük, kaçınılmaz mesele İspanya’dır”.
"Zihnimde bir kekrelik; aldanmış, enayi yerine konulmuş olmanın verdiği acı bir tatsızlık ve derin bir hüzün"
Zihnimde bir kekrelik; aldanmış, enayi yerine konulmuş olmanın verdiği acı bir tatsızlık ve derin bir hüzün. Örgütün güya beyin takımı ve prensleri batı ülkelerinde safâ sürerken, ülkesine güvenip evinde kalan bir avuç aldatılmış insan vicdan ızdırapları içinde. Pişmanlık mı? Evet! Özür mü? Elbette!
"Özür dilerim"
Peki, okuyucudan ve hasbetenlillah sevenlerimden de özür dileyebilecek miyim? Deneyeceğim: Özür dilerim ey okuyucu. Eğer hâlâ merak ediyorsanız, ara sıra buralarda olurum muhtemelen... Huz mâ safâ, dâ mâ keder demiş şair: Hoşuna gideni al, sevmediğini bırak gitsin.
AHMET TURAN ALKAN KİMDİR?
Ahmet Turan Alkan, 1954 yılında Sivas’ta doğdu; İlk, orta ve lise eğitimi bu şehirde tamamladıktan sonra 1972 yılında A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi; bu fakültenin Siyaset ve İdare bölümünden 1977 yılında mezun oldu.
İlk köşe yazısını 1974 yılında, Sivas’ta çıkan mahalli Anadolu gazetesinde yayınladı. Sivas Ülkü Ocakları Derneği tarafından dört sayı yayınlanan “Pusat” isimli dergiye yazdı. 1976-77 tarihleri arasında “Fedai” adlı haftalık dergiyi yönetti ve yayınladı. O yıllarda öğrenci olaylarının yoğunluğu sebebiyle fakülteye devamda zorluklarla karşılaşınca Sivas’ta yeniden yayınlanmaya başlayan “Hadiselerle Hakikat” gazetesinin yazı işleri müdürü olarak çalışmaya başladı; bu gazetede, 1978 Yılında Ankara’da yayınlanan Hasret ve Genç Arkadaş dergilerine kısa süre katkıda bulundu.
Mezun olduktan sonra Sivas’a dönen yazar, Hakikat gazetesinde kadrolu olarak iki yıl kadar çalıştıktan sonra 1980’de askerlik için Tatvan’a gitti. 1982 başında askerliğini tamamlayarak Sivas’ta bir muhasebe bürosunda üç yıl çalıştıktan sonra 1985 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’ne göreve başladı. Yüksek Lisans ve doktorasını tamamlayarak İİBF Kamu Yönetimi bölümüne öğretim üyesi atandı.
1989 yılında düzenli olarak başladığı yazarlık hayatı süresince muhtelif gazete ve dergilerde denemeleri yayınlandı; 19 basılı eseri bulunan yazar, Zaman Gazetesi’nde ve Aksiyon dergisinde çalıştı.
2008 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’nden emekli olarak akademik kariyerini noktaladı.
-
Mustafa 16 dakika önce Şikayet EtŞehitler gazilerin Hakk'ı ne olacakBeğen Toplam 1 beğeni
-
Ehli sünnet 17 dakika önce Şikayet EtFetö nün yedeği cemaate hem devlet hem de müslümanlar dikkat etsinBeğen
-
BAYRAKLI 18 dakika önce Şikayet EtAllah taksiratını affetsin. İnşallah samimidir.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Misafir 22 dakika önce Şikayet EtRahmetli Erbakan hocam hakkında iftira atan insan ,Şimdi hesaplaşma vaktiBeğen
-
muzo 25 dakika önce Şikayet EtGeçte olsa hatasını kabul etmekte erdemliktir,hala hatasından dönmeyenlere ne demeliBeğen Toplam 3 beğeni