Hakikat sonrası çağda seçmen davranışı: İbrahim Dalmış'tan seçmen analizi
Haber7 yazarı İbrahim Dalmış, seçmen psikolojine yönelik, “Hakikat Sonrası Çağda Seçmen Davranışı: Vibe Seçmeni” başlıklı bir makale kaleme aldı. Dalmış, seçmen davranışlarında siyasi aktörler ve davranışlarını analiz etti.
SETA Vakfı ve Haber7 Yazarı KTO Karatay Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi İbrahim Dalmış, seçmen analizlerine ilişkin, “Hakikat Sonrası Çağda Seçmen Davranışı: Vibe Seçmeni” başlıklı bir makale kaleme aldı.
Dalmış analizinde, hakikat sonrası dönemde nesnel gerçeklerin yerini duygusal eğilimler alırken, klasik seçmen teorileri yetersiz kalıyor. Siyasal iletişimde rasyonel iknanın yerini sadakat alırken, vibe seçmen kavramı yeni davranış kalıplarını açıklıyor.
Dalmış makalesinde, gerçekliğin toplumsal önemini yitirerek ilgisiz hale geldiği hakikat sonrası (post-truth) dönem, hem bir bilgi krizi hem de yeni bir siyasal iletişim stratejisi olarak tanımlanıyor.
Bu süreçte ise nesnel gerçeklerin yerini duygusal eğilimler ve kişisel inançlar alırken, kamusal alan ortak zeminini kaybederek alternatif gerçeklikler üzerinden derin bir kutuplaşma yaşandığını vurguluyor.
SEÇMEN DAVRANIŞLARINDA SİYASAL AKTÖRLER
Siyasal aktörler ve özellikle popülist liderler, bu yeni dönemde rasyonel ikna yöntemleri yerine sadakati hedefleyen bir iletişim düzeni inşa ettiğini belirten Dalmış, “Seçmenin sadece ne düşündüğüne değil hangi çevresel uyaranlarla nasıl ve ne zaman aktive olduğuna odaklanmaktadır. Böylece günümüz seçmen davranışını daha dinamik ve psikolojik temelli bir perspektifle açıklamaya yönelik analitik bir çerçeve kurmaktadır.” dedi.
Kitleleri mobilize etmek amacıyla alternatif olgular devreye alındığını, bu stratejinin ise seçmenin mantıksal tutarlılığından ziyade duygusal aidiyetine odaklandığını belirtti.
İNANÇLARINI KORUMAK İÇİN SAVUNMACI AKIL YÜRÜTÜLÜYOR
Bilgi bolluğu ve dikkat kıtlığının yaşandığı günümüzde, kişilerin zihinsel enerjilerini korumak adına sezgisel kestirmelere başvurduğunu belirten Dalmış, “Vatandaşlar genellikle mevcut inançlarını korumaya yönelik savunmacı bir akıl yürütme sergiliyor. Hakikat sonrası dönemin insanların hiç düşünmediği bir durumdan ziyade; bilişsel cimriliğin varsayılan olduğu, bilişsel aktivasyonun ise çoğu zaman savunmacı ve stratejik amaçlarla devreye girdiği bir kamusal biliş düzenini temsil ediyor.” ifadelerini kullandı.
VİBE SEÇMENİ İLE GÜNÜMÜZ SEÇMENLERİNİN DAVRANIŞI NETLİK KAZANIYOR
Dalmış, "Klasik seçmen davranışı teorilerinin dayandığı bilinçli ve tutarlı aktör varsayımlarını yetersiz kılıyor" diyerek geleneksel modeller, seçmeni fazla istikrarlı ve bilinçli kurguladığı için dijital kamusal alandaki anlık duygusal tetiklenmeleri ve otomatik bilişsel süreçleri açıklamakta zorlanıyor.
Dalmış'ın ortaya attığı vibe seçmen kavramı, seçmenin sadece ne düşündüğüne değil, hangi çevresel uyaranlarla nasıl ve ne zaman aktive olduğuna odaklanıyor. Bu yeni kavram, günümüz seçmen davranışını daha dinamik ve psikolojik temelli bir perspektifle açıklamaya yönelik analitik bir çerçeve sunduğunu belirtiyor.